Dün o ayetlere saygısızlık yapıldı diye bu millet savaş verdi. Bugün tornadan geçmiş torunu ayet önü kapatıp İslam'a karşı kurtuluş savaşı verdiğini düşünüyor.
Ayet önü kapatarak vatan hainleri ile filan mücadele ettiğini sanıyor.
Acıdır ama eğitim sistemi mahsulü budur. 20'li yaşlarındaki ortalama zekalı her ürün aslında üstüne dökülen boyanın rengini alıyor. Bu renk bu milletten değil, bu millete düşman.
Kültür tarihi ve ona göre şekillenen müfredatın her bir cüzü kendisine, sağındakine ve kendisinin mazisine düşman kurşun askerler yetiştiriyor.
Kendi evladını, kendine düşman etmek için büyük bir emek ile para harcıyorsun. Daha önemlisi evlat harcıyorsun. Sonuç budur.
Bu masal etrafında gargara yapıp entelektüel pozları keserek bu millete ilmi hizmet yapılmaz. Islah ederek masal düzelmez, düşmanın diktiği bu yamalı bohçadan bize sıcak bir örtü çıkmaz.
Bu masanın tamamını aralıksız bir şekilde tekmeleyeceğiz. Yaban otunu sökmeden gül yetişir sanmak abes.
Akdeniz’de, özellikle Kıbrıs Adası’nda bir fitne ateşinin yakılmak istendiğini görüyoruz; bu gelişmeleri yakından takip ediyoruz.
Çok açık söylüyorum:
Eğer Doğu Akdeniz’de Türkiye’nin ve Kıbrıs Türkü’nün hak ve hukukuna kastedilirse cevabımız çok net olur, çok da sert olur.
Şam'ın, Halep'in, Karabağ'ın özgürlüğünü gördüğümüz gibi inşallah bir gün Kudüs'ün de özg��rlüğünü göreceğiz.
Benim valiyken Cenabı Hak'tan bir niyazım vardı. Malum burada beş sene valilik yaptıktan sonra Erzurum'a tayin oldum. İki buçuk sene de orada görev yaptım. İçten içe büyüttüğüm niyazım şuydu. Rabbim bana bir gün de olsa Kudüs Valiliğini nasip et diye.
Yine inanıyorum ki Cenabı Hak o günleri bizlere gösterecek. Mutlaka gösterecek. Ben buna bütün kalbimle inandım ve inanmaya da devam ediyorum. Geçmişte olduğu gibi yine oralar bizim olacak. Yine bizim hüküm ve tasarrufumuz altına inşallah girecek. Çünkü başımızda Recep Tayyip Erdoğan gibi bir küresel lider var. Bir dünya lideri var.
"Gün doğmuş, gün batmış, ebed bizimdir!"
Fikir dünyamızın köşe taşlarından, kalemiyle ve tavizsiz dik duruşuyla nesillerimizin ufkunu çizen, Büyük Doğu mefkuresinin mimarı, Üstad #NecipFazılKısakürek’i ebediyete irtihalinin 43. yıl dönümünde rahmetle, minnetle ve hürmetle yâd ediyorum.
Onun mukaddesatçı gençlik ideali ve medeniyet davası, bugün de Türkiye Yüzyılı ufkumuzda bizlere rehberlik etmeye, yolumuzu aydınlatmaya devam ediyor.
Rabbim mekânını cennet, makamını âli eylesin.
"Fecre ve on geceye yemin olsun."
(Fecr, 1-2)
Kur’an’da üzerine yemin edilen on geceye, yani Zilhicce ayına geldik. İnsanlar bu günlerdeki feyzi ve bereketi hakkıyla bilse, şu yalan dünyanın telaşını bir kenara koyar, kalbi bir şuurla bu günleri ihya ederdi. Mütalaa edelim: +
📢 DENİZDEN VE KARADAN BÜYÜYEN SİVİL HAREKET: KARA KONVOYU YOLA ÇIKTI! 🇵🇸
Global Sumud Filosu’nun Kara Konvoyu olarak, Gazze’ye yönelik ablukayı kaldırmak ve kardeşlerimize umut olmak için seferberliğimizi başlattık!
🌍 Modern tarihin en büyük sivil kara hareketini oluşturarak; 35’ten fazla ülkeden 1500’ün üzerinde vicdan sahibi aktivist, doktor, mühendis ve eğitimciyle omuz omuza yürüyoruz.
Konvoyumuzda neler var?
