✅Vahdettin, milletine ihanet etmiş ve İngiliz gemisi ile kaçmıştır!
✅Seyit Rıza ve Şeyh Sait, hain oldukları için asılmıştır!
✅Apo, bebek katili teröristtir!
✅PKK, “kürtçü” bir terör örgütüdür.
300 gün oldu
📌Hakkımda tehdit ve hakaret içeren paylaşımlar yaptığı için şikayetçi olduğum İzmir Ülkü Ocakları başkanı Burak Kılıç 300 (Üç yüz ) gün oldu mahkemeye henüz ifade vermedi.
📌Mahkemenin taleplerine çeşitli mazeretler bularak bugünlere gelindi.
📌Yargının hızlandırılması gerektiğini her defasında ifade eden sayın Adalet Bakanımıza rağmen mahkemenin, ölümle tehditte bulunabilen bir sanığın 300 gündür ifadesini alamaması normal mi görmeliyiz ?
📌Soruyorum sayın @adalet_bakanlik
Her seferinde bir mazeretle ifade vermeyen bu kişinin, Devletin mahkemesine ifade vermekten imtina etmesinin nedeni nedir?.
Önümdeki 15 bin 874 kişilik fişleme notları uzayıp gidiyor. İnsanların kimlik bilgilerinden mezheplerine, içkilerinden özel yaşamlarına kadar hemen her şey not alınmış. Askerinden polisine devlette çalışan ve hakkında bilgi toplanan herkesin zamanı geldiğinde kullanılmak üzere kaydı tutulmuş.
https://t.co/8BmhlnQFFX
✅Vahdettin, milletine ihanet etmiş ve İngiliz gemisi ile kaçmıştır,
✅Seyit Rıza ve Şeyh Sait, hain oldukları için asılmıştır,
✅Apo, bebek katili teröristtir,
✅PKK, hain terör örgütüdür.
Dikkat ederseniz ne zaman normal bir ülkede hükümeti düşürecek büyüklükte bir hükümet skandalı ortaya çıksa aniden bir ünlü yada muhalife operasyon geliyor ..! Maksat Irak Pertrolleri ile millete kesilen milyar dolarlık faturayı unutturmak olabilir…
Sencer Solakoğlu @sencer_s bu konuları en iyi bilen kişidir. sevgili Meliha Okur @melihaokur2 ile birlikte çiftliği ziyaret edip hayran kalmıştım. Tarımla ve hayvancılıkla ilgili eleştirileri çok yerinde ve önemlidir.
Gelelim asıl konuya. Faizleriyle birlikte 3 Milyar dolara ulaşacak bu tazminata neden olanlar, kimler, özel kararnamelerle korundular mı? Sorumlular ortaya çıkacak mı?
Zaten çok büyük maddi sıkıntı içinde debelenen milletin sırtına devasa bir yük daha.
Millet neden ödemek zorunda olsun ki uluslararası suç işleyen, yolsuzluk yapan hükümet yetkililerinin pisliğinin bedelini, iktidardakiler ödesin suçlarının cezasını.
📃Sorduğum sorulara cevap vermeseler de;
🇮🇶Irak Cumhuriyeti’nin Uluslararası Tahkim Mahkemesi’ne Türkiye aleyhine dava açtığını kabul ediyorlar.
👉İşin aslı şu;
🛢️Barzani himayesinde Irak’ın Kuzeyi ile petrol ticareti yaptılar,
✍️Tahkim Mahkemesi Türkiye’nin 1.5 milyar dolar ceza ödemesine hükmetti.
📃Buna benzer başka davalar da var.
💰Yani birilerinin kasaları Benjamin Franklin yeşili dolarlarla dolup taşarken,
🇹🇷Faturasını cep delik cepken delik vatandaşımız ödeyecek.
📢 Deniz Zeyrek:
⭕ "S-400'e 2,5 milyar dolar ödendi. Bu ülkedeki tüyü bitmemiş yetimin hakkı.
⭕ İnsanlar size ısrarla 'Bunu almayın, başımıza dert olacak' dediler. Dinlemediniz. Şimdi de kurtulmaya çalışıyorsunuz.
