For the first time in Saudi Arabia, during the Hajj season, an LGBTQ party was “allegedly” organized in the kingdom, and videos from it were posted online.
One of the organizers of the party, Abdullah Al-Jumaa, shared a photo with Crown Prince MBS last Friday on his account with the caption:
“With the Sheikh of the youth.”
- Saudi sources
ALTYAZILI
Sumud Filosu’nda bulunan ve İsrail tarafından gözaltına alınan İrlanda Devlet Başkanı Catherine Connolly’nin kız kardeşi Margaret Connolly:
“Bize yaptıkları, Filistinlilerin çektiği acıların yanında hiçbir şey.
İngiltere, Fransa ve tüm Batılı hükümetler İsrail’in arkasında duruyor. Kendileri de gittikleri her yere veba ve şiddet yayan bir beladır.
Ve ben; bir anne, bir doktor ve bir İrlanda vatandaşı olarak diyorum ki: ‘Canınız cehenneme!’
Bu barbar ve acımasız İsrail rejimi dağıtılmalı!
Filistin sizin değil! İsrail, aldıklarını geri vermeli.”
Suriye’de aylardır sistematik olarak cihatçı teröristler tarafından Alevi kadınlar kaçırılıyor. Mor Dayanışma ve Arap Alevi Meclisi Suriye’de kaçırılan Alevi kadınlar için duyarlılık çağrısı yaptı.
Netanyahu, está muy enojado con la publicación de este video de Lamine Yamal, y el Barcelona.
El Mossad, hace maromas para bajar el video contra los genocidas del mundo.
Israel, está molesto con la difusión de este video. Hay que difundirlo.
RT👇
Siz kendinizi ne sanıyorsunuz?
Az önce bir Burger King şubesinde durumu olmayan bir anne kız için makine üzerinden yemek siparişi ettim. Fişi aileye verdim.
Kendi yemeğimin siparişini de ödedikten sonra beraber sıraya girdik. Benim için bir tepsi hazırlanırken aile için hazırlanmadı. Sebebini sorduğumda ise 'onlar restoranda yiyemez, onlara paket hazırlayabiliriz' cevabını aldım.
Bu rezalet üzerine yöneticiyi çağırdım. Ben yiyebiliyorken bu aile neden restorana alınmıyor diye sorduğum da yüksek bir sesle 'kurallarımız var öyle herkesi içeri alamayız' cevabını aldım.
Diğer müşterilerin de tepki göstermesi üzerine en sonunda aileye servis yapıldı. Durumu haberleştireceğimi söylediğimde ise yönetici benimle konuşmak istedi. Tek kelime özür dilemeden haklılığını savundu.
Daha önce bu şubeye hiç girmeyen, hiçbir vukuatı olmayan, sadece FAKİR oldukları için bu muameleye maruz kalan ailenin iletişim bilgilerini aldım ve yemekleri bitene kadar restorandan ayrılmadım.
Küçücük bir kızın yüzüne 'sen burda oturup yemek yiyemezsin' diyecek kadar aşağılık olan bu zihniyeti sizlerin takdirine bırakıyorum.
İlk 1 Mayıs şiirini yazan oydu.
Haramilerin düzenine kafa tutan bir kadın..
Adı Zeliha'ydı.
Beş çocuklu yoksul bir ailenin kızıydı.
Hayatları çok zordu.
Bir yandan açlık, bir yandan hastalık.
Hastalıklar kardeşlerini birer birer yanından aldı.
Ailenin tek çocuğu kaldı.
Yaşasın diye ismini değiştirdiler.
Yeni adı, Yaşar Zeliha oldu.
*. *. *
6 yaşında annesini kaybetti.
Artık yatalak bir teyze ile sarhoş bir babanın himayesindeydi.
Kendisini sokaklara attı.
Küçük yaşta, emeği, sömürüyü, haksızlıkları gördü.
Okumaya karar verdi.
Ama babası izin vermedi.
Babasından gizli okula gitti; "Ben öksüzüm hoca efendi, beni okutunuz." dedi.
Kayıt oldu.
Bunu duyan babası evden kovdu.
Komşuları sahip çıktı.
*. *. *
Sadece bir yıl okulda kalabildi.
Sonra hocasız kendi başına okudu.
Çalışıyor, kazanıyor, kitap alıyor, okuyordu.
Kuranı hatim etti.
Başörtüsünü hiç çıkarmadı.
Şiire merak sardı.
Osmanlıca'yı iyi kullanıyordu.
Cumhuriyet ile birlikte yeni alfabeye de uyum sağladı.
Şiirler, kitaplar yazdı.
Eğitimsiz olmasına ragmen yazıları büyük ilgi gördü.
Çok eğitimli yazardan daha etkiliydi.
Hep yazdı.
Halkı yazdı.
Emeği yazdı.
Muhalif dergilerde sömürüyü yazdı.
Yazdıkça başı derde girdi.
1925-1927 yıllarında defalarca tutuklandı.
Nazım Hikmet gibi dönemin ünlü sosyalistleriyle aynı şekilde sorgulandı.
Amele Derneği'ne üye oldu.
Grevleri destekledi.
Nerede haksızlık var, kalemi oradaydı.
Hiç eğilmedi, hiç bükülmedi.
O yüzden de soyadı kanununda "Bükülmez" soyadını aldı.
*. *. *
1 Mayıs geldi yine.
İşçi Bayramı.
Yine yasaklar, yine engellemeler.
Yaşar Zeliha Türkiye'de 1 Mayıs'ın işçi bayramı olarak kutlanması için çok mücadele etti.