🚑 10 Ambulans
🚚 50 Yardım Kamyonu
🏡 20 Mobil Ev
📍 Güncel Durum & Rotamız:
Moritanya’dan yola çıkan sivil konvoyumuz, Cezayir üzerinden ilerleyerek Libya’ya ulaşıyor. Ana toplanma noktamız olan Libya’dan geniş bir katılımla Mısır’a geçecek ve koordineli, diplomatik bir planlamayla doğrudan Refah Sınır Kapısı’na dayanacağız!
Hedefimiz sadece tıbbi malzeme ve insani yardım ulaştırmak değil; aynı zamanda uzman ekiplerimizle Gazze'nin yeniden inşa sürecine sahada, doğrudan katkı sağlamaktır.
Biliyoruz ki; Gazze’ye varacak her araç, taşınacak her malzeme ve içeri girecek her uzman insanlığın onurunu Gazze karşısında ayağa kaldıracaktır! 🕊️✊
Dualarınızla ve desteğinizle, insaniyetin ortak iradesini Gazze'ye taşıyoruz!
Anayasa Mahkemesi Başkanı Kadir Özkaya:
"Hâkim ve savcılar gösterişten, riyadan, haramdan, yalandan şiddetle kaçınmalıdırlar.
Üzerlerinde kul hakkı olmamalıdır. Kul hakkı çok önemlidir, ibadetle af olmaz. Haram yiyen insanların gönül gözleri gerçeği göremez.
Midede haram lokma olursa ne takva ne de fetva kurtarır. Haram yiyen insanların gönül gözleri gerçeği göremez. Haram ile abat olanın sonu berbat olur."
#DVB-T2; karasal dijital televizyon yayıncılığında kullanılan en yeni nesil iletim standardıdır.
Mevcut analog ve eski dijital sistemlere göre çok daha verimli bir altyapı sunarak, aynı frekans üzerinden daha fazla kanalın daha yüksek kalitede iletilmesini mümkün kılıyor.
Bu teknoloji sayesinde HD ve Ultra HD (4K) yayınlar, daha net görüntü ve gelişmiş ses kalitesiyle izleyiciye ulaşmaktadır.
Kısacası daha kaliteli, daha verimli, daha çevreci ve geleceğe uyumlu bir televizyon yayıncılığı standardı olan DVB-T2, Çamlıca Kulesi ile evinize geliyor.📡
Türkiye’de ilk defa Özel medya hizmet sağlayıcılar sayısal radyo ( DAB+ ) ve sayısal televizyon ( DVB T2 ) test yayınlarıyla buluşma imkanı buldular. Şu anda 5 ilden araçlarınızdan DAB+ yayınlarını, ev televizyonlarınızdan da DVB T2 yayınlarını uygun ayarları yaptıktan sonra izleyebilirsiniz.
#dvbt2 #dab+ #istanbul #Ankara #sayısalyayın
🔴 Ayaş Kaymakamı Muharrem Eligül, 23 Nisan törenlerinde M. Kemal büstüne çelenk koymadığı ve belediye basın sorumlusunu alana almadığı iddiaları üzerinden kendisini hedef alan CHP’lilere yanıt verdi.
Açıklamanın girişinde besmele yer aldı.
"Karanlık çevrelerin şahsıma saldırması elhamdulillah doğru yolda olduğumun göstergesidir. Aksi halde Allah'ım ben ne günah ettim de bunlar bana muhabbet besliyor diye üzülürdüm."
Sayın Cumhurbaşkanımızın şiddetle mücadeledeki güçlü iradesi, yol haritamızdır.
Şiddetsiz bir gelecek ve huzurlu bir toplumun teminatı olan aile yapımızı korumak, en büyük önceliğimizdir.
Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ve 6112 sayılı Kanun’un bizlere yüklediği sorumlulukla, medyadaki şiddet içeriklerine karşı tavizsiz duruşumuzu sürdürüyor; "Aile 10 Yılı" kapsamında çalışmalarımıza azimle devam ediyoruz.
Avrupa Parlamentosu Ekonomik ve Mali İşler Komisyonu Başkanı Lalucq:
Mastercard.. Visa, Avrupa'da tüm ödeme sistemi Amerikalılara ait.
Derhal bir Avrupalı ödeme sistemi oluşturmalıyız.
Trump her an ödeme sistemini kesebilir. Uluslararası Ceza Mahkemesi'ndeki yargıçların ödeme sistemini kestiği gibi, bir günde tüm Avrupa'da ödeme sistemini iptal edebilir.
