🚨Irkını ispat etmek için DNA gönderdiğin #MyHeritage şirketinin merkezi İsrail. Sahibi Gilad Japhet İsrail ordusunda gene duyarlı biyolojik silahta çalışan teknoloji subayıydı. Dedesi Chaim de İsrailin kurucularından. Türklüğünü kanıtlarken düşmanın veri bankasını destekliyorsun
Sen birkaç kürtçünün dolduruşuna gelip İsrail'e tükürük örneğini gönderirken İsrail senin o gönderdiğin maddeyle seni daha iyi nasıl yok ederim diye yöntem geliştiriyor. Yarın atacağı biyolojik ve kimyasal içerikli bombaya seni ve neslini kısır bırakmak için, gerekli donanımları eklemek için muazzam bir fırsat kazanıyor. Ellerinizle yaptığınız şu ahmaklığın TC kimlik numaranızı paylaşmaktan da öte bir gerizekalılık olduğunu anlamazsınız ama yine de anlayın diye yazıyoruz. Türkiye Cumhuriyeti hükümetinin MyHeritage çıkışlı tüm kitleri durdurması şarttır. Türklerin kendi gen haritasını, gene duyarlı silah üretiminde çalışma geçmişi olan bir israillinin şirketine göndermelerini engelleyin!
Hindistan'ın İngilizler tarafından işgal edildiği yıllarda bir İngiliz subayı hiçbir neden olmaksızın halktan bir Hintliye sertçe bir tokat atar.
Hintli adam hemen yüzüne bir yumruk vurur,
subayı yere serer.
Bu karşılığı beklemeyen subay
hem korkar hem de sinirlenir.
Tek başına bir şey yapamayacağını bildiğinden yardım almak için bölüğe gider.
Nasıl olur da sıradan bir Hintli İngiliz Kraliyet subayına vurmaya cüret edebilirdi.
Subay Generalin yanına gidip olayı anlatır ve kendisinden asker talep eder.
General onu dinledikten sonra onu bir odaya götürür.
Bir kasadan 50.000 Rupi çıkarıp subaya verir:
- Bu parayı bugün sana tokat atan Hintliye ver ve ondan özür dile!
Bunu duyan İngiliz subay sinirlenir:
- Zavallı bir Hintli,
İngiltere Kraliyet subayına vurup hakaret edecek ve karşılığında ondan özür mü dileyeceğim?
General sertçe:
- Bu bir emirdir.
Soru sormaksızın itaat edeceksin!
Subay çaresizce parayı alır,
götürüp Hintli adama verir,
özür diler.
Hintli adam o zamanın parasıyla yarı servet olan parayı görünce çok sevinir.
Onunla ev, araba https://t.co/glGCsjlDWkır.
Bir süre sonra da bu Hintli tanınan tüccarlar arasına girer.
Aylar geçer. Bir gün General tokat yiyen subayı çağırır:
- Zamanında sana tokat atan Hintliyi hatırlıyor musun?
Subay:
- Unutmam mümkün mü efendim.
General:
-Şimdi intikamını alma vaktidir.
Ona kalabalık bir topluluğun içinde vur!
Herkes görsün!
Subay itiraz ederek:
- Bu Hintli kimsesiz iken ona vurmama izin vermediniz.
Şu an şehrin tanınan, önemli kişilerinden biri olmuşken mi vurmamı istiyorsunuz?
Ona vurur vurmaz etrafındakiler bana saldırırlar efendim!
General kendinden emin bir şekilde:
- Endişelenecek bir şey yok.
Sana dediğimi yap!
Git ona vur, gel!
İngiliz subay Hintli adamın mağazasına gider.
Hintlinin adamları ve kalabalık müşterisi de orada bulunmaktadır. İngiliz subay bir şey demeksizin öyle bir vurur ki,
adam düşüp yere kapaklanır.
Hintli adam hiçbir karşılık vermediği gibi düştüğü yerden de kalkmaz. İşin garip tarafı subayın yüzüne dahi bakmaya cesaret edemez.
Karşılık görmeyen subay hayretler içerisinde kalır.
İntikam almanın verdiği sevinçle oradan ayrılıp generalin yanına gelir.
General:
- Seni hem sevinçli ve hem de hayretler içerisinde görüyorum.
Subay:
- Evet efendim.
O Hintli İlk seferinde kimsesiz iken ona vurduğumda sessiz kalmayıp daha sert bir şekilde bana vurdu. Ama bugün mal, makam sahibi iken ona vurduğumda karşılık vermek bir yana,
bana bir söz dahi edemedi.
General:
- İlk sefer onu vurduğunda onuru vardı ve bunu en büyük sermayesi bilirdi.
Onu korumak için sana karşılık verdi.
Ama ikinci seferde onurunu paraya sattı.
Menfaati tehlikeye girer diye sana karşılık vermeye korktu.
Onun için kendini savunamadı!.
📛 Çıkarı için onurunu satanlara ithaf olunur....
Peygamber Efendimiz "Eğer beli bükülmüş yaşlılar, takva sahibi gençler, süt emen çocuklar, yayılan hayvanlar olmasaydı, belalar sel gibi üstünüze dökülecekti." demiştir.
◾️ ABD'de eğitimini tamamlayan savaş uzmanı Dr. Ece Aynur'un paylaşımı yeniden gündem oldu:
“Bu yüzyılın susuzluk ve gıda savaşlarına sahne olacağını öngördüğüm için Türkiye’ye, memleketim Burdur’a geri döndüm.
Çiftçilik yapmaya başladım.
Topraklarınızı terk etmeyin.”
Amerika’daki öğretim görevlileri isyan ediyor:
Gençliği kaybettik! Artık düşünmüyorlar, sorgulamıyorlar.
Her şeyi ChatGPT’den kopyalayıp yapıştırıyorlar.
Gençliğimizi, aklımızı ve üretkenliğimizi elimizden aldılar.