Özgür Bey;
Bizim şölenimizden bu kadar rahatsız olup stadın kapasitesine kadar araştırma yapmanız, organizasyonu en ince ayrıntısına kadar incelemeniz gerçekten takdire şayan. Fakat her zamanki gibi gördüğünüz her tabloyu yanlış okuyup kamuoyuna algı operasyonu yapmaya çalışmanız artık kimseyi şaşırtmıyor. Üstelik stada sığmayıp dışarıda da bir o kadar gençle miting yapıldığını görmezden gelmeniz de bu tabloyu tamamlıyor.
“Ücretsiz konser” diyerek küçümsemeye çalıştığınız organizasyonumuz ve gençlerimizin, Cumhurbaşkanımız salona girdiği anda verdiği reaksiyon ve ortaya çıkan atmosfer ise sizi belli ki fazlasıyla rahatsız etmiş. Çünkü o coşku ne organize edilebilecek ne de masa başında kurgulanabilecek bir tablo.
Cumhurbaşkanımız, 25 yıllık iktidar yürüyüşünde en büyük desteği ve sevgiyi gençlerden aldı ve almaya devam ediyor. Bu gerçeği kıskanıp gölge düşürmeye çalışmak yerine, verin gençlik kollarına talimatı; bırakın bir stadyumu doldurmayı, bir spor salonunda bile bu samimi atmosferi yaratabilecek misiniz, onu görelim.
Bir de aman dikkat edin; iş yine önceki genel başkanınıza yapılan “Bilmem mi?” dayatması gibi yapay ve zorlama görüntülere benzemesin.
Tarihe, Cumhurbaşkanımızın nasıl geçtiğini; sevdalısı olduğu milletimizin sizi her seçimde nasıl hezimete uğrattığından anlayabilirsin.
Gerçeklikten kopuk, ucuz ve siyasi ciddiyetten yoksun bu açıklamanızın cevabını, her zaman olduğu gibi sandıkta almaya devam edeceksiniz.
Asıl sen, siyaset tarihine; görevi devraldığın 13 yılda 12 seçim kaybetmiş genel başkanından bile daha başarısız bir genel başkan olarak geçeceksin.
“Zamanın kaybolmuşu yoktur. Yaşanan her şey, müspet, menfi, bizi inşa eder. Yalnız bizi değil, bizden sonraki kuşakları da…
Yaşadıklarımızı anında belki en iyi şekilde inşa edemeyiz. Ama, onları değerlendirdiğimiz vakit; gelecek daha emin olur.
Hayat “gemi”mi bilmiyorum; “gemicilik” olduğu gerçektir. Yaşandıkça ve akılda tutuldukça daha iyi seyrüsefer ederiz.
Herkes kendi talihinin mimarıdır.
Yaşadıkları, anbean insanı oluşturur ve arkasında bıraktıkları, farkına varmadan önüne geçer. Kader, gaipten yazılmaz. İnsan, kaderini kendi yazar.”
İLBER ORTAYLI
İlber Ortaylı'nın katıldığı bir programdaki konuşması:
"Hayat çok kısa. İnsanlar bazen çok güzel olurlarsa da genç yaşta ayrılabiliyorlar. Bütün mühim olan şey, tayin edemeyeceğimiz bir ömrü verimli hale getirmek."
Mesleğimizin en büyük gücü; bilgi, beceri ve donanımlarıyla toplumumuzun ihtiyaç duyduğu psikolojik ve sosyal destekleri sunan psikolojik danışman meslektaşlarımızdır.
Bizler, Psikolojik Danışmanlar olarak birey, aile ve toplum düzeyinde yürüttüğümüz çalışmalarla psikolojik sağlamlığın korunması ve sürdürülmesini sağlamanın yanı sıra erişilebilir bir toplum ruh sağlığı hizmetini savunuyoruz.
Koruyucu, önleyici ve gelişimsel hizmetlerin niteliğini ve yaygınlığını artırmak için akademiden eğitime, sağlıktan sosyal hizmetlere, istihdamdan sivil topluma, yerel yönetimlerden adalet alanına kadar geniş bir alanda mesleki yetkinliğimizle hizmet sunuyoruz.
Özveriyle görev yapan tüm meslektaşlarımızın 30 Eylül Ulusal Psikolojik Danışmanlar Günü kutlu olsun.
Genel Merkez Yönetim Kurulu
#AileYılıPsikolojikDanışmanlaGüçlü
#30EylülUlusalPsikojikDanışmanlarGünü
Geçen yıl -1.75 fizik netiyle fizik bölümünü kazanan Prof. Dr. Behçet Yalın Özkara, bu yıl yapay zekadan aldığı taktiklerle sallayarak girdiği YKS'de bir vakıf üniversitesinde İngilizce psikoloji bölümünü kazandı.
“Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik mezunu olan sanık” @TPDBilgi derneğini kimler yönetiyor? Bir mesleği suçlu üreten bir mekanizma gibi lanse etmek? Bizim dernek bu yönetim kurulu üyelerini tek tek dava etmezse, üyelikten ayrılıyorum. @turkpdrdernegi
Kazanmak için değil doğruları savunmak için sahaya çıktığımız bugünde, tavrımızı özetlemek adına vurgulamak istediğimiz şey şudur ki;
“Sadece futbolda değil yarıştığımız her branşta 117 yıllık mazisiyle Türk sporuna hizmet eden,
müzesinde alınterinin, emeğin izlerini taşıyan binlerce kupası olan,
30 milyon taraftarıyla ülkesinin milli değerlerini benliğinde hisseden
Dünyanın En Büyük Spor Kulübü olarak
Dün olduğu gibi bugün ve yarınlarda da dik durmaya devam edeceğiz.”