İnşaat Mühendisi | A Sınıfı İGU
📐 25+ yıllık saha tecrübesi. Teoriden değil, sahadan.
Civil Engineer | 25+ Years of Construction and Jobsite Experience
Dere yataklarına yapılan müdahalelerin bedelini her şiddetli yağışta yeniden ödüyoruz.
Bir inşaat mühendisi olarak şunu özellikle vurgulamak isterim: Dere koruma bantları yalnızca imar mesafesi değildir; taşkın güvenliğinin önemli bir parçasıdır.
Dere yataklarını daraltıp doğal su akışını bozduktan sonra, sorunu yalnızca yağmur suyu kanallarıyla çözmeyi bekleyemeyiz.
İmar kararları değişebilir ama suyun doğa kanunları değişmez. Su, kendisine bırakılmayan alanı taşkınla geri alır.
Şantiyelerde her ustamız, kendinden önce yapılan işte bazı eksikliklerle karşılaşabiliyor. Elbette bu tespitler kıymetli. Ancak önemli olan, birbirimizin hatalarını göstermekten çok, yapılan işin kalitesini birlikte yükseltebilmek. İyi işçilik, ustalar arasındaki dayanışma ve karşılıklı özenle ortaya çıkar. Sonuçta hepimizin amacı, arkamızda sağlam ve güzel bir eser bırakmak.
17 Ağustos 1999 depreminden sonra İstanbul’da mevcut bina stoku, Büyükşehir Belediyesi tarafından depreme dayanıklılık testine tabi tutulmuştur. 8 Ekim günü kendiliğinden yıkılan binanın iskan edilemeyecek derecede çürük, yani oturanların hayatı bakımından tehlikeli olmasına rağmen, Büyükşehir ve İlçe Belediyeleri tarafından sahiplerine/sakinlerine bu tehlikelilik durumu ile ilgili olarak bildirimde bulunulmuş mudur veya herhangi bir tedbir alınmış mıdır?
Demokratik toplumda kamu bu konularda bilgilendirilir.
İnşaatta can güvenliği, yalnızca projelerin onaylanması ve sahada birkaç kontrol yapılmasıyla sağlanamaz.
Denetim, denetlenenin ekonomik etkisinden bağımsız olmalıdır. Proje kontrolü ile uygulama denetimi birbirini tamamlamalı, ancak farklı uzmanlık ve sorumluluklarla yürütülmelidir.
Meslek odaları, teknik üniversiteler ve sektör temsilcileri standartların geliştirilmesinde söz sahibi olmalı; denetçiler düzenli eğitimlere, uygulamalı sınavlara ve performans değerlendirmelerine tabi tutulmalıdır.
Ancak bir husus daha var: Denetçinin yetkisi kadar sorumluluğu da açıkça tanımlanmalıdır. Hatalı uygulamayı durduramayan, tespit ettiği aykırılığın giderilmesini sağlayamayan bir denetim sistemi kâğıt üzerinde kalır.
İyi bir yapı, yalnızca iyi bir projeyle değil; bilgili, bağımsız ve gerektiğinde işe dur diyebilen mühendislerle inşa edilir.
Çok yerinde ve önemli tespitler. Kentsel dönüşümü yalnızca eski binaların yenilenmesi olarak görmek, şehirlerimizin geleceği açısından büyük bir eksiklik.
Gerçek kentsel dönüşüm; yapı güvenliğiyle birlikte ulaşımı, altyapıyı, otoparkı, yeşil alanları ve sosyal donatıları da kapsamalıdır.
Özellikle ada bazlı dönüşümü teşvik eden imar düzenlemeleri, mülkiyet sorunlarının çözümü ve malik-müteahhit dengesini gözeten ekonomik modeller hayata geçirilmelidir.
Artık sadece binaları değil, şehirleri dönüştürmenin zamanı. Bu yaklaşımı destekliyorum.
KENTSEL DÖNÜŞÜMDE BİNA TAMAMLAMA SİGORTASI: GÜVENCE Mİ, EK MALİYET Mİ?
Kentsel dönüşümde bina tamamlama sigortası, hak sahipleri açısından önemli bir güvence olarak görülse de müteahhit açısından ciddi maliyetler ve finansal yükümlülükler doğurabilir.
