GÜMÜŞPINAR MAHALLEMİZE CUMHURBAŞKANIMIZDAN MÜJDELİ ONAY KARARI
Gümüşpınar Mahallemizde uzun zamandır Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Alanı kararı onayı bekleyen vatandaşlarımıza müjdeli haber geldi.
Cumhurbaşkanı Kararı bugün onaylanarak resmi gazetede onaylandı.
Gümüşpınar Mahallesi Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Projesi Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Kentsel Dönüşüm Başkanlığımız tarafından yürütülecek.
Gümüşpınar Mahallemizin dönüşüme en çok ihtiyacı olan, mülkiyeti %55'inin kamu kurumlarına ait, %45'i vatandaşlarımız ve Sultan Selim Han Vakfına ait olan alanımızda 114 yapıda 252 bağımsız birim dönüşüme girerek 86.000 m2 alanda yeni bir yaşam alanı başlayacaktır.
Kartalın her bölgesinde Kentsel Dönüşüm çalışmaları ile hizmet vermeye devam edeceğiz.
Teşekkürler Sayın Cumhurbaşkanım.
Kartal’ımızı sahipsiz bırakmadık, bırakmayacağız!
Yukarı Kordonboyu ve Petrol-İş mahallelerimizde yıllardır bekleyen Etap 1 ve Etap 2 imar planlama süreçlerini Sayın Bakanımız Murat Kurum ile en üst düzeyde istişare ettik. Kartal’ımızın hakkını, hemşehrilerimizin taleplerini güçlü bir şekilde ilettik ve çok şükür ki devletimizin desteğini bir kez daha yanımızda gördük!
Biz söz verdik, biz takip ettik, biz sonuç alıyoruz!
Kartal için taş üstüne taş koyan, mücadele eden bir irade var!
Bu kutlu yolda bizimle yürüyen, inanan, destek veren tüm hemşehrilerimize yürekten teşekkür ediyorum.
Az kaldı…
Ülkemizi savaşın içine çekmek isteyen tertip, tuzak ve tahriklere karşı çok dikkatliyiz.
Türkiye’nin binlerce yıllık kadim devlet aklı ve hükûmetimizin 23 yıllık kriz yönetim tecrübesi, çevremizdeki karmaşık hadiselerde en büyük kılavuzumuzdur.
Milletimiz müsterih olsun.
6 Şubat’ta millet olarak çok zor bir imtihanla sınandık. Azimle, sabırla, kararlılıkla çalışarak deprem bölgemizi küllerinden doğan Anka kuşu misali yeniden ayağa kaldırdık.
Yarın inşallah 455 bininci konutumuzu Hatay’da teslim ediyoruz.
Biz bir şeyi yapacağız dersek, Allah’ın izniyle yaparız.
Türkiye, orman yangınlarına karşı havada ve karada büyük bir mücadele yürütmektedir.
Yeşil Vatan’ımızı korumak için hâlihazırda 27 uçak, 105 helikopter, 6 bine yakın kara aracı, 25 bin kahraman orman çalışanımızla, 132 bin gönüllümüzle birlikte gece gündüz teyakkuz hâlindeyiz.
Tarım ve Orman Bakanlığımız başta olmak üzere ilgili tüm kurumlarımız AFAD’ın koordinasyonunda çalışmalarını aralıksız şekilde, büyük bir hassasiyetle, özveriyle ve fedakârlıkla sürdürmektedir.
Yaz mevsiminin başından bu yana ülkemizde çıkan 3 bin 62 yangını tamamen söndürdük.
Yeşil Vatan’ımızın farklı bölgelerinde devam eden ve en kısa sürede hayırlı haberler almayı dilediğimiz yangın söndürme çalışmalarında yüreğini ortaya koyan, canla başla görev yapan kahramanlarımıza Allah’tan muvaffakiyetler diliyor, emekleri için her birine ayrı ayrı şükranlarımı ifade ediyorum.
Yangınlarla mücadelede şehit olan tüm kardeşlerime bir kez daha Allah’tan rahmet niyaz ediyorum. Ruhları şad olsun.
