insan uzaktayken sahip olduklarının kıymetini değil, yokluğunun ağırlığını ölçüyor. karaya çıkınca bazı şeylerin aslında ne kadar büyük bir şans olduğunu anlıyorsun.
her şeyden şikayet edip umutsuzluk saçan yitikten uzak dur. ruhunu emer, hayattan soğutur. sürekli sırıtıp vıcık vıcık sevgi kelebeği takılan yavşağa da bulaşma, kusturur. sorun çözen insanla takıl. çözemezse de “sorunun amk, beraberiz ya hallolur.” diyebilen asil ruhla.
@bpthaber yıllar önce kurgu diye izleyip geçtiğimiz şeylerin bugün bilirkişi tarafından incelenmesi tuhaf. insan ister istemez “biz o zaman ne izlediğimizi gerçekten biliyor muyduk?” diye düşünüyor.
bu sitede yoran hesaplar:
- kilitli hesaptan alıntı yapanlar
- sürekli video rtleyenler
- göt göbek açıp prim kasanlar
- şarkı sözü tweetleyenler
- sürekli aşk acısı çekenler
- meditasyon, kişisel mastürbasyon hesapları
- edebiyat parçalayan duygusal gerzekler
yeni insan tanımak yorucu diyenlerin derdi insan değil, sabır eşiği. iki espri, biraz kimya, tutarsa kafamız uydu, tutmazsa yordu. sıfır risk, sıfır derinlik. asıl mesele tanışmak değil, tanıdığını ikinci kez okuyabilmek. çünkü çoğu insan ilk izlenimi kadar kalıcı değil.
bir film izledik. ben sahnenin içine girdim, o çıkış kapısını aradı. diyalog kurmadık ama aramızdaki frekans baya netti. ben hikayenin derinliğinde kaybolmayı seviyorum, o yüzeyde kalmayı. bu bir kusur değil ama benim standardım değil. kendimi downgrade etmem, ayrılacağım.
ben de bazen bilerek bir açık bırakayım, bir hata yapayım diyorum ama olmuyor. kumaş buna müsait değil. bu asalet de bizim imtihanımız, insanı en tepede tek başına bırakıyor. nasip.
her şey fazla kusursuz. pürüzsüz yüzler, steril cümleler, “en iyi ben bilirim”edaları.. oysa insan, iz bırakamayacağı o buz gibi alanlara dahil olmak istemez, kaçar. çünkü ruh, o küçük zaaflardan beslenir.. oralardan sızar içeri.
kendimi takip etme ayrıcalığına sahip olmadığım için bu eşsiz kaliteden mahrumum. size bahşedilen bu büyük şansın yükünü ancak muazzam mütevazılığımla taşıyabiliyorum. tadını çıkarın.
gündüzün aldatıcı kalabalığından sıyrılıp gecenin suskunluğuna sadece birini sığdırabiliyorsan, hayatın gerçek anlamı o merakta gizlidir. gündüz herkesindir, gece ise sadece en özel olanın.
geçmişin yüküyle kimseye güvenemeyen birine kendini ispatlamaya çalışma. bu sadece şüpheyi büyütür. güven ve inanç zihnin kararlarıdır.. oysa birine kapılmak kalbin sessiz teslimiyetidir. hayatın akışına bırak.
herkesle sarkastik konuşurum. sevdiğimle, sevmediğimle, flörtle… fark etmez. herkesin frekansını yakalarım. ama biri ince ve zarif olunca sistem kilitleniyor. ironi susuyor. zarafet benim zayıf noktam.
arkadaş ortamında biri “ben insanları hemen çözerim” dedi. yarım saat sonra en boş adama “çok derin biri ya” dedi. insan çözmek bazen sadece hoşuna giden özellikleri büyütmek oluyor.
evrenin kaosu içinde bazen bir mention atacak kadar halka iner, nadiren de olsa dm’lere hayat veririm.. bu bir lütuftan ziyade, yüksek ruhların alt tabakalara olan estetik borcudur. kıymetini bilin. zira bu ışık her zaman bu kadar cömertçe yansımaz.