Milyonlarca liralık şüpheli para hareketleriyle ilişkilendirilen Rasim Ozan Kütahyalı, iddianame hazırlanmadan tahliye edildi.
Hakkındaki tek maddi delil internette herkese açık stand-up gösterisi olan Deniz Göktaş ise 47 gündür “kuyu tipi” cezaevinde.
Göktaş’ın gösterisi çözümlendi, esprileri savcılıkta tek tek soruldu; ancak iddianame hâlâ yazılmadı. .
İki dosya, tutuklamanın neden birinde geçici tedbir, diğerinde ise peşin cezaya dönüştüğü sorusunu gündeme getirdi.
Mahkemeden çıktık.
84 madencinin mevcutlu 2 gün gözaltında tutulması egemenlerin korkusunu anlatıyor. Biz her şeye razı olarak bu mücadelelerin içindeyiz.
Holdingçi Güçler’den korkmuyoruz. Muhatap gördüğümüz her kimse üstüne yürüyoruz.
Herkese çağrımız birazcık daha cürettir..
Karatepe Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu’ndan selamlar.
Size bu satırları hemen yan hücremden gelen “Aşkın mapushanee, içindee ben mahkum” dizeleri eşliğinde yazıyorum.
Bir düzeltmeyle başlayayım; tanımadığım ve görüşmediğim bir avukat “Deniz bizi unutmayın dedi ” gibi bir bilgi yaymış. Ne böyle bir duygum var ne de öyle bir talebim oldu. Aksine sürekli beni paylaştığını öğrendiğim arkadaşlarıma şu mesajı yolladım: “Abartma be king, yaz böyle geçmez.” Hazır hayatımın ilk tekzibini yapıp kendimi bir şey sanmışken hız kesmeden ikinciyi de yapayım. Biraz gecikmeli olacak ama tutuklandığımı öğrenince söylediğim “neşemizi çalamazlar” mesajını tırnak içinde olduğunu vurgulayarak söylemiştim. Nöşömözü çolomozlor gibi. Ama adliyeden Twitter’a ulaşana kadar yolda ironik tırnaklar kaybolmuş. Bana bu haberler geç geldiği için özetle şöyle diyebilirim; romantik, arabesk ya da talepkar bir cümle duyarsanız bilin ki doğru değildir. Çünkü ruh halim — olumlu anlamda — üçünden de uzak.
Evet, Çorlu’da birinci ayımı doldurdum. Ankara, Çorum, Antalya ve İstanbul’dan sonra en çok vakit geçirdiğim şehir Tekirdağ oldu. Beş Şehir’i tamamladım. Gelirseniz gezdiremem ama şehrimizin en çok ziyaret edilen noktası olan cezaevine çoğu Tekirdağlıdan daha hakimim. En iyi köfteciyi herkes bilir.
Moralim yerinde, sağlığım iyi. Bir ay boyunca kötü hissettiğim tek bir an bile olmadı. Tabii ki cezaevi romantize edilebilecek bir yer değil. Bunu herkes bilir. Monopoly’de bile kodese girince sinir krizi geçiren arkadaşlarım oldu. Yine de adettendir, benden de duyun; cezaevine girmeyin mecbur kalmadıkça.
Aile, arkadaşlar, iletişim ve seyahat özgürlüğü, gözetlenmediğim bir oda, güneş, sahne, sokakta yürümek gibi mahrumiyetlerin yanında önemini burada anladığım şeyler de oluyor. Klavye ve bıyık makası benim için önemliymiş. Klavyeye hazırlıklıydım ama bıyık makası sürpriz oldu. Berber prosedürünü öğrenene kadar bıyıklar ağzımı kapattı. Kantin listesinde olmamasına rağmen şansımı deneyip “Bıyık makası?” diye dilekçe yazdım; cevap verilmeyen tek dilekçem oldu. Bir filmde dev makası olan bir adam gördüm. Çok özendim. Hayatımda ilk kez canım makas çekti. Neyse ki bıyığım Türkiye’de övgü alabileceği en kritik kişiden övgü aldı; ziyarete gelen Erkan Baş’tan.