Biz Sayın Bahçeli ve kadrosu ile beraber Terörsüz Türkiye için canımızı, kanımızı, bütün tecrübemizi, bütün hayatımızı ortaya koyduk.
Biz Türkiye’nin hayrına olmayan hiçbir işin içinde olmadık, olmayız.
Bugün de anlayışımız, politikamız, istikametimiz, çabamız sadece ve sadece Türkiye’nin hayrınadır.
Türkiye’nin hayrına olan her girişimde bizi en önde görürsünüz.
Türkiye’nin hayrına olmayan her girişimde de bizi o girişimin tam karşısında, yine en önde görürsünüz.
Biz ne yaptığımızı çok iyi biliyoruz.
Hiç kimse korkmasın, kimse tedirgin olmasın, kimse endişeye kapılmasın, kimsenin zihninde soru işareti oluşmasın.
Ne yapıyorsak Türkiye için yapıyoruz; ne yapıyorsak milletimiz için yapıyoruz, istiklalimiz için yapıyoruz, istikbalimiz için yapıyoruz.
Terörsüz Türkiye projesi, açık söylüyorum, bir müzakerenin, bir pazarlığın, bir al-ver sürecinin neticesi değildir.
Herkes şundan emin olsun: Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin onurunu, gururunu çiğnetmeyiz; Türkiye’nin başını asla öne eğdirtmeyiz.
Dün itibarıyla 41 yıllık terör belası sona erme sürecine girmiştir.
Türkiye; uzun, acılı, sancılı, gözyaşlarıyla dolu bir sayfayı dün itibarıyla kapatmaya başlamıştır.
Bugün yeni bir gündür, bugün tarihte yeni bir sayfa açılmıştır.
Bugün büyük Türkiye’nin, güçlü Türkiye’nin, Türkiye Yüzyılı’nın kapıları ardına kadar aralanmıştır.
Vatanımız inşallah ebediyen var olacak, ay yıldızlı bayrağımız inşallah ebediyen semalarımızda özgürce dalgalanacak.
Vatan toprağını kanıyla sulayan, ay yıldızlı bayrağımızı al kanıyla boyayan şehitlerimiz her zaman başımızın tacı olacak.
Milletimiz gönlünü ferah tutsun…
Günübirlik politikalarla değil; dağın arkasındaki tehlikeleri gören, bunlara erkenden tedbir alan uzun erimli bir bakış açısıyla hareket ediyoruz.
86 milyonun kılına zarar gelmemesi için ne yapılması gerekiyorsa onu yaptık ve yapıyoruz.
Ana muhalefet partisi, Filistin direnişine terör çamuru atarken biz Gazzeli kardeşlerimizin yanında dimdik durduk.
Son olarak İsrail ve destekçilerinin, komşumuz İran’a yönelik saldırılarının daha büyük bir felakete dönüşmemesi için yoğun çaba harcıyoruz.
İran’ın egemenliğine ve bölgemizin güvenliğine yönelik saldırıları kimden gelirse gelsin asla tasvip etmiyor, tepkimizi açıkça ortaya koyuyoruz.
Hafta sonu İslam İşbirliği Teşkilatı Dışişleri Bakanları Konseyinin 51’inci Oturumuna İstanbul’da ev sahipliği yaptık. Yarın NATO Devlet ve Hükûmet Başkanları Zirvesi’ne katılmak üzere Lahey’e gidiyoruz.
Telafisi mümkün olmayan acılar yaşanmaması için seferber olmuş durumdayız.
Hep beraber ülkemizi, dalga boyu sürekli yükselen fırtınalı sulardan bir an önce sakin sulara ulaştırmanın derdindeyiz.
Savunma sanayisine verdiğimiz emeğin karşılığını yavaş yavaş görüyoruz.
İki sene önce tanıtımını yaptığımızda birilerinin “kalorifer peteğine benziyor” diyerek akıllarınca dalga geçtiği millî muharip uçağımız KAAN projesinde çok önemli bir sözleşmeye imza attık.
