📌Mevcut maaş ve ücret sistemi sürdürülemez. Kamuda çalışma barışı bozulmuş, moral ve motivasyon düşmüştür. Bu durum kamu hizmetinin kalitesine de yansıyacaktır. Kamu görevlileri; Eğitimlerini, diplomalarını, niteliklerini , görev yetki ve sorumluluklarını sorgular, kendilerinin değersiz olduğunu düşünür oldu. Kamu işvereni mutlaka önlem almalı, ek zam ve refah payı vermelidir.
#EkZamRefahPayı
📌Adalet Bakanlığı Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Sınavına Hazırlanan Üyelerimize Sendikamızın Bir Hizmeti Daha;
📌Bugüne kadar yapılan sınavlarda çıkmış sorular;
👇🏼
https://t.co/eUmRTotyr9
sitemizde; üyelerimizin hizmetine sunulmuştur.
📌 “Kuruluş ilkemiz olan “Devletin; ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünden sapmadan, taviz vermeden; şerefli Türk Memurunun ve memur emeklisinin hakkını hukukunu aramak ve korumak ülküsüyle; büyümeye, güçlenmeye devam ediyoruz”
📌 Ardahan ili yaklaşık 3000 yıllık bir geçmişe sahip olup, 628 yılında Hazar Türklerinin bir kolu olan Arda Türklerinin eline geçerek Ardahan adını almıştır. 1068 yılında Sultan Alparslan tarafından fethedilmiştir. 29 Mayıs 1555 Osmanlı İmparatorluğuna dâhil edilmiştir.
📌 Serhat şehrimiz Ardahan 106 ‘ncı şubemiz olarak, teşkilatımıza ve haklı davamıza hayırlı olsun.
📌“ Kuruluş ilkemiz olan “Devletin; ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünden sapmadan, taviz vermeden; şerefli Türk Memurunun ve memur emeklisinin hakkını hukukunu aramak ve korumak ülküsüyle; büyümeye, güçlenmeye devam ediyoruz”
📌Türkçemizin başkenti Karaman 105 ‘nci şubemiz olarak, teşkilatımıza, haklı davamıza hayırlı olsun.
📌 MEMUR VE EMEKLİ İÇİN YENİ BİR DÜZENLEME ŞART OLMUŞTUR
📌 TÜİK, ağustos ayına ilişkin enflasyon rakamlarını açıkladı. Buna göre geçtiğimiz ay içinde mal ve hizmet fiyatları ortalama %2,04 oranında yükseldi. Yıllık enflasyon ise %32,95 olarak belirlendi. Yılın ikinci yarısında, yalnızca temmuz ve ağustos aylarında yaşanan enflasyon %4,14 oranına ulaştı. Yıl sonuna daha 4 ay olmasına rağmen temmuz ayında memur ve emeklilere verilen %5’lik artış neredeyse tamamen eridi.
📌 Uzun bir zamandan beri, enflasyon rakamları her açıklandığında aynı senaryo ile karşılaşıyoruz: Enflasyon hedefleri tutmuyor, memur ve emekli maaşları eriyor. Enflasyonla maaş artışları uyuşmuyor. Çarşı, pazardan mutfağa ve cebimize yansıyan zamlar, çalışanların bütçesini her geçen gün biraz daha zorluyor.
📌 Hedeflenen enflasyona endeksli maaş artışları, memur ve emeklilerimiz için bir zam olmaktan çıkmış, ön ödemeli enflasyon güncellemesi haline gelmiştir. Bu durum, toplu sözleşme masasına götürdüğümüz taleplerimizin ne denli haklı ve yerinde olduğunu bir kere daha ortaya koymuştur. Çalışanlara yapılacak aratışların maliyet hesabıyla ele alınmasının sosyal bir tarafının olmadığı da bir kere daha görülmüştür. Artık, hedeflerle değil gerçeklerle hareket etme zamanı gelmiştir. Bu nedenle refah payı talebimizin hayati bir unsur, enflasyon farkının ortaya çıktığı aydan itibaren maaşlara yansıtılmasının göz ardı edilemez, haklı bir talep, memur ve emeklilerimizin seyyanen zamla desteklenmek suretiyle kamuda farklı statülerdeki çalışanlar arasında oluşan dengesizliği gidermek için tek çare olduğu bir kere daha görülmüştür.
