Ruhumun arzuladığı duygular, artık benliğime lüks gelmeye başladı. İnsanın en doğal hakkı olan şeyler bile bu düzende birer ayrıcalığa dönüştü; kişi, hak ettiği hayatı yaşamaya değil, ona layık görülmeye çalışır oldu.
Ya Rab, onun gecesine yıldız, sabahına umut, yoluna çiçek, gönlüne sükûn eyle. İçinde büyüttüğü her kederi rahmetinle dindir; sustuğu her acıyı Sen işit. Ben yanında olamasam dahi Sen onu yalnız bırakma. Gönlümde olanı gönlünün muradına eriştir.
Ey Rab, gönlümde olanın gönlüne ferahlık eyle; karanlığına nur, yoluna güller ser, derdine varlığınla derman, yüreğine kudretinle huzur eyle. Gönlünden geçen hayırlı ne varsa ona nasip, attığı her adımı hayra vesile eyle. Onu görünür görünmez her türlü kederden muhafaza eyle.
Lakin doğmamaya yüz tutmuş bir sabahın gecesine insan epey keder yükler; sonra anlar ki, bazen yaşamak için değil, daha fazla tükenmemek için durmak gerek.
Saatlerin asırlara tanıklık ettiği bir ânın içindeyim. İhtimallerin en kuvvetlisine tutundum; zira niyetim, derin bir ömrün çileyle inşa ettiği yuvaya varmaktır. Yâ Rabbi, seferimi hayır eyle.
Çabalamaktan hiç çekinmem; lakin mümkün ile muhâlin arasındaki farkı da bilirim. Günlerce olmayacak bir şey için emek vermek, neticede yalnızca olmayışını seyretmeye niyet etmektir.