⭕ Bir taş oynuyorsunuz, vezirinizi kaybediyorsunuz. F-35 gidiyor, 1,5 milyar dolarınız da orada batıyor.
⭕ F-35 ve S-400 hikayesi büyük bir diplomatik başarısızlık, hesapsızlık, kitapsızlık işidir."
1,4 milyar dolar ceza ödeyeceğimiz Barzani ile petrol ticareti hakkında halkı yanıltmayıcı bir bilgiyi vereyim;
2011'de İstanbul'da Powertrans adıyla bir şirket kuruldu. Aslında offshore şirketiydi ve Singapur merkezli fon şirketleri tarafından yönetiliyordu.
Görünürde patronu olmayan Powertrans'ın hiseedarları arasında Türkiye'den, çok manidar isimler yer alıyordu...
Yine 2011'de bakanlar kurulu kararıyla Irak petrollerinin Türkiye üzerinden satın alınması, depolama, iç ve dış pazarlara sevkıyatı için Powertrans'a imtiyaz yetkisi verildi.
Petrolün satın alınıp piyasaya arz sürecine kadar tüm işlemler Powertrans tarafından yürütüldü.
Irak merkezi hükümetinin izni ve iradesi dışında PKK hamisi Barzani ile Türkiye arasındaki bu karlı petrol ticareti Powertrans'a ihalesiz verildi...
Uluslararası Tahkim Mahkemesi'nin son kararı ile birlikte tablo şu;
Powertrans ve Türkiye'deki manidar hissedarları ceplerini doldurdu, 1,4 milyar dolarlık ceza gariban Türk halkına kaldı...
1 Milyar 471 Milyon DOLAR ceza ödeyecek Irak petrolleri usulsüz taşındığı için Türkiye!
Halkın cebinden çıkacak!
Peki bu davanın açılmasına neden olanlar ne yapacak? Hiç bir şey! Hesap sorulamıyor! 128 Milyara 1.471 milyar daha ilave edin artık!
AKP, Paris davasını kaybetti!
Gizlenen dava sonucuna ulaştık.
Uluslararası Tahkim Mahkemesi’nin;
AKP’nin, Irak-Türkiye ham petrol boru hattında yaptığı usulsüzlükler nedeniyle;
Türkiye aleyhine hükmettiği 1 Milyar 471 Milyon Dolarlık ceza kararını iptal etmek için başvurduğu Paris İstinaf Mahkemesi’ndeki davanın kaybedildiğini belgeledik.
Artık 1 Milyar 471 Milyon Dolarlık tahkim cezasının ödenmesi için geri sayım başladı!
Peki süreç nasıl gelişti?
13 Şubat 2023’de Uluslararası Tahkim Mahkemesi aldığı kararla;
AKP’nin, 21 Mayıs 2014 – 30 Eylül 2018 tarihleri arasında, Irak-Türkiye ham petrol boru hattında;
Irak Merkezi Hükümetinin izni olmaksızın⬇️
1.) Irak’a ait petrolü usulsüz olarak taşıdığı,
2.) Ceyhan Limanı’nda yüklemesini yaptığı,
3.) Irak devletinin satış fiyatının altında bu petrolün satılmasına neden olduğu gerekçesiyle,
Türkiye’nin Irak’a net 1 Milyar 471 Milyon Dolar tazminat ödemesine hükmetmişti.
277 sayfalık Nihai Tahkim Kararını ilk kez kamuoyuna belgeleriyle biz açıklamıştık.
AKP ise verdiği yanıtta;
Bu cezayı içeren tahkim kararının iptali için Paris’te dava açtıklarını açıklamıştı.
Yaptığımız araştırma neticesinde;
AKP’nin, uluslararası tahkim kararına karşı Paris İstinaf Mahkemesinde açtığı ‘Kararın İptali Davasını’ kaybettiğini tespit ettik.
