işten çıkartmalar olmuş.
amann boşversene, sabah akşam burada ai modeli övüp, kendisine ihtiyacı olmadığını, kendisinin yapabileceği işin ai ler tarafından da yapabileceğini övenler kına yaksın bir tarafına.
Bilgi ve deneyim harmanı isteyen iş için bile, yarım saatte yaparım deyip sabah akşam burada o öldü bu bitti nağraları atacağınıza, kendin ne kadar işe yarıyorsun onu bir düşün.
Kendi kendinize, işinizi mesleğinizi etkileşim uğruna heba ettiniz. şimdi, fable,openai maaş bağlasın, ev kiranızı versin, aracınıza yakıt için para versin size.
ağa benim tuzum kuru. yazılım mı bitti?
çokta umurumda eski mesleğim olan elektrik, su, doğalgaz tesisatı yaparım. Durum böyle iken bile kimsenin yaptığı işi küçümsemedim.
Yabancının size parayla sattığı tokenınız bitip ekrana baktığınız anlarda boş zamanız olur, o esnada ne diyorum, söylediğim şey nereye gidiyor ne pompalıyorum diye düşümeye zamanınız olur. (umarım)
Vibecoding ile birkaç gün içinde çıkmış hiçbir ürün kolay kolay başarılı olamaz. Çıkan ürünün özelliklerine %80 siz karar vermiyorsanız her şeyi AI araçlarına bırakırsanız bu oyuncuya geçmiyor hissediliyor. İyi bir ürünün en kötü 3 hafta 1 ay gibi bir süreye ihtiyacı oluyor.
Accepting this race and entering the “endgame” is a hubristic gamble that should not be launched from a private company’s Slack. Attempting to speedrun alignment should require extraordinary confidence that there are no better trajectories available.
@objectivetheory@bilaltekcan Kazara GİB tebliğine aykırı bir durum ile fiş kesmeye devam edersenizde usülsüzlük cezalarıı da yersiniz... Sektörde lisans fiyatlarının absürt olduğunu kabul ederek maalesef tavsiyem bir firma ile anlaşmanız yönünde..
@objectivetheory@bilaltekcan AI'a güvenip ökc entegrasyonu yazma fikrinin peşinden gitmeyin. Son kullanıcı testleri bile ciddi efor ister. Ayrıca kendi uygulamanızda her revize'de exe değiştiğinde üretici firma testine girip hash almanız gerekir.
Kendi firmanız olarak kullanamama durumunun dışında+++
Yurtdışındaki app developerları, yazılımcıları falan izliyorum; adamlar birbirinin işini gerçekten büyütmeye çalışıyor. Eleştiriyor, eksik buluyor, kaynak atıyor, yardımcı oluyor. Çünkü adamın derdi egosunu korumak değil, işi daha iyi yapmak.
Bizde ise tam tersi amk.
Birine “şurası kötü olmuş” desen sanki anasına küfretmişsin gibi savunmaya geçiyor. En ufak eleştiriyi bile kaldıramayan, eleştireni düşman gören kırılgan egolar...
Daha komiği, yurtdışında adamlar acımasız eleştiriyi bile bir kazanç olarak görüyor. “Bunu niye böyle yaptın?” diye sorulması adamın işine yarıyor.
Bizde ise eleştiri = saldırı.
Sonra herkes birbirini pohpohluyor, herkes “abi mükemmel olmuş” diyor, ortada gelişen doğru düzgün bir şey olmayınca da “Türkiye’den neden global ürün çıkmıyor?” diye şaşırıyoruz.
Kardeşim belki de birbirimizin götünü okşamak yerine biraz birbirimizin işini eleştirmeyi öğrenmemiz gerekiyordur.