Babama "Hoca gel mason ol, seni üniversiteye alalım, liselerde, orta mekteplerde sürünme. Şimdi üniversitede Arapça dersi var ama müsteşrikler okutuyor" demiş. Babam mason olmayacağı için reddetmiş.
[Ayşe Hümeyra Ökten, Dindar Bir Doktor Hanım, 72]
rahatlıkla kelime-i şahadet getire getire son nefesimi, iman-ı kâmille Medine'de teslim etmeyi nasip eyle ya Rabbi" diye dua ediyorum.
[Ayşe Hümeyra Ökten, Dindar Bir Doktor Hanım, 56]
Son senelerde akıbeti daha çok düşündüğüm için; "Ya Rabbi akıllı, hafızalı, sağlıklı, ibadetli, izzetli, ikramlı bir hayat, son nefesimize kadar kendi hizmetimizi rahatlıkla tertemiz yapabilme gücü,
özlem duygusunu hafifletir, aşıkları teselli eder.
Son olarak kaydetmek gerekir ki gökyüzü, dua ve yakarışın kıblesidir.
[Gazzâli, Allah'ın Sanatındaki Harikalar, 27]
Göğe bakmanın on faydası olduğu söylenmiştir: Göğe bakmak stresi azaltır, vesveseyi alır, korku ve kuruntunun önüne geçer, Allah'ı hatırlatır, Allah'ın yüceliğine ilişkin duyguları harekete geçirir, bayağı fikirleri siler, melankoliye iyi gelir,
Bir insanın suyun üzerine seccade serdiğini görseniz ya da gökyüzünde bağdaş kurup oturduğunu görseniz, o kişinin, şeriatın emir ve yasak çizgisindeki hâlini görmedikçe asla ona aldanmayın.
Bâyezîd-i Bistâmî
Galata Mevlevihanesi'nin son şeyhi Ahmed Celâleddin Dede:
Dâr-ı dünyâ, ey birâder, köhne mihmânhânedir.
Dil veren vîrâneye, uslû değil dîvânedir.
Bir mukîm kimse bulunmaz hâne-i eflâkde,
Cümle halk ehl-i sefer, âlem misafirhanedir.
dedikten sonra Hakk'a yürümüş...
musiki yasak. Geriye ne kalıyor? Dinden bahsedersen şeriatçı, tarihten bahsedersen ırkçı, faşist, fakirlikten bahsedersen komünist oluyordun. Bunun için çok insanın canı yandı.
Emin Işık (Yeni Şafak, 8 temmuz 2012)
Yaptılar tabii göze girmek için. Elinde eski harf taşıya-nı düşman olarak gördüler. Şimdi yok mudur öyleleri? Her zaman vardır. Bu millet bir kültür inkârından geçti. Eskiye ait ne varsa hepsini yasak kabul ediyorsun. Kılık kıyafet yasak, din yasak, din eğitimi yasak, harf yasak,
Sorulan her şeye cevap veren, gördüğü her şeyi yorumlayan, bildiği her şeyi dile getiren gördüğünde bu durumu onun cehaletine delil kıl.
İbn Atâullah el-İskenderî, el-Ḥikemü’l-ʿAṭâʾiyye
@mkemalsayar Sorulan her şeye cevap veren, gördüğü her şeyi yorumlayan, bildiği her şeyi dile getiren gördüğünde bu durumu onun cehaletine delil kıl.
İbn Atâullah el-İskenderî, el-Ḥikemü’l-ʿAṭâʾiyye
Sen ise edep ve hayâ duygusunu gözetmeksizin büyük günahları işlemeye cüret ediyor, ardından da hiçbir mahcupiyet hissetmeden Allah Teâlâ’nın seni cennetine koymasını temenni ediyorsun. Bu cür’et ve pervasızlık hissi sende hangi gerekçeye dayanarak ortaya çıkmıştır?”
Süfyân es-Sevrî şöyle demektedir:
“Allah Teâlâ, kudret ve azameti yüce olmakla birlikte, kullarından hiç kimseye kendisiyle arasında ayrıcalıklı bir yakınlık tahsis etmemiştir. Nitekim O, Âdem’i (aleyhisselâm) cennetten, işlediği küçük bir sürçme sebebiyle çıkarmıştır.
Fikir hayatımızda "yapılmalı, edilmeli" diye ahkâm kesen çok. Ancak "nasıl yapacağız" diye sorunca bir doyurucu cevap alamıyoruz.
[Mustafa Kutlu, Ezanı Beklerken, 197]