Trump kim?
Dini dolar tanrısı para olan...
Netanyahu'nun hamisi...
Gazze'yi kumarhane kenti yapma isteyen...
Filistinli çocukların katil destekçisi...
Epstein'da çocuk müdavimi...
İran'da 165 çocuğun katili...
Böyle birisi kime nasıl muşruiyet, itibar ve onur verebilir?
Haydarpaşa Dayanışması'nın hesabı hiçbir gerekçe olmadan erişime engellenmiş. Kentsel mücadelelerin kamu iletişimine de karışır oldular. Sosyal medya dev bir kamusal alandı değil mi? Özgürlük söylemi filan. Tam olarak öyle oldu.
Haydarpaşa Dayanışması’nın, @haydarpasadayan hesabı TR'deki yasal bir talep veya mahkeme kararı doğrultusunda X tarafından ülke sınırları içinde erişime kapatıldı/engellendi. Hesap tamamen silinmemiş, ancak Türkiye'den bağlanan kullanıcılar bu hesabı ve paylaşımları göremiyor.
@kartalbld@cansuuakbulut@komsuiletisim Yunus Marmaraya tek yol bu, inşaatların yarattığı toz toprak içerisinde.bu firmalara günde 2 defa burayı sulatın, biz çamur içinde gitmeye razıyız.Bu alana çöp dökmeyeceğiz dediniz, döküyorsunuz.dünkü foto bu. Bu çöp dağını kaldırın @kartalbld@gokhanyukselist@ozgurcelikchp
10 Ekim Ankara Gar Katliamının Duruşmadındayız.
10 Ekim 2015 tarihinde KESK, DİSK, TMMOB, TTB ile siyasi partiler ve Emek ve Demokrasi güçleri tarafından gerçekleştirilmek istenen Emek, Barış ve Demokrasi mitingine yönelik saldırı sonucu 104 yoldaşımızın yaşamını yitirdiği, 500'den fazla yoldaşın da yaralandığı katliamın bugün görülen duruşmasına katılım sağladık.
Sendikamız MYK üyeleri, Şube Başkanları ile üye ve temsilcilerimizin katıldığı duruşma devam ediyor.
Sorumlular açığa çıkarıncaya, suçlular cezalandırılınca kadar mücadelemiz sürecek.
10 Ekim Unutmadık Unutturmayacağız.
Değerli ulaştırma emekçisi arkadaşımız;
Sendikamıza üye olmak için aşağıdaki linki tıklayıp formu doldurmanız halinde, bulunduğunuz ildeki yönetici ve temsilcilerimiz sizinle iletişime geçip resmi üyeliğinizi tamamlayacaktır.
BTS ÖN ÜYELİK İÇİN
https://t.co/Ooa5CERgeK
Konfederasyonumuz KESK 11.Dönem 3.Olağan Danışma Meclisi Toplantısı Başladı!
Konfederasyonumuz KESK 11.Dönem 3.Olağan Danışma Meclisi toplantısı 2 Temmuz Sivas Katliamı’nda yitirdiklerimiz ile emek, demokrasi ve barış mücadelesinde kaybettiklerimizin anısına saygı duruşuyla başladı.
Sendikamız Merkez Yürütme Kurulu üyeleri ile Şube Başkanı ve Şube Yürütme Kurulu üyelerimizin katıldığı Danışma Meclisi toplantısı Konfederasyonumuz Eş Genel Başkanı Ahmet Karagöz’ün siyasal-sendikal süreç ve çalışma yaşamı değerlendirmesinin ardından önümüzde dönemin planlanmasıyla devam ediyor.
Yaşasın KESK!
Yaşasın Örgütlü Mücadelemiz!
10.Dönem 8.Genel Meclis Toplantımız Başladı
Sendikamız 10.Dönem 8.Genel Meclis toplantısı Ankara’da EĞİTİM SEN Genel Merkezi Konferans Salonunda; Merkez Yürütme Kurulu üyelerimiz, Şube Başkanlarımız, Şube Yürütme Kurulu üyelerimiz ve Şubelerimizden katılan temsilcilerimizle başladı.
