İnsan Hakları Okulu Adana programımız 8 Kasım 2025 Cumartesi günü başlıyor.
Derslerimiz her hafta Cumartesi günü saat: 14:00’te Adana Şubemizde yapılacak.
🟡 Erzincan Kadın Kapalı Cezaevindeki Hak İhlalleri İddiaları Hakkında Başvuruda Bulunduk
Derneğimize yapılan bir başvuruda, Silivri Cezaevinden Erzincan Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna sevk edilen bazı mahpusların kötü muamele teşkil eden ayrımcı uygulamalara maruz kaldığı iddia edilmiştir.
Başvuruya göre,
▪️ Mahpusların kalabalık koğuşlarda tutulduğu ve kuruma ilk girişlerinde personel tarafından onur kırıcı ithamlarla karşılaşıldığı,
▪️ Mahpusların İstanbul'da yaşayan %80 engelli, yaşlı ve ağır hasta aile fertleri bulunmasına rağmen, aile bağlarının korunması adına yapılan sevk taleplerinin gerekçesiz reddedildiği,
▪️ Uçuş kısıtlılıkları veya rötar gibi nedenlerle görüşe geç kalan ailelere, diğer mahpus yakınlarına tanınan esnekliğin gösterilmediği ve çifte standart uygulandığı,
▪️ Mahpusların ağır hasta veya engelli yakınlarıyla "görüntülü görüşme" haklarının reddedildiği, mektupların geciktirildiği ve gönderilen posta pullarının imha edildiği,
▪️ Kantinde protein kaynaklı temel gıdalara ve bazı hijyen malzemelerine erişimin sağlanamadığı iddia edilmiştir.
MAZLUMDER olarak söz konusu iddiaların derhal incelenmesini, iddiaların doğrulanması halinde hukuka aykırı uygulamaların sonlandırılmasını ve sorumlu personel hakkında gerekli disiplin ve cezai soruşturmaların başlatılmasını talep ediyoruz. @adalet_bakanlik@ctekurumsal
KARDEŞLİK, DAYANIŞMA VE KALICI BARIŞ İÇİN MECLİS İRADESİNİ DESTEKLİYORUZ
TBMM'de temsil edilen siyasi partilerin neredeyse tamamının katılımı ile ihdas edilen Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu tarafından hazırlanan rapor kamuoyunun gündemine sunulmuştu. Gelinen aşamada ise kısaca çerçeve yasa olarak adlandırılan Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi nitelikli bir çoğunlukla mecliste kabul edilmiştir.
Biz aşağıda imzası bulunan İSTANBUL PLATFORMU bileşenleri olarak bu süreci ve kanunu desteklediğimizi, sürecin bütün yönleriyle kemale erdirilmesi için çözüme destek olduğumuzu vurguluyoruz.
On yıllar boyunca akan kanın durması, toplumsal yarılmanın onarılması ve kalıcı barışın inşası, hepimizin meşru talebidir. Bu tarihi eşikte siyaset kurumunun ve Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin üstlendiği sorumluluk, sivil toplumun da aynı sorumlulukla yanında durmasını gerektirmektedir.
Söz konusu süreci ve kanunu, on yıllarca süren silahlı çatışma sürecinin ve güvenlik merkezli paradigmanın geride bırakılması, meselenin bütünüyle hukuki ve siyasi zemine taşınması yolunda atılmış somut ve tarihî bir adım olarak değerlendiriyor, bu adımın kararlılıkla hayata geçirilmesini destekliyoruz.
İnsan ve Değer Hareketi
İnsan ve Medeniyet Hareketi
İstikamet Vakfı
MAZLUMDER
Medeniyet İlim Kültür Eğitim ve Dayanışma Vakfı
Umran Kültür ve Medeniyet Hareketi
İSTANBUL PLATFORMU
🚨 BREAKING:
Belgian Prime Minister: More than 15,000 people in Gaza need prosthetics due to limb loss. 10,000 of these victims are children... Where is human dignity in all of this?
🚨 BREAKING:
Jennifer Lawrence:
"What is happening in Gaza is a clear-cut genocide, I will never accept this. I am afraid for the future of my own children and the children of all of us, it is disgraceful."
JUDICIAL PRESSURE AGAINST THE MUSLIM TURKISH MINORITY IN WESTERN THRACE IS UNACCEPTABLE
While Articles 40 and 45 of the Treaty of Lausanne grant minorities the right to establish, administer, and supervise their own religious institutions, the Greek state has unlawfully intervened in the election of muftis and appointed individuals of its own choosing as muftis. On October 11, 2024, the appointed muftis sought to lead Friday prayers at the Çınar Mosque during the opening ceremony of the İskeçe Madrasa; however, the congregation refused to allow the muftis into their own mosque in protest against the Greek state’s unlawful actions and the brazenness of the situation. Following these events, the Greek state launched an investigation, and the Xanthi Court sentenced Hüseyin Baltacı, Ozan Ahmetoğlu, Bahri Belço, and Murat Köse—members of the Muslim Turkish Minority in Western Thrace—to 17 months in prison each on charges such as “resisting a public official” and “obstructing worship.”
