10 yaşından beri namaz kılan biri olarak söylüyorum çalıştığım köyde 4 cami ve 5 katlı kuran kursu var hepsinde klimalar jeneratörler var . Ama sağlık ocağının tavanı damlatıyor ,elektrik kesintisinden dolayı donarak muayene yapıyoruz
Cehalet .
Bir süredir akşam 5-8 arası mesai dışı poliklinik hizmetleri başlatıldı. Neden sadece hastaneler ? Ben de çalıştığım için banka, nüfus müdürlüğü, belediye gibi resmi yerlere yetişemiyorum. Bunlar için de mesai dışı çalışma programı oluşturulsun öyleyse.
Sadece işini düzgün yapmak ve dürüstçe yaşayarak hayatını sürdürmek isteyen insanların yaşama sevincini, içlerindeki insan sevgisini yok eden b*ktan bir düzen. Ve bu düzende hala insan kalmak için çırpınan güzel yürekli insanlar.
Bir hekimin, gece saatlerinde acil servise başvuran 10 yaşındaki bir çocuk hastaya yaptığı muayene ve bilimsel ölçütlere dayalı ilaç düzenlemesi; eczanede verilen yanlış yorumlar üzerine itibarsızlaştırılmış ve sonuçta hekim hakkında CİMER’e şikâyet yapılmıştır.
⚠️ Burada dikkat çeken nokta;
Hekimin klinik değerlendirmesinin değil, eczacının veya kalfasının yorumu üzerinden “yetersiz muayene” iddiası yaratılmasıdır.
Hekim hastanın yararını gözetip gereksiz ilaç yüklemekten kaçınırken, tam tersine liyakatsiz yorumlar ve yanlış yönlendirmelerle hem hasta hem de hekim mağdur edilmektedir.
22 yıllık meslek tecrübesi olan bir hekimin kararları sorgulanırken, sağlık sisteminde işin ehli olmayan kişilerin sözleri belirleyici hale getirilmektedir.
👉 Sağlık hizmetlerinde bu tür örnekler; hekimlerin karar alma mekanizmasını zedelemekte, mesleki özerkliğe gölge düşürmekte ve hastaların güvenliğini riske atmaktadır.
Hekimsen olarak vurguluyoruz:
✅ Hekimlik mesleği bilimsel temellere dayalıdır, keyfi yorumlarla itibarsızlaştırılamaz.
✅ Eczanelerde yapılan bu tür yönlendirmeler hem hukuken hem de etik olarak kabul edilemez.
✅ Sağlık Bakanlığı ve meslek örgütleri, hekimlerin mesleki yetkinliğini hedef alan bu tür girişimlere karşı koruyucu düzenlemeler geliştirmelidir.
✅ Ayrıca CİMER’e yapılan asılsız ve gereksiz ihbarlar hekime iletilmeden, sistem tarafından filtrelenip cevaplanmalıdır. Hekim bu tür mesnetsiz iddialarla meşgul edilmemeli, moral ve motivasyonu zedelenmemelidir.
⚖️ Hekimin kararını sorgulamak, ancak bilimsel ve mesleki ölçütler ışığında yapılabilir. Hekimler, yetkisiz otoritelerin değil, bilimin rehberliğinde hareket eder.
Berbat bir olay yaşamışsınız. Ama en azından hocanız poliklinik kapanması karşısında çıldıran biri değilmiş. Hemen hızlıca sağlık teröristini diğer odada muayene ettiren g*tler örnek alsın.
Üzgünüm. Kırgınım. Öfkeliyim.
Hastaya işitme cihazı önerdim. “Şimdilik idare ediyorum” dedi. Önyargılı olduğunu düşünüp, cihaz aslında gözlükle aynı işi yapıyor, biri görmek, diğeri duymak için filan diye anlatırken, gözleri doldu, sözümü kesti.