Madımak’tan Bugüne 33 Yıl! Karanlığa Teslim Olmadık, Olmayacağız!👇
Bundan tam 33 yıl öce; 2 Temmuz 1993’te Sivas’ta, göz göre göre, planlı bir şekilde 33 aydın ve 2 otel emekçisi diri diri yakıldı.
Bu, münferit bir “linç” değil; örgütlü, kışkırtılmış, cezasızlık zemininde büyütülmüş bir derin devlet operasyonuydu. Katliam öncesi günlerce dağıtılan bildiriler, yayılan yalanlar, hedef gösteren manşetler, göz yumulan gerici mitingler ve nihayetinde seyirci kalan kolluk kuvvetleri; hepsi aynı senaryonun parçalarıydı.
33 yıl önce Madımak’ta aydın, yazar, sanatçıların diri diri yakılmasını izledi. Bir kentin merkezinde, 15 dakikada tüm güvenlik güçlerini bölgeye aktararak, bu toplu cinayeti önleyebilecekken, saatlerce pasif biçimde beklemeyi tercih etti. Halklarımız bunu asla unutmayacaktır.
Karanlık dehlizlerde planlanıp uygulanan katliamda, ateş sadece Madımak Oteli’ne değil, sönmemek üzere yüreklerimize de düştü. Yüreğimiz hâlâ kanıyor, hâlâ yanıyor… Çünkü Madımak ’ta yalnızca insanlar değil; düşünce ve ifade özgürlüğü, laiklik, eşit yurttaşlık ve birlikte yaşama umudu da yakıldı.
Aradan geçen bunca yıla rağmen gerçek failler yargılanmadı; tersine, ödüllendirildi. Firari sanıklar hakkında etkin bir soruşturma yürütülmedi. Adresleri bilinen failler korunarak, kamu görevlerinde çalışmaları, askerlik yapmaları, evlenmeleri görmezden gelindi. Arama kararları olmasına rağmen hiçbir işlem yapılmadı. Üstelik katliam sanıklarının avukatlarının AKP tarafından milletvekili, belediye başkanı, bakan ve hatta Anayasa Mahkemesi üyesi yapılması, yalnızca adaletsizliği değil, aynı zamanda ideolojik ortaklığı da açıkça ortaya koymaktadır.
Bugün iktidarda olanlar, sadece geçmişin karanlıklarını aydınlatmaktan kaçınmakla kalmıyor; aynı karanlığı derinleştirmeye devam ediyor. Kutuplaştırıcı dil, hedef gösterme siyaseti, muhalefeti kriminalize eden uygulamalar artarak sürüyor.
Biliyoruz ki laiklik karşıtı politikalar sadece Alevilerin değil, toplumun tüm kesimlerinin demokratik geleceğini, özgürce birarada yaşam iradesini tehdit etmektedir.
Sivas Katliamı, sadece bir inanç grubuna değil; tıpkı 10 Ekim Katliamı gibi, farklı olan herkese, tüm muhalif kimliklere, özgürlük, eşitlik, demokrasi ve barış taleplerine karşı organize bir sindirme operasyonudur.
Katliamlara, ölümlere alışmayacağız! Alışmayacağız! Alışmak yeni katliamlara davetiye çıkartmaktır!
Alışmak faşizmin kurumsallaşması demektir!
Her türlü gerici, ırkçı dayatmaya karşı mücadele etmeye devam edeceğiz!
Unutmayacağız, unutturmayacağız! Unutmuyoruz!
Çünkü unutturulmak istenen her gerçek, gelecekte daha büyük adaletsizliklerin kapısını aralar.
Unutmuyoruz! Çünkü bu ülkede hâlâ laik, demokratik, eşit yurttaşlığa dayalı bir yaşam için direnen milyonlar var.
