Ben size iktidara gül bahçesinden geçerek gitmeyi vadetmiyorum.
Ben size acıya katlanmayı ama teslim olmamayı vadediyorum.
Ben size onur, haysiyet, cesaret ve mücadele vadediyorum!
Galatasaray’ın 26. şampiyonluğu camiamıza hayırlı olsun. Dört senelik istikrar ve başarı, bugün yepyeni bir zaferle taçlanmıştır. Daha büyüklerinin yolda olduğuna ve Galatasaray bayrağının her zaman zirvede kalacağına inanıyorum.
Sayın Başkan Dursun Özbek başta olmak üzere, bu büyük başarıda emeği geçen herkesi tebrik ediyorum, kulübümüzün bir Divan üyesi olarak her birine teşekkürlerimi sunuyorum.
Galatasaray’ın dört sezonluk ilk şampiyonluk serisinin kilit oyuncularından, bugünün şampiyon hocası Okan Hoca’yı, değerli ekibini, futbolcularımızı ve kulüp emekçilerimizi canıgönülden kutluyorum, dört sene üst üste şampiyonluk kulübümüze yine çok yakıştı.
Galatasaray taraftarı, bu mutluluğu sonuna kadar yaşamalı, şampiyonluğu doyasıya kutlamalıdır…
Galatasaray’ın yeni hedefi, yarın sabahtan itibaren kendi rekorunu daha da geliştirmek adına çalışmak olmalıdır çünkü Galatasaray, tarihinden güç alarak her zaman ileri bakar ve Galatasaray gibi büyük kulüplerin var olma amacı budur.
💛❤️
Sevgili İzmir Halkı,
Kültürpark’da 31 Mayıs 2025 günü sendikacı arkadaşlarımız bir miting düzenlediler. Normalde araç trafiğine kapalı olmasına karşın araçlarının içeriye girişi için izin istediler. İzin verildi; şu anda bir grev süreci içinde olsak da, grev yapan bizim çalışanımızdır, kendisini ifade etmesi de bizim için önemlidir.
Ancak aracın üstünden hakkımızı söke söke alacağız nidaları duyuldu. Gerçekten sormak istiyorum; söke söke nasıl alacaksınız ve kimden alacaksınız?
Söke söke alacağınız kurum belediye, yani sizin vergilerinizden gelen payla bütçesini oluşturuyor. Merkezi hükümet bütçesine gelen payı keserse, bütçesi de kalmıyor. Tüm sendika yetkilisi arkadaşlarımızdan ricam, lütfen sakin olun, patronla değil halkla konuşuyorsunuz, kar eden bir fabrika ile değil kamu kurumu ile muhatapsınız.
Sevgili İzmir Halkı,
Belediyeler kamu kurumlarıdır.
Belediyelerin bütçesi sizin temsilcilerinizden oluşan Belediye Meclisi tarafından onaylanır ve kamu görevlisi olan Belediye, onaylanan bütçeye uymak zorundadır.
Hele ki, İzmir gibi 22 yıldır muhalifliğinin bedelini iktidar baskısı ile ödemiş bir kente, 3 ayda 8 milyar parası kesilmiş bir kente bu sözler söylenmez, bu kentin bir parçası işçisi adına hiç söylenmez. Lütfen süreci İzmir halkının sağduyusuna bırakın.
Sayın Sendika Yetkilileri,
Meydanlarda, megafonlarda yüksek sesle söylediklerinizi dinledim. Sizleri anlıyorum, 2024 yılının Mart ayında, seçime beş gün kala yapılmış bir sorumsuzluğun giderilmesini istiyorsunuz, başka bir sendikaya verilmiş hakları talep ediyorsunuz. Haklısınız, biz de bu haksızlığı gidermek istiyoruz. Ama Belediye olanakları içinde makul bir sürede olmak kaydı ile.
Her mesajımda sizi defalarca kez masaya davet ettim, her söylediğiniz sözü sineye çektim, diyaloğa çağırdım. Anlaşmazlıklar olur ve mutlaka çözülür, ama hayatta bazı anlar, bazı gaflar tarihe kazınır.
Dediniz ki, Cemil Tugay’la Hamza Dağ arasındaki oy farkına bakın, biz ailelerimizle 500.000 kişiyiz hesabı ona göre yapın. Yapalım Sayın Yetkili, İzmir halkı da yapacaktır bu hesabı. Ama siz de tarihe düştüğünüz notun hesabını yapın, sendika üyesinin oyunu, siyasi düşüncesini tahvil ettiğiniz yere bakın, parası iktidarca bloke edilmiş sosyal demokrat bir belediyenin işçisi için kullandığınız dile bakın ve hesabınızı ona göre yapın.
Benim hiçbir çalışma arkadaşım alacağı maaşa göre siyasi duruşunu belirlemez, insanlık onurunu kimsenin hesaplarına da tahvil etmez. Lütfen içinde bulunduğunuz kurumların sorumluluğunu ve ağırlığını taşıyın.
Galatasaray, şampiyonluğu da beşinci yıldızı da hak etmiştir.