Indo Defence 2025 Fuarı’nda 48 adet KAAN’ın Endonezya’ya satışına yönelik mutabakata varıldı.
Toplam tutarı yaklaşık 15 milyar doları bulan bu tarihî anlaşmanın da ülkemiz, savunma sanayimiz ve Endonezyalı kardeşlerimiz için tekrar hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum.
Millî muharip uçağımız KAAN ile ilgili çok önemli ve güzel bir gelişmeyi milletimle paylaşmak istiyorum…
Dost ve kardeş Endonezya ile imzaladığımız anlaşma çerçevesinde 48 adet KAAN, Türkiye’de üretilerek Endonezya’ya ihraç edilecek.
KAAN’ın üretiminde Endonezya’nın sahip olduğu yerel kabiliyetlerden de yararlanılacak.
Yerli ve millî savunma sanayimizin kaydettiği gelişmeyi ve ulaştığı noktayı gözler önüne seren bu anlaşmanın Türkiye ve Endonezya için hayırlı olmasını temenni ediyorum.
Ortaya koyduğu irade ile anlaşmanın imzalanmasında büyük pay sahibi olan değerli mevkidaşım Endonezya Cumhurbaşkanı Prabowo Subianto’ya selam ve teşekkürlerimi iletiyorum.
@SavunmaSanayii Başkanlığımız ve @TUSAS_TR başta olmak üzere KAAN’ın üretiminde ve Türkiye tarihinin bu rekor ihracat sözleşmesinin imzalanmasında emeği geçen tüm kuruluşlarımızı tebrik ediyorum.
Savunma sanayimizin daha da güçlenmesi adına her türlü desteği verdiğimiz, bundan sonra da kararlılıkla destekleyeceğimiz bütün firmalarımızın başarılarının devamını diliyor, savunma sanayiinde çalışan tüm kardeşlerime şükranlarımı sunuyorum.
Biz Cumhuriyet tarihinin en düşük enflasyon ve faiz oranlarını yakalamış bir hükûmetiz.
Böyle bir dönemde üç beş ağacın taşınması bahane edilerek başlatılan Gezi olayları olmasaydı Türkiye bugün çok farklı bir konumda olurdu.
Gezi kalkışmasıyla başlayan, 15 Temmuz ihanetiyle iyice şiddetlenen ülkemize yönelik saldırılar zinciri yakın zamana kadar devam etti.
İstanbul merkezli yolsuzluk ve rüşvet soruşturmasını müteakip sergilenen sokak terörü ve boykot çağrıları da bu saldırıların devamı niteliğindeydi.
Ana muhalefet partisi genel başkanının millî markaları hedef gösteren, bununla da yetinmeyip Türkiye’yi yurt dışına şikâyet eden sorumsuz tavrı, aslında nasıl bir zihniyetle karşı karşıya olduğumuzu göstermeye kâfidir.
Ülkemizde bütün umudunu Türkiye’nin ekonomik olarak tökezlemesine, Türk ekonomisinin yara almasına bağlamış köhne bir zihniyet vardır.
Maalesef bu zihniyetin aktörleri, eline geçirdiği her fırsatı Türkiye’ye taş atmak ve milletimizi sırtından hançerlemek için kullanmaktadır.
“Tayyip Erdoğan kaybetsin de gerekiyorsa Türkiye batsın” anlayışıyla hareket ederek hiçbir yere varamazsınız.
Hele hele hedef saptırarak yolsuzlukların üzerine bant çekemezler.
Kendi çıkarlarını milletin menfaatlerinin önüne koyan muhterisler bugüne kadar başarılı olamadı, inşallah bundan sonra da muvaffak olamayacak.
“Aşkınan çalışan yorulmaz” diyerek milletimiz için, İstanbul için, 85 milyonun tamamı için koşturmaya devam edeceğiz. Teşekkürler Arnavutköy, teşekkürler İstanbul! 🇹🇷