Özetle cezaevine girmemeye çalışın ama işinizi olması gerektiği gibi yapmanın karşılığı buysa en huzurlu uykular burada uyunuyor. Sonraki gün yapacak işinizin ya da verilmiş sözünüzün olmaması da cabası.
Kaldığım cezaevi “Kuyu Tipi” olarak biliniyor. Bu konuda uzmanların, avukatların ve uzun süre tecrübe etmek zorunda kalmış insanların yazdıklarını okumanızı tavsiye ederim. Benim kısa süreli gözlemim; güneşsizlik, havasızlık ve sosyal izolasyonun kalıcı fizyolojik ve psikolojik zararlar vermesi kaçınılmaz. Sayımlar dışında insan sesi duymadan günleri, haftaları geçen mahkumlar var. Cezaevi deyince aklımızda canlanandan çok daha yalnızlaştıran bir sistem.
Ben belki kısa süreli olacağını umduğum için dışarıda da bazen yaptığım goblin moduna geçerek şimdilik uyum sağladım. Ama öğlen 7 metrelik duvarları olan avluda yüzüme gelsin diye güneşle köşe kapmaca oynamam gerekiyor. Yolu bir şekilde bu kuyuya düşen güvercin* ve dev çekirgeler duvarları aşamadıkları için benimle beraber kalıyorlar, haklarında CİMER şikayeti olmamasına rağmen. Yalnız hissettirmiyorlar. Gönderdiğiniz kitap kargoları ve şimdiden plastik komodinimin iki çekmecesini dolduran mektuplar hayatımdaki en kalabalık zamanımı yaşamamı sağladı hücrede. Hepsini okudum mektupların, kalışım uzarsa cevap da yazacağım. Yakın arkadaşlarımdan “Niye cevap yazmıyorsun şerefsiz, bu sefer turnede olmadığını hepimiz biliyoruz” tarzı mektuplar gelmeye başladı. WhatsApp’tan kurtuldum, bu sitemden kurtulamadım. Kitap hediyeleri ve mektuplarla memurlara ek mesai çıkardık. Size de, şikayet etmeden hızla yardımcı olan memurlara da teşekkürler.
Düzenli ziyarete gelen avukatlar da nefes oluyor. Cezaevinin yıldızları onlar. Ton balığını cezaevi kantinine ekleten avukatla tanıştım, çok heyecanlandım. Burada Oğuzhan Uğur’dan daha popüler. Dışarıya dair haberleri de onlardan alıyorum.
Okul arkadaşlarım başta olmak üzere dışarıda destek olan, dayanışma gösteren herkese de çok teşekkürler. Sabah 8 sayımlarında memurlar gelene kadar uyanık kalabilmek için “Bugün kim tutuklandı” temalı programlar izlemeye alışmışken, bir sabah ODTÜ Mezuniyet pankartlarıyla uyandım. Gözlerim doldu ilk kez. İyi ki varsınız. Athena Gökhan’ın törende benle ilgili yaşadığı kafa karşılığına çok güldüm. Sansürcü Punkçı da Türkiye’ye kısmetmiş.
Anarchy in THE UK
AcunMedya in Turkey
Böyle diyorum ama NATO ve Dünya Kupası bittiğinden beri Masterchef izliyorum. Açar açmaz orada da bir Karadenizli kazandı. Bütün ülkeyi kısık ateşte karadenize ettiler. (Deniz içerde şimdi ne şaka malzemesi biriktirmişsindir? Aynen kardeşim ful böyle notlar alıyorum, özür.) Burçin ve Tolğa favorim.
İlk hafta ülkeme dair moral tazelemek için Aktroll kanalları izledim; NATO Zirvesi Özel. Programlarda önce bana sövüp ahlak dersi veriyorlardı, sonra Donald Trump övüyorlardı, Türkiye için büyük şansmış varlığına duacılar. Ben de dersimi aldım.
“Değerleri aşağılayan komedyen” den, “Değerli dostum”a terfi etmek için eksiklerim:
- Epstein ile kanka olmak
- Gazze’yi Netanyahu ile birlikte tatil köyü yapma vaadi
Bir kelime şakası ve bir didaktik çıkış yaptığıma göre aylık güncellememi sonlandırabilirim. Hala kararlıyım, Moby Dick’i bitireceğim. Geçen öyle yazdım ama elime geçmedi henüz. Diğer kitaplar geldi, Moby Dick hala kontrolde. Cezaevi okuma komisyonu da bitiremiyor, bela bir kitap. Aslında cezaevi kütüphanesi çok iyi, Chomsky bile var. Belki o da Epstein kontenjanından girmiştir.
