🚨 39 BİN NÜFUSLU İLÇEDE AKILALMAZ VURGUN!
Kırıkkale/Yahşihan Belediyesi'ne yönelik yolsuzluk operasyonunun altından dudak uçuklatan bir servet çıktı. Toplam 2.031 taşınmaza el konuldu!
🔴Başkan Yardımcısı S. Serkan Yıldıran'ın üzerine kayıtlı tam 1.630 adet taşınmaz tespit edildi!
🔴Tutuklu eski İmar Müdürü Ulaş Biçer'in eşi, kayınvalidesi ve baldızı (aynı zamanda sekreteri) üzerine yapılmış toplam 327 tapu bulundu.
🔴Biçer ve ailesinin SGK ile gelir kayıtlarıyla tamamen uyumsuz olan lüks mal varlıkların toplam değeri yarım milyar lirayı aşıyor.
▪️ Porsche 911 (68 M)
▪️ Mercedes-AMG (32 M)
▪️ Mercedes G Serisi (31 M)
▪️ Bodrum’da villa (300 M)
▪️ Bodrum Marina’da yat (110 M)
🔴İmar dosyalarındaki kritik evraklar 'buharlaşmış'. Kamuya ait park alanları kılıfına uydurulup arsaya çevrilmiş.
🔫 Eski başkanın "kasası" olduğu iddia edilen Başkan Yardımcısının evinden seri numarası silinmiş ruhsatsız tabanca ve tam 11.312 adet mermi çıktı.
@KonyasporCephe bu gonçalves zaten top almak için hiç uğraşmadı da ayağına gelen birkaç topuda ezdi ayrıca ugurcan ağagında olan 4 topu saçma sapan yerlere attı. Sonuç olarak uğurcan ve goncelvese rağmen 0-0 iyi skor
@Yenigunspor bu gonçalves zaten top almak için hiç uğraşmadı da ayağına gelen birkaç topuda ezdi ayrıca ugurcan ağagında olan 4 topu saçma sapan yerlere attı. Sonuç olarak uğurcan ve goncelvese rağmen 0-0 iyi skor
bu gonçalves zaten top almak için hiç uğraşmadı da ayağına gelen birkaç topuda ezdi ayrıca ugurcan ağagında olan 4 topu saçma sapan yerlere attı. Sonuç olarak uğurcan ve goncelvese rağmen 0-0 iyi skor
@konyaspor bu gonçalves zaten top almak için hiç uğraşmadı da ayağına gelen birkaç topuda ezdi ayrıca ugurcan ağagında olan 4 topu saçma sapan yerlere attı. Sonuç olarak uğurcan ve goncelvese rağmen 0-0 iyi skor
Sermaye piyasalarında “fon skandalı” olarak yansıyan gelişmelerin;
manipülasyon, bilgi suistimali, siyasi nüfuz iddiaları, yatırımcı mağduriyetleri ve ilgili kamu makamlarının sorumluluklarıyla birlikte tüm yönleriyle araştırılması için önergemizi Meclis gündemine taşıdık.
Önerimiz AK Parti ve MHP oylarıyla REDDEDİLDİ!
MEKKE ANLAŞMASI VE TÜRK ASKERİ: MECLİS NEDEN DEVRE DIŞI?
Mekke Anlaşması kapsamında Suudi Arabistan’a Türk askerî unsurlarının gönderilmesi artık gündemin en önemli başlıklarından biri hâline geldi.
Ancak bugüne kadar yürütülen süreç, hukuk devleti anlayışı açısından ciddi soru işaretleri doğuruyor.
Çünkü ortada cevaplanması gereken çok temel anayasal sorular var.
Anayasa’nın 90. maddesi uyarınca, uluslararası andlaşmaların TBMM tarafından uygun bulunmasına ilişkin anayasal süreç işletilmelidir.
