DEPREM VERGİLERİ NE OLDU...
Bazı arkadaşlar deprem bölgesinde yapılan konutları paylaştığım mesajın altında sormuşlar ÖİV deprem için çıkarılmıştı zaten onda toplanan para ne oldu diye...
Hemen kalem kalem yıl yıl hesabını çıkaralım...
2023 yılına kadar TOPLANAN TOPLAM ÖİV 102,38 Milyar TL...
Bir depremzede ailenin DEVLETE Çadır + Konteyner + İnsani giderleri + Yeni ev yapımı maliyeti en asgari şartlarda 4 milyon TL seviyesindedir...
Bu hesapta henüz zarar gören altyapı yoktur...
Bu durumda TOPLANAN TOPLAM ÖİV ile yapılabilecek konut sayısı 25.596 konuttur...
Biz olmayacak bir hesabı baz alarak 2 milyon diyelim ve 50.000 konuta yetecek kadar vergi toplandığı varsayımına dayanalım...
2011 Van
2020 Elazığ
2020 İzmir depremlerinde DEVLETİN yapıp teslim ettiği konut sayısı 46.310 konuttur...
Kahramanmaraş merkezli depremde ise 450.000 sayısı geçilmiş durumdadır...
Henüz buna yangın ve sel gibi felaketlere ayrılan bütçeler dahil değildir...
Yani başta @enver_berber3 olmak üzere kendisini akıllı devleti ise kendi camiaları gibi hırsız sanan arkadaşlar...
Hesap ortada hesaba oturursak yaklaşık 500.000 konutluk vergi borcunuz çıkar, siz zararlı çıkarsınız...
Dünyanın hiç bir yerinde bir spor başarısı İslâma hakaret maksadıyla kullanılmadı. Hiç bir ülkede bir spor dalı müslümanı aşağılamaya araç yapılmadı.
Emin olun, Türkiye'deki Atatürk kisvesi altında İslâma gösterilen kin, nefret, düşmanlık dünyanın başka hiç bir yerinde yok.
Hep diyoruz ya, Türkiye'ye öyle bir atom bombası atılmış ki, müslüman çocukları İslâmdan soğutulmuş, devlet azınliklara teslim edilmiş, ayaklar baş, başlar ayak olmuş.
Bu alçaklara halkı kin ve düşmanlık ile ifsad etmekten dava açmalı. Korkusuzca yazıp çizmelerine engel olunmalı.
Bu kadar müsamaha yeter onlara...
Bonservisi ve imza parası olmayan Salah gelmesin diye maaşını menajer ücretini bonusunu konuşanların futbolculara ödediği toplam maaş + bonuslara bakın
Gsx2 Fbx3 maaş ödüyor Bonservislere girmiyorum bile
Orkun Kökçülü takıma Trossard Salah indiriyoruz diye kudurdular
Salah'ın toplam maliyetlerini hesaplayanların birgün olsun şunların maliyetini, imza parasını, menajer ücretlerini konuştuğunu görmedim.
Ucuz mal alacak kadar zengin değilim diye bir laf var. Anlayana.
Ankara’da hava durumuna göre araçları yüksek dağlara koymanın vakti gelmiş
Her yağmurda aynı sel
Kendi kendine kaderini yaşayan bir şehir. Umursayan yok
Kah kurak ve susuz kah yağmurlu ve selli
Bir AK Partili olarak hayat pahalılığı ve derin yoksulluktan sıkça söz eden biriyim.
Bundan dolayı bir dönem Gaziantep’te birlikte siyaset yaptığım Şimşek bakanın sitem ettiğini de biliyorum.
Fakat.
Madalyonun öteki yüzüne de bakmak gerekir, bu biraz ihmal ediliyor.
Piyasada fiyat algısı bozuldu, süreci fırsata çevirenler var, buna dair kamu denetiminin yanısıra vatandaşın da kontrolü önemli.
Misal.
