Günaydın dost bildiğim aynalar diye söze başlayan şairin acısı, günaydın yükünü soğuk hava dalgası ile göndermeyi umanlar, günaydın canını dişine takarken gedik kalanlar, inceliğinden incinen mahsunlar, günaydın bir tek işçilerin yapmadığı bayram, günaydın günaydınsız kalanlar.
Yürüyorum,
Azarlanıyorum fışkıran başaklarla,
İki bomba gibi taşıyorum koltuğumdaki bir çift somunu,
Hurdahaş bir sancıyla geçiyorum badem çiçekleri altından.
Gözlerim nemli değil,
Gözlerim namlu.
| İsmet Özel
tez kızaran güllerden kendini sakın
sevgiler ürkütsün seni, aşk ayrı-
Aşktır diye geri geldin o çekiç seslerine
bıraktın vazgeçilmez ırmakları
gönlüne kar yağdırıyorsa çocuk sesleri yetsin
dikkat et hiçbir şey ıslatmasın namluları.
İsmet Özel
Günaydın yağmur sonrası içimi saran umut, günaydın ne kışı ne de baharı göremeyen ülkemin incileri, günaydın ince ince işleyen yoksunluk, günaydın kendini şükre zorlayan kalpler, günaydın sevdiğine son kez sarılamayanlar, günaydın bardakta çayı yarım kalıp, pazar çalışanlar.