Sezon boyunca göğsümü gere gere, gururla izlediğim tüm oyuncuları, bu başarıda büyük emeği olan Dursun Başkan ve Okan Hoca nezdinde Galatasaray için 24 saat ter döken tüm kulüp çalışanlarını ve kalbi sarı-kırmızı atan milyonlarca taraftarımızı tebrik ederim. 25.şampiyonluğumuzu ve armamıza işlenecek beşinci yıldızı doyasıya kutlayalım. Camiamıza hayırlı olsun… ⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️
Bu ülkede hukukun üstünlüğünü, demokrasiyi ve millet iradesini savunan herkes bilmelidir ki, seçilmiş bir belediye başkanına yönelik bu girişimler asla ama asla kabul edilemez. Dün diploma iptali, bugün sabahın erken saatlerinde Ekrem Başkanımızın evinin önüne yığılan polisler ve ekibine yönelik gözaltı işlemleri… Bu tablo, hukuk devletine yakışmıyor.
Gözaltı nedeni belli olmasa da; Daha önce adliyeye gidip ifade veren bir belediye başkanını, bugün koştur koştur gözaltına almak neyin göstergesidir?
Eğer gerçekten adaleti arıyorsanız, önce hukukun temel ilkelerine sadık kalınmalıdır.
Bilinmelidir ki, milletin iradesine yapılan hiçbir müdahale karşılıksız kalmaz. Hukuk dışı yöntemlerle, baskılarla, tehditlerle yapılan bu uygulamalardan en büyük zararı demokrasimiz görecektir. Ancak biz susmayacağız!
Hiç kimse de unutmasın: Ekrem Başkanımız yalnız değildir!
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Ekrem İmamoğlu’nun diplomasının iptali hukuksuzluktur, adaletsizliktir, siyasal operasyondur.
Ekrem Başkanımızın yanındayız ve tekrarlıyoruz; kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz!
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımız, yol arkadaşım Sn. Ekrem İmamoğlu’nun hukuka ve tüm mevzuata uygun diplomasının iptal edilmesine ilişkin karar sonrası Türkiye demokrasisi maalesef bir başka evreye geçmiştir.
Hatırlatmak gerekir ki İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımız Ekrem İmamoğlu, partimizin cumhurbaşkanı adayını belirleme yetkisine anayasal olarak sahip TBMM Grubumuzun büyük çoğunluğunun verdiği imzalarla; Parti Meclisimizin Cumhurbaşkanı adayımızı belirlemek için yöntem olarak öngördüğü ön seçime katılma hakkı elde etmiştir.
Demokrasiye uygun olmayan bir biçimde rakipleri devreden çıkarmak öncelikli olarak Türkiye’ye ve on yıllarca yıl kurumsallaştırmaya çalıştığı demokrasisine yapılabilecek en büyük kötülüktür. Ekrem İmamoğlu’nun diplomasının iptali; Hukuki istikrar, hukuk devleti ilkelerine aykırıdır. Buna izin vermek bu ülkeye ve demokrasisine yapılan en büyük ihanettir.
İstanbul Üniversitesi’nin bugün verdiği karara karşı tüm hukuki sürecin işletileceğini ve Genel Merkezimiz öncülüğünde Anayasa’yı yok sayan, hukuku ayaklar altına alan bu karara karşı gereken adımların atılacağını herkesin bilmesini isteriz.
İmamoğlu’nun hukuk ve demokrasi dışı bir zorlama ile adaylık hakkının elinden alınmasına sessiz kalacağımızı ya da bundan hoşlanacağımızı kimse düşünmesin.
Ben Ekrem Başkanımıza yapılan bu haksızlığı kabul etmiyorum.
Tüm bu hukuki ve siyasi sürecin her dakikasında Ekrem Başkanımızın yanında olacağımı, böylesine hukuksuz bir süreçte daha önce üçlü masada ifade ettiğim “Cumhurbaşkanlığı adaylığımı günü gelince değerlendireceğim” kararımı, bu hukuksuzluk ortadan kalkana kadar ASKIYA alacağımı da kamuoyuna ilan ediyorum.
Ayrıca, yaşanan tüm adaletsizliklere ve demokrasi dışı müdahalelere karşı sessiz kalmayacağız. En güçlü mücadeleyi de Cumhuriyet Halk Partisi olarak, milletvekili grubumuzla, il başkanlarımızla, örgütümüzle, belediye başkanlarımızla, tüm üyelerimizle ve demokrasiye inanan tüm yurttaşlarımızla vereceğimizden kimsenin de şüphesi olmasın.
CHP içindeki dayanışma duygumuzu ise kimse küçümsemesin ve bizlerin, en büyük makamlar karşısında bile bu birlikteliği kaybetmeyeceğimizi unutmasın. Hele, ‘selden kütük kapmaya’ çalışanlarla bizleri aynı tutmaya kalkmasınlar.
Türkiye’de hukukun üstünlüğüne gölge düşüren her adımın karşısında olmaya, adalet ve demokrasi mücadelesini sürdürmeye devam edeceğiz. Ekrem başkanım; haklı mücadelenizin sonuna kadar yanınızdayız. @ekrem_imamoglu
İstanbul Üniversitesi Yönetim Kurulu'nun kararı HUKUKSUZDUR.
Böyle bir karar alma yetkileri yoktur. Yetki, sadece İşletme Fakültesi Yönetim Kurulu’ndadır. Bu kararı alanların tarih ve adalet önünde hesap verecekleri günler yakındır. Adalete, hukuka ve demokrasiye susamış milletimizin yürüyüşü durdurulamayacak.
Kurtuluş Yok Tek Başına!