Sigorta primi, teminat şartları, finansal incelemeler ve talep edilebilecek ek güvenceler, müteahhidin finansman yükünü artırabilir. Unutulmamalıdır ki müteahhide getirilen her ilave maliyet, dolaylı olarak maliklere de yansıyabilir.
Peki, farklı bir güvence modeli mümkün mü?
Müteahhide düşen bağımsız bölümlerin ipotek altına alınması ve inşaatın gerçekleşme seviyesine göre bu ipoteklerin kademeli olarak kaldırılması değerlendirilebilir.
Örneğin temel, kaba yapı, ince işler ve iskân aşamalarında, teknik ilerleme bağımsız olarak doğrulanarak belirlenen ipotekler serbest bırakılabilir.
Böylece hem maliklerin hakları korunabilir hem de müteahhidin finansman ve satış kabiliyeti tamamen kısıtlanmamış olur.
Kentsel dönüşümde esas olan, yalnızca güvence oluşturmak değil; güvence ile projenin ekonomik sürdürülebilirliği arasında doğru dengeyi kurmaktır.
ŞANTİYEDEN NOTLAR #32
BİR BİNAYI SADECE DEPREM Mİ YIPRATIR?
BODRUM KATTAKİ SU, YILLAR SONRA TAŞIYICI SİSTEMİ TEHDİT EDEBİLİR!
Bir binanın bodrum katına iniyorsunuz.
Perde duvarlarda nem, tavanda pas lekeleri, bazı noktalarda dökülmüş beton örtüsü ve açığa çıkmış donatılar…
Çoğu zaman ilk tepki şu oluyor:
“Biraz sıva yapar, üzerini boyarız.”
Peki, sorun gerçekten sadece görüntü mü?
Betonarme yapılarda su ve nemin yol açabileceği donatı korozyonu, zaman içerisinde taşıyıcı sistemin dayanıklılığını ve performansını olumsuz etkileyebilir.
Korozyon ilerledikçe donatıda kesit kaybı, beton örtüsünde çatlama ve dökülmeler meydana gelebilir.
Özellikle bodrum katlarda şu detaylar büyük önem taşır:
• Radye temel ile perde birleşimindeki su yalıtımı sürekliliği.
• Beton döküm derzlerinde uygun su tutucu bant ve detayların uygulanması.
• Tij delikleri ve tesisat geçişlerinin sızdırmazlığı.
• Toprak altında kalan perde yüzeylerinin su yalıtımı ve koruma katmanları.
• Projeye uygun çevre drenajı ve yeraltı suyu koşullarının değerlendirilmesi.
Unutmayalım: Drenaj, su yalıtımının yerine geçmez.
Daha da önemlisi, bodrum katlarda su sızıntısını gidermek amacıyla kolonların, kirişlerin veya perdelerin kırılması ve donatıların kesilmesi kabul edilemez.
Su yalıtımı bir dekorasyon işi değildir.
Yapının dayanıklılığına, kullanım ömrüne ve bakım maliyetlerine doğrudan etki eden bir mühendislik uygulamasıdır.
Bugün birkaç saatlik işçilikten tasarruf etmek için ihmal ettiğimiz bir detay, yıllar sonra çok daha büyük onarım maliyetleriyle karşımıza çıkabilir.
Bir binayı sağlam yapmak kadar, sağlam kalmasını sağlamak da mühendislik sorumluluğudur.
#ŞantiyedenNotlar #32 #SuYalıtımı #Betonarme #İnşaatMühendisliği
🏗️ ŞANTİYEDEN NOTLAR #6
Birkaç santimetre…
Bir yapının ömrünü gerçekten etkileyebilir mi?
Evet.
Betonarmede küçük görünen ama çok önemli detaylardan biri: PAS PAYI.
Pas payı yalnızca donatının beton içerisinde kalmasını sağlayan bir mesafe değildir.
Donatıyı;
• Korozyona,
• Neme ve dış ortam etkilerine,
• Karbonatlaşmanın etkilerine,
• Yangın sırasında yüksek sıcaklığa
karşı koruyan beton örtüsüdür.
⚠️ Yetersiz pas payı neye yol açabilir?
Donatı dış etkilere daha açık hale gelir.
Korozyon başladığında çelik hacimsel olarak genleşir.
Sonrası çoğu zaman tanıdıktır:
Çatlama → beton örtüsünün kabarması → dökülme → donatının açığa çıkması → korozyonun hızlanması.
