🗣️Burkina Faso Devlet Başkanı Yüzbaşı İbrahim Traoré:
Bir gün, Batılı bir ülkenin gizli servisinden yetkililer bizi görmeye geldi. Bize, teröristlerin bulunduğu bölgelere gönderilecek yiyeceklerin içine katılması için dört farklı ürün teklif ettiler.
Bu ürünlerin her şeye katılabileceğini belirttiler; bira veya şekerli içecekler, sigara, pirinç, süt... Kısacası her şeyin içine konulabiliyor.
Ürünlerin etkilerini şu şekilde anlattılar:
Beyni tahrip eden ürün:
Amacı beyni öldürmek. Yani kişinin düşünmesini engelliyor. Nöronlarınızı yavaş yavaş kapatıyor ve sizi adeta aptallaştırıyor. Birkaç yıl içinde düşünme ve iş yapma kapasiteniz tamamen azalıyor.
Fiziksel kapasiteyi düşüren ürün:
Bu ürün fiziksel dayanıklılığı hedef alıyor. Eğer bir kişi 12 kilometre koşabiliyorsa, birkaç yıl sonra bu oran belki 6 kilometreye, 4 kilometreye düşüyor; kişi giderek zayıflıyor.
Uyku hali yapan ürün:
Sürekli uyku durumuna neden oluyor. Bunun vücutta tam olarak neyi etkilediğini ve nasıl çalıştığını doktorlar daha iyi bilir.
Onları dikkatle dinledik ve ardından ürünlerin isimlerini sorduk. Bize isimlerini vermediler ve kalkıp gittiler.
Ancak gitmeden önce onlara şunu sorduk: 'Bunu daha önce bir yerde test ettiniz mi? Gerçekten işe yarıyor mu? Aksi takdirde neden buna para ödeyip böyle bir işe girelim?' Çünkü bize bu teklifi getirmelerindeki amaç, teröristlerin olduğu bölgelerdeki bireylerin zamanla zayıflaması ve birkaç yıl içinde tarafımızca kolayca ezilebilecek hale gelmesiydi.
Bize verdikleri yanıt; 'Evet, bunu daha önce Afrika'da bir yerlerde ve Asya'da da kullandık' oldu. Bunu daha önce defalarca kullanmışlar.
Biliyor musunuz, kanımı donduran şey ne oldu? Kendi kendime, 'Evet, Afrika'nın işi bitmiş' dedim. Çünkü aslında bunu halihazırda Afrika'da kullanıyorlar.
📢📢📢 Cumhurbaşkanlığı onayladı: Kamuya 11 bin 388 memur ve işçi alımı yapılıyor
Toplam 11 bin 388 personel alımı için süreç başladı. KPSS'siz ve 50 KPSS ile yapılacak alımlarda binlerce aday için başvurular alınmaya devam ediyor. Detaylar ve kurum dağılımları 👇
Hangi Kurum, Kaç Personel Alıyor?
📍 MEB: Okullara KPSS şartsız 3.000 temizlik işçisi
📍 EGM: 500 sözleşmeli hizmetli (Ağustos'ta ise 3.000 lise mezunu polis)
📍 GSB: 300 gençlik çalışanı, 300 yurt yönetim memuru, 1.200 antrenör
📍 Jandarma: Lise mezunlarından 350 subay, 323 astsubay
📍 Dışişleri Bakanlığı: KPSS puan şartı olmadan 120 memur
📍 Diyarbakır BB: KPSS'siz 197 işçi alımı
📍 KOSGEB: 15 destek personeli (Hizmetli)
📍 ÖSYM KPSS 2026/1: Mülakatsız 2.083 memur yerleştirmesi (278 Lise, 828 Ön Lisans, 977 Lisans).
Öne Çıkan Başvuru Şartları
▪Şartlar: En az ilkokul mezunları için KPSS'siz, lise ve üzeri için genelde taban 50 KPSS puanı yeterli.