As we noted in our “Human Rights Report on the Muslim Turkish Minority in Western Thrace” published in 2012, Greece continues to violate the fundamental obligations of the 1913 Treaty of Athens and the 1923 Treaty of Lausanne, which guarantee minority rights at the international level. Since the mid-1980s, Greece has been obstructing mufti elections, and with the law it enacted in 2022, it has transformed mufti offices into bureaucratic state agencies, thereby disregarding the civil will of the Muslim Turkish minority in Western Thrace. This state intervention in religious institutions constitutes a clear violation of freedom of religion. Despite the European Court of Human Rights’ rulings finding Greece in violation, policies restricting freedom of religion and association continue, and the judiciary is being used as a tool of repression through such penalties.
As MAZLUMDER,
- We reiterate that prison sentences imposed on individuals exercising their right to peaceful protest and freedom of expression must be overturned by a higher court,
- We call on Greece to abandon legal regulations that prevent the Muslim Turkish minority in Western Thrace from electing their own religious leaders and that place the sphere of religion under state monopoly,
- We also call on the Republic of Türkiye, as a signatory to the Treaty of Lausanne, to take an active stance in diplomatic forums against human rights violations targeting the Muslim Turkish minority in Western Thrace. @MFATurkiye@GreeceInTurkiye
İŞGALCİ İSRAİL, ÇOCUKLARI SİSTEMATİK OLARAK HEDEF ALIYOR!
Birleşmiş Milletler tarafından hazırlanan ve soykırımcı İsrail'in 7 Ekim 2023'ten bu yana Filistinli çocuklara yönelik hak ihlallerini gözler önüne seren rapor, MAZLUMDER Çocuk Hakları Komisyonu tarafından derlendi.
📌 Rapor, Gazze'deki soykırımın ve çocuklara yönelik hak ihlallerinin ağır bilançosunu gözler önüne seriyor.
▪️ 20.000'den fazla çocuk katledildi (toplam ölümlerin %30'u), 44.000 çocuk yaralandı.
▪️ 58.554 çocuk annesini, babasını veya her ikisini kaybederek ağır bir yetimlik kriziyle baş başa bırakıldı.
▪️ Batı Şeria'da 213 çocuk katledilirken, 1.665'ten fazla çocuk gözaltına alındı ve işkence gördü.
▪️ 151 çocuk aç bırakma politikaları nedeniyle hayatını kaybetti.
▪️ Eğitim sistemi kasten çökertildi; Gazze'deki okulların %97'si, üniversitelerin %95'i yıkıldı veya hasar gördü.
▪️ Sağlık altyapısının tahribi ve aşılamanın engellenmesiyle Gazze'de 25 yıl aradan sonra çocuk felci (Polio) vakaları yeniden ortaya çıktı.
Filistinli çiftçiler, kendi topraklarında işgalciler ve İsrail askerleri tarafından alıkonuluyor.
Bu sadece bir saldırı değil; toprağı, emeği ve insan onurunu hedef alan örgütlü bir işgal düzenidir.
Dünyanın sessizliği utançtır.
Release Dr. Hussam Abu Safiya!
Dr. Hussam Abu Safiya, who was detained by Israel during its attack on Kemal Advan Hospital in Gaza on December 27, 2024, has been held in the occupation regime’s prisons for 18 months without any concrete charges.
According to information provided by his lawyer, Dr. Hussam Abu Safiya has been subjected to ill-treatment and torture in prison; we demand his immediate release and call on the international community to exert pressure on the occupying authorities.
Release Dr. Hussam Abu Safiya!
Dr. Hussam Abu Safiya, who was detained by Israel during its attack on Kemal Advan Hospital in Gaza on December 27, 2024, has been held in the occupation regime’s prisons for 18 months without any concrete charges.
According to information provided by his lawyer, Dr. Hussam Abu Safiya has been subjected to ill-treatment and torture in prison; we demand his immediate release and call on the international community to exert pressure on the occupying authorities.
Dr. Hüsam Ebu Safiye Serbest Bırakılsın!
İsrail'in 27 Aralık 2024'te Gazze'deki Kemal Advan Hastanesi'ne düzenlediği saldırıda alıkoyduğu Dr. Hüsam Ebu Safiye, 18 aydır hiçbir somut suçlama olmaksızın işgal rejiminin cezaevlerinde tutuluyor.
Avukatının aktardığı bilgilere göre cezaevinde kötü muamele ve işkenceye maruz kalan Dr. Hüsam Ebu Safiye'nin derhal serbest bırakılmasını talep ediyor, uluslararası kamuoyunu işgalci yönetime baskı uygulamaya çağırıyoruz.