(*) 2 haftadır benimle yaşayan güvercin Leo ile tanıştığımız günün öyküsünü yazdım, Uğur Gürsoy Uykusuz Ağustos sayısında çizdi. Benim yerime de okuyun, buraya Uykusuz sokamıyormuşuz.
Söyleyeceklerim bu kadar, iyi günler.
Ters kelepçe istisnai bir işlemdir; kaçma şüphesi yüksek, kolluk kuvvetine direnen, zarar verme riski bulunanlar takılır.
Eğer ardındaki saik tahkir ise, ters kelepçe, #DenizGöktaş 'ı sevip takdir edenlerin duygu ve düşüncelerinde milim olumsuz etki doğurmaz.
Dolayısıyla yapılan, sözün, mizahın gücüne gözdağıdır.
Deniz "toplumun hassasiyetleri" gözetilerek gözaltına alındı.
Bugün 2 Temmuz 33 canımızın, aydının toplumsal hassasiyetler gerekçesiyle yakılarak katledildiği Sivas Katliamının yıl dönümü.
Deniz bizim için sadece komedyen değildir. Yalnız da değildir.
Deniz Göktaş'ın gözaltına alınması, ifade özgürlüksüzlüğümüzün yine suratlarımıza haykırılmasıdır. Kimse bunu "öyle yaparsan böyle olur" numaraları ile hafifletmeye kalkmasın. Deniz Göktaş'ın bu durumu asaletle taşıması ve hatta ön görmüş olması da bu durumu daha yutulur kılmaz.
Ters kelepçe takmaları eziklikten başka bir şey değil. Güya gözdağı veriyorlar. Yahu Deniz gösteriyi çekmiş, yayınladı, onca hakarete, tehdite rağmen kaldırmadı, her gün paylaştı, bir de üstüne soruşturma açıldı haberinin üzerine kalktı kendisi geldi zaten, kime neyin artistliğini yapıyorsunuz?
İBB soruşturması: Tutuklu birçok kişi 1 yılı aşkın süredir iddianame bekliyor
Arzu Can da onlardan biri
Aynı dosyada yer alan eşi, tahliye edildi ancak 22 yıllık işini kaybetti
14 yaşındaki oğulları okulu bıraktı, intihara teşebbüs etti
@alicanuludag
https://t.co/12TgKRNVVI
6 yaşındaki H.K.G’yi, 29 yaşındaki mürit Kadir İstekli ile evlendirdiler. Tarikat dışına çıkarılmayan çocuk 7 yaşından itibaren cinsel istimara maruz bırakıldı. Çocuğa yıllarca bunun oyun olduğunu söylediler. H.K.G. bunu bütün kız çocuklarının yaşadığını zannediyordu. 14 yaşında annesinin götürdüğü doktor istismarı fark etti, polise haber verdi. Tarikat kemik yaşı testine 22 yaşındaki kadını soktu. Sapıklar kurtarıldı. 17 yaşında götürüldüğü
psikiyatrist ‘Sana 7 yaşından beri tecavüz etmiş’ dedi. H.K.G. Kadir İstekli’yi konuşturup istismarı itiraf ettirdi ve konuşmayı kaydetti. Bu kayıtla savcılığa suç duyurusunda bulundu. İki yıl dava açılmadı. Sapıklar medreselerde çocukların yanındaydı. H.K.G.’yi çok tehdit ettiler, şikayetini geri almaya zorladılar. Ama bir adım geri atmadı. Davasında direndi. Bizim haberimizden sonra kadın örgütlerinin, baroların mücadelesiyle davada baba Yusuf Ziya Gümüşel 19 yıl, Kadir İstekli 30 yıl hapis cezası aldı. Yeni Şafak, Akit, Cübbeli Ahmet bu sapıkları savunup H.K.G.’ye iftiralar attı. Suçlu bulunan Yusuf Ziya Gümüşel serbest bırakıldı.
