Demokrasiyi Savunmaya Devam Edeceğiz!
AKP iktidarı, muhalefeti yok etmek ve toplumsal muhalefeti sindirmek için bir kez daha bir yargı sopasına sarılmıştır.
İstinaf mahkemesinin bugün CHP kurultayına yönelik verdiği "mutlak butlan" kararı, demokratik siyasete vurulmuş açık bir darbedir. Halkın iradesini gasp eden kayyum politikalarının bir başka tezahürü olan bu sipariş karar yok hükmündedir.
Yargı eliyle siyaseti dizayn etme çabalarına, irade gasplarına ve antidemokratik müdahalelere karşı demokrasiyi, adaleti ve halkın iradesini savunmaktan asla vazgeçmeyeceğiz.
Yürütme Kurulu
⚫️OKULLARDA ŞİDDETE HAYIR!
Devam eden YAŞAM NÖBETİMİZ kapsamında, yarın saat 13.00'te Milli Eğitim Bakanlığı önünde kitlesel basın açıklaması yapılacaktır. Açıklamaya, tüm üyelerimizi, eğitim ve bilim emekçilerini, emek ve demokrasi güçlerini ve duyarlı kamuoyunu katılmaya çağırıyoruz.
#YaşamNöbeti
🔴OKULDA ŞİDDETE HAYIR!
Şanlıurfa’nın Siverek ilçesi Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde yaşanan ve eğitim emekçileri ile öğrencileri hedef alan ağır saldırıyı protesto ediyoruz.
🗓️15 Nisan 2026 Çarşamba günü;
✔️Türkiye geneli tüm iş yerlerinde üretimden gelen gücümüzü kullanarak 1 GÜNLÜK İŞ BIRAKMA eylemi,
✔️Genel Başkanımız Kemal Irmak, KESK Eş Genel Başkanı, MYK üyelerimiz ve bölge şubelerimizin katılımıyla, SİVEREK'te saldırının gerçekleştiği Ahmet Koyuncu MTAL önünde BASIN AÇIKLAMASI,
✔️ANKARA’da Milli Eğitim Bakanlığı önünde saat 13.00’te BASIN AÇIKLAMASI,
✔️Şubelerimizin belirlediği yer ve saatlerde, yerellerdeki tüm emek ve demokrasi güçleriyle en geniş katılımlı ALAN EYLEMLERİ yapıyoruz!
“Öğrencilerin eğitim hakkını okul yönetimi engelliyor”
Yoksulluk sınırının üzerinde bir ücret ve eşit çalışma koşulları talepleri karşılanmadığı için greve çıkan Özel İtalyan Lisesi öğretmenleri (@imiogretmenleri) Milli Eğitim Bakanlığı'nın grevlerini kırmaya çabalaması sebebiyle #grevkırıcımeb etiketi ile sosyal medya eylemi yapıyor.
Grevdeki öğretmenlerden Sabri Ergül'ün neden grevde olduklarını ve MEB’in öğretmen görevlendirmesinin grevi nasıl etkilediğini anlattığı videoyu bu vesileyle tekrar paylaşıyoruz.
UNUTMADIK, AFFETMİYORUZ, HESAP SORACAĞIZ!
21 Ocak 2025’te Kartalkaya’daki Grand Kartal Otel’de çıkan yangında 78 insan hayatını kaybetti, onlarca kişi yaralandı. Aradan bir yıl geçti. Acımız dinmedi, öfkemiz azalmadı, sorularımız yanıtsız kaldı.
Kartalkaya Yangını Bir Kaza Değil, Göz Göre Göre Gelen Sistematik Bir Cinayettir
Liyakatsizliğin, kadrolaşmanın, kamu hizmetlerinin piyasaya teslim edilmesinin sonuçları karşımıza iş cinayetlerinde, depremlerde, madenlerde ve yangınlarda onlarca insanımızın yaşamdan koparılması olarak çıkmaktadır.
Kartalkaya’daki yangın; diğer benzer iş cinayetlerinde olduğu gibi denetimsizliğin, rant uğruna insan hayatını hiçe sayan yönetim anlayışının, özelleştirmenin, sorumluluktan kaçan siyasal iktidarın ve cezasızlık politikasının doğrudan sonucudur.
Mevzuata uygun yangın önleme sistemlerinin çalışıp çalışmadığı denetlenmemesi, personelin acil durumlara dair yeterli eğitiminin olmaması, turizm tesislerinde insan hayatı değil “müşteri memnuniyeti” ve “kâr” gerekçelerinin esas alınması maalesef Grand Kartal Otel yangınında katliam gibi bir acı tabloyla sonuçlanmıştır.
Aradan geçen bir yıla rağmen etkin, şeffaf ve kapsamlı bir soruşturma yürütülmemiştir. Sorumlular zinciri en alttan kurulmuş, asıl karar vericilere dokunulmamıştır. Bürokratik ihmaller, siyasal tercihler ve yapısal sorunlar özellikle görünmez kılınmıştır. Aynı zamanda kendisi de Türkiye’nin en büyük turizm sektörü iş insanlarından olan Turizm ve Kültür Bakanı en ufak bir sorumluluk hissetmemiş, istifa etmeyi aklının ucundan bile geçirmemiştir.