Unutmuyoruz! Sivas’ın hesabı sorulana, gerçek failler yargılanana ve Madımak Oteli bir “Utanç Müzesi”ne dönüştürülene kadar bu ülkenin vicdanı olarak mücadelemizi sürdüreceğiz.
Sivas Katliamının 33. yılında, yaşamını yitiren canları saygıyla anıyoruz.
Sivas Katliamını Unutmadık, Unutmayacağız!
#SivasKatliamı
#2Temmuz1993
#SivasıUnutmaUnutturma
#Sivas1993
#Madımak
⚫Madımak’tan Bugüne 33 Yıl! Karanlığa Teslim Olmadık, Olmayacağız!👇
https://t.co/LYI3E5LzIq
Bundan tam 33 yıl öce; 2 Temmuz 1993’te Sivas’ta, göz göre göre, planlı bir şekilde 33 aydın ve 2 otel emekçisi diri diri yakıldı. Bu, münferit bir “linç” değil; örgütlü, kışkırtılmış, cezasızlık zemininde büyütülmüş bir derin devlet operasyonuydu. Katliam öncesi günlerce dağıtılan bildiriler, yayılan yalanlar, hedef gösteren manşetler, göz yumulan gerici mitingler ve nihayetinde seyirci kalan kolluk kuvvetleri; hepsi aynı senaryonun parçalarıydı.
Bugün, yeryüzünün en kapsamlı savaş aygıtı ABD’nin başkanı’nı Ankara’da dikensiz gül bahçesinde ağırlamak adına, sıkıyönetim dönemlerini hatırlatan ,tüm alanları ve eylemleri yasaklayan devlet, 33 yıl önce Madımak’ta aydın, yazar, sanatçıların diri diri yakılmasını izledi. Bir kentin merkezinde, 15 dakikada tüm güvenlik güçlerini bölgeye aktararak, bu toplu cinayeti önleyebilecekken, saatlerce pasif biçimde beklemeyi tercih etti. Halklarımız bunu asla unutmayacaktır.
Karanlık dehlizlerde planlanıp uygulanan katliamda, ateş sadece Madımak Oteli’ne değil, sönmemek üzere yüreklerimize de düştü.
Yüreğimiz hâlâ kanıyor, hâlâ yanıyor… Çünkü Madımak ’ta yalnızca insanlar değil; düşünce ve ifade özgürlüğü, laiklik, eşit yurttaşlık ve birlikte yaşama umudu da yakıldı.
AKP iktidarı boyunca cemaatler ve tarikatlarla kurulan ittifaklar sayesinde eğitimden yargıya, sağlıktan güvenliğe kadar her alan dini referanslarla yeniden dizayn edildi. Bir cemaatin tasfiyesi, başka cemaatlerin önünü açarak telafi edildi. Laiklik ve inanç özgürlüğü karşıtı bu politikalar sadece kurumları değil, toplumsal dokuyu da tahrip etti. Kadın hakları, LGBTİ+ bireylerin yaşam hakkı, Alevilerin inanç özgürlüğü, seküler eğitim sistemi doğrudan hedef alındı. Diyanet İşleri Başkanlığı, toplumu dinsel referanslara göre şekillendiren bir aparata dönüştürüldü. Kamusal kaynaklar dini dernek ve vakıflara aktarıldı. Bu yetmezmiş gibi, tarikatlar ve onların servetleri, finans varlıklarına dönük inandırıcı ve halkın vicdanını rahatlatan bir denetim yapılmadı.
Bu uygulamalar, Sivas Katliamının zihinsel zeminini oluşturan tekçi ve otoriter anlayışın günümüzdeki yansımalarıdır.
Cezasızlık politikası, aynı zihniyetin iktidarda olduğu AKP döneminde daha da pervasızlaştı.