📌 Bu ücret dengesizliği ve eriyen maaşlarla daha fazla yol gidilemeyeceği açıktır. Bu nedenle biz taleplerimizde ısrarımızı sürdürüyor, “Yol tükenmiş değildir.” diyoruz. Önümüzdeki süreçte Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu çalışmaları başlayacaktır. Bu çalışmalarda memur ve emeklilerimize yönelik bir düzenleme mutlaka yer almalıdır. Türkiye Kamu-Sen olarak aylardır ifade ettiğimiz gibi, memurlarımıza öngörülen hayat pahalılığına, geçim şartlarına ve gerçek enflasyona dayalı olarak, alım gücünü artıracak bir gerçek maaş zammı yapılmasından başka yol yoktur.
📌 Bilinmelidir ki %5’lik artışla geçim mücadelesi veren kamu çalışanları; ev kirasını, mutfak giderlerini, eğitim ve sağlık harcamalarını karşılayamaz hale gelmiştir. Üstelik iş yükünün arttığı, kiraların, gıda harcamalarının, sosyal maliyetlerin büyüdüğü bu dönemde, alın terinin karşılığını alamayan memurlar her geçen gün daha da yoksullaşmaktadır.
📌 Ülkemizin her noktasında fedakârca hizmet üreten kamu çalışanlarının ücret adaletsizliğine ve yoksulluğa teslim edilmemesi için Meclis inisiyatif almalı ve bu sorunu çözmelidir. Türkiye Kamu-Sen, her platformda memurlarımızın hakkını sonuna kadar savunmaya kararlıdır
📢 8. DÖNEM TOPLU SÖZLEŞME SONUÇLARI ve TESPİTLERİMİZ 📢
‼️ 8. Dönem toplu sözleşmenin; daha önce yapılan 7 dönemde olduğu gibi mağduru; 4 milyon memur, 2,5 milyon memur emeklisi olmak üzere aileleriyle birlikte 25 milyona tekabül eden kitle olmuştur.
📌 8. Dönem toplu sözleşmenin iki sorumlu tarafı vardır.
1️⃣ Birinci sorumlu; daha önce gerçekleştirilen 7 dönem toplu sözleşme sürecinde yaşandığı gibi yetkili, etkisiz sendikadır.
➡️ Çünkü kamu işvereninin 8. Dönem toplu sözleşmenin başlangıç tarihi olan 28 Temmuz’daki tavrı ile 20 Ağustos tarihindeki son tavrı arasında fark yoktu.
➡️ Bu yalın gerçeğe rağmen 23 gün masada gerçek sorunların ele alınmasını ve müzakere edilmesini sağlamayan, toplu sözleşme masasına kanun gereği katılma hakkı bulunan konfederasyonları sürece dahil ve davet etmeyen yetkili sendika, 8. Dönem toplu sözleşmenin birinci derecede asli sorumlusudur.
➡️ Yetkili sendika; sorumluluğunu ve etkisizliğini örtmek için suçu 4688 sayılı Kanun’a atmakta, karartma uygulamaktadır.
➡️ Yetkili sendika, sorumluluğunu 4688 sayılı Kanun’a atarak kendini kurtaramaz, sorumluluktan kaçamaz ve kimseyi kandıramaz.
2️⃣ 8. Dönemin diğer bir sorumlusu Kamu İşverenidir.
➡️ Çünkü kamu işvereni, kamuda çalışan sözleşme hukukuna tabi personelle de 2025 yılının Temmuz ayında toplu sözleşme gerçekleştirmiş, 2025 yılı için sözleşme hukukuna tabi personele brüt %55, net %52 zam verirken; kamu personel rejiminin asli unsuru memur ve diğer kamu görevlilerine kümülatif olarak %29 zam oranını layık görmüştür.
➡️ Kamu işvereni; memur toplu sözleşmesinde eğitimi, diplomayı, niteliği, görev, yetki ve sorumluluğu göz ardı etmiş, kamunun eğitimli ve nitelikli insan kaynağını ikinci plana atmıştır.
📌 Bu kapsamda Kamu Görevlileri Hakem Kurulu’na da büyük bir görev düşmektedir. Toplu sözleşme sürecinin kazanımlarla tamamlanması, kamu görevlileri ve emeklilerimizin sorunlarının çözülmesi noktasında heyet üyelerinin omuzlarına büyük bir sorumluluk yüklemiştir.
📌 Hakem Kurulu sürecinde heyetin bu konulara duyarlı davranmasını ve sorunların sürdürülmesi değil, çözülmesi noktasında irade ortaya koymasını özellikle bekliyoruz.
📌 Türkiye Kamu-Sen olarak taleplerimizin hayat bulması, tüm çalışanlarımızın ve emeklilerimizin insan onuruna yaraşır bir hayat seviyesine ulaşması, ülkemizin 21. yüzyıl hedeflerine uygun bir kamu çalışma hayatına kavuşması için her platformda mücadelemizi aynı kararlılıkla sürdüreceğiz.