Ankara Beytepe’deki Çağdaş Markette pembe domatesin kilosu 99.95 lira, soğanın kilosu 69.95 lira, patatesin kilosu 49.95 lira.
Gimat bölgesindeki NevGross markette pembe domates 49.99 lira, soğan 45.99 lira, patates 35.99 liradan satılıyor.
Birçok üründe benzer farklılıklar var, tecrübeyle sabittir.
Aynı il içindeki ürünlerde fiyat farkı bu kadar fazla olabilir mi?
Kuşkusuz, her işletmenin bu farklılığı izah edecek açıklaması olacaktır.
Tüketici açısından ise bunun makul tarafı yoktur.
Belli ki sadece kamu denetimi kifayetsiz kalıyor.
Vatandaşımızın da fiyat araştırması yaparak tüketmesi mücadeleye ciddi katkı sağlayacaktır.
Yanlış anlaşılmasın, genel pahalılığı normalleştirmiyorum, zorlu dönemi fırsata dönüştürenlere karşı “tüketimden kaynaklanan gücümüzü kullanalım” diyorum.
ÖZGÜR ÖZEL’İN ARKASINDAKİ KALABALIKLARIN SEBEBİ BUTLAN DEĞİL, MUTFAKTAKİ YANGINDIR!
📌Siyah zeytin 475 TL…
📌Sucuk 1.800 TL…
📌Kuzu kuşbaşı 1.295 TL…
📌Kuzu pirzola 1.950 TL…
Özgür Özel’in arkasındaki kalabalıkları doğru okumak gerekir.
Bunun sebebi ne “mutlak butlan” tartışmalarıdır ne de Özgür Özel’in siyasi performansıdır.
Asıl sebep; mutfakta tükenen bütçeler, pazarda ve markette durmadan yükselen fiyatlar, üreticiyi bunaltan maliyetler, esnafı ezen vergiler, SGK yükü ve vatandaşın sırtına binen ağır ekonomik yüklerdir.
Sayın Mehmet Şimşek’in uyguladığı ekonomi politikalarının sahadaki sonuçları artık
her mutfakta,
her pazarda ve
her alışveriş fişinde hissedilmektedir.
Vatandaşın tepkisi de esas olarak bu ekonomik tabloya yöneliktir.
Bütün bunlara rağmen milletin önemli bir kısmı hâlâ Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a güvenmeye devam ediyor.
Ancak bu güvenin, ekonomik sıkıntılar karşısında tek başına yeterli olacağını düşünmek büyük bir hata olur.
Sahadan yükselen ses iyi dinlenmeli, ekonomik politikalar yeniden gözden geçirilmeli ve vatandaşın omzundaki yük hafifletilmelidir.
Çünkü unutulmamalıdır ki; Özgür Özel’in arkasındaki kalabalığın asıl sebebi butlan değil,
mutfakta,
tarlada ve
market raflarında büyüyen ekonomik yangındır.
Bordrolarda eriyen ücretlerdir.
🔴 NOT: Etiketler, “En ucuzu bizde” reklamı yapan bir zincir marketin şubesinden bugün alınmıştır.
Ankara Büyükşehir Belediyesi'nin yol çalışmasının ardından iki kez kanalizasyon taşkınıyla karşı karşıya kalan apartmanın yöneticisi duruma tepki gösterdi:
"Tamamen yukardan gelen kanal suyunun tıkalı olup, bizim binaya vurmasıyla yaşadık biz bu olayı. ‘O sizin sorununuz, afete ne yapabiliriz’ diye geçiştirdiler."
Sayın Mansur Yavaş ya çalış ya terket demiyoruz ama; Sen bir daha aday olma. Belediyecilik liyakat ister.
Her yağmur yağdığında Ankara denize dönüşüyor. Alt yapı yok. Üst yapı yok.
Var olan hazırlarıda yemiş bitirmiş çürütmüşün. @06melihgokcek sana çapsız derken haksız değilmiş.