Ama fazla pas payı bırakmak da her durumda “daha güvenli” demek değildir.
Pas payı; elemanın türüne, çevresel etkilere, yangın gerekliliklerine ve proje/şartname hükümlerine uygun olmalıdır.
📌 Bu nedenle donatı kontrolünde yalnızca;
“Çap doğru mu, adet doğru mu?”
diye bakılmaz.
Donatı doğru yerde mi?
Pas payı korunmuş mu?
Beton dökümünde yer değiştirebilir mi?
soruları da sorulur.
Ve unutmayalım:
Beton donatıyı sarar.
Doğru pas payı ise donatıyı yıllarca korur.
Şantiyede birkaç santimetrelik detay,
yapının onlarca yıllık ömrünü etkileyebilir.
#ŞantiyedenNotlar #PasPayı #Donatı #Betonarme #İnşaatMühendisliği #Şantiye
Ustalık kıymetlidir, tecrübe değerlidir. Ancak tecrübe ile mühendislik bilgisini birbirine karıştırmamak gerekir.
Bir yapının güvenliği yalnızca sahada görülen uygulamalarla değil; mühendislik hesapları, projelendirme, teknik şartnameler ve doğru uygulamalarla sağlanır.
İyi bir mühendis ustanın tecrübesine saygı duyar, iyi bir usta da mühendisliğin bilgi ve sorumluluğunu bilir.
Usta işini iyi yapmalı, mühendis de mühendisliğini hakkıyla yerine getirmelidir.
İnşaat, birbirine ders verme yarışı değil; bilgi, tecrübe ve sorumluluğun birlikte çalıştığı bir meslektir.
Herkes kendi işini en iyi şekilde yaparsa ortaya güvenli ve kaliteli yapılar çıkar.
DEPREMLERDEN DERS ÇIKARDIK MI? YOKSA SADECE YÖNETMELİKLERİ Mİ DEĞİŞTİRDİK?
17 Ağustos 1999…
6 Şubat 2023…
Ve son yıllarda yaşadığımız bina çökmeleri…
Her felaketten sonra aynı soruları soruyoruz:
Bu binalar neden yıkıldı? Kim denetledi? Kim sorumlu?
Peki, bugün yapımına devam ettiğimiz binlerce yeni yapıyı gerçekten yeterince denetliyor muyuz?
Türkiye'de 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanun var. 2019'da yürürlüğe giren Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği var. Elektronik yapı denetim sistemi, beton numunelerinin çipli takibi ve laboratuvar kontrolleri var.
Bunların hepsi önemli kazanımlar.
Ancak bir binanın güvenliği, yalnızca beton numunesinin deney sonucundan ibaret değildir.
Şantiyelerde asıl dikkat etmemiz gereken konular hâlâ aynı:
- Zemin etüdü ile temel ve taşıyıcı sistem tasarımının uyumu.
- Kolon-kiriş birleşim bölgelerindeki donatı detayları.
- Etriye sıklaştırmaları, kanca açıları ve donatı kenetlenmeleri.
- Beton dökümü, vibrasyon ve kür uygulamaları.
- Projeye aykırı imalatların zamanında tespit edilmesi.
- Şantiye şefliği ve yapı denetiminin fiilen, etkin şekilde yürütülmesi.
Bütün bu aşamalar yalnızca imza ve tutanaklarla geçiştirilemez.
Bir mühendis olarak şu soruyu sormak istiyorum:
Yapı denetim sistemimiz, hatalı imalatı gerçekten önleyen bir mekanizma mı, yoksa bazı durumlarda yapılan imalatı sonradan belgelendiren bir sürece mi dönüşüyor?
Elbette görevini titizlikle yapan mühendislerimiz, yapı denetim kuruluşlarımız ve müteahhitlerimiz var. Onların emeğini yok sayamayız.
Ancak iyi çalışanların varlığı, sistemdeki eksiklikleri sorgulamamıza engel olmamalı.
Bence artık yalnızca yıkılan binaların sorumlularını aramakla yetinmemeliyiz.
Henüz yıkılmamış ama hatalı inşa edilmekte olan yapıları nasıl tespit edeceğimizi ve bu hataları nasıl önleyeceğimizi konuşmalıyız.
Çünkü gerçek yapı denetimi, felaketten sonra kusurluyu bulmak değil, felakete neden olabilecek kusuru zamanında önlemektir.