“Ondan değil hocam. Emekliyim. 25 yıl çalıştım. Ama demek ki az çalışmışım, emekli maaşım düşük. Buraya gelirken bir yere sordum. Devletin ödediği 4-5 bin liraymış. Üstüne en az 25 bin lira istiyorlar. O kadar param yok” dedi.
Dondum kaldım. Benim yardımcı olmamı ister misiniz, dedim. “Sağolun, çocuklar da söylüyor ama şimdilik idare ediyorum” dedi.
Kişi başı milli gelir 17 bin dolar. Emekliye düşen sağır dolaşmak.
Bu ülkede yaşamaktan başka bir imtihana ihtiyacımız yok bizim.
Yeni evlendik. Bir hevesle eşimin tüm gömleklerini tişörtlerini ütüleyip astım dolaba. Akşam geldi dedi ki "hayatım ellerine sağlık çok teşekkür ederim, işimi çok kolaylaştırdın ama tişörtleri asarsak onlar uzun vadede esner, onları katlayarak yerleştirsem olur mu?"
Dedim ki: "olur bey bundan sonra ütüledikten sonra öyle yaparsın. Ama benim tişörtlerimi as."
İki gözüm sağ olsun o gün bugün ütü derdim kalmadı.
Vergi dilimine girersin, maaşın düşer.
Yıllık izin kullanırsın, maaşın düşer.
Başhekimlik bir günde karar alır, nöbet ertesi ücretlerini keser, maaşın düşer.
Mutemetlik teşvik puantajını veya nöbetini yanlış hesaplar, maaşın düşer.
Geçici görevlendirme çıkar, maaşın eksik yatar, geç yatar.
Bu kadar maaşı belirsizliklerle dolu başka bir memur grubu var mı?
Bir insanın zeka kapasitesini gösteren en büyük şey “default pozisyondan çıkmak”tır. Aileden gelen yaşam tarzını, kültürden gelen kodlarını sorgulaması; geçmiş anılarının özgür iradesi üzerindeki etkilerini sıyırması ve kendini “bir heykeltıraş gibi” yeniden yapmasıdır.
bu şehirlerin yanışı afet degil acizliktir. kravat rengiyle devlet olunmuyor. gel traktörüyle elinde bidonla evini ailesini korumaya çalışan adama anlat şöyle büyük devletiz diye. çarçur ettiğiniz her kuruşumuz haram olsun
Adana Büyükşehir Belediye Başkanımız Zeydan Karalar, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanımız Muhittin Böcek ve Adıyaman Belediye Başkanımız Abdurrahman Tutdere Aziz İhsan Aktaş’ın iftiraları nedeniyle gözaltına alındı. Bu durum
hukukun ne yazık ki kimlere nasıl işlediğini bir kez daha göstermiştir.
Madem Aziz İhsan Aktaş herkese para dağıtmış, o zaman bu kirli düzen sadece muhalif başkanları mı hedef alacak? Para verilen AK Partili isimler nerede? Onlar için neden aynı kararlılık gösterilmiyor?
Hukukun siyasete göre eğilip büküldüğü, adaletin bir kesim için uygulanıp bir kesim için görmezden gelindiği bir düzende kimse bizden hukuk devletine güvenmemizi, adalete inanmamızı beklemesin.
Buradan sesleniyoruz: Hukuk ya herkes için vardır ya da hiç kimse için yoktur!
Haksızlığa, hukuksuzluğa, siyasi operasyonlara boyun eğmeyeceğiz.
🔴Türkiye'den Almanya'ya ihraç edilen ürünlerin Türkiye ve Almanya fiyatlarını karşılaştıran içerik üreticisi sosyal medyada gündem oldu.
Soru: Tek sorun enflasyon mu?