Şimdi sapıklar ve onları savunanlar kutlama yapıyor. Yazıklar olsun.
Beypazarı Belediyesi tarafından 1 Haziran Pazartesi günü Doruk Maden işçilerine tahsis edilen otobüsler hükümet ve emniyet tarafından yapılan baskılar sonucu iptal ettirildi.
Madencileri yıldıramayacak, verdiğiniz sözleri tutacaksınız!
1 Haziran'da İçişleri Bakanlığı'ndayız!
Akbelen’de toprağını savunan #EsraIşık TUTUKLANDI.
Esra Işık’ın tutuklanmasını protesto eden #BaşaranAksu TUTUKLANDI
Başaran Aksu'nun tutuklanmasını protesto eden Bağımsız Maden İş Sendikası hukuk biriminden #DoğukanAkan TUTUKLANDI
Oscar Ödüllü İranlı yönetmen Asgar Ferhadi'den dünya çapındaki sanatçılara çağrı: “Altyapıyı vurmak savaş suçudur”
🔴 "Bu kritik günlerde ve saatlerde, dünyanın her yerindeki sanatçılara ve film yapımcılarına, sivil altyapıyı giderek daha fazla tahrip eden yıkıcı saldırganlığı durdurmak için mümkün olan her şekilde bir ses olmaları çağrısında bulunuyorum.
🔴 İran halkına ait olan altyapının tahrip edilmesi sadece binalara yönelik değil; aynı zamanda insan hayatına ve onuruna bir saldırıdır.
🔴 Bir ülkenin altyapısına saldırmak bir savaş suçudur.
🔴 Herhangi bir inanç veya tutumdan bağımsız olarak, bu insanlık dışı, yasadışı ve yıkıcı süreci durdurmak için tek ses olalım."
İsmail Arı’nın “Bir yıldır beni tutuklamaya çalışıyorlar” ifadesine açıklık getirmiş. Gerçekten kurdun kuzuyu yutma operasyonunu yaşıyoruz. Gezi döneminde lise ikinci sınıf öğrencisi olan İsmail’i Gezi’ye bağlamaya çalışmışlar. Bu kapsamda HTSve MASAK raporlarına bakılmış. Ortaya koyabildikleri tek “delil”, 2020’de Tayfun Karaman ve 2024’te Mücella Yapıcı ile yapılan birer telefon görüşmesi. MASAK raporu ise tertemiz. İsmail’in hesabına yatan tek yüksek tutar BirGün maaşı. Zaten o maaşlar da büyük paralar değil.
https://t.co/n52BkJeJ3h
Beyefendi size iftira atılmıyor hakkınızda yargı kararı var. @Armagan_caglaya sevdaya dahil şiirleri ezberleyeceğine dava dosyasına baksaymış keşke konuğuna çalışırken. O taraf dediğiniz tarafta insanlar delillere göre konuşuyor?
“Oyuncu Ozan Güven’e, eski partneri Deniz Bulutsuz’a şiddet uyguladığı gerekçesiyle verilen 1 yıl 15 ay hapis cezası, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesi (istinaf) tarafından onandı.
Mahkeme, İstanbul 58. Asliye Ceza Mahkemesince “silahla kasten yaralama” suçundan verilen cezayı usul ve esasa uygun bularak, delil ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığına hükmetti.”
Pınar Sevim’i öldürüp iki yıl boyunca Pınar’ın intihar ettiği kurgusuyla savunma yapan Rıdvan Bulunmaz bugün müebbet hapis cezası aldı.
Gencecik bir kızkardeşimiz artık aramızda değil, ama ailesinin, kadın örgütlerinin, baroların, bizlerin verdiği güçlü, ortak mücadele sayesinde adı artık adalet ile anılacak.
Bu ülkede adaleti dişle tırnakla kazanmanın bir örneği oldu Pınar Sevim davası.
Biz kadınları katledenlerin hak ettikleri cezayı aldığı için sevindiğimiz değil, tek bir kızkardeşimizi bile kaybetmediğimiz bir ülke istiyoruz.
Pınar Sevim için verdiğimiz mücadele bunun mücadelesi, bu mücadele hepimizin mücadelesi!