If you ask, AI proponents will tell you that in the next decade or so we will have: ubiquitous transportation that drives itself with no human intervention; automated white-collar agentic services that program for us, make our spreadsheets, run our forecasts, and make better business decisions than we do; nuclear fusion reactors that cleanly power gigawatt decenters; autonomous humanoid robots that work in factories, do domestic work, and construct buildings; and centralized AGI that can self-improve and run civilization benevolently for the benefit of humanity.
Despite all that, if you ask them if they could figure out a way to pay the people who made the training data they are using to make all those things possible, they will tell you that - and that alone - is simply impossible.
Akın Gürlek, kanuna aykırı olarak, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına atandıktan sonra Kasım 2024’ten, Ağustos 2025’e kadar yurt dışındaki kamu şirketinde yönetim kurulu üyeliği yapıp, 9 ay boyunca maaş almıştır.
Bu skandala karşı hukuk devletinde yapılması gereken, derhal soruşturma açmak bu suçu işleyen kişiyi görevden almaktır.
Ama hala; ailelerle, babalarla, evlatlarla uğraşan Çağlayan’daki çete hesap vermek yerine bize soruşturma açıyor.
Elinizden geleni ardınıza koymayın!
Sayın Erdoğan size sesleniyorum:
Millet sizden, devlete ve millete düşmanlık eden Çağlayan’daki bu çeteye karşı gerekeni yapmanızı bekliyor.
Bu çete size dosya sağlam dedi ama yapamadılar, beceremediler.
Milletin %70’i Ekrem Başkana atılan iftiralara inanmıyor.
Bu ülke kavgadan kutuplaşmadan bıktı. Millet barış istiyor, huzur istiyor.
Çok daha geç olmadan bu yoldan dönün.
Bu ülkeye uzun yıllar hizmet etmiş biri olarak tarihte yer almak varken, bu şekilde tarihe geçmeyin.
Hayvanlara hakaret olmasın diye bir daha söylemiyorum: Çerinize çöpünüze sahip çıkın.
Bunlardan size de ülkeye de fayda gelmez!
Biz bu cımhuriyetin insanlarının haysiyet ve hürriyet içinde yaşamasını sağlamalıyız. Korku duymayan, denge gözetmeyen, manevra yapmayan ve sorumluluk, olgunluk içinde yazan, konuşan, yaşayan başı dik insanların ülkesi olmalıyız.
İnsanların hakaret suçuyla ifadeye çağrılmadığı, keyfekeder tutuklanmadığı, bir özel mülke el koymanın, özel alana girmenin mümkün olmadığı bir ülkeyi hak ediyoruz.
Sosyoloji 101 dersinde öğrenmiştik, Anthony Giddens diyordu ki modernliğin en önemli unsurlarından biri soyut sistemlere güvendir.
Ne demektir yani bu? Mesela bir kişiyi işe alacaksınız diyelim. Bu kişinin evde yatmak yerine şu ya da bu okulda dirsek çürüttüğünü bilmeniz için bizzat bu kişiyi tanımanıza, bu sürece şahit olmanıza gerek yoktur. Soyut sistemlere güven yeterlidir: Hiç tanımadığınız rektör unvanlı birisi diploma denen bir belgeyi imzalamıştır, siz aslında sadece kağıt parçasınından ibaret bir nesneye bakarak bu kişinin neleri başarmış olduğunu görebilirsiniz. Geleneksel toplumlarda bu tür soyut sistemler çok sınırlıdır, kişisel ilişkiler ön plandadır, tanımadığınız birinin sözüne ya da imzasına güvenmeniz için hiçbir sebep yoktur. Modern toplumlarda ise devlet bu soyut sistemin güvencesidir.
Bizde bir süredir yıkılmakta olan işte bu soyut sisteme güven. Sonucu da modern öncesi toplumlarda olduğu gibi birbirini tanıyan, sadece birbirine güvenen, kişisel ilişkilere dayalı içe kapalı küçük topluluklar. Yani modern toplumun tam tersi.
Hayati tehlike altında olan @mmuratcalik, kaçma riski bulunmamasına rağmen cezaevinde tutuluyor; bu durum açıkça ağır bir işkenceye ve yaşam hakkının ihlaline dönüşmüş durumda. Murat Çalık'a yönelik bu insanlık dışı muamele, sadece onun değil, tutuklu diğer CHP'li siyasetçilerin de direncini kırmayı hedefleyen bir gözdağıdır.
Bu kadar açık ve ağır bir hak ihlali karşısında sessiz kalmak, bu adaletsizliğe ortak olmak demektir. Tüm muhalefet güçleri ve vicdan sahibi herkes bu hukuksuzluk karşısında sesini yükseltmeli.
Murat Çalık derhal tahliye edilmelidir! @herkesicinCHP@iyiparti@DEMGenelMerkezi@GelecekPartiTR@zaferpartisi@SaadetPartisi@rprefahpartisi@devapartisi
Mahir Polat yoğun bakım ünitesinde. Tansiyonu normale dönmüyor. Tansiyonu normale dönünce geri Silivri’ye gönderilecek. Sonra Silivri’de yine aynısı olacak. Yine hastaneye sevk için 40 saat bekleyecek. Böyle böyle yaşamdan kopartılıyor. Bunun adı hukuk değil.
@realhumanschwab How can he "fail"? This isn't a propaganda picture, it's a movie. There is no metric of "getting the point across"; it's irrelevant to the discussion. You can see the director's intention in every scene, you don't need anything more than that.