@HaberReport Hemen boykot abi hemen hemen. Bu haliyle evimize giremez. TÜRK BUĞDAYI olarak düzelttiğinizi açıklayın alırız. akrabalarımı da örgütlüyorum -50 daha yazarsınız. @filizmakarna
@NisanyanHimself Ayrılıkçı söylemlerle ayrılıkçı hareketlere kalkışan topluluklarla bağımız yoktur. Tabiiki dünyanın herhangi bir noktasındaki herhangi bir Türk sizlerden daha değerli olacak. Çünkü onlar ayyıldızın altında yaşamanın kıymetini biliyorlar
Osmanlı yaptığı işlerin reklamlamasını iyi yapamadı. İmparatorluk için normal olan gelişmeler dünya için olağanüstü seviyedeydi. Osmanlı duyurmadı bile. “Şahi topu” İstanbul’un fethinde kullanıldı. Bu topu yapabilmek için Macar Urban Usta’ya astronomik rakamlar ödemiş ve bizzat II.Mehmet aklındaki projeyi yaptırmıştır. Dünyanın en büyük topudur ve savaş tarihini sessizce değiştirmiştir. Çiçek aşısını Osmanlı bulmuştur, bilgi transferiyle Avrupa’da ünlenmiştir. Uçaksız ilk başarılı uçuş denemeleri Osmanlı’da gerçekleşmiştir (Hezarfen Ahmet Çelebi ve Lagari Hasan Çelebi). Arabalı Vapur ilk kez Osmanlı’da icat edilmiştir. Enfeksiyon ve mikropların bilimsel tanımını ilk kez Akşemseddin yazmıştır. Mimar Sinan mesela Venedik, Floransa gibi bir şehirde ortaya çıksaydı dünya mimarlığının süperstarı olarak gösterilirdi ama Osmanlı’dan olduğu için ünlenememiştir. Mimar Sinan Türklere göre dünyanın en büyük mimari dehasıdır. Osmanlı bir bilim devleti midir? Değildir. Fakat bilime katkısı yok denemez. Osmanlı bilimi şöyle görmüştür: İmparatorluğun birşeye ihtiyacı varsa onun en iyisini mutlaka elde etmiştir. Parayla veya transferle.
@pascalmentality Atiba, Talisca, Ghezzal, Dorukhan’ı aldım
Nübel
Rıdvan
Agbadou
Djalo
Murillo
Atiba
Orkun
Talisca
Trossard
Ghezzal
Vlahovic
defans hala zayıf ama 4 atıp 3 yer her maçı kazanırdım.
İşte Türklerin dünyaya anlatmaya çalıştığı mevzuyu yakalamışsın. Osmanlı kültürel çeşitlilikten keyif alan, ihanet etmediğin sürece tüm inanışları özgür bırakan bir devlet anlayışıyla 700 sene 3 kıtada hüküm sürdü. Türkler kılıç zoruyla din, dil, ırk baskısı da yapabilirdi. Bugün balkanlarda, kuzey afrika, ortadoğu ve anadoluda Türkçe harici dil konuşulmayabilirdi. Yüzlerce etnik azınlığı belki 5’e kadar düşürebilirdi ama hiçbirini denemedi. İhanet edeni sikip atmıştır doğrudur ama bu zaten 1915’te son nefesinde yaşadığı ihanetin karşılığıdır. Ermeniler, Yahudiler, Rumlar, Kürtler bize ihanet edene kadar Osmanlının çok güvendiği ve el üstünde tuttuğu azınlıklarıydı. Türkçülük bile Osmanlının çöküş dönemindeki 20-25 yılda düşünülmüş bir fikir akımıdır. Yunanlar ve arnavutlar x’de devamlı ağlıyorlar Osmanlı bizi ezdi, bizi asilime etti diyorlar. Osmanlı bunu gerçekten isteseydi ve deneseydi bir tane Yunan bir tane yunan kültürüne ait unsur bırakmazdı. Nankörlüktür. İftiradır. Osmanlı bu yüzden bölge halkları tarafından sevildi ve uzun süre boyunca huzurun adresiydi. Bu sükunetten rahatsız olan Vatikan ve emperyal güçler yüzyıllar boyunca, Türkleri de Osmanlı yönetimini de öcü gibi gösterdi ve diğer halklara bunu empoze etti. Ekonomik iflas geldiğinde ise bu dev imparatorluk çakallar tarafından parçalandı. Atatürk ise Türk mitolojisindeki bozkurt gibi ortaya çıkarak Türkleri zorlu geçitten çıkarıp tekrar önünü açtı. Ulusal kalmak zorundaydı çünkü statüko bunu gerektiriyordu. Bu yüzden Osmanlı gibi türm halklara ılımlı değil, Türk’ü vatanında ayrıcalıklı hale getiren bir devlet inşasına girmiştir. Dinlerini de yine özgür bırakmıştır. Yani Türklerde asla dinde zorlama yoktur.
@beehaber Kutsal Damacana İtmen, dünya tarihinde yazılmış en komik diyaloglara sahip filmdir. Kolpaçino da kusursuza yakındır ama kolpaçinonun senaryosundan ziyade oyuncu kadrosu taşıdı filmi. Film yaparken İtmen’i rol model almalısınız.
