Hayat gerçekten bazen inanılmaz hikâyeler yazıyor.
Yıl 2007… 20 yaşındaki Messi, Camp Nou’da UNICEF’in yardım takvimi için düzenlenen bir fotoğraf çekiminde henüz bebek olan Lamine Yamal’ı yıkıyor.
Aradan yıllar geçiyor…
Ve şimdi o iki isim, bu hafta sonu sahada birbirine rakip olma ihtimaliyle karşı karşıya.
İki kelimeyle Hayal kırıklığı🤧
Haluk Levent'in ifadesinden:
Haluk LEVENT olarak ben ne kendimi ne etrafımı ne işlerimi
maalesef doğru dürüst yönetemedim. Ahbap çeklerini ve senetlerini kimi yerlerde teminat
olarak kullandım. Yüksek miktarda borçlandım. Bunun adına usulsüzlük diyebilirsiniz ama
yolsuzluk diyemezsiniz. Ben bu yılın sonuna kadar usulsüzlük görünen her şeyi zaten Ahbap
defterlerine kaydederek düzeltme yolundaydım ama buna izin verilmedi. Bu saatten sonra
söyleyeceğiniz ya da soracağınız hiçbir sorunun aşağıda belirteceğim açıklamalar dışında bir
anlamı kalmayacaktır.
Peki neden bu çek ve senetler yazılmaya başlandı. Sorgu tutanağında nedeni olmadan
sonuç açıklanamaz. Her şey art arda büyüdü. Deprem döneminde yaşadığımız olaylar beni
içinden çıkılmaz bir duruma sürükledi. Zaten borsada işlem yapmak gibi pis bir zaafım var.
Depremin ilk iki yılının bana getirdiği ekonomik maliyetler benim daha çok borsa da işlem
yapmama ve daha çok risk almama sebep oldu. Bu paraları hep borçlandım. Hiçbir zaman
Ahbap derneğinden para alıp oynamadım.
Rakiplerimiz oturmuş kadrolarına kaliteli transferler yapıyor...
Biz takıma Trossard aldık herşey çok güzel edasıyla takılıyoruz..
Dün Orkun'un canı çıktı orta sahada tek başına...
Golcü sıkıntımız aşikar..
Sağ kanadımız Allah'a emanet...
4 yıldır stoper bek alıyoruz hala olmuyor hala olmuyor 😡😡😡
Midtjylland maçı Beşiktaş için çok önemli bu maçta alınacak güzel sonuç lig yarışını'da pozitif anlamda etkileyecektir aksi durumda ise yine sıkıntılı bir sürece gireriz.
Luis de la Fuente, İspanya’nın futbol kültürünü resmen yeniden inşa etti. Fransa’yı iki büyük turnuvada da elemeleri tesadüf değil.
Altyapıda yetiştirdiği jenerasyonu yıllar içinde A Milli Takım’a taşıdı. Aile gibi bir ekip oluşturdu. Bu yüzden İspanya sahada ezber oynamıyor; her oyuncu ne zaman, nerede ve nasıl hareket edeceğini biliyor. Senkronize sanatı diyelim.
Ayrıca İspanya hala oyuna ve topa hükmetme alışkanlığını sürdürüyor zaten; ama eskisi gibi yalnızca pas bağımlılığı yok. Tempo değiştiriyor, dikine oynuyor, baskıyla rakibini hataya zorluyor ve maçları organizasyonuyla kazanıyor. Ayrıca karşı presin kitabını yazmışlar.
De la Fuente, EURO 2024’ten sonra bir de Dünya Kupası finali ekledi karnesine. Euro’da yıldızları çok konuştuk ama bu kupayı kazanırlarsa aslan payı O’nun olacak sanırım…
-bu vesileyle şu analizi yeniden hatırlayalım.-