Özellikle Cumhuriyet döneminde 1 Mayıs'ın yasaklanmasına çok büyük tepki gösterdi.
1 Mayıs'ın isminin "Bahar ve Çicek Bayramı" olarak değiştirmesine isyan etti.
Yine yazdı, hep yazdı.
Türkiye'de 1 Mayıs için şiir yazan ilk şair oldu.
1923 yılında kaleme aldığı o şiirin mısraları şöyleydi.
Ey işçi.
Bugün hür yaşamak hakkı seninken,
Patronlar o hakkı senin almışlar elinden..
Sa’yınla edersin de “tufeyli”leri zengin.
Kalbinde niçin yok ona karşı yine bir kin?
Rahat yaşıyor, işçi onun emrine münkâd;
Lakin seni fakr etmede günden güne berbâd.
Zenginlere pay verme, yazıktır emeğinden.
Azm et de esaret bağı kopsun bileğinden.
Sen boynunu kaldır ki onun boynu bükülsün.
Bir parça da evlatlarının çehresi gülsün.
Ey işçi
Mayıs birde bu birleşme gününde şüphe bugün kalmadı bir mani önünde.
Baştanbaşa işte koca dünya hareketsiz;
Yıllarca bu birlikte devam eyleyiniz siz.
Patron da fakir işçilerin kadrini bilsin
Ta’zim ile, hürmetle sana başlar eğilsin.
Dün sen çalışırken bu cihan böyle değildi.
Bak fabrikalar uykuya dalmış gibi şimdi.
Herkes yaya kaldı, ne tren var, ne tramvay
Sen bunları hep kendin için şan-ü şeref say.
Birgün bırakınca işi halk şaşkına döndü.
Ses kalmadı, her velvele bir mum gibi söndü.
Sayende saadetlere mazhar beşeriyet;
Sen olmasan etmezdi teali medeniyet.
Boynundan esaret bağını parçala, kes, at!
kuvvetedir hak, hakkını haksızlara anlat.
*. *. *
Üç kez evlendi.
İlk eşi Yaşar Zeliha ismini beğenmedi.
Yaşar Nezihe oldu.
İlk eşini kaybetti, diğerlerinden boşandı.
Hem sosyalist, hem başörtülüydü.
İlkelerinden hiç taviz vermedi.
Ama bedeli de ağır oldu.
Hayatının son günlerinde çok geçim sıkıntısı çekti.
Geliri sadece babasından kalan 42.5 kuruşluk emekli maaşıydı.
Aç kaldı..
Sonunda dayanamadı Ankara'ya bir isyan mektup yazdı.
"Rahmetli pederimden emanet kağıt para olarak 42.5 kuruş, kırk on beş de para veriyor. Bu para ile bu hayatı sürüklemek mümkün değil. İhtiyar bir kadınım, evvelki gibi çalışamıyorum. Gözlerim görmüyor. Yağsız en kuvvetli makineler bile işlemez. Hayatım daima açlık ve acılar içinde geçiyor. Açlık alçaklık değildir. Uzun müddet bu hale tahammül mümkün değil. Bir gün haber-i vefatım işitilirse açlıktan öldüğüme herkesin vicdanı emin olsun."
Ankara'dan ses çıkmayınca, bu mektubu gazetelere yolladı.
Bir kaç muhalif gazete yayınladı.
Olay oldu.
Ankara çok kızdı.
Hakkında soruşturmalar açıldı.
5 Kasım 1971’de sefalet içinde öldü.
Sessiz sedasız Küçükyalı Altıntepe Mezarlığı’nda gömüldü.
Uğruna mücadele verdiği milyonlar adını bile duymadı.
Özellikle duyurulmadı.
Yaşar Zeliha Bükülmez sanki hiç yaşamamıştı.
#SedatKaya
Erkan Baş madencilere destek için açlık grevine başladı 👏👏👏
TİP Genel Başkanı Erkan Baş'tan maden işçilerine destek:
“Ben de açlık grevine katılacağım, yurttaşlarımızı bu zorbalığa sessiz kalmamaya çağırıyorum.”
İstanbul Metrosunda bir kadının cesur ve hızlı refkleksi olası bir cinayeti önledi.
Vatandaşlar kadının yaptığı evrensel harekete duyarsız kalmamışlar.
Polis çağrılıyor ve şüpheli göz altına alınıyor.
👏👌🇹🇷
Ankara'ya karabasan gibi çöken bir şirket ve sosyal medyadan fışkıran bu sudan ucuz konutlar.. Ankara'nın tescillenmiş en eski su kaynaklarından birinin üzerine yapılmak istendiğini biliyor muydunuz? Ankara'nın orta yerinde arsa sorunu çözülmemiş bu alanda nasıl satış yapılıyor?
İlk görevini yaptı; Ekrem İmamoğlu, Mansur Yavaş ve Özgür Özel arasında ayrılık yaratmak için büyük çaba gösterdi.
Şimdi ise “beni CHP kovdurdu” söylemi üzerinden bir mağduriyet oluşturarak CHP’yi kötü göstermeye çalışacak.
Ardından, CHP’yi Atatürk ve Cumhuriyet karşıtı gibi gösterme çabasıyla, Sinan Oğan örneğinde olduğu gibi seçmeni üçüncü bir adaya yönlendirme peşinde olacak.
Artık herkes gerçek yüzünü gördü ama yine de tekrar etmekte fayda var: Özdil, mevcut düzenin işlevsel bir aparatıdır.