Özellikle kışın o saatte uyanıp işe gitmeye hazırlanırken aynı fikirde olamıyorum ne yazık ki ya :( Ayrıca her seferinde 23 de uyumaya niyet etsem bile bunu herhalde 1 kere falan yapabilmişimdir
Hayat kocaman bir Nasreddin hoca fıkrası. Ben burda o vakıflar boy boy destek açıklaması yaparken böyle bir tenkit görmedim. Kazanın doğurduğuna inanıyorsunuz da öldüğüne niye inanmıyorsunuz
Böyle bir zulme ses çıkarmayacaksak biz nasıl Müslümanız? Bu şekilde bir zulmü görmezlikten geleceksek bir daha “mazlumlar” “kardeşlik” gibi kelimeleri ağızlarımıza nasıl alırız? Yeryüzündeki hiç bir gerekçe bu mazlumlara karşı insanlık görevimizi yerine getirmeye denk olamaz.
🗣️ Dünya Müslüman Alimler Birliği Genel Sekreteri Muhammed Ali es-Sallabî:
“Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a..
Sen, Azerbaycan’ın en karanlık günlerinde yanında duran liderdin. Silah depolarını ve insansız hava araçlarını Azerbaycan’ın hizmetine sundun, askerî danışmanlar gönderdin.
Ermenistan’a ve tüm dünyaya karşı dimdik durarak Karabağ’ın kurtuluşu için “Azerbaycan yalnız değildir!” dedin.
Biz Müslümanlar olarak seni alkışladık. İlham Aliyev’in zaferini hepimizin zaferi olarak gördük.
Ancak bugün her Müslüman erkeğin ve kadının yüreğini sızlatan bir soru var: Müttefikin İlham Aliyev, kendi ülkesinde ne yapıyor?
İslam ve Türk kardeşliği adına desteklediğin müttefikin, bugün Azerbaycan’da kızlarımızın başörtüleriyle okullara ve üniversitelere girmesini engelliyor.
Kız öğrenciler sırf “Rabbim bana bunu emretti” dediği için okula alınmıyor.
Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan,
Sen, Türkiye’de başörtülü kızların eğitim hakkı için yıllarca mücadele ettin. Üniversitelerdeki başörtüsü yasağını kaldıran lider oldun.
Peki, bugün sizin insansız hava araçlarınızla güçlenen müttefikin tarafından aynı başörtüsünün baskı altına alınmasına nasıl razı olabilirsin?
Birlikte inşa ettiğiniz güçlü Azerbaycan, Müslüman kadınlara baskı uygulayan bir güce dönüşmemelidir.
Sana kardeşlik adına, bugün okulunun kapısında gözyaşı döken her Azerbaycanlı kız öğrenci adına sesleniyoruz:
İlham Aliyev üzerindeki büyük etkinliği ve nüfuzunu kullanarak ona şu sözleri söylemeni istiyoruz:
“Müslümanların kızlarından elinizi çekin!”
Çünkü Bakü’de başörtüsü mücadelesini kaybedersek, Karabağ zaferi de gerçek anlamda tamamlanmış olmayacaktır.
Allah’ım, sen şahit ol! Ben üzerime düşen tebliğ görevini yerine getirdim.”
🗣️ Kılıçdaroğlu:
“Azerbaycanlı kardeşlerim
Türkiye başörtüsü konusunda çok ağır bir sınavdan geçti.
Bizim de burada sorumluluğumuz oldu.
Bu sorumluluğu üstlenen bir kişi olarak Azerbaycan'a sesleniyorum: Kadınları özgür bırakın, istediği kıyafetini seçsin."
Bazı ezgiler vardır, yalnızca dinlenmez; bir devrin acısını, bir neslin hafızasını taşır. “Ağlama Karanfil” de onlardan biridir.
28 Şubat’ın karanlık günlerinde, üniversite kapılarından başörtüleri sebebiyle geri çevrilen genç kızların mücadelesine ses olmak için doğmuştu. Karanfil, artık yalnızca bir çiçek değil; inancıyla eğitimi arasında tercihe zorlanan bir genç kızın adıydı.
Aradan neredeyse otuz yıl geçti. Türkiye’de o kapılar açıldı, fakat bugün Azerbaycan’da başörtülü öğrencilerin karşılaştığı engellemeler aynı acı hafızayı yeniden canlandırıyor.
Dün Beyazıt’ta bir genç kızın gözyaşına sebep olan mesele, bugün Bakü’de başka bir genç kızın karşısına çıkıyor.
Demek ki bazı ezgiler eskimiyor. Çünkü onları doğuran acılar henüz tarihe karışmış değil.
Karanfil yine aynı karanfil. Yalnızca gözyaşının döküldüğü toprak değişmiş.
Bir insanın, hele ki bir müminin, bu zulmü görüp de kendine bunu dert edinmemesi mümkün olabilir mi? Müslümanlar olarak Azerbaycan'da da 28 Şubat zihniyetinin devam ettirilmesine duyarsız kalmamalıyız
“Mü’minler birbirlerini sevmekte, birbirlerine acımakta ve birbirlerini korumakta bir vücuda benzerler. Vücudun bir uzvu hasta olduğu zaman, diğer uzuvlar da bu sebeple uykusuzluğa ve ateşli hastalığa tutulurlar.” Buhârî, Edeb 27; Müslim, Birr 66
🔴 Karabağ Savaşı'nda kolunu kaybeden Azerbaycanlı bir gazi, başörtüsü yasağına tepki gösterdi.
“Kızım başörtüsü yasağı nedeniyle okula gidemeyecek. Ben bu kolu bunun için mi verdim?”
Gazze’yi unutmayanlara selam olsun, @sadakatasi ve @destekfilistine birlikte halkımızın desteğiyle ampute olan yüzlerce Gazzeli kardeşimize protez yapıyorlar. Bunu da belgeselle anlatmışlar, çok duygulandım. Onların adidas’ı varsa bizim de vakıflarımız var. Belgeseli izlemenizi tavsiye ederim.
🚨 Kassam Tugayları Sözcüsü Ebu Ubeyde'den 7 Ekim açıklaması:
"Ey yüce Gazze halkı... Ödediğiniz bedel çok ağırdı ancak eyleminiz muazzamdı.
Özgür insanların vicdanını uyandıran, tüm komplocuları ve Gazze'yi yüzüstü bırakanları ifşa eden bu dar ve kuşatılmış toprak parçasında; ümmetin onurunu ve kutsallarını savunan murabıtlar (nöbetçiler), şan ve şeref destanı yazanlar, tarihin seyrini ve dünyanın dengelerini değiştirenler olarak nesiller sizi hep hatırlayacaktır.
7 Ekim, Allah'ın izni ve lütfuyla askeri bir mucizeydi.
Dosttan önce düşman bile bu planlama ve uygulamanın büyüklüğüne; direnişçilerin zekâsının tüm tehditleri ve fırsatları değerlendirmede harikalar yarattığı o kusursuz stratejik aldatmacanın ustalığına şahitlik etti.
Gazze kendisine destek olanları, özellikle de onun uğruna kan dökenleri asla unutmayacaktır.
Sudan ve Libya cesaret ve onur gayreti bakımından Yemen, Lübnan, Irak ve İran'dan daha geride değildir. Çeşitli cephelerden gelen basit insansız hava araçlarının düşmanın uykularını nasıl kaçırdığına herkes şahit olmuşken, harekete geçmeyenler için hiçbir mazeretin kalmadığı kanıtlanmıştır.
Peki ya düşmana karşı Batı cephesi de açılsaydı hal nice olurdu, siz düşünün?!!"