Depremden ders çıkarmak, yönetmelik değiştirmekle değil, o yönetmeliği şantiyenin her metrekaresinde uygulamakla mümkündür.
#ŞantiyedenNotlar #YapıDenetimi #Deprem #İnşaatMühendisliği
BİNALARI FİLEYLE KORUYORUZ, PEKİ İÇİNDEKİ İNSANLARI?
İstanbul Maltepe'de 5 insanımızı kaybettik. Şimdi Etiler'den gelen görüntüler düşündürücü.
Yaklaşık 60 yıllık binalar, çatlaklar, dökülen cepheler ve düşen parçaları tutmak için gerilen fileler…
Bir inşaat mühendisi olarak şunu özellikle vurgulamak istiyorum:
Koruyucu file, düşen parçaların oluşturduğu tehlikeyi azaltabilir. Ancak binanın taşıyıcı sistemini güçlendirmez.
Daha da düşündürücü olan, bazı vatandaşlarımızın hâlâ şu gerekçelerle dönüşüme karşı çıkması:
“1999 depremini gördük, hiçbir şey olmadı.”
“Zeminimiz kaya, binamız sağlam.”
“Yeni dairemiz küçülecek.”
Ekonomik kaygılar elbette gerçek. İnsanların evlerinden ayrılmakta zorlanmasını anlamak gerekiyor.
Ancak bir binanın güvenliği kişisel kanaatlerle değil, mühendislik hesaplarıyla belirlenir.
Kentsel dönüşüm yalnızca müteahhit ile kat maliklerinin anlaşmasına bırakılamayacak kadar ciddi bir can güvenliği meselesidir.
Riskin teknik olarak tespit edildiği yapılarda kamu otoritesi, hukuki süreçleri ve sosyal destek mekanizmalarını birlikte işletmelidir.
Unutmayalım:
Deprem, binanın güvenli olup olmadığını öğrenmek için bekleyeceğimiz bir sınav değildir.
#ŞantiyedenNotlar #KentselDönüşüm #Deprem #İnşaatMühendisliği
MALTEPE'DE BİNA ÇÖKTÜ, MİMAR VE ŞANTİYE ŞEFİ TUTUKLANDI. PEKİ DİĞER SORUMLULAR?
5 insanımızı kaybettik. Bir mimar ve bir şantiye şefi tutuklandı.
Peki, binaya sonradan eklenen 4 ruhsatsız katın sorumluluğu kimde?
1989 ve 1990 yıllarında alınan yıkım kararları neden uygulanmadı?
Bu kaçak katları kim yaptırdı, kim inşa etti, kim denetlemedi?
Elbette mimar ve mühendisler kendi mesleki kusurlarından sorumludur. Ancak yıllar sonra yapılan ruhsatsız imalatların sorumluluğu, hiçbir teknik ve hukuki inceleme yapılmadan ilk projeyi hazırlayanlara yüklenemez.
Adalet, yalnızca ulaşılabilen teknik sorumluları değil, yapının bütün geçmişini sorgulamalıdır.
İlk ruhsat, statik proje, sonradan yapılan müdahaleler, yapı tatil tutanakları, encümen kararları ve denetim süreçleri birlikte incelenmelidir.
Çünkü gerçek sorumluluk zinciri ortaya çıkarılmadıkça benzer faciaların önüne geçemeyiz.
Mühendislik sorumluluğu esastır. Ancak sorumluluk, kişinin fiili ve kusuruyla birlikte değerlendirilmelidir.
#Maltepe #İnşaatMühendisliği #YapıGüvenliği #KentselDönüşüm
🏗️ ŞANTİYEDEN NOTLAR #31
🚨 İSTİNAT DUVARI ÇÖKTÜ! PEKİ DUVARIN ARKASINDAKİ SU NEREYE GİDECEKTİ?
Bir istinat duvarı düşünün…
Betonu dökülmüş. Donatısı yerleştirilmiş. Arkasındaki dolgu tamamlanmış.
Dışarıdan bakıldığında sağlam görünüyor.
Peki yağmur yağdığında veya yeraltı suyu yükseldiğinde, duvarın arkasında biriken su nereye gidiyor?
İSTİNAT DUVARLARININ EN ÖNEMLİ DETAYLARINDAN BİRİ: DRENAJ VE BARBAKAN!
İstinat duvarlarının arkasında biriken su, yeterli şekilde tahliye edilmezse hidrostatik basınç oluşturabilir.
