Bir Gün Gelirim Aklına, O Zaman İçinden Şunu Geçir; Onun Hiçbir Suçu Yoktu, Diğerleri Gibi Olmak İstemedi, Sadece Beni Sevmeye Çalışıp Değer Vermişti, Kaybetmekten Korktuğu İçin Saçma Sapan Hareketler Yapıyordu. Her Ne Olursa Olsun Elimden Tutardı, O Benimle Her Şeye Razıydı Son Ana Kadar Direndi Ama Ben Gittim.
Sonra Tüm Suç Ondaymış Gibi Davranıp Onu Sildim, Engelledim..
Ama O Yine De Savaşmayı Bırakmadı, Benden Vazgeçmedi.
Seni çok sevdim öyle laf olsun diye
değil gerçekten sevdim ve bu sevgiyle birlikte çok çabaladım. Kalmak için çabaladım, anlamak için çabaladım susmak zoruma gittiği halde susmayı bile denedim bazen kendi hislerimi ikinci plana attım yeterki sen uzaklaşma diye yorulduğum halde vazgeçmedim kırıldığım halde yine sana döndüm ben elimden geleni yaptım mesaj attım bekledim umut ettim bir kelimeye bir ilgiye küçücük bir çabaya bile tutundum senin ıçın.
İçımde büyüttüğüm şeyler
vardı hayallerimiz vardı belki
sen fark etmedin ama ben seni
hayatımda gerçekten bir yere
koydum geçici değildin benim
için en çok acıtan şeyde
-bu zaten bu kadar
çabalamışken ben
* hiç uğraşmamışım değer
vermemişim gibi davranılması... Ama şunu bil ben-varım bırakmadım ayrı olsak bile senin adını ezdirmedim seni her ortamda savundum ilk başlarda o kadar güzeldiki rüya gibiydi her rüyanın bir kabusu da oluyor ya şu anki halin kabus gibi ilk baştaki halinden eser yok. öyle işte...
Öyle acizdim ki bitti derken bile devam edelim istedim. Son konuşmamızı yaparken bile sarılmak istedim, öylece kalmak istedim.
Her şey bitti derken bile hiçbir şey bitmemiş olsun dedim. Öylece soğuk, yere bakarken bana olan aidiyetini tamamen kaybetmişken bile öpmek istedim. O gün kendimi nasıl zor tuttuğumu, bugün hâlâ tüm hücrelerimle hatırlıyorum. Ağladım o gün istedim ki gözyaşlarımı silsin her şey geçti desin. O kadar zor ki her zerrenle onu istemek. Teşekkür ederim derken, acaba kolumdan tutar mı diye düşünmek o kadar aciz ki.. Hem canını deli, gibi yakan hem de seni iyileştirebilecek tek jinsanın "o" olduğunu bilmek o kadar yorucu ki...Olmuyor tabii... Kalpsiz, buz gibi otururken o gün giden gitti defalarca arkasına dönüp bakarak, bir Ümit o da bakıyor mu diyerek... orda oturan asla dönüp bakmadı. Seni sonsuza denk sevebilirdim, şimdi gidiyorum...
Anne zoruyla gittiğimiz misafirlikteki teyzenin kızının ayak bileğinde YSL Cassandre halhal topuğunun Chanel no1 ile pembe renge getirildiğini ve French ayak tırnaklarına Chanel Le Vernis 101 ile süt beyazı oje sürüldüğünü anlayınca
Benim bir teorim var:
Bir erkek artık seninle olmak istemediğinde, seni bırakacak cesareti olmaz.Bunun yerine sana farklı davranmaya başlar ki, sen kendi isteğinle gidip ayrıl
Kızla mekandan çıktıktan sonra arabaya bindigimizde arabayı çalıştırmaya çalıştıktan sonra arabanın çalışmadığının ve aküsünün bittigin fark edince kıza *simdi nasıl çalıştıracaz* diye sorduğumuzda kız bize Bİ ANDA *sen arkadan arabayı ittir ben 2.viteste debriyaj +gaz çalıştırmaya çalışacam bunuda mı ben söyleyim sana* diyen kıza bizim hayranlık
babapartordan zorla çaldığımız ekmek teknesi fierino aracımız ile tam arkadaşlarla caddeye çıkacağımız sıra sagına soluna bakmadan ara sokaktan çıkan hyundia bayon kiralık araç ile piyasa yapan kızlar bize küttt diye vurunca yaşanan seneryo
kızı evine bıraktıktan sonra ev giderken tuvaletimiz gelince yol üstü uğradığımız petrolün tuvaletinden çıkarken üstümüz başımız düzgün mü diye ayna karşısında kendimize bakarken beyaz tişörtümüzde kızın kocaman glooslu öpücüğünün izini görünce, kızın çevreye (sahibi vardır ona göre bakmayın kızlar) mesajı bıraktığını fark edince ve ami den 18 taksitle aldığımız tişörtten o izin nasıl çıkacağını düşünürken bizim yıkılış oğlumotors
daha tanışalı 37dk olan kız bizi görüntülü arayıp daha konuşmanın 2.dakikasında *ayy annemlede tanış damadını görsün telefonu ona veriyorum * dediği anda bizim *benim galiba internetim bitti köydeyim param yok kapanabilir diyip galibaa kapanıyorrr* derken bilerek kapatma tuşuna basmadan önce yanlışlıkla çektiğimiz hayal kırıklığı dolu fotomuz açıp açıp bakarken bizim yıkılış
Gerçekten olgunlaştığını, arkadaşlarına verdiğin tavsiyenin "Bunu yapma, onu affetme, seni hak etmiyor" cümlesinden, "Kalbin ne istiyorsa onu yap, yeter ki seni mutlu etsin" cümlesine dönüştüğünde fark edersin.
Bir erkek bir kızı gerçekten beğendiğinde, bazen ondan uzaklaşır ve mesafe koyar. Çünkü onu çok iyi tanırsan "gerçekten hoşlanmaktan" korkar. Ve "gerçekten hoşlanmak" istemez, çünkü o zaman onunla çıkması gerekir ki buna hazır değildir.
Buz gibi gerçek;
İyi erkekler sevilmez, yorulana kadar kullanılır.
Kadınlar karakterli adamı "sıkıcı" bulur, canını yakan adama ise "aşk" der.
Sonra da huzuru kaybedince, değer veren adamları suçlarlar.
Bir erkeğin uyumamasının iki sebebi vardır.
Ya kafasında bitirdiği halde kalbinde bitiremediği o kadındır.
Ya da olmayacağını bildiği halde vazgeçemediğin o kadındır.
Eğer bir erkek, engellendiğinde ya da "git" dendiğinde kolayca vazgeçiyorsa, aslında kalbi başka bir yolda çoktan yürümeye başlamıştır. Çünkü gerçekten seven bir adam, gönül almayı gurur saymaz; sevdiği kadından geçmeyi ise hiç kolay başaramaz.