1453 İstanbul’un fethindeki muhteşem Türk ordusunun kıyafetleri ve genel görünüşünü böyle yaşlı ihtiyarlar birliği gibi gösteriyorsunuz. Aslı böyledir. Yeniçeriler, Kanatlı hüssarlarla birlikte gelmiş geçmiş en iyi askeri birliktir. 1453 öncesi ve sonrasında inanılmaz bir performans gösterdiler.
Atatürk, Hitler tarafından kendisine yollanan bir filmi yanındakilerle birlikte sofraya oturmadan önce izlemiştir. Bu, Hitler ve Partisinin bir propaganda filmidir. Salon aydınlanınca Atatürk ve arkadaşları sofraya geçmişlerdir ve âdet olduğu üzere, “Nasıl buldunuz?” diye sormuştur. Etrafındakilerin yanıtlarını dinledikten sonra şunları söylemiştir:
•
“Efendim, bu adam, filmde gördüğünüz gibi rol icabı bir hamle ile işe başladı. (...) Bugün Almanya’nın bütün askerî gücü onun elinde. Yarın harbe girişecektir. O ve onun mukallidi Mussolini harbe hazırlıkla meşguller. Evet, yakın bir gelecekte harbe dalacaklardır.”
•
“Dalacaklardır, çünkü asker değillerdir, harp ne demek bilmezler… Harp bir felakettir ve hele bu iki müttefik için mutlaka ölümdür. Talih Almanya’ya öyle bir toprak vermiştir ki, o, daima iki ateş arasında kalmaya mahkûmdur.”
•
“Körü körüne hesapsız, kitapsız bir nefis itimadı, tamamen otomatik bir ordu sistemi, ilk hamlede korkunç bir kuvvet tesiri yapacak, fakat bir kere bir tarafı sakatlandı mı, tarumar olacak, o çalışkan millet yere serilecektir. Ortada ne Hitler, ne teşkilatı kalacaktır.
Mussolini’den hiç bahse hacet yoktur,
o, efendisinin ortadan kalktığı gün yok olacaktır…”
Prof. Ali Canip Yöntem’in Yeni Türk Edebiyatı Üzerine Makaleleri, ss. 816 – 817.
@Alkolikyorumlar Beşiktaş bu sene koyup geçiyor rakibe bakmıyor. Kendine has bir oyunu ve kenetlenmesi var. Hoca da iyi kadro da. En son şenolun kadrolar OK’tu bizim için. Sonraki dönem başarı beklemedik zaten. Ben umutluyum bu takım şampiyonluk da görür avrupada derece de.
70’lerin milli görüşçü veya ülkücü öğrencileri bürokrat oldu, yazar oldu, siyasetçi oldu, işadamı oldu. Sonradan tuhaflaşan, kendine “filozof” diyen, hatta “Mesih” diyen bile çıktı :) ama terörist çıkmadı. 80 öncesindeki “devrimci öğrencilerden” bir çoğu ise muhtelif sol örgütlerin idarecisi oldu. Mihraç Ural onlardan biriydi. Mahir Damatlar tek tek anlatır hangi örgüt yöneticisinin 70’lerde hangi üniversitede “solculuk” yaptığını. Ama realitenin aksine sol hep sevgi pıtırcıklığı ile, sağ ise şiddetle anıldı.
Kültür-sanat-medya-iletişim alanında nesillerdir güçlülerdi. Bunların şiirleri okundu, türküleri söylendi, kitapları yazıldı, dizileri, filmleri yapıldı. Kanlı katiller romantize edildi. Hiçbiri merhamette ve vicdanda, sevgide ve duyguda o zamanın “sağcı” gençlik liderlerinin, Muhsin Yazıcıoğlu’nun veya Tayyip Erdoğan’ın tırnağı etmezdi. Dursun Önkuzu’nun ciğerlerini pompayla patlatarak katleden adamlar bunlar. Okuldan çıkamayan arkadaşlarına ekmek götürüyor diye katledilen Süleyman Özmen’in katilleri… Büyüdüler yeni örgütler kurdular, dağa çıktılar, Suriye’ye gittiler, duramadılar orada da silah alıp insan ölürdüler. Yetmedi Reyhanlı’da insanımızı katlettiler. Bize ise tam tersi hikayeler anlatıldı “Çemberimde gül oya…” diye. Realitede gül mül yoktu kan ve silah vardı. “Hatırla sevgili” dediler. Şükür ki hatırlıyoruz. Unutmadık, unutmayacağız.
Niye bizim adımıza yorum yapıyorsunuz ki? Ülkende ayrılıkçı terörist bir grup olsa, emperyal devletler öyle olmasını istiyor diye toprağını hediye mi edersin yoksa asi böceklerin başını mı ezersin? Bu coğrafyadan kimse Türkleri çıkaramaz, toprak çalamaz. iki ihtimal var. Ya Türkleri tahrik etmeden barış içinde hayatınıza devam edeceksiniz ya da Osmanlı v2’yi seyredeceksiniz.