📲 Başvurular: ÖSYM tercihleri https://t.co/eLk4U8HUCn; bakanlık ilanları e-Devlet Kariyer Kapısı; okul işçi alımları ise https://t.co/XDMnQexfdm üzerinden yapılacaktır.
Yeni iş alım ilanları için takipte kalın!🔔
Çok sayıda çalışma, COVID aşılarının milyonlarca insanın davranışlarını değiştirdiğini ve nöropsikiyatrik hastalıklar salgınına yol açtığını gösteriyor... Nicolas Hulscher MPH.
Sıfır daire bakıyorsanız tek fiyatı kabul etmeyin.
İlan 6 milyon mu?
“Benim bütçem 4 milyon.” deyin, kartınızı bırakın ve çıkın.
Birçok satıcı satış yapmak zorunda olduğu için birkaç saat ya da birkaç gün içinde pazarlıkla geri dönüş yapabiliyor.
Nakit ve sabır, bugünün konut piyasasında en güçlü pazarlık aracı olabilir.
İşte fırsatlar tam da böyle dönemlerde doğuyor.
#konut #emlak #türkiye
Hala aynı muhabbet dünyayı anlamayanlar da…
“Efem ABD’ye ne verdik”
Bunlar üç gün önce de…
“Efem ABD izin vermez Suriye de hiç bir şey yapamazsınız” diyordu..
Uyanın…
Amerika artık küresel bir güç değil.. adamlar kendisi bile bunu anladı… kontrollü bir geri çekilme peşindeler… giderken yeni merkez olacak Türkiye ile anlaşarak çekilelim hesabında..
Ne istersek verecek.. tek istediği Türkler ile dost kalmak.. biliyorlar ki alan boşladığın da biri zaten dolduracak…
Başlangıç...
Herkes NATO Zirvesi'nde hangi liderin kiminle tokalaştığına, hangi fotoğrafın servis edildiğine, hangi cümlenin kurulduğuna bakacak.
Bence yanlış yere bakıyor olurlar.
Asıl hikâye kameraların önünde değil, kapalı kapılar ardında yazılıyor.
Türkiye artık otuz yıl önceki Türkiye değil.
Eskiden masaya davet edilen ülkeydi.
Bugün ise masanın kurulabilmesi için varlığı hesaplanan ülkelerden biri.
Çünkü Karadeniz'in güvenliği konuşulacaksa Türkiye olmadan olmaz.
Boğazlar konuşulacaksa Türkiye olmadan olmaz.
Rusya'nın çevrelenmesi konuşulacaksa Türkiye olmadan olmaz.
Doğu Akdeniz konuşulacaksa Türkiye olmadan olmaz.
Suriye konuşulacaksa Türkiye olmadan olmaz.
Irak konuşulacaksa Türkiye olmadan olmaz.
Kafkasya konuşulacaksa Türkiye olmadan olmaz.
Enerji koridorları konuşulacaksa Türkiye olmadan olmaz.
Tahıl koridorları konuşulacaksa Türkiye olmadan olmaz.
Göç baskısı konuşulacaksa Türkiye olmadan olmaz.
Terörle mücadele konuşulacaksa Türkiye olmadan olmaz.
Avrupa'nın güneydoğu savunma hattı konuşulacaksa Türkiye olmadan olmaz.
Ve son olarak...
Savunma sanayii konuşulacaksa artık Türkiye sadece müşteri değil, üretici olarak masada oturuyor.
İşte bu yüzden birçok kişi NATO Zirvesi'ni yanlış okuyor.
Mesele Türkiye'nin ne isteyeceği değil.
Mesele, Türkiye'nin hangi taleplerini hangi pazarlık gücüyle masaya koyacağıdır.
Ben, kapalı kapılar ardında bu ve buna benzer sert bir yaklaşımın konuşulmasının şaşırtıcı olmayacağını söylüyorum:
"Ben Karadeniz'in yükünü taşıyorum.