Sevgili arkadaşlar ve hocalarımız, lütfen halkın okuyacağı şeyler yazmadan veya röportajlar vermeden araştırıp en güncel bilimsel bilgilere sahip olduğunuzdan emin olun. Yoksa çok ciddi zararlar verebilirsiniz. Türkiye'de tıp eğitiminde ne yazık ki en büyük eksikliklerimizden biri, özellikle akademinin dışına çıkan hekimlerimizin bilgilerini güncelleme konusunda resmi bir sorumluluğunun olmaması. Hal böyle olunca bilgilerinizi yenilemek ve güncellemek kişisel sorumluluğunuza kalıyor. Bunu çok güzel yapan hekimlerimiz çok fazla ama ne yazık ki hala asistanlığının ya da fellowluğunun son senesindeki pratiğine aynen devam birçok hekimimiz de mevcut. E haliyle de hem böyle röportajlar veriliyor hem de bazen direkt olarak hastalar zarar görebiliyor.
Hocamız, “kalp masajı, bilmeyen bir kişi tarafından asla yapılmamalı” demiş. Fakat bu kesinlikle doğru değil ve bilimsel veriler de bunun aksini söylüyor. Anlatayım👇
Sağlık personeli olmayan kişilerin yaptığı kalp masajlarına bakan büyük bir çalışma var. Danimarka’da yapılmış, 19.000’den fazla vakayı incelemişler. Halk arasında CPR oranı iki katına çıkınca, hayatta kalma oranı da üç katına çıkmış [1]. Yani birisi kalp krizi geçirdiğinde, ambulans gelene kadar geçen her dakika çok kıymetli. O anda birinin müdahale etmesi, gerçekten hayat kurtarıyor.
“Ya kalp atıyorsa ve yanlışlıkla basarsak?” korkusu da çok yaygın, biliyorum. Fakat, bu da araştırılmış. Amerika’da bir bölgede, 1700’den fazla kişiye kalp masajı yapılmış ve sonra bunların neredeyse yarısının aslında kalp durması yaşamadığı anlaşılmış. Ama ciddi zarar görenlerin oranı çok düşük: sadece %2’sinde kemik kırığı olmuş, o kadar [2]. Yani yanlış alarm olsa bile, zarar ihtimali çok düşük, zarar verseniz de bu kemik kırığı gibi çok ciddi sorun yaratmayacak bir zarar. Çalışan kalbi durdurmuyor. Kurtarabileceğiniz hayatlar düşünülünce bu risk fazlasıyla alınabilecek bir risk. Öte yandan hiçbir şey yapılmazsa, kişinin yaşama şansı neredeyse sıfır. Bu yüzden ABD'de “When in doubt, push hard and fast.” (emin değilsen sert ve hızlı şekilde göğüs masajı yap) veya "Better safe than sorry" (sonra üzüleceğine şimdi sağlamcı davran) gibi kampanya sloganlarıyla herkese CPR yapması tavsiye ediliyor.
Türkiye’de de yapılmış bir çalışma var ve ne yazık ki durum çok vahim. Bu yüzden böyle açıklamalar bu vehameti daha da artıracak tehlike yaratıyor. Henüz 2024 yılında yayınlanmış TROHCA çalışmasında, kalbi duran insanlara halktan birinin müdahale ettiği oran sadece %2.9 [3]. Avrupa’da bu oran %60’lara kadar çıkıyor. Bu kadar düşük olmasının sebeplerinden biri de işte bu tür “bilmeden yapmayın” uyarıları. Halbuki bilim diyor ki: Bilmiyorsan bile, telefonda 112 seni yönlendirir, basit kalp masajı bile çok işe yarar [4].
Yani özetle: Evet, kalp masajı sağlık çalışanı olmayan biri tarafından mükemmel yapılmayabilir. Ama hiç yapılmamasından çok daha iyidir. Bir kişinin kalbinin durup durmadığını anlayabielcek eğitiminiz olmasa bile...Bu yüzden, lütfen böyle açıklamaları dinlemeyin. Tam tersine, emin değilseniz bile 112'yi arayıp telefonu yanınıza koyup hemen yardım edin. Çünkü bu şekilde gerçekten bir hayat kurtarabilirsiniz.