Ev anlamına gelen Arapça "beyt" kelimesi, gecelemek fiilinden türer.
Çünkü ev, gecenin karanlığı çöktüğünde sığınılacak yerdir.
...
Karanlık çöktüğünde
hangi eve sığınırsanız,
oranın ehli olursunuz.
Aşk, aklı yadsıyan sûfîlerin bir hâli sayılır genellikle.
Oysa
Aklın da, deli gibi tutkuyla bağlandığı ve asla vazgeçmediği bir hakikat aşkı vardır.
Belki de o yüzden mütekellim dünyayı terkederek değil, onun hakikatine bağlanarak ilerler.
İnsanın değerini belirleyen zaferleri ya da yenilgileri değil, her şeye rağmen diri tuttuğu azmidir. Zira bu tavır onun Rabb'e olan iman ve güveninin en açık göstergesidir.
"Allah’a dayan. Vekil olarak Allah yeter" (Nisa, 4/81)
Miko Peled, İsrailli. Hem İsrail hem ABD vatandaşı. Lakabı “The General’s Son” (Generalin Oğlu), çünkü babası Mattityahu Peled, 1967 Altı Gün Savaşı’nda görev yapmış ünlü bir İsrail Genelkurmay subayı.
Bakın ne diyor👇
- İsrail ordusu dünyanın en iyi eğitilmiş, en iyi ekipmana sahip ve en iyi beslenen TERÖR örgütlerinden biri.
- Evet generalleri ve güzel üniformaları var. Ama tüm amaçları terörizm.
- 2008’de Gazze’ye ilk gün 100 ton bomba attılar.
- Okullarda öğrenci değişim saatini özellikle seçtiler.
Bazı kafalar ışık/aydınlık geçirmiyor. Kibir zifirden kurtulamıyor.
Kur'an'ın böylelerini aydınlatmasını beklemek fazla iyimserlik olur.
Biri bir iddiada bulundu, ben de karşı iddia da bulundum.
Hepsi bu kadar.
Bu kadar cehalet için ciddi tahsil gerekir. Mutezile hiç bu kadar çarpıtılmamıştı.
Normal bir okur-yazar böyle hatalar yapamayacağına göre, kötü niyet aramamak mümkün görünmüyor.
"Mutezile Kuran'ın Allah'ın sözü olmadığını Peygamberin sözü olduğunu söyledi.
Onlara göre Kuran tanrı sözü olmadığı için hata içerebilir.
İslamda akılcı akım olan Mutezile her şey akılla açıklanacak dedi."
Sadık Usta
Adalet ve hukukun ideolojik sebeplerle uygulanmadığı bir zamanda, yasaklarla ahlakı düzeltebileceklerini zannedenler sonuna kadar yanılıyorlar.
Dindarlık bir gönül/samimiyet meselesidir, yoksa yoktur. Sopayla gelmez. Elinde sopa olanlarla hiç gelmez.
Sanırım doğru cevap, yaşamayı çoğaltmak.
Meseleyi anladıktan sonra malumatı çoğaltmanın pek bir anlamı yok gibi.
Uçurtmayı uçuramadıktan sonra zaten ne anlamı olabilir ki!?