Örgütlenmeye sürgünle karşılık verilemez !
Temsilcimize yönelik bu hukuksuz görevlendirmeyi kınıyoruz !
Mehmet Akif Ersoy Göğüs Kalp ve Damar Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde görev yapmakta olan sendikamız işyeri temsilcisinin, sendikal faaliyetleri aktif şekilde yürüttüğü bir dönemde, 1 ay süreyle başka bir hastaneye geçici olarak görevlendirilmesi tarafımızca ciddi bir şekilde değerlendirilmiştir.
Söz konusu görevlendirmenin “hizmet ihtiyacı doğrultusunda” yapıldığı ifade edilmiş olmakla birlikte, temsilcimizin sendikal faaliyetleri ile görevlendirme zamanı arasındaki dikkat çekici zamanlama, tarafımızda haklı soru işaretleri oluşturmaktadır.
Sendikal faaliyet yürüttüğü için bir işyeri temsilcisinin çalışma düzeninin değiştirilmesi, görev yerinden uzaklaştırılması veya sendikal çalışmalarını fiilen zorlaştıracak uygulamalara maruz bırakılması kesinlikle kabul edilemez. İdarenin takdir yetkisi, sendikal faaliyeti etkisizleştirecek veya temsilcilik görevini güçleştirecek şekilde kullanılamaz.
Eğer söz konusu görevlendirme gerçekten hizmet ihtiyacından kaynaklanıyorsa, bu ihtiyacın somut, objektif ve denetlenebilir gerekçelerle ortaya konulması gerekmektedir. “İhtiyaç vardı” şeklindeki genel ve soyut bir açıklama, özellikle işyeri sendika temsilcisinin söz konusu olduğu bir durumda yeterli değildir.
Sendikamız, temsilcimizin sendikal faaliyetleri nedeniyle herhangi bir şekilde baskı altına alınmasına, görev yerinin değiştirilmesine veya sendikal çalışmalarının zorlaştırılmasına kesinlikle sessiz kalmayacaktır.
Bu nedenle, söz konusu geçici görevlendirmenin hangi somut hizmet gerekçesine dayandığının, neden özellikle ilgili temsilcinin seçildiğinin ve görevlendirmenin objektif kriterlere göre yapıldığının tarafımıza açık ve yazılı şekilde bildirilmesini talep ediyoruz.
Sendikal hak ve özgürlüklerin kullanılmasını engelleyebilecek her türlü uygulamanın karşısında olduğumuzu ve bu konuda gerekli tüm idari ve hukuki girişimlerde bulunacağımızı açıkça ifade ederiz.
İşyeri sendika temsilcimizin sendikal faaliyetleri nedeniyle herhangi bir mağduriyet yaşamaması konusunda gerekli hassasiyetin gösterilmesini ve söz konusu görevlendirmenin yeniden değerlendirilmesini talep ediyoruz.
Sendikal haklar tartışmaya açık değildir. Temsilcimizin haklarını ve sendikal faaliyetlerini korumak konusunda gereken her türlü adımı atmaktan geri durmayacağımızın bilinmesini isteriz.
@ismgovtr@saglikbakanligi@drmemisoglu@dr_aemreguner
sonra
aramıza
ülkeler
şehirler
belki
dünyalar
girecek
hiç
karşılaşamayacagiz
kader
aglarını
örmeyecek
bizi
bir
araya
getirmek
için
sonra
birimiz
ölecegiz
digerimiz
bunu
hiç
bilmeyecek...
Bir şarkın olsun. Senin olsun. Hayatına her giren insana “bu benim şarkım bak” diye dinlet. Bir gün o kişinin hayatından çıktığında bir radyoda denk gelirse, seni hatırlasın.
Tek bir parfümün olsun. Özdeşleşmek iyidir. Dünya bu illa ki bir tek sen kullanmayacaksın. Öyle bir sana ait olsun ki, bir yabancıda bile duysa “acaba burda mi” diye kokuyu duyanın gözü seni arasın.
Bir tane en yakın arkadaşın olsun. Sadece kötü günde değil, iyi günde de aradığın ilk kişi olsun. Birlikte düşün, birlikte kalkın. Birbirinizi toparlayın. Yaralarınızı sarın. Herkes gittiğinde “şanssızlığınıza” biraz gülün, biraz ağlayın.
Bir tane çok büyük aşkın olsun. Bir dönem çok sevmiş ol, bi dönem nefret etmiş. Her şey küllendikten sonra tebessümle hatırla. Biraz da bi yanin acıyarak. “O olsaydı nasıl olurdu acaba hayatım?” diye sorgulayarak. Artık bir şey hissetmesen de “başına bir şey gelse yine de ilk ben koşarım” diyecek kadar. Unutma, masallar mutlu sonla, efsaneler kavuşamamakla biter.
Bir evlat edin. Bir kedi olur, bir köpek de. Ama olsun. Kapılarını aç. Senden olmayan ama senin ilgine bakımına muhtaç bir kalbin atışlarını ellerinde hisset. Bir canlının hayatını değiştirmek acayip bir şey. Birinin kahramanı olmak istersen bundan büyük fırsat olamaz. Sevmek çok güzel. Hele bir de her koşulda sevilmek.
Bol bol kitap oku biri seni derinden etkileyene kadar oku. Onu bulduğunda kimseyle paylaşma. O hikaye senin. Beğenmediğin sayfayı yırt sevdiğin yerleri yıldızlarla donat. Başucunda dursun. Belki bir gün biri gizlice o sayfaları keşfeder. Seni daha iyi tanıma imkanı olur.
Salaş bir restaurant edin. Patronundan garsonuna kadar tanı. Kafan mı bozuk, mekan dolu mu, sana yer açacakları kadar müdavimi ol. Bir masan olsun hep oturduğun. Bir başına gitsen bile başına bir şey gelmeyeceğini bil. Bir gün belki kapanır ya da yıkılır. Ama sen önünden her geçtiğinde “burda eskiden hep bi yerim vardı” dersin.
Bir hobin olsun. Kaçmak için. Hiçbir şey düşünmediğin. Dünyadan uzaklaşabildiğin. Onunla övün. En iyi yaptığın şey olsun. Insanlar şaşırsın. Senin icin çocuk oyuncağı olsun.
Bir şey iste. İmkansız olsun. Peşinden koş. Yorul. Defalarca vazgeç. Defalarca dene. Susmanın çaresizliğini de yaşa bağırmanın da. Uykuların kaçsın. Düşündükçe saç diplerin bile uyuşsun. Her ne ise bu istediğin, aşk da olur iş de. Bağrına taş bas gerekirse. Yeter ki gece yatağına yattığında “ben elimden geleni yaptım” de.
Bazen kazanamamış olsan da, yapabileceklerinin ya da bir şeyi delice istemenin limitini görmek de zaferdir.
Vakit ayırdığın bir ailen olsun. Yarın kaybettiğinde keşke daha çok zaman ayırsaydım demeyeceğin.
Pişmanlık kötüdür. Bir daha geri getirmeye gücünün yetmedikleri içinse, iskence. Kıymetini bil. Yarin ne olacağı belli degil. Kalp krizi dediğin bir kaç saniye. Kalp kırma.
Sınırların olsun aşılamayacak. Duvarların olsun yıkılamayacak. Herkes bilsin. Ona göre davransın
Ve
Kalbini temiz tut. Çevreni de. Unutma yaptığın her iyilik bir gün sana geri döner.
Olur da bir gün kendini sevmemek için sebepler bulup bunlara inanırsan beni ara, ben yine sana, kendini yeniden sevdirecek yüzlerce an ve anı anlatabilirim.