Yıllarca tipimle ve mimiklerimle alay edildi, kısık gözüm, kaldırdığım kaşlarım, saçım, başım hep alay konusu oldu. Hatta tipimden, astigmat ve miyop olduğum için taktığım gözlükten dolayı beni fetöcü yani TERÖR örgütü mensubu ilan edenler oldu. Bu sadece sosyal medyada kalmadı dışarda beni görenler "abi sana böyle diyolar ne diyosun" da dedi. Sadece tipimden dolayı ölmüş anama söven bile oldu. Buralar şu cümleyi sever: "O zaman nerdeydiniz?". Ama neyse... Bense sadece komedi dizisi kalmayan ülkenin dizisini komedi yapan, kol kısalığı, boy kısalığı, şişmanlık gibi değil, tercihe dayalı bir konuyu kelime oyunuyla ofansif mizah malzemesi yapmış biriyim, aynen yıllar önce "kaşmaran" dediğim ve kimsenin sesini çıkartmadığı günlerdeki gibi. Bu direkt mavzubahis kişiyi rencide ettiyse canı gönülden özür dilemekle beraber, meşhur Hande Erçel sahnesiyle yönetmenliğini eleştirdiğim kişinin aylarca durup durup bir oyuncu üzerinden beni linç ettirme çabası da gözlerimi kanatmadı değil. Hesap Vakti diye bir algıyı yönetiyor şimdi.
@etginlik Gençlik hastalığı geçirmiş ve iyileşmiş. Hastalık onda bu tiki bırakmış. Kendi köpeğimden biliyorum. Çok heyecanlanınca yapar sonra geçer. Başka derdi yoksa çok tatlı görünür, biraz da tıksırma yapar.
"Dizilerin gençler üzerindeki etkisi sıfır, çünkü onlar dizi izlemiyor" düşüncesi çok ama çok yanlış. İzliyorlar ama izlemese de izlenen evlerde maruz kalıyorlar. Onlara doğru olanı gösterecek olan ailesi ile izleyebileceği seçenekler yayından tek tek kalkıyor, yayında kalanlar da aile olma bilincini de aldatmalarla, ihanetlerle, çarpık ilişkilerle zaten paramparça ediyor.
Çocuklarla aile ilgilenecek ama aile de zaten bu dizilerle yok oluyor. Dijital diziler zaten içindeki pornografi ile çocuklarla izlemek için tam bir mayın tarlası. Sadece şiddet dizileri değil, aileyi tek bir etkinlikte toplayan televizyon ve dijital platformlar kökten ve toptan ele alınmalı. Ama RTÜK adındaki kurul, şu ana kadar bu konuda koltuğuna KURULmaktan başka bir şey yapmadı.
Yahu dizilerden etkilenerek suç işleyen ve bunu itiraf eden onca kişi konuyla ilgili çıkmış tonla haber varken neyin reddedişi bu? Komedi yazmak, fantastik işler yapmak küfür gibi mi geliyo size?
Tüm bu yaşanılanların sebebi mafya dizileri olsaydı 20 küsür yıl önce Kurtlar Vadisi izleyen nesil de aynısını yapardı asıl sorun eğitemedikleri toplum ve alamadıkları güvenlik önlemleridir
Ekşisözlük'teki bir kullanıcı, "mafya dizileri yasaklansın kampanyası" hakkında:
"Alakası yok. Bizlerde bu ve buna benzer dizilerle büyüdük ama dönemimizde böyle olaylar yaşanmıyordu.
Bugünlerin geleceği belliydi, hem de çoktan! Bakın ispatlarıyla, bu çocuklar ve gençler akşamları evlerinde neye maruz kaldı. Elinde silah olanın güçlü, sözü geçen kişi olarak gösterildiği, kendi adaletini sağlama anlayışını aşılayan, insan öldürenin asla cezasını çekmediği gibi bir de üzerine birden fazla güzel kadın ve sayamayacağı kadar para ve yalılar ile "ödüllendirildiği" ekranlarımız bugünü inşa etti. Eseriniz batsın!
