Gemi yapamadık değil yapmadık. O zamanın dünyasında Akdeniz hakimiyeti bize yetiyordu. Bir iç denizde de neylesinler koca kalyonları...
Ayrıca bu Akdeniz hakimiyeti öyle çaresiz bıraktı ki Avrupa'yı, yanlışlıkla coğrafi keşifler yaptılar. 🙂
Neyse...
Bu gün Amerika gelip toprak olarak işgal etmiyor, savaş açıp eyaleti yapmıyor ama sözü bütün dünyada geçiyor.
Osmanlı'nın da Avrupa Asya ve Afrika'da bu şekilde bir hakimiyeti vardı. Gerekli gördüğü yerleri de eyaleti haline getirmişti.
Bazı yerleri ise kendi seçtiği ve işine gelen yerel yöneticilere bırakmıştı.
Yani 3 kıtada emperyal bir devletti.
Beğen, beğenme. Sev sevme. Ama durum böyleydi.
Elbette her devlet gibi doğdu, büyüdü, geriledi ve yok oldu.
Yapacaksan adam gibi, ilmi bir dayanağı olan tespitler yap. İşkembe-i kübradan sallama.
O kitap sayısı elbette bir abartıdan ibaret.
Kütüphanesindeki kitap sayısı evet 3397 olabilir.
Zaten hepsini okuyacak vakti hiçbir zaman olmadı. Ama kitapları açıp bazı bölümlerinden referans almış olabilir. Araştırma ve inceleme yapmış olabilir. Bu konuda Afet İnan'ın araştırması var.
O kadar vakti bol olan bir adam olsaydı, Atatürk soyadını alacak kadar yükselemezdi zaten.
Sen cephedeki bir askerin kitap okuyacak vakit bulabileceğini mi sanıyorsun?
Trablusgarp ~300 gün
Balkan savaşları ~200 gün
Çanakkale ~260 gün
Kafkas cephesi ~300 gün
Suriye–Filistin ~350 gün
Kurtuluş savaşı ~600 gün
Toplam yaklaşık 6 sene cephelerde aktif görev yapmış, hazırlığı, transferi derken yaklaşık 10 yılı savaş döneminde geçen bir hayat sürmüş. Sürekli yer değiştirmiş.
O kitap sayısı elbette bir abartıdan ibaret.
Kütüphanesindeki kitap sayısı evet 3397 olabilir.
Zaten hepsini okuyacak vakti hiçbir zaman olmadı. Ama kitapları açıp bazı bölümlerinden referans almış olabilir. Araştırma ve inceleme yapmış olabilir. Bu konuda Afet İnan'ın araştırması var.
O kadar vakti bol olan bir adam olsaydı, Atatürk soyadını alacak kadar yükselemezdi zaten.
Sen cephedeki bir askerin kitap okuyacak vakit bulabileceğini mi sanıyorsun?
Trablusgarp ~300 gün
Balkan savaşları ~200 gün
Çanakkale ~260 gün
Kafkas cephesi ~300 gün
Suriye–Filistin ~350 gün
Kurtuluş savaşı ~600 gün
Toplam yaklaşık 6 sene cephelerde aktif görev yapmış, hazırlığı, transferi derken yaklaşık 10 yılı savaş döneminde geçen bir hayat sürmüş. Sürekli yer değiştirmiş.
Ben iddia edilen okuduğu kitap sayısının doğru olmadığını abartı olduğunu söyledim.
Bu adam Tanrı tarafından seçilmiş hatasız bir insan falan değil. Sen ben gibi bir insan.
Ettiği hayra minnet duyar, yaptığı hatayı eleştiririz. Eleştirmezsek, bu günkü Kemelistlerin düştüğü hataya düşer ve aslında var olmayan göksel bir kişiye iman etmiş oluruz.
Kurucu liderimiz olarak saygı duymalı ama bu sırada gerçekleri görecek kadar da gözümüz açık olmalı...
Ben minnet duymuyorum veya duymayalım demiyorum zaten.
Ama göklere çıkarıp, adamı sanki gökten gönderilmiş ve seçilmiş kişi gibi görmenin ve göstermeye çalışmanın da alemi yok.
Bu nedenle okuduğu kitap sayısına değindim.
Ayrıca hatası olan bir insanın hatasını yok saymak ve görmezlikten gelmek sanırım M.Kemal'in de istemeyeceği bir şey olsa gerek.
Ayrıca bu saydığın diğer insanların da her birini ayrı ayrı eleştirebilir ve yaptıkları hayırlı işler için minnet duyabiliriz.
Kısacası, konu M. Kemal olunca, herkes için geçerli olan bu mantıklı bakış açısından vazgeçmemek gerekir.
M. kemal 7 dil bilmiyordu.
3 yabancı dil bilirdi.
Sen karıştırdın.