Türk Büro-Sen olarak;
📢 “Eğitim-Diploma-Nitelik-Görev Yetki ve Sorumluluğumuzun” karşılığı bir teklif için; Ankara ve tüm illerde İş Bırakıyoruz!
📅18 Ağustos Pazartesi
⏰ 10 : 00
📍 Ankara – Hazine ve Maliye Bakanlığı Önü ve tüm illerimizde 1 günlük iş bırakıyoruz.
Türk Büro-Sen olarak;
📢 “Eğitim-Diploma-Nitelik-Görev Yetki ve Sorumluluğumuzun” karşılığı bir teklif için; Ankara ve tüm illerde İş Bırakıyoruz!
📅18 Ağustos Pazartesi
⏰ 10 : 00
📍 Ankara – Hazine ve Maliye Bakanlığı Önü ve tüm illerimizde 1 günlük iş bırakıyoruz.
🔴 Eğitimin Niteliğin Diplomanın
🔴 Görev yetki sorumluluğumuzın
🔴 Hakkını almak, bütçeden hakkımızı olanı almak, insanca yaşayabileceğimiz bir maaş ve ücret sistemini esas alan bir toplu sözleşme teklifi için;
📌 18 Ağustos Pazartesi günü ülke genelinde, hizmet kolumuzdaki bütün kurumlarda;
🔴 Kamu hizmeti sunmadan gelen gücümüzü kullanıyor;
🔴 1 Günlük İş Bırakıyoruz…..
📢 Tüm kamu görevlilerini iş bırakma eylemine katılmaya ve destek vermeye davet ediyoruz.
🔴 Eğitimin Niteliğin Diplomanın
🔴 Görev yetki sorumluluğumuzın
🔴 Hakkını almak, bütçeden hakkımızı olanı almak, insanca yaşayabileceğimiz bir maaş ve ücret sistemini esas alan bir toplu sözleşme teklifi için;
📌 18 Ağustos Pazartesi günü ülke genelinde, hizmet kolumuzdaki bütün kurumlarda;
🔴 Kamu hizmeti sunmadan gelen gücümüzü kullanıyor;
🔴 1 Günlük İş Bırakıyoruz…..
📢 Tüm kamu görevlilerini iş bırakma eylemine katılmaya ve destek vermeye davet ediyoruz.
@_aliyalcin_ ancak 2026 yılı için işçiler 2025 yılında memurlardan %20 oranında daha fazla maaş alan işçiler bahis konusu dahi edilmemektedir geldiğimiz noktada taleplerimiz hak ettiğimiz maaşları almaktan ziyade artık işçilerin aldıkları maaş seviyesinin altına düşmemekle sınırlı kalmıştır
@_aliyalcin_ anlaşıldığı üzere 2026 yılı için memura önerilen birinci altı aylık dönem için %10 ikinci altı aylık dönem için %6 rakamlarının üzerine işçilere de bu oranda zam verildiği gerekçesiyle çıkmak istenmemektedir
@_aliyalcin_ ancak ifade ettiğim gibi öncelikle içerisinde bulunduğumuz yıl için oluşan haksızlık düzeltilmeli ondan sonra 2026 yılında işçilere verilen zam oranları memurlara da verilmelidir bunun dışındaki herhangi bir çözüm haksızlığın arttırılarak devam ettirilmesi olacaktır
@_aliyalcin_ öncelikle içerisinde bulunduğumuz 2025 yılı için oluşan yaklaşık yüzde yirmilik zam farkının biz memurların maaşlarına eklendikten sonra 2026 yılı için işçilere teklif edilen ve işçilerin kabul ettiği zam oranlarının memurlara da verilmesi gerekmektedir
@_aliyalcin_ ancak aynı 2025 yılı için biz memurlara birinci altı ay için %11,54 ve ikinci altı ay için %15,57 zam oranı belirlenmiştir bunun kümülatif Toplamı ise %28,9'a tekabül etmektedir biz memurlara işçi kardeşlerimizden daha az zam oranı belirlenmemesi için
@_aliyalcin_ içerisinde bulunduğumuz 2025 yılı için işçi kardeşlerimize birinci altı ay için %24 ikinci altı ay için %11 yine birinci altı ay için 1200 TL seyyanen zam ikinci altı ay için 1500 TL seyyanen zam ve enflasyon farkı belirlenmiştir bu da kümülatif olarak %49'a tekabül etmektedir
@_aliyalcin_ Sayın cumhurbaşkanımız yaptığı bir konuşmada memur maaş zamlarının işçi maaş zam oranlarının altında kalmayacağını kesin bir dille ifade etmişti