Bu ilave basınç; duvarın kayma, devrilme ve yapısal güvenliğini olumsuz etkileyebilir.
İşte bu nedenle drenaj sistemi ve barbakanlar (su tahliye delikleri) önemlidir.
Barbakanlar, uygun şekilde tasarlandığında duvar arkasında biriken suyun dışarı tahliyesine yardımcı olur.
Ancak yalnızca duvara delik bırakmak yeterli değildir.
📌 Barbakanların çapı, aralıkları, kotları ve çıkışları projeye uygun olmalı.
📌 Barbakanların arkasında uygun filtre malzemesi bulunmalı; ince zemin tanelerinin taşınması ve tıkanma önlenmeli.
📌 Drenaj boruları, filtre tabakası ve geotekstil uygun şekilde uygulanmalı.
📌 Tahliye edilen su, duvarın önünde temel zemininin oyulmasına neden olmadan güvenli bir noktaya yönlendirilmeli.
📌 Duvar arkasındaki dolgu uygun malzemeyle, kontrollü tabakalar halinde sıkıştırılmalı.
📌 Drenaj ve barbakanların zaman içerisinde tıkanabileceği dikkate alınmalı.
ÇOK ÖNEMLİ BİR AYRINTI:
Barbakan bulunması, duvar arkasında hidrostatik basınç oluşmayacağının garantisi değildir.
Yüksek yeraltı suyu, yoğun yağış, tıkanmış drenaj hatları veya yanlış filtre uygulamaları nedeniyle su basıncı yine oluşabilir.
Bu nedenle drenaj sistemi, barbakanlar ve hidrostatik yükler birlikte projelendirilmelidir.
BİR BARBAKANIN TIKANMASI KÜÇÜK BİR DETAY GİBİ GÖRÜNEBİLİR. AMA ARKASINDA BİRİKEN SU, BÜYÜK BİR MÜHENDİSLİK PROBLEMİNE DÖNÜŞEBİLİR.
Elbette her istinat duvarı göçmesinin nedeni drenaj eksikliği değildir. Yetersiz temel taşıma gücü, hatalı projelendirme, yanlış dolgu ve aşırı yükleme de göçmeye yol açabilir.
Ancak suyun etkisi, göz ardı edemeyeceğimiz önemli bir risk unsurudur.
İSTİNAT DUVARININ GÜVENLİĞİ SADECE ÖN YÜZÜNDE GÖRDÜĞÜMÜZ BETONLA DEĞİL, ARKASINDA GÖREMEDİĞİMİZ DETAYLARLA DA BELİRLENİR.
#ŞantiyedenNotlar #İstinatDuvarı #Barbakan #Drenaj #Geoteknik #İnşaatMühendisliği #İSG
Sorumluluk meslek unvanına göre değil, somut delillere göre belirlenmelidir.
Sonradan yapılan kaçak katlar varsa; bunları kim yaptırdı, kim yaptı, hangi tarihte yapıldı ve tespit edildiğinde hangi işlemler uygulandı? Soruşturma bu zincirin tamamını ortaya çıkarmalıdır. Tapu kayıtlarıyla birlikte ruhsat, onaylı projeler, yapı tatil tutanakları ve yıkım kararları da incelenmelidir.
İlk yapının proje ve uygulamasında kusuru, sonraki müdahalelerde dahli bulunmayan bir mimar veya mühendise, yalnızca dosyada adı geçtiği için sorumluluk yüklenmemelidir. Ancak bunu da belgeler ve teknik inceleme belirler.
Gözaltı, suçluluğun kanıtı değildir. Kaçak katların varlığı da çökme nedeninin bütün yönleriyle açıklığa kavuştuğu anlamına gelmez.
Hayatını kaybeden insanlara karşı sorumluluğumuz, kolay hedef seçmek değil; kusuru bulunan herkesin, kim olursa olsun, ortaya çıkarılmasını sağlamaktır.
📢Maltepe’deki Bina Çökmesi Bir Kez Daha Gösterdi: Yapıların Durumu Hakkında Bilgi Edinmek Yurttaşın Hakkıdır
📍TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Yönetim Kurulunun, Maltepe’de yaşanan bina çökme olayı üzerine yurttaşların kullandıkları binalar hakkında bilgi edinme hakkına ilişkin, 8 Ekim 2026 tarihli açıklaması.
