@KekLucy ben çipli kullanıyorum. artısı, bazen bazı oyunlarda 30 fps kilidi oluyor. oyuna özel config dosyaları sayesinde 45-60 fps'e kadar overclock yapılabiliyor. zelda botw'i bu sayede 50-60 fps arası oynadım. bunun dışında indie oyunları çoğunlukla lite ile oynuyorum.
@yalandunya024 iyi niyetli gibi görünse de meslek etiği açısından problemli bir gönderi paylaşımınız söz konusu. anonim olmanız bunu değiştirmiyor. çocuğun yüksek yararını gözeterek gönderiyi silmeniz daha uygun olur.
profesyonellik gereği sınırlarımız net olsa da neticede insanız ve özlüyoruz :) bazen süreci biten danışanların acaba hayatları ne durumda diye düşündüğüm oluyor görüşme notlarımı kurcalarken :)
Terapistimi özlüyorum… Onunla arkadaş olmak kahve içip muhabbet etmek istiyorum. Etik metik tamam da acaba o da beni özlüyo mudur mesela favori danışanı ben miyimdir en çok beni sevmiş midir🥲
yaş aldıkça şiirler ruhuma daha çok dokunuyor. hislerime dokunduğu yerde dünüme ve yarınıma şimdiki zamanda dokunmuş gibi hissettiriyor. az sözle çok şey anlatmaktan da öte bir deneyim.
bunu idrak ettiğimden beri kendimi yormuyorum eskisi kadar. sevdiklerime vakit ayırıp iyi kötü rutinleri sürdürüyorsam benden mutlusu yok. hepsi bir arada olmuyor ve olmayacak da. kişisel gelişime de lanet olsun ayrıca :)
Gente, alguém pode me explicar como uma única pessoa consegue trabalhar das 9h às 18h, fazer 10 000 passos por dia, ir à academia três vezes por semana, cozinhar refeições caseiras, manter a casa impecável, passar tempo de qualidade com a família, dormir oito horas por noite, ler livros, aprender idiomas, ter hobbies, cuidar da saúde, ser atraente o tempo todo… e ainda assim conseguir não acabar com um transtorno de ansiedade?
Tenho a impressão de que nos venderam uma imagem da vida que é simplesmente impossível de sustentar na realidade.
fark ne kadar manidardır bilmiyorum ama uzun yıllardır oyun oynayan birisi olarak kriz yönetimi ve çözüm odaklılığımın ciddi bir kısmını oyunlara borçlu olduğumu söyleyebilirim. ömrüm yettiğince de oynamaya gayret edeceğim :)
son zamanlarda biraz da bunalmışlığın etkisiyle terapistliğimi sorguluyor ve üzerine düşünüyordum. bu olay bir nebze zihnimdeki sisi dağıttı. zaman zaman çökkün hissetsem dahi bir yerde insanların hayatına dokunabilmiş olmak bu işi sürdürmemi sağlıyor :)
bugün minnet duygusunu iliklerime kadar hissettiğim bir olay yaşadım. birkaç yıl önce sürecini tamamladığımız bir danışan, benimle iletişime geçip terapiden sonra hayatındaki değişiklikleri anlattı. kendisi sadece teşekkür etmek için ulaşmaya çalışmış. tüm gün çocuk gibi şendim..
canım çok sıkkın şu aralar. biraz kafam dağılsın diye oyun oynuyordum ama ondan bile sıkıldım. monte cristo kont'unu okumaya başladım. edmond dantès'in içler acısı vaziyeti biraz da olsun kendi bunalmışlığımı gölgede bırakıyor.
oblomov'u okuyorum şu sıralar. uzun zamandır bir kitabı okurken bu kadar gerildiğimi hissetmemiştim. on yıl sonra tekrar okuyunca bu denli çarpıcı olmasını ben de beklemiyordum. içimdeki bir parça oblomovluğu bana aynalamış olsa gerek :)
zihnimden geçenleri, gözlemlerimi ve deneyimlerimi paylaştığım sekiz yıllık hesabım gümlediği için bir süredir tadım tuzum yoktu. tanıdıklarıma bir şekilde ulaşıp takip etmeye başlasam da muhabbetimin olduğu anonim kişilere ulaşmam zor şimdilik. bir yerden başlayalım madem :)