Ömer Kaya: Türkçe mi, O da Ne
"Türkçeyi Arapçaya, İngilizceye boğmak ya da ortaya karışık anlamsız sözcükler, sözcük grupları kullanarak Türkçenin mantığını, söz dizimini yok saymak bizi daha havalı, daha güncel, daha içten, daha popüler, daha genç gösterebilir mi. Türkçeyi Türkçe gibi kullanma çabası gerçekten dil polisliği mi."
https://t.co/18x0I6nCnr
Banu Yıldıran Genç: İyi Öyküden Söz Ettiğimizde Sözünü Ettiklerimiz
"Rıdvan Hatun’dan 2020’lerin en iyi öykücülerinden biri olarak bahsedilecek. Yazarlığın en büyük ödülü de bu olsa gerek."
https://t.co/pPJzSvitz7
Notos'un 108. sayısı çıktı 📖
Temmuz-Eylül sayısının kapak konusu Ahmet Hamdi Tanpınar.
Modernitenin Tekinsiz Akışında
Ahmet Hamdi Tanpınar edebiyat dünyamız içindeki hemen herkese göre en önemli birkaç romancımızdan biri. Ama onun da yazdıkları hemen anlaşılamamıştı. Gerçekten anlaşıldıktan sonra roman sanatımızın dönüm noktalarından birini oluşturduğu konusunda herkes hemfikir oldu. Ondan sonra Tanpınar edebiyatı üstüne daha nitelikli çalışmalar yapıldı. Notos’ta bu çabalara bir katkı yapmayı düşündük.
Notos Günleri başladı...
https://t.co/jsAylElCTp
Kültür sanat kurumlarına yüzde 5'lik vergi oranı yasalaşmalı, diyorum ya...
Bunu çeşitli kereler yazdım. Arkadaşlar bu gerçekten çok yakıcı bir talep.
Yayıncılar Birliği, meslek örgütümüz bu talebe artık sahip çıkmalı. Bütün kültür sanat kurumları bıkmadan bunu savunmalı. Bu bir çıkış yolu açabilir.
Denir ya, biz Kapalıçarşı'daki kuyumcudan çok vergi ödüyoruz. Bu kesinlikle doğru. Biz ayda ortalama 1,5 kitap yayımlayan küçük bir yayıneviyiz. Notos Kitap para kazanmıyor, ayakta durmaya çalışıyor. Kapalıçarşıdaki kuyumcudan çok vergi veriyoruz. Şaka değil bu.
Yüzde 5'lik vergi oranı çok daha yüksek sesle dile getirilmeli.
16. Türkân Saylan Sanat Ödülü, savaşın insan ruhu ve belleği üstündeki izlerini anlattığı öykü kitabı Korkunun Kıyılarında nedeniyle Buket Arbatlı'ya verildi. Buket Arbatlı iyi yazar, bu ödül de tam yerini bulmuş.
@buketarbatli
MEHVEŞ BİNGÖLLÜ – Yas
“Annemin ardından sayfalarca yazı yazdım. Onu kendime yazdım, kendimi onunla yazdım. Sonra anladım ki inanmamışım annemin öldüğüne de o sayede yazabilmişim.”
https://t.co/9WvzZHJlkN @kitapkritik24 aracılığıyla
Yazdığıma inanamadan yazdığım bir şey oluyor bu. Kitabım Zamanla Aynı Kumaştan çıktı, yazılarımdan oluşuyor. Hayatımın en mutlu günlerinden biri.🌸https://t.co/GTERnTKT6G
Afiş önemli bir dosya çalışması yaptı. Bir ifşa olarak da alınabilir.
Piyasa değeri 111-120 milyar ABD doları arasında olan, içinde 8 milyon sanatçının bulunduğu, 2024 yılındaki geliri 15,6 milyar Euro olan, küresel müzik akış pazarının yaklaşık %31,7’sini elinde bulunduran Spotify arka odalarda neler yapıyor...
Sanatçıların telif haklarını güdük tutan, algoritma oyunlarıyla sahte sanatçılar yaratan, yapay zekâyı kötüye kullanan, cinsiyetçi algoritmasıyla erkek egemenliğini öne çıkaran Spotify...
Dahası da var, Afiş açıklıyor...
Yaratıcı yazar aynı zamanda hem birey olarak hem yazdıklarıyla gerçekleri söyleyendir, halkın vicdanı, bilinci, sözü olmalıdır. Böyle düşünmek de var, düşünmemek de...