Aradan geçen bunca yıla rağmen gerçek failler yargılanmadı; tersine, ödüllendirildi. Firari sanıklar hakkında etkin bir soruşturma yürütülmedi. Adresleri bilinen failler korunarak, kamu görevlerinde çalışmaları, askerlik yapmaları, evlenmeleri görmezden gelindi. Arama kararları olmasına rağmen hiçbir işlem yapılmadı. Üstelik katliam sanıklarının avukatlarının AKP tarafından milletvekili, belediye başkanı, bakan ve hatta Anayasa Mahkemesi üyesi yapılması, yalnızca adaletsizliği değil, aynı zamanda ideolojik ortaklığı da açıkça ortaya koymaktadır.
Laikliğe, Adalete, Emeğe, Barış İçinde Birarada Yaşama İdealine Saldırılar Sürüyor!
Bugün iktidarda olanlar, sadece geçmişin karanlıklarını aydınlatmaktan kaçınmakla kalmıyor; aynı karanlığı derinleştirmeye devam ediyor. Kutuplaştırıcı dil, hedef gösterme siyaseti, muhalefeti kriminalize eden uygulamalar artarak sürüyor.
Biliyoruz ki laiklik karşıtı politikalar sadece Alevilerin değil, toplumun tüm kesimlerinin demokratik geleceğini, özgürce birarada yaşam iradesini tehdit etmektedir.
Biliyoruz ki, gericiliğe yaslanan bu politikalar, aslında halkımızın, gençlerin bilimden, akıldan ve toplumsal vicdandan beslenmesi engellemek içindir.
Sivas Katliamı, sadece bir inanç grubuna değil; tıpkı 10 Ekim Katliamı gibi, farklı olan herkese, tüm muhalif kimliklere, özgürlük, eşitlik, demokrasi ve barış taleplerine karşı organize bir sindirme operasyonudur.
Katliamlara, ölümlere alışmayacağız!
Alışmayacağız! Alışmak yeni katliamlara davetiye çıkartmaktır!
Alışmayacağız! Alışmak faşizmin kurumsallaşması demektir!
Alışmayacağız! Her türlü gerici, ırkçı dayatmaya karşı mücadele etmeye devam edeceğiz!
Unutmayacağız, unutturmayacağız!
Unutmuyoruz! Çünkü unutturulmak istenen her gerçek, gelecekte daha büyük adaletsizliklerin kapısını aralar.
Unutmuyoruz! Çünkü bu ülkede hâlâ laik, demokratik, eşit yurttaşlığa dayalı bir yaşam için direnen milyonlar var.
Unutmuyoruz! Sivas’ın hesabı sorulana, gerçek failler yargılanana ve Madımak Oteli bir “Utanç Müzesi”ne dönüştürülene kadar bu ülkenin vicdanı olarak mücadelemizi sürdüreceğiz.
Sivas Katliamının 33. yılında, yaşamını yitiren canları saygıyla anıyoruz.
Sivas Katliamını Unutmadık, Unutmayacağız!
YÜRÜTME KURULU
Konak ilçesi Kuruçay Mahallesi’nde TCDD'ye ait yaklaşık 10,6 dönümlük stratejik arazinin ticaret alanına çevrilmek istenmesine tepki gösteren BTS İzmir Şubesi; “Demiryolları ranta teslim edilemez” dedi. https://t.co/H1yQ1KToe2
Van Gölü Ekspresi, yolcularına eşsiz manzaralar eşliğinde seyahat etme imkanı sunuyor.
Ankara ile Tatvan arasında sefer yapan Van Gölü Ekspresi, 1.267 kilometrelik güzergahıyla Türkiye'nin en uzun ve en keyifli tren rotaları arasında yer alıyor...
Tam 13 yıl 10 gün başka deyişle 4759 gün geride kaldı. Haydarpaşa Garı tren yolcusuna, tren sesine hasret.
Doğu Ekspresi Kars’tan yola çıkmış İstanbul’un merkez tren garı olan Haydarpaşa Garın koynuna vusul etmiş