Dizilerin tamamında yalı kullanılıyor. Yılda ortalama 50 dizi çekiliyor. Boğazda sınırlı sayıda yalı var. Bunlardan birini aylık 500'e kiralayıp 1.5 milyona dizi setlerine verme fikri şu an dizi çekmekten daha karlı. (Yatırım tavsiyesi değil, eleştiridir)
Şivesi bi türlü düzelmediği için Almanya'dan tatile gelen dergi editörü Lale ile holdinginin yeni marinası için yer bakan "yakışıklı kazanova" Cahit, tatlı küçük Ege kasabası olan Cukcuklu'da tanışır ve sevişirler. Filmin ortasında rahat batar kavga ederler. Filmin sonunda Lale Almanya'ya dönerken Cahit havalimanında dur gitme der ve Cucuklu'ya yerleşirler. SON...
Dizi oyuncularını konuya ve kimyaya göre değil de tombala çeker gibi dizilere koydukları için olabilir. Ama ne hikmetse Salih Bademci ne kadar iyi oyuncu olsa da onun denk geldikleri hiç tutmuyo.
2012 yılında ailemle Kanada'ya yerleştim, kime anlattıysam abarttığımı düşündü ama gittiğim ilk hafta 2. sınıf vatandaş olma hissiyatının üzerine 2 sene içinde eklenenler:
- Çocuğum hastalanınca hastanede bekleme süresi rekorumuz 18 saat.
- Trafik kazası geçirdik hastanede koridorda sedye üzerinde bekletilme sürem 4.5 saat.
- Eşimin parmağı kırılınca alçıya bile almadılar ve parmağı yamuk kaldı.
- Irkçılığa maruz kaldık.
- Hangi Türk ile karşılaşsam 30 yaş üstü kimse mutlu değildi.
- Yabancılarla arkadaşlık bi yere kadardı, bizimkiler zaten hayatını kurtarma çabasındaydı.
Sorun ne soğuktu ne de kar, soğuk severim, kar severim, yeni yerler keşfetmeyi, yeniden başlamayı... Mesele ne Kanada ne başka bir ülke. Eğer 30 yaşının üzerindeyseniz ve burada eğer "bir şeyseniz" o iş bitmiştir kesinlikle, çünkü oraya gittiğinizde "hiçbir şeysiniz" uzunca bir süre (kredi puanı, arkadaş, çevre, aile, bilgi ve hatta özgüven).
Buna inanmak isteyen pek olmuyor, gitmek isteyen yine gidiyor. Dönemeyen de mutlu olduğuna inandırmak için uğraşıyor... ama en çok da kendini.
💥YouTuber Çağdaş Işıl Hollanda’dan Türkiye’ye geri dönme nedenlerini anlattı:
• “2024 Şubat ayında ailemle birlikte Hollanda’ya göç ettim.”
• “İlk gittiğimizde Amsterdam’da ev bulamadık, 1-2 ay Airbnb’de kaldık.”
• “Hem dili öğrenmek hem para kazanmak için Uber’de kuryelik yapmaya başladım.”
• “6-7 ay sonra bir tavuk kızartma dükkanına bütün birikimimi bastım. Hayatımın en büyük hatasıydı iş battı.”
• “Eşim benden ayrılmak istediğini söyledi. Param yok, evim yok, çalabileceğim bir kapı da yoktu.”
• “Rotterdam’da küçücük bir odada üç kişiyle yaşamaya başladım. 750 Euro kazanıyordum ama 800 Euro kira veriyordum.”
• “Bir süre sucuk fabrikasında çalıştım ama dayanamadım.”
• “Sonra mimarlık ofisinde iş buldum fakat yine ev bulamadım.”
• “40 yaşında bunlara daha fazla dayanamayacağımı anladım.”
•“Sokakta kalma ihtimali gelince Türkiye’ye dönmeye karar verdim.”
• “Tek amacım mutlu bir baba olmaktı.”