BM’nin "güvenli bölge" ilan ettiği bir bölgede, emperyalist güçlerin desteğiyle gerçekleştirilen Srebrenitsa Soykırımı'nın 31. yıl dönümünde katledilen Boşnak kardeşlerimizi saygıyla anıyorum.
Emekçilerin barış ve huzur içinde yaşadığı bir dünya için mücadelemizi sürdüreceğiz.
Çocuk işçiliği, ülkemizde derinleşen yoksulluğun kaçınılmaz bir sonucu olarak yaygınlaşmaktadır.
OECD (Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü) verilerine göre Türkiye'de 6,5 milyon ÇOCUK şiddetli yoksulluk içinde yaşamaktadır. Bu veri, her beş çocuktan birinin yeterince beslenemediğini, her dört çocuktan birinin okula aç gittiğini ifade etmektedir. Yoksulluk derinleştikçe ailelerin çocuklarını çalıştırmaktan başka seçeneği kalmamaktadır.
Resmi rakamlara göre Türkiye'de kayıtlı çocuk işçi sayısı 1 milyon 372 bindir. TÜİK’in 2024 verilerine göre 15–17 yaş grubunun iş gücüne katılım oranı ise %24,9'a yükselmiş, yaklaşık 970 bine ulaşmıştır. Ancak gerçek durumun çok daha yüksek olduğu ortadadır. Zira bu sayıya Mesleki Eğitim Merkezi'nde (MESEM) çalıştırılan 500 bin çocuk, kayıt dışı istihdam edilen 15–17 yaş grubu ve 15 yaş altı çocuklar dahil edilmemiştir. Tüm bu gruplar hesaba katıldığında Türkiye'deki çocuk işçi sayısının 3 ila 4 milyon arasında olduğu tahmin edilmektedir.
Asıl mesele bu rakamların ardındaki siyasi tercihtir. Çocuk işçiliği, ülkemizde tesadüfi bir toplumsal sorun değil, bilinçli olarak üretilmiş bir politikanın ürünüdür. Aday çıraklık yaşının 11–12'ye çekilmesi, MESEM'lerin yaygınlaştırılması ve çocuk çalıştıran işyerlerine finansman desteği sağlanması, çocuk emeğini ucuz iş gücü olarak sisteme dahil etme iradesinin somut göstergeleridir. İktidar, çocukları eğitim hakkından yoksun bırakırken aynı zamanda çocukları sermayenin kâr edebileceği bir kalem olarak görmektedir.
- Çocuk işçiliğini derinleştiren tüm yasal düzenlemeler geri alınmalıdır.
- MESEM uygulaması çocuk işçiliğini meşrulaştıran yapısından arındırılmalıdır.
- Mevsimlik tarım işçisi ailelerinin çocukları başta olmak üzere tüm çocuklara nitelikli, kesintisiz eğitime erişim güvence altına alınmalıdır.
- Çocuk yoksulluğunu besleyen ücret baskısı ve güvencesiz çalışma koşulları ortadan kaldırılmalı, aileler çocuklarını çalışmaya mahkûm eden yoksulluğa terk edilmemelidir.
- Çocuk işçiliğine maruz kalan her çocuk için çocuğun üstün yararı esas alınmalı, barınma, sağlık ve eğitime erişim bir hak olarak sağlanmalıdır.
Çocuk işçiliğiyle mücadele yalnızca bir güne ait bir çağrı değildir. Çocukların bedensel ve ruhsal gelişimlerinin çok ötesinde işlerde çalıştırılarak emeklerinin sömürülmesine karşı çıkmak her gün sürdürmek zorunda olduğumuz bir hak savunuculuğudur. Türkiye İşçi Partisi olarak bu mücadeleden geri adım atmayacaktır.
Çocukların emeğine değil, hayallerine ihtiyacımız var.
"Bırakın yakınmayı, olan oldu yoldaşlar. Yeniden dizin safları, yarın yine kavga var!"
Devrimci gençlik önderi İbrahim Kaypakkaya, 53 yıl önce bugün katledildi. Saygıyla anıyoruz, mücadelemizde yaşıyor!
Önce uzun uzun yazayım dedim de şu fotoğraftan daha etkili bir şey yazılamaz. Sera Kadıgil’e kendince laf etmenin üzerinden sadece 2 hafta geçti. Kendi ettiği lafı kendi ağzına tıkamak böyle bir şey olsa gerek. Vekilliğini de biliriz. Zamanında akpye söylenmesine aldanmasın kimse. Aynı faşist zihniyeti, farklı olana aynı düşmanlığı paylaşıyorlardı farklı yerlerde.
Şimdi tam yerini bulmuş o kadar…
Esra Işık ise HALA tutuklu.
İncinen bilirkişilerin minnak kalpleri umarım bu kararla daha da kırılmamıştır!
Memleket düşmanı yandaş holdinginizi korumak için esir aldığınız Esra’yı derhal serbest bırakın.
#EsraIşıkSerbestBırakılsın
1-) Fernas Direnişinde aynı noktayı kullandık
2-)Konaklama dediğimiz mat ve battaniye ile kalınmasıdır
3-) Sadece 2 nikah yapıldı. Nikahlar 17.00’de sona eriyor. Akşam 20 ile sabah 7 arasını istedik zaten.
Tuvalet son gün açıldı.
Belediye başkanı tek saniye uğramadı bile.
Aykut bey, genel başkan önce üç CHP vekili görevlendirdi onlar ayrı ayrı görüştü, sonra genel başkan bizzat aradı, başkaları da aradı Hüseyin beyi yanımda. Madencinin kaldığı süre boyunca sadece 2 nikah töreni oldu. alana gelen binler şahit.. tuvalet kısmının zaten izahı yok.
Bilimsel sosyalizmin kurucusu; tüm dünyada işçilerin eşitlik, özgürlük ve kardeşlik mücadelesinin kılavuzu Karl Marx 208 yaşında.
Zincirlerinden başka kaybedecek bir şeyi olmayanların, kazanacağı bir dünya var. Mutlaka kazanacağız!
Sevgili Sırrı Süreyya Önder’i saygı ve özlemle anıyorum. Ülkemizde barış ve kardeşliğin egemen olması, tüm yurttaşlarımızın eşit ve özgürce yaşaması için ömrü boyunca ödediği bedelleri ve yaptığı katkıları unutmayacağız.
Taksim 1 Mayıs alanına girmek isteyen işçilere yönelik polis müdahalesinde sendikamız genel sekreteri Deniz Gülşen gözaltına alınmıştır.
Taksim 1 Mayıs alanıdır.
Tüm gözaltılar serbest bırakılsın!
madenciler teker teker tip başkanı erkan baş'a sarılıp helalleştiler. çoğu belki de daha önce tanımıyordu. sol ve sendikacılık açısından da önemli bir örnek oldu madencilerin eylemi.
Karşımıza dikilmiş kara düzen hayatın her alanını bir avuç zenginin çıkarları için düzenlerken, işçi sınıfına Taksim'i yasak edemez!
Taksim işçinin, emekçinin, bu memleketin meydanıdır.
İşçi sınıfının Taksim’e çıkışının 50. yılında omuz omuzayız!
📍 Mecidiyeköy
🕙️ 11.00
#OmuzOmuzaTaksime