Oysa bu yangın; yalnızca bir işletmenin değil, kamu denetimini etkisizleştiren siyasal anlayışın ürünüydü ve sorumluların aynı gün istifa etmesi, yargı önünde hesap vermesi gerekirdi.
Biz kamu emekçileri bu düzeni Soma’dan, Çorlu tren kazasından, İliç’ten ve daha birçok benzer olaylardan iyi tanıyoruz. Yargı sürecini de zamana yayacaklar, göstermelik yargılamalarla asıl suçluların hesap vermesini engelleyecekler ve bu gibi cinayetlere yol açan politikalara devam edecekler.
Ancak onlar da bizleri iyi tanıyor; 78 canın hesabı sorulana,bu ülke felaketler ülkesi olmaktan çıkarılana, insan hayatı ranttan üstün tutulana kadar mücadele etmeye devam edeceğiz.
Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) olarak buradan bir kez daha söylüyoruz: Kartalkaya yangınına ilişkin bağımsız ve etkin bir soruşturma başlatılmalı, siyasi makamlar dahil olmak üzere tüm sorumlular, yargı önüne çıkarılmalı, turizm tesislerinde denetimler göstermelik olmaktan çıkarılmalı, kamusal ve şeffaf hale getirilmeli ve insan hayatını öncelemeyen bu yönetim anlayışı terk edilmelidir.
Bu vesileyle Kartalkaya’da yitirdiğimiz 78 canı saygıyla anıyor; yakınlarına bir kez daha baş sağlığı ve sabır diliyoruz.
KESK YÜRÜTME KURULU
#kartalkaya
📣 14 Ocak Çarşamba günü tüm illerde üretimden gelen gücümüzü kullanıyor
✔İŞ BIRAKIYORUZ!
‼️Emeğine, ekmeğine, sahip çıkmak isteyen herkesi yan yana gelmeye, omuz omuza vermeye çağırıyoruz.
🗓️ 14 Ocak Çarşamba
🕦 11.30 Milli Kütüphane Toplanma
🕧 12.30 Çalışma Ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Önü Basın Açıklaması 📣
❌ Hakem Kurulunun Toplu Sözleşmesi Hükümsüzdür!
🔴 Ek Zam Hemen Şimdi!
❌ TÜİK yalanlarıyla, hakem dayatmalarıyla emeğimizi gasp eden bu düzeni kabul etmiyoruz!
🔴Angarya kabul edilemez!
"Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli" kapsamında uygulanan öğrenci gelişim raporu uygulamasını değerlendiren Eğitim Sen Merkez Yürütme Kurulu, MEB'e bağlı ortaokul ve lise kademelerinde görev yapan üyelerimizin, 2025-2026 eğitim öğretim yılı sonuna kadar öğrenci gelişim raporlarını doldurmamalarına karar vermiştir.
#AngaryayaHayır
ABD SALDIRGANLIĞINA, EMPERYALİST BARBARLIĞA KARŞI HALKLARIN EŞİTLİK, ÖZGÜRLÜK VE BAĞIMSIZLIK MÜCADELESİNİN YANINDAYIZ!
Amerika Birleşik Devletleri, kendi emperyalist çıkarları doğrultusunda dünyanın birçok bölgesinde sürdürdüğü savaş ve müdahale politikalarına bir yenisini daha ekleyerek bugün sabah saatlerinde #Venezuela’ya yönelik doğrudan askeri saldırı ve bombalama gerçekleştirmiştir. Yıllardır diktatörlükleri besleyen, darbeleri örgütleyen ve halkların iradesini zor yoluyla gasp eden bu saldırgan politikalar; “demokrasi getirme” ve “uyuşturucu ile mücadele” söylemleri arkasına saklanarak Venezuela’nın petrol ve enerji kaynaklarını hedef alan açık bir yağma girişimi olarak karşımıza çıkmaktadır.
Emperyalist müdahale nereden gelirse gelsin, hangi halklara yönelirse yönelsin; halklar için yalnızca ölüm, yoksulluk, zorunlu göç, şiddet ve baskı anlamına gelmektedir. Kadınlar, çocuklar, yaşlılar ve emekçiler emperyalist savaş politikalarının doğrudan hedefi olmakta; halklar sistematik biçimde yoksulluğa ve güvencesizliğe mahkûm edilmektedir. Emperyalist savaşlar halklar açısından bir çözüm değil, derinleşen yıkım ve felaketler zinciridir.
KESK olarak;
Emperyalizm hangi coğrafyada, hangi halklara karşı hayata geçirilirse geçirilsin karşısında durmaya devam edeceğimizi bir kez daha ilan ediyoruz. Sınıf kardeşlerimiz başta olmak üzere Venezuela halkının yanında olduğumuzu güçlü biçimde vurguluyor, savaşa ve emperyalist saldırganlığa karşı hayır diyoruz.
KESK Yürütme Kurulu