Kendisi benim için bir anlam ifade etmese de yeryüzünde en az bir kisi icin bile degerli olan bir insana ya da herhangi bir şeye karşı saygısızlık yapmaktan terbiyesizce konuşmaktan Allah'a sığınırım!
Bu da Mersin'den!
Bu müteahhitler hadi ac gözlü; peki yanında hiç akıllı adam yok mu Mühendis, Mimar yok mu? Bu nedir Allah aşkına! Yatay mimaridwn süratle vaz geçmeliyiz. Bu memleketin muteahhitleri anlamıyor! #Mersin#tisanadasi
Tanrı İstanbul’u Türklere verdi.
Çünkü Doğu Roma Kralları Tanrı’nın yolundan sapmıştı, Kiliseler yozlaşmıştı.
Türkler olmasaydı muhtemelen Ortodoksluk yok olacaktı.
Bu nedenle Tanrı, daha layık olan Türklere İstanbul’u verdi.
Fatih Sultan Mehmet, Roma’nın Sezarı (Kayzer-i Rum) oldu.
Fatih bilge bir hükümdardı. 8 dil biliyordu. O çağda bu düzeyde bir hükümdar dünyada yoktu.
Fatih’in üvey annesi Sırp Kralının kızıydı, Ortodokstu. Hiçbir zaman İslam’a geçmedi ve cenazesi de törenle manastıra defnedildi.
Fatih, Ortodoks kilisesini yeniden canlandırdı. Ortodoks Hristiyanlığa büyük saygı duyuyordu.
Türkler, adaletle yönetti. Bu nedenle Tanrı razı oldu.
Bu nedenle İstanbul çağlardan beri, bunca kötü yönetime ve çarpıklığa rağmen inci gibi parlıyor. Çünkü İstanbul, Bakire Meryem anamız tarafından korunan kutsal bir şehirdir, dünyadaki diğer hiçbir şehre benzemez ve kıyaslanamaz.
İstanbul Türklerindir ve kıyamete kadar da böyle kalacaktır.
Tokat'ta sel riski devam ediyor. Almus Barajı planlı şekilde boşaltılırken dayanıksız bir köprü, kontrollü şekilde yıkıldı ve başka bir köprü için de yıkım kararı verildi.
Riskli mahalleler tahliye ediliyor.
Tokat ve Amasya’yı diken üstünde tutan işte tam burası.. Almus barajı
Yeşilırmak tüm gücüyle akarken Almus barajının taşmasına saatler kaldı. Görüntüler bugüne ait..
Tokat’ı 1 hafta önceden uyarmıştım büyük risk barındırıyor. Yeşilırmak nehri yatağında bulunanlar dikkat etmeli
Tokat'ta Selçuklular'ın yaptığı 775 Yıllık köprü ayakta, taşkına sebep olacak diye 13 yıllık köprüyü yıkıyoruz.
Atalarımız köprüleri coğrafyayla uyumlu yaparlardı. Köprünün yıkılmaması için kemerlerin basınç merkezi dikkatli yapılır, akarsuyun köprünün ayaklarını oynatmaması için de ayaklar sağlam şekilde zemine oturtulurdu. Toprak, sağlam zemine ulaşılıncaya kadar kazılırdı. Eğer sağlam zemin bulunamıyorsa ahşap kazıklar çakılıp, başları kurşunla pekiştirilmiş demir kenetlerle bağlanırdı.
Köprüler kemerli olduğu için günümüzdeki düz köprülerde olduğu gibi akarsuyla gelen ağaç ve diğer malzemeler birikip köprü yıkılmazdı. Ayrıca mimarlar köprü ayaklarının akarsuyun geldiği yönüne doğru sel yaran veya mahmuz denilen gemi burnu gibi çıkıntılar yaparlardı. Sel yaranlar, gelen suyun ayakların altını oymamasını sağlar ve buralara ağaçların takılmasını önlerdi.
Artuklu, Selçuklu ve Osmanlı döneminde yapılan kemerli taş köprülerimiz 900 yıldır ayakta kalırken, yeni yaptığımız düz betonarme köprülerimiz sellerde hemen yıkılıyor veya taşkına sebep olmasın diye biz yıkıyoruz. Mimar ve inşaat mühendislerimiz, atalarının yaptığı coğrafyayla uyumlu köprülerden niçin ders almazlar?
https://t.co/yob14Yi6mx
Ekmeğin küçüldüğü nedense bu arkadaşların aklına azınlık milliyetçiliği değil sadece Türk milliyetçiliği yapıldığı zaman, “savaşın” kötü bir şey olduğu da kolluk güçleri değil sadece terör örgütleri kayıp verdiği zaman geliyor.
Önce, dünya tarihinde eşi-benzeri görülememiş şekilde 6 İstanbul derbisinin 4’ünü hem de FIFA kokartı olmayan hakeme verdiler, sonra da geçen hafta “coğrafî ofsayt” diye bir kavram icat edip Sane’nin net golünü iptal eden VAR hakemini bugün AVAR’a verdiler. Bu, masum ve iyi niyetli bir iş mi?Bu iş nereye gidiyor, belli değil!