7 dil bilen Fatih sultan mehmet’ti…
Osmanlı askeri okullarında iyi bir fransızca eğitimi veriliyordu. O dönemde birçok asker iyi fransizca konuşurdu.
Fransizca = iyi seviyede
İngilizce = orta seviye
Almanca = okuma seviyesinde
@korayphlvglu Sen dünyanın neresinde yaşıyorsun bu konuda ne tecrüben var bilmiyorum ama kadının söyledikleri kısmen doğru.
Senin söylediklerin ise saçmalık ve hayalden ibaret.
Kusura bakma…
Yahudilik yayılmaya çalışıyor diyen mi var?
Kimsenin, Yahudilik missioner bir din dediği yok zaten.
Mesele tam tersi. Onlar Tanrı ile anlaşma yapabilen tek kavim olduklarını ve bu nedenle üstün olduklarını sanıyorlar. Bu nedenle bazı yahudiler (siyonistler) her haltı yeme hususunda kendilerine Tanrı’nın yetki verdiğine inanıyorlar.
İnsanları eşit sayan, insan hakları evrensel beyannamesindeki gibi her insanı doğuştan denk kabul eden anlayış bu cihana İslam ile geldi.
Demeyeceğim. Çünkü…
Yoz ancak yobaza denir!
Ve bu ülkenin sağcı, statikocu, baskıcı, hoşgörü yoksunu ve cahil toplumu maalesef kemalistlerdir.
Tek yobaz kalan ve gelişme umudu olmayan, geçmişe takılı kalan topluluk maalesef bunlardır…
Koca bir milleti yok sayıp her şeyi bir adama bağlamak ve “o olmasaydı, olmazdık” demek, ancak tutulmuş akıllarla, bağlanmış gözlerle ve ezberletilmiş sözlerle mümkün olur.
Biz zorla söyletilenleri mecburen ezberledik,
bir süre sabırla demlenmeyi bekledik.
Sonra da ezberi bozduk hamd olsun…
Maalesef kemalist yobazlık bu ülkeyi felakete sürüklüyor.
Ve Mustafa Kemal’in bile bundan haberi yok.
Sanırım bu günün kemalistlerini görse tıpkı Sabiha’ya Dersim’i bombalattığı gibi sizin de üzerlerine dökme bombalar yağdırıp bu saçma ideolojiye son verirdi, eminim…
Çünkü o bu günkü kemalistler gibi aptal değildi.
Ayrıca…
Ondan önce de nice savaşlar, fetretler, fetihler gördü bu millet.
Nice muzafferiyetler elde edildi ve şu an anadoluda ve balkanlarda nice beldelerde camiler var, alnı secdeye değen milyonlarca insan var.
Ama kimse yine de varlığını, isminı ve dinini Allah’tan başkasına borçlu değil.
Türklerin atası olamayacak kadar erken bir dönemde yaşamış birine bu soyadı fazladır, abartıdır, ölçüsüz iltifattır. Bence kendisi de bu soyadını kabul etmemeliydi. Ama insan işte… Dalkavukların gazına gelmiş bir kere…
Ek olarak…
O her ne yaptıysa Rabbimin katında mukafatı da, cezası da görür elbet.
Biz alemi islam için, zaten hali hazırda seferber olmuş bu milleti, yaverlik üniformasıyla bir çatı altına toplayan ve milli mücadeleye önderlik eden her adama minnet duyarız. Elbette Gazi’ye de duyarız…
Ama daha sonra yaptıkları için de elbette hesaba çekeriz. Kimse bu milletten üstün değil. M.Kemal’e kadar, ne Alparslanlar ne Fatihler gördü bu millet. Yeri geldiğinde hepsini eleştirebiliriz. Sözümüzü söyleriz.
İşlediği cürümlerin, yaptığı hataların hesabını vermeden göçüp gitti diye, her ettiğini hak mı sayacağız?
Elbette hayır…
Eleştireceğiz ki, aynısını biz de yeniden yapmayalım…
Hiçbir önder, lider, başkan, sultan kendi milletinden üstün olmamalıdır. Ve hepsi kendi milletine hesap vermek zorundadır.
aslolan şahıslar değil, devlet ve milettir…
Maeeselam…
@mustafarmagan Almanya özgür bir devlet değil maalesef. Bir Amerikan sömürgesi.
Ve halkı da bunun farkında bile değil.
Özgür ve bağımsız Almanya düşüncesi için Almanya'da lobi yapılmalı. Ama nerede o üst akıl?
İsveç değil isviçre…
Arap olan tek peygamber Hz. Muhammed’tir…
20 yy.’a kadar pazarda çocukların (verbindkinder) satıldığı bir ülke…
Videoda filtre var…
Coğrafi olarak evet yemyeşil bir ülke…
Ama güneşe hasret.
Liste uzar gider…
Üzülerek söylüyorum ki, çok mantıksız ve sığ bir yaklaşım.