🔹İstanbul Maltepe’de 8 Ekim 2026 tarihinde meydana gelen bina çökmesi, yapı güvenliği konusundaki ihmallerin ve bilgi eksikliğinin ağır sonuçlarını bir kez daha gözler önüne sermiştir. Yedi katlı binanın üç katının çökmesi sonucunda, şu ana kadar edinebildiğimiz bilgilere göre iki yurttaşımız hayatını kaybetmiş, iki yurttaşımızın ise enkaz altında olduğu bildirilmiştir. Arama kurtarma ekiplerinin çalışmaları sürerken, hayatını kaybeden yurttaşlarımızın yakınlarına başsağlığı diliyor, enkaz altında bulunan yurttaşlarımıza bir an önce ulaşılmasını temenni ediyoruz.
🔗Açıklamanın tamamı 👇
https://t.co/24iCDjMF2z
Çok teşekkür ederim, son derece yerinde bir öneri. Özellikle kaynak ve taşlama gibi sıcak çalışmalarda, işe başlamadan önce yapılacak birkaç dakikalık kontrol ciddi kazaların önüne geçebilir. Genç meslektaşlarımızın sahada faydalanabileceği kısa bir “Kaynak Öncesi Güvenlik Kontrol Listesi” hazırlayıp ayrıca paylaşacağım. Katkınız için teşekkürler.
🏗️ ŞANTİYEDEN NOTLAR #29
🔥 “İKİ DAKİKA TAŞLAMA YAPACAĞIZ…”
Peki kıvılcımın nereye gittiğine kim bakıyor?
Şantiyede spiral çalışıyor…
Demir kesiliyor…
Kaynak yapılıyor…
Bir tarafta da;
yalıtım malzemeleri, ahşap, ambalajlar, plastikler, boya ve diğer yanıcı malzemeler bulunuyor.
Çalışma birkaç dakika sürüyor.
Yangın ise bazen çalışma bittikten sonra fark ediliyor.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın şantiye yangın güvenliği rehberinde;
📌 kaynak ve kesme işleri,
📌 taşlama makinelerinden oluşan ısı,
📌 elektrik arızaları,
📌 açık alevler
yapı işyerlerindeki potansiyel yangın kaynakları arasında gösteriliyor. (Güvenli İnşaat)
Buradaki kritik nokta şu:
KIVILCIMI GÖRMEK, NEREYE DÜŞTÜĞÜNÜ GÖRMEK DEĞİLDİR.
Taşlama veya kaynak sırasında oluşan sıcak parçacıklar çalışma noktasından uzaklaşabilir;
bir boşluğa girebilir,
yanıcı bir malzemenin üzerine düşebilir,
gözden uzak bir noktada içten içe yanmayı başlatabilir.
Bu nedenle sıcak çalışma başlamadan önce sadece çalışacak kişiye değil, çalışma çevresine bakılmalıdır.
• Yanıcı malzemeler uzaklaştırıldı mı?
• Uzaklaştırılamayan malzemeler uygun şekilde korundu mu?
• Uygun yangın söndürme ekipmanı hazır mı?
• Kıvılcımların alt ve yan katlara ulaşabileceği açıklıklar kontrol edildi mi?
• İş bittikten sonra alan tekrar kontrol ediliyor mu?
• Gereken işlerde sıcak çalışma izin sistemi ve yangın gözcüsü uygulanıyor mu?
ÇSGB'nin güncel rehberi de sıcak çalışma izinlerinin uygulanmasını, yanıcı malzemelerin ısı kaynaklarından uzak tutulmasını ve demir kesimi gibi işlemlerin mümkün olduğunca yanıcılardan uzakta belirlenmiş alanlarda yapılmasını öneriyor. (Güvenli İnşaat)
Şantiyede bazen tehlikeli olan;
yaptığımız iş değil,
o işi nerede yaptığımızdır.
🔥 KAYNAK BİTEBİLİR.
TAŞLAMA BİTEBİLİR.
AMA KIVILCIMIN BAŞLATTIĞI YANGIN HENÜZ BAŞLIYOR OLABİLİR.
Sıcak çalışma, makine kapatılınca bitmiş sayılmamalıdır.
#ŞantiyedenNotlar #İSG #İşGüvenliği #SıcakÇalışma #YangınGüvenliği #Şantiye #İnşaatMühendisliği