küçük bir ilçede belli başlı sektörler için mesela cafe mesela tesisat mesela güzellik gibi işletme sahibi olanların APTAL vasıfsız egoları çok bayağı geliyor bana. zaten müşteri potansiyeliniz belli götünüzde marifet yok bir bok oldum sanıyorsunuz kendinizi.
ve hayatlarını ölüm korkusu üzerine inşa eden bütün zavallılar, ölümsüzlük iksiri bulunana kadar, ölümsüzlük hissiyle idare etmek zorundaydı. zaten idare etmek de otoritenin uzmanlık alanıydı…
son olarak da, insan denen oyuncak, neden kendini bu denli önemsiyor ve önemsenmek için karaya vurmuş balık gibi çırpınıyordu? muhtemelen, bütün bu soruların yanıtlarının zemininde, Harmin'in sözünü ettiği, ölüm korkusu yatıyordu.
yani hayatın sahte anlamı! tabii eğer ortada bir ölüm korkusu varsa, elbet ölümsüzlük isteği de oluyordu. İşte, otorite olmak da bu isteği karşılıyordu. belki insanı gerçek bir ölümsüze dönüştüremiyor ancak en azından öyleymiş gibi hissetmesini sağlıyordu.
sizler için gideceğiniz yere kadar yükünüzü taşıyan sonra adı bile anılmayan olurum, canınız istediği sürece bir köşede hazırda bekleyen, yine tekrardan görmek istediğiniz kadar bulunan olurum. SANIYORSUNUZ. :)