Boğazları ben koruyorum.
Güney sınırında yıllardır terörle mücadeleyi ben yürütüyorum.
Milyonlarca düzensiz göçün Avrupa'ya ulaşmasını büyük ölçüde ben engelliyorum.
NATO'nun ikinci büyük ordusuna sahibim.
Savunma sanayiimi her yıl büyütüyorum.
Enerji ve ticaret koridorlarının merkezindeyim.
Eğer bu ittifakın güvenliğine bu kadar katkı sağlıyorsam, güvenlik kaygılarım da aynı ciddiyetle karşılanmalıdır."
Devletlerin pazarlık mantığına baktığımızda, masaya oturan her ülke elindeki stratejik değeri en yüksek seviyede kullanmaya çalışır.
Asıl soru şu değil:
NATO Türkiye'ye ne verecek?
Asıl soru şudur:
Türkiye, elindeki jeopolitik ağırlığı önümüzdeki yıllarda hangi kazanımlara dönüştürmeye çalışacak?
Zirvenin gerçek sonucu şudur. Kameraların önündeki açıklamalarda değil, aylar sonra ortaya çıkacak kararların içinde saklı olacak.
(başlangıç devam edecek)
@yazarmuratakan Türk Medyasında Çıt var mı?
diye sordunuz. Evet var, bir tanesinin başlık şöyle:
"Milyonlarca kişiyi öldürdüler. Dünya bu haberle çalkalanıyor" https://t.co/AtOULs8B9i
🔖 Bir Suriye vatandaşının paylaşımı:
“Şam'da arabamı park edip yaklaşık iki saatliğine yanından ayrıldım.
Döndüğümde bir polisi arabanın yanında beklerken buldum.
Tam kapıyı açmak üzereyken yanıma yaklaştı ve "Bu arabanın sahibi siz misiniz?" diye sordu.
"Evet, benim. Bir sorun mu var? Ceza mı yedi?" diye cevap verdim.
"Allah iyiliğini versin be adam. İki saattir burada arabanın sahibini bekliyorum çünkü arka camı açık bırakmışsın ve koltukta bir çanta var.
Birinin gelip çalmasından korktum" dedi.
"Çok ama çok özür dilerim. Camı açık unuttuğumu fark etmemişim. Çok minnettarım ama neden burada bekleyip kendinizi yordunuz?" dedim.
"İnsanları korumak bizim görevimiz. Hatta amirime, arabanın sahibi gelene kadar görev yerimden ayrılamayacağımı söyledim" diye karşılık verdi.
Kendisine teşekkür ettim ve sembolik, küçük bir hediye teklif ettim ama o bunu kesin bir dille reddederek şöyle dedi: "Bu benim (trafik polisi olarak) görevim. Ne bir lütuf ne de bir iyilik."
Bu adam, Suriye'nin bu zor zamanlarda ihtiyaç duyduğu örnek bir vatandaş.”
@mrsoydan00 Ama bu sahte değil 👇
Düz dünyacıların komplo dediği ISS yi kendi gözlerinizle görmek isterseniz,
[Murat bey siz zaten siz biliyor olmalısınız] Bugün saat 21:05 de TR nin Güney Batı tarafından başlayacak ve yaklaşık Hatay üzerinde saat 21:09 da tepe noktasına ulaşmış olacak+++
@Maviturkk@YucelereD#Savaş başlamadan önce yağışlar geçen yıla göre zaten 3 kat artmıştı...
Kaynak 👇
17 Şubat tarihli AA haberi,
Meteoroloji Genel Müdürlüğü
@Maviturkk@YucelereD#Savaş başlamadan önce yağışlar geçen yıla göre zaten 3 kat artmıştı...
Kaynak 👇
17 Şubat tarihli AA haberi,
Meteoroloji Genel Müdürlüğü