Pelin Gümüşdağ Boğaziçi Üniversitesi tarih bölümünü birincilikle bitirdi ama yüksek lisansa girişi engellendi
Açtığı davayı kazandı ancak Boğaziçi Üniversitesi hala kaydını yapmıyor
Gümüşdağ: Temel bir hak olan eğitim hakkını gasp ediyorlar
@tugbatekerek
İklim krizi zoonoz hastalıkları artırdı: Tahribatın faturası salgınlar oluyor
Doğa talanı ve iklim krizi hayvanlardan insanlara bulaşan hastalıkların (zoonoz) yayılımını hızlandırıyor. Uzmanlar, “Doğa talanı ve kamusal sağlık politikalarındaki eksiklikler yeni salgınların önünü açıyor” dedi
https://t.co/LubeV4fmBa
Distinguished Columbia Univ. Prof. Jeff Sachs on the idea of a Greater Israel:
"It's been a complete disaster for everybody. Disaster for the Middle East, disaster for Israel, a disaster for the United States, which has been complicit in all of this."
AKP’nin il danışma kurulunda nelerin konuşulduğu bizi ilgilendirmiyor ama içeride nelerin yaşandığı halkımızı çok yakından ilgilendiriyor. Toplantıda bir vatandaş ayağa kalkıyor ve canı yanmış bir şekilde, "Ben 23 yıl boyunca AKP’ye oy verdim, siz şimdi bana yalan konuşuyorsunuz!" diye haykırıyor. Peki, halkın oylarıyla o koltukta oturan Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç ne yapıyor? Vatandaşı dinlemek, derdine derman olmak yerine "Alın bunu dışarıya!" talimatı veriyor ve o emektar vatandaş, korumalar tarafından yaka paça dışarı fırlatılıyor.
İçeride bu utanç tablosu yaşanırken; Milletvekilleri Adil Karaismailoğlu ile Vehbi Koç ve İl Başkanı Sezgin Mumcu’nun başını öne eğip düşünmesi gerekirdi. Kendilerine, "Bu vatandaş bize neden bu kadar tepkili? Biz bu millete verdiğimiz sözleri neden tutmadık? Neden vatandaşın gözünde yalancı konumuna düştük?" diye sormaları gerekirdi. Ama onlar bunu yapmak yerine, sırayla kürsüye çıkıp algı operasyonlarına, CHP’ye iftira atmaya ve karalama siyasetine sarılmayı tercih ettiler.
Buradan AKP İl Başkanı Sayın Mumcu’ya açıkça söylüyorum. Muhalefete iftira atmayı, suni gündemler yaratmayı bırakın. Bunu söyleyen biz değiliz; sizin 23 yıllık seçmeniniz olan Temel Amca gözünüzün içine baka baka, "Yalan konuşuyorsunuz!" diye haykırıyor. Siz önce dönün bu feryada cevap verin. Alışmışsınız tabii; sandıkta yenemediğinizi içeri atmaya, hakkını arayıp konuşanı da salondan dışarı atmaya! Ancak şunu asla unutmayın: Sırtınızı döndüğünüz, sesini kıstığınız ve yaka paça dışarı attığınız bu aziz millet, ilk seçimde sizi sandıkta öyle bir kapı dışarı edecek ki, sokağa çıkacak yüzünüz kalmayacak!
Ülkede 71 hastaneyi satışa çıkaran iktidar, Halep ve Şam’da ise 2 hastane yapacak. Tüm masrafları Türkiye karşılayacak. 2 yıl boyunca Suriyelilerden hiçbir ücret de alınmayacak.
Anlaşmaya göre Türkiye, Şam’da 300 yataklı Kalp ve Damar, Halep’te ise 150 yataklı Onkoloji Hastanesi inşa edecek. Üstelik hastanelerde 2 yıl boyunca her şey ücretsiz olacak.
Tanı, tetkik, tedavi ücreti ve katılım payı alınmayacak, personel ve işletme giderlerini de Türkiye karşılayacak. Doktorlar ve sağlık personeli de ülkemizden gidecek.
80 MİLYON DOLAR DAHA..
Hastanelerin inşası bittikten sonra hizmete hazır hale gelmesi için de 80 milyon dolar daha harcanacak.
(Korkusuz Gazete)
Solda Kuran okuyan kişi, Malezya'nın eski devlet başkanı. Sağda ise, seçimleri kaybettikten sonra ülkeden kaçarken geride bıraktığı gizli serveti...
Bilmem anlatabildim mi!?
Patron Bekir Kiremitçi’nin adamları tarafından işletme içerisinden direnen işçiler ve aileleri üzerine silahla üç el ateş edildi. Yaralımız yok. İşçiler ve ailelerle madeni işgal ettik. Buradan dönüş yok ölümse ölüm!
Kendilerine verilen sözlerin tutulmasını bekleyen öğretmenlerimiz gözaltında!
TBMM Okul Saldırılarının Nedenlerini Araştırma Komisyonu olarak Kahramanmaraş’ta çalışmalarımızı sürdürürken görüyoruz ki Milli Eğitim Bakanlığı'nın çözemediği sorunlar büyümeye devam ediyor. Yıllardır haklarını almak için mücadele veren, özel sektörde çalışan öğretmenlerimiz ve mülakat mağduru öğretmenlerimiz, MEB önünde açıklama yapmak isterken polis müdahalesi ile karşılaşıyor!
Öğretmenin karşısına mülakatla, barikatla ve şiddetle çıkan bu liyakatsiz sistemi mutlaka değiştireceğiz. Eğitimi de, ülkenin aydınlık geleceği olan öğretmenlerimizi de bu karanlığa teslim etmeyeceğiz.
Öğretmenlerimizin haklı mücadelesinin sonuna kadar yanındayız. Verdiğiniz sözleri tutun, öğretmenlerimizin yaşadığı haksızlıkları ortadan kaldırın!
Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Genel Başkanı Eren Edebali ve gözaltındaki tüm öğretmenlerimizi derhal serbest bırakın!
#ÖğretmenlerGözaltında
Aylar önce 14 Haziran diye ilan edilen LGS, Milli Takım maçı var diye 13 Haziran’a çekildi; üstüne 12 Haziran’da okullar tatil edildi. Sonuç: Avustralya 2 – Türkiye 0. Bir ülke düşünün: eğitim takvimi futbol takvimine göre yamuluyor, maç da kaybediliyor.
Avustralya maçtan önce bizim Milli Takımımızı net analiz etmiş...
Ama İsmail Yüksek bir nevi racon kesiyordu...
Sonuç?
Adamlar, Milli Takımımız için maç öncesi ''Çok büyük baskı altındalar, biz daha fazla tecrübeye sahibiz'' tarzı açıklama yapmıştı...