Uğurcan maçın başından beri dayak atıyordu Kerem’e. Sahadaki dava etme meraklısı trafik polisi de müsaade ettiği için sağ olsun, kaçınılmaz son. Aynı Uğurcan yine geçen sezon Archie Brown’a gaddarca bir müdahale yapmış ve Archie 3 ay sahalardan uzak kalmıştı.
Geçen sezon Brown’un futbol hayatını bitirecek hamle yaptı.
Bu sezon maçın başından çıktığı dakikaya kadar uğraştı didindi en sonunda Kerem’in sahayı sedyeyle terk etmesine sebep oldu;
Ama sorarsanız kötü niyet taşımadan futbol kuralları içinde oynadı;
Kerem yerde yatarken pişmanlık gösteren en ufak bir reaksiyon gösterdi mi❓
Bundan sonra her maçını ve maçta yaptığın faulllerin istatistiklerini takip edeceğim Uğuurcan Yazğılı……….
Kerem Aktürkoğlu’nun sakatlanarak oyundan çıkmasına neden olan Konyasporlu Uğurcan Yazgılı, geçtiğimiz sezon da Archie Brown’un sakatlanmasına neden olmuştu.
A Spor ve Sabah'ta sürekli Fenerbahçe düşmanlığı ve algı yapan Tamer Karaman, MHK'nin medya ilişkilerine getirilmiş.
'YAPI nedir?' diye soran olursa, YAPI tam olarak budur!
Stratejik Görevler hariç
Görev bittiği gün, ayrıcalık da bitmeli.
Bakanların, milletvekillerinin, bürokratların, yüksek yargı organları üyelerinin, emekli orgenerallerin ve diğer kamu görevlilerinin…
Devletteki görevi sona erdiğinde, makamın sağladığı ayrıcalıklar da sona ermelidir.
Makam aracı…
Özel şoför…
Devlete ait yakıt…
Tahsisli konut…
Sürekli koruma…
Ve kamu bütçesinden karşılanan sınırsız imkânlar…
Bunların hiçbiri ömür boyu ayrıcalığa dönüşmemelidir.
Çünkü devlet makamı, kişiye ömür boyu verilmiş bir imtiyaz değildir.
Milletin emaneti olan makam, görev süresince vardır. Görev bitince emanet sahibine, yani millete dönülür.
Vatandaş hastanede sıra beklerken, kamu görevlisine ayrıcalıklı sağlık hizmeti sunuluyorsa…
Vatandaş kendi cebinden diş tedavisi için para öderken, kamu bütçesinden lüks sağlık hizmetleri karşılanıyorsa…
Burada artık mesele makam değil, adalet meselesidir.
Benim söylediğim çok basit:
Görev varsa makam imkânı olabilir.
Görev bittiyse, ayrıcalık da bitmeli.
Devletin itibarı, yöneticisine kaç yıl ayrıcalık sağladığıyla değil; vatandaşına ne kadar adil davrandığıyla ölçülür.
Çünkü devlet, seçkinlerin değil, milletin devletidir.
“Türkiye pahalı” algısı diyorsunuz…
Peki Sayın Avdagiç, vatandaşın markette, restoranda, mağazada ödediği fiyatlar da mı “algı”?
Temu’yu yasaklamak kolay.
Asıl zor olan şu soruya cevap vermek:
Türkiye’de aynı ürün neden Temu’dan birkaç kat daha pahalı?
Sorun Temu’nun ucuz olması değilse, neden Türkiye pahalı?
Gerçeği “algı” diyerek değiştiremeyiz.
@1filinta1 Pişmiş kelle gibi sırıtıyor . Türkler ucuz bir şeye erişmesin diye AliExpress‘i ve Temu,yu da yasaklatan bu sırıtkan boşuna konuşuyoruz.. nasıl olsa ekmek elden su İTO’dan fark etmiyor.:))
'Rezalete bakar mısınız'
Gazeteci Fatih Altaylı;
Önceki gün yazdım, “milletvekili hakkının edepsizce devri” diye.
Milletvekillerinin TBMM’ye kayıtlı otomobillerini, başkalarına kullandırmalarının ahlaki ve hukuki sorunu üzerine.
Bari bıraksaydınız da yazının mürekkebi kurusaydı.
Bu kez de eski bir İçişleri Bakanı’na tahsisli otomobil aranan bir şahsı kaçırmaya çalışırken “enselendi”.
Tahsisli denilen şu aslında. Otomobil devlete ait değil, milletvekilinin şahsına ait. Milletvekili TBMM Başkanlığına diyor ki, “Ben şu plakalı aracı kullanacağım.”
Meclis Başkanlığı da o araca plakası yazılı bir kart verip aracı da milletvekili dokunulmazlık şemsiyesi altına alıyor. Araç geçiş üstünlüğü ve dokunulmazlık zırhı kazanıyor.
Bu kez eski İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin’in adına TBMM’ye kayıtlı araç ile Süleymancılar cemaatinin aranan liderinin yurt dışına kaçırılmak üzere bir sahil kentine götürüldüğü ortaya çıktı.
Rezalete bakar mısınız!
Eski bakan iken bunu yapan adam, bakanlığı döneminde neler yapmamıştır diye düşünüyor insan!
TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı’nın uyuşturucu kaçakçısı katili serbest bıraktırmak için yargıya baskı yaptığını ortaya çıkarmıştım. Böyle bir şeyi bir milletvekilinin nasıl yaptığını aklım almamıştı, hâlâ da almıyor.
Ama bakıyorum da, Burhan Kuzu yalnız değilmiş. Kimbilir daha ne rezaletler oluyor da, bir skandal patlayınca öğreniyoruz.
İdris Naim Şahin bir de kendini savunmuş, “O otomobili kiralama şirketi başkasına da kiraya vermiş.” demiş.
Vay vay vay.
TBMM ve eski İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin adına tahsisli görünen araç meğer her isteyene kiralanıyormuş.
Varsa yasa dışı bir işiniz, alın size eski İçişleri Bakanı adına kayıtlı araç.
Her türlü küfür dilimin ucuna kadar geliyor ama yazamıyorum.
Ama siz okurken serbestsiniz.
Benim yerime de edebilirsiniz!
Çocuğunu Fenerium’a sokup dayak yedirerek etkileşim kasmaya çalışan ve bunu videoya çeken bir baba daha ..!
Aşağılık kompleksi başka bir şey
Bunlardan ancak iskele babası olur..!