Bismillah…
Öncelikle “batılı tasvir safi zihinleri idlaldir” diyerek başlayalım. Temiz bir alana girmedik. Ailelerinizle huzur içinde izleyeceğiniz bir belgesel vadetmiyoruz. Nasıl bir savaş meydanı veya bir ameliyathane kan tutanlara uygun değilse, belgeselimiz de safi zihinlere uygun değil. Bu, şiddetli estirilen “ailenizi yıkacağız” rüzgarlarına karşı set çekenlerle saf tutan, tam da o “savaş meydanının” kanı, çamuru içinde, mevzunun tam göbeğinde bir çalışma. Bu “savaş” çocukları korumak için, o yüzden bu “meydana” da çocuklarınızı yaklaştırmayın, izletmeyin dostlar…
İkincisi, bu çalışma sadece lokal olarak Türkiye’ye değil, dünya geneline hitap etme niyetiyle yapıldı. Elbette ülkemizi ilgilendiriyor, ama mesele tüm insanlığın meselesi. Tüm dünyada hedef “family values” ve en savunmasız durumda olan çocuklar. Türkiye bu tehditin muhatabı ama görece ehven durumda. Tabiri caizse ele geçirilmiş toplumlar, “kurtarılmış bölgeler” var, şükür ki Türkiye bu durumda değil. Lakin maalesef “geliyorlar”, yaklaşıyorlar. Biz direniş hattını sınırlarımızın ötesine kurduk, bu yüzden hitabı insanlığın ortak değerleri çerçevesinde tutmaya çalıştık. Hatta daha da ileri giderek bizzat LGBT diye tanımlanan insanların dahi bu faşizan aktivizme karşı çıkışlarını, bu rüzgara itirazlarını ekrana taşıdık.
Daha iyilerinin yapılacağına inancımız tamdır. Yıllardır bu faşizmin propagandası tedavüldeyken inşaallah buna direnen çalışmaların da sayısı artar. Bizimki sadece ufak bir kısmına büyüteç tutmak. Mesele çok daha geniş ve teferruatlı. Önce yapılan çalışmalar gibi bundan sonra da daha geniş nice çalışmalar yapılacaktır, yapılmalıdır. Başta bu meseleyi dert edinen Cumhurbaşkanımıza, bu imkanı sunan TRT’ye, konuyu idealistçe sahiplenen @zahidsobaci ‘ya, @tabiiresmi ekibine, sonra çalışma arkadaşlarımıza ve katkı sunan yerli yabancı tüm stklara, şahıslara, uzmanlara, mağdurlara teşekkür ediyoruz.
Dert, Adem ile Havva’nın tüm torunlarının derdi. Umarız az da olsa bir dermana, bu yangına kabımız nispetinde su dökmeye vesile olur.
Gayret bizden, tevfik Allah’tan.
@mirayyapim@gokkusagifasizm
FAZLASOYLA SARSICI BİR DAVA VE NE GÜZEL EVLAT YETİŞTİRMİŞ BU ANNE MAŞAALLAH
İnsanlar genellikle kardeşler mahkemeye çıktığında bunun miras veya arazi anlaşmazlıkları yüzünden olduğunu düşünür. Ancak Suudi Arabistan'dan gelen bu gerçek hikaye bambaşka ve gerçekten yüreklere dokunuyor.
Hizam Al-Ghamdi adında yaşlı bir adam, kendi küçük kardeşine karşı mahkemede durmak zorunda kaldı ve aralarında para yüzünden bir anlaşmazlık yoktu, bunun yerine her biri, zayıf ve yaşlı annelerine bakma sorumluluğunu üstlenmekte ısrar etti.
Hizam, annesine her zaman yaptığı gibi bakmak istediğini ve onun hayatının kendisi olduğunu söyleyerek ısrarla savundu ancak küçük kardeşi, Hizam'ın zaten yaşlandığını ve tedaviye ihtiyacı olduğunu düşünerek buna karşı çıktı.
Mahkeme salonunda duygusal anlar yaşandı; iki kardeş de hâkimin önünde annelerine bakma onurunu talep etti
Hakim ne karar vereceğinden emin olamayınca annesini çağırdı ve ondan bir seçim yapmasını istedi. Annesinin cevabı herkesi etkiledi; iki oğlunun da sol ve sağ gözü gibi olduğunu ve seçim yapamayacağını söyledi.
Anne karar veremediği için hakimin mantığa göre karar vermesi gerekiyordu
Mahkeme sonunda velayeti küçük kardeşe verdi çünkü yaşı küçük ve gücü daha fazlaydı.
Karar açıklandığında Hizam gözyaşlarına boğulurken, ortam hüzünlendi
Korkudan veya öfkeden değil, annesine kalan günlerinde hizmet etmeye devam etme fırsatını "kaybettiğini" hissettiği için ağladı.
Kaynak:
@JamaludinSheikh