Sonuç⬇️
1 Milyar 471 Milyon Dolar tutarındaki ceza ödemesi için geri sayım başladı!
Bu devasa ceza tutarı, mutlaka Tayyip Erdoğan’ın ve ilgili AKP’li yöneticilerin mal varlıklarından tahsil edilmelidir!
İşte resmi belgeler⬇️
Kaynak: 10 Mart 2026 tarihli Paris İstinaf Mahkemesi Kararı (Fransızca Orijinali, Türkçe Çevirisi)
Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu:
Vahdettin gerçek bir haindir. Zaten İstanbul halkı da bunun farkına varıp sarayı kuşatmış, Vahdettin’e linç girişiminde bulunmuştur. Sarayın duvarlarına, tramvaylara “KAHROLSUN VAHDETTİN” yazılmıştır.
Vahdettin korkuya kapılır ve İngiliz işgal kuvvetleri komutanı Harrington’dan kendisini saraydan sağ salim çıkarması için plan yapmasını ister; “Hayatım tehlikededir, beni İstanbul’dan çıkarın efendim” diye mektup yazar. HMS Malaya ile kaçırıldığının resmi evrakı ve fotoğrafı da mevcuttur. Ve İngilizlerin planıyla İstanbul’dan kaçırılır.
1.6 milyon kilometrekare toprak kaybeden 2. Abdülhamid ise bunlara göre hiç toprak kaybetmemiş, İngiliz büyükelçisini tokatlamış ; ama gerçekte Kıbrıs’ı vermiştir.
Padişah Vahdettin’in İngiliz gemisiyle kaçtığı ders kitaplarından çıkarılmış.
Kaçmadı da tatile mi gitti? Diyecekler...
Türk milletinin hafızası silinmez.
Hainlerden kahraman çıkmaz.
Nutuk'ta herşey yazıyor zaten.
Bunu her ülkede göremezsiniz: Yüksek yargı mensubu bile adalet arıyor❗️
Bolu Grand Kartal Otel'deki yangında yakınlarını kaybeden aileler Bolu'dan Ankara'ya "78 Can İçin Adalet Yürüyüşü" başlatıyor. Yürüşte ülkemizde pek görülmeyen bir şey yaşanıyor. Bir yüksek yargı mensubu da oğlu için adalet arıyor.
Yangında oğlunu kaybeden Danıştay 9. Daire Başkanı Abdurrahman Gençbay da bu eylemde-yürüyüşte yer alıyor ve şunları söylüyor:
"Bir toplumda insanlar ekmeksiz kalabilir, susuz kalabilir, karanlıkta kalabilirler. Ama adaletsiz kalamazlar, buna dayanamazlar"
Güneş balçıkla sıvanmaz.
Sultan Vahdettin, İngiliz işgal orduları komutanına aşağıdaki sığınma mektubunu yazarak İngilizlerin Malaya zırhlısı ile ülkeyi terk etmiştir.
Aha da o mektup…👇
Türkiye S-400 almasaydı…
• F-35 programından çıkarılmayacaktı.
• İlk F-35’ler 2019’da envantere girecekti.
• 100 adet F-35 teslim alınacaktı.
• Türk savunma sanayii, F-35 programındaki yaklaşık 9 milyar dolarlık üretim iş payını kaybetmeyecekti.
• CAATSA yaptırımları uygulanmayacaktı.
• KAAN’ın F110 motorlarının tedariki yıllarca siyasi pazarlığın konusu olmayacaktı.
• S-400 için yaklaşık 2,5 milyar dolar ödendi.
• Teslim edilmeyen F-35’ler için ABD’ye yaklaşık 1,4 milyar dolar ödendi.
Şimdi ise Trump’ın “F-35’leri vereceğiz”, “CAATSA yaptırımlarını kaldıracağız” açıklamaları başarı hikâyesi olarak sunuluyor.
Oysa bunlar, Türkiye’nin S-400 öncesinde zaten sahip olduğu haklardı.
Siyasi iktidarın hatalı dış politika tercihleri nedeniyle ortaya çıkan sonuçların giderilmeye çalışılması, ne zamandan beri bir zafer olarak sunuluyor?