TVdw Mafya dizileri yerine eğitici programlar olmasi gerekir diyenler var. Olması gerekeni bilme sıkıntımız yok... olmasi gerekeni yapacak adam sıkıntımız var. Ha eğitici program onerenlere sorsan kac tane izlwmis bu güne kadar; soylecek sey bulamayacak!
#Kahramanmaraş
Çocuğun ismini Aşil koymaları da tam bir kaderin cilvesi olmuş! "Aşil tendonu"nun ismini aldığı Aşil (Achilles), bildiğiniz üzere Truva Savaşı'nın kahramanıydı.
Babası bir ölümlü olan Aşil'i, tanrıça annesi Thetis, ona ölümsüzlük zırhı kazandırmak için Stiks Nehri'ne daldırmıştı. Ancak daldırırken onu topuğundan tuttuğu için büyülü su bu noktaya değmemiş ve burası Aşil’in tek zayıf noktası olarak kalmıştı.
Bu durum, ebeveyn korumacılığının kaçınılmaz trajedisidir: Çocuğunuzu dünyadan korumaya çalışırken, onu en sıkı tuttuğunuz yer (iradesi), onun en zayıf noktası olur...
Erken Cumhuriyet dönemi hakkında ezberleri sarsan çok önemli bir makale yayınlanmış. Makale, yaygın kanaatin aksine, erken Cumhuriyet döneminde dini elitlerin (şeyhler, sûfî liderler vb.) yoğun bir baskı ve zulümle karşılaşmadıklarını; aksine, tek parti iktidarı tarafından çeşitli biçimlerde rejime entegre edilmeye çalışıldıklarını ortaya koyuyor. Diğer bir deyişle, bu aktörlerin farklı derecelerde devletle iş birliği yaparak toplumsal statülerini büyük ölçüde koruyabildikleri ve çoğunlukla devlet kurumlarında istihdam edildikleri gösteriliyor.
Bilindiği üzere, 1925 yılında tarikatlar devrim kanunlarıyla kapatılmıştı. Ancak bu kurumların ortadan kaldırılmasının ardından, onları yöneten dini elitlerin akıbetine dair literatürde ciddi bir boşluk bulunuyor. Yaygın İslamcı veya Post Kemalist anlatı, tek parti iktidarının bu kişilere sistematik biçimde zulmettiğini, hatta çoğunu idam ettiğini ileri sürer. Buna karşılık söz konusu makale, bu anlatının önemli ölçüde abartı payı taşıdığını ve gerçeği tam olarak yansıtmadığını gösteriyor.
Makale, erken Cumhuriyet dönemi şeyhleri hakkında bir prosopografi çalışması mâhiyetimde aslında. 1925–1950 yılları arasında Türkiye’de öne çıkan 121 dinî elitin hayat hikâyeleri inceleniyor. Bu kapsamda söz konusu kişilerin meslekî dağılımları da tek bir veri setinde birleştiriliyor.(Aşağıdaki görsele bakabilirsiniz bunın için.) Bulgular, bu grubun büyük çoğunluğunun çeşitli devlet kurumlarında istihdam edildiğini ortaya koyuyor. Ayrıca, incelenen 121 kişi arasında yalnızca 6 kişinin kovuşturmaya (hapis veya idam) uğradığı, 6 kişinin ise sürgüne gönderildiği tespit ediliyor. Toplamda herhangi bir cezaya maruz kalanların oranının %10’un altında kalması da oldukça önemli.
Dolayısıyla, erken Cumhuriyet döneminde, hem post-Kemalist hem de İslamcı anlatıların iddia ettiği gibi dini elitlere yönelik katı ve tavizsiz bir baskıdan ziyade; siyasal sadakat gösterildiği ölçüde bu aktörleri sisteme entegre etmeye yönelik daha pragmatik ve esnek bir yaklaşımın benimsendiği görülüyor.
Ya şoyle bi saysak toplum olarak hem fikir olacağımız 3..5 ceza var. Bu duruma kim el atacak!
Alkollü araba kullanp bir kişinin ölümüne yol açmak ne demektir sayin bakanım? Daha once yaşandı mi yaşandı? Önlemek icin tedbir alındı mi? Alındıysa ise yaramamis!
@adalet_bakanlik
Kayseri’nin Talas ilçesinde motosikletli tıp öğrencisi Yaren M. (22), otomobilin arkadan hızla çarpması sonucu hayatını kaybetti.
Feci kaza kameraya yansırken, genç kızın ölümüne neden olan sürücü gözaltına alındı.
50 milyon takipçisi olan Şampiyonlar ligi resmi hesabının Uğurcan Çakır paylaşımı.
Baba parası yetmez kardeşim bu reklama..
Şüphesiz bu gece en güvendiğimiz isim..