Türk askerinin yabancı bir ülkeye gönderilmesi bakımından ise Anayasa’nın 92. maddesindeki TBMM yetkisi ve ilgili hukuki süreç açıkça ortaya konulmalıdır.
Bugüne kadar Mekke Ortak Savunma Anlaşması henüz TBMM’nin onayına sunulmuş değil. Anlaşmanın tam metni de kamuoyuyla paylaşılmış değil.
NEDEN?
İktidarın Meclis’te gerekli çoğunluğu oluşturmakta zorlanmayacağı ortadayken, bu anlaşmanın hukuki sürecinin neden işletilmediği sorusu kamuoyunun cevabını bekliyor.
O hâlde soruyoruz:
NEDEN MECLİS’E GETİRİLMİYOR?
Yoksa anlaşma Meclis’e geldiğinde, milletvekillerinin ve Türk milletinin görmesinden, öğrenmesinden ve sorgulamasından çekinilen hususlar mı var?
Mekke Anlaşması’nın zamanla bölgesel bir pakta dönüşebileceğinden söz ediliyor.
Ancak burada da çok ciddi bir soru işareti bulunuyor:
Gerçekten Müslüman ülkeler arasında mezhepsel ayrışmayı derinleştirecek tehlikeli bir denklem mi kuruluyor?
Daha da önemlisi, bu anlaşmanın ABD ve İsrail’in bölgedeki çıkarlarıyla örtüştüğü konusunda da tereddüt yoktur.
Yemen’de ise ABD, İsrail ve Suudi Arabistan’ın karşı karşıya olduğu Husiler konusunda farklı değerlendirmeler mevcut.
Husilerin Yemen’in bağımsızlığı için savaştığını ve Yemen halkından önemli destek aldığını savunan görüşler de ortada.
Mekke ve Kâbe hassasiyeti sadece Türkiye’nin değil, tüm İslam âleminin kırmızı çizgisidir.
Ancak yakın geçmişimizde yaşanan 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında Suudi Arabistan’ın tutumu konusunda Türkiye’de ciddi tartışmalar yaşanmadı mı?
Türkiye’de de Cemal Kaşıkçı cinayeti konusunda, bizzat Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yaptığı açıklamalar ve Türkiye’nin yürüttüğü soruşturma hâlâ hafızalarımızdadır.
Kaşıkçı’nın hunharca öldürüldüğü ve cesedinin parçalanarak yok edildiği yönündeki tespitler kamuoyuna yansımış; cesedin asitle eritildiğine ilişkin iddialar da gündeme gelmişti.
Bütün bunlar ortadayken, bugün Yemen’deki Husilere karşı Suudi Arabistan’ın savunmasına yönelik askerî bir yükümlülüğün Türkiye açısından hangi millî menfaate hizmet ettiği kamuoyunda sorgulanmaktadır.
Diğer müttefik Pakistan’ın durumu da son günlerde Pakistan kamuoyunda anlaşmaya yönelik tepkilerle birlikte ayrıca tartışılmaktadır.
VE TARİH…
Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemlerinde Yemen’de ve Arabistan’da yaşananlar, tarih bilinci taşıyan her yöneticinin bugün de dikkate almak zorunda olduğu tecrübelerimizdir.
Bütün bunların ışığında hükümete açık çağrımızdır:
MEHMETÇİK’E LEJYONER MUAMELESİ YAPILAMAZ!
Türk askerinin başka ülkelerin güvenlik hesaplarının bir parçası hâline getirilmesine izin verilemez.
Derhâl;
Söz konusu anlaşmanın tam metni Türk milletiyle paylaşılmalı,
Anayasa’nın 90. ve 92. maddeleri çerçevesinde gerekli TBMM süreci işletilmeli,
Türk askerî unsurlarının nerede, hangi görevle ve hangi hukuki yetkiyle bulunacağı millete açıkça anlatılmalıdır.
Hükümetin bu konuda daha fazla sessiz kalması, soruları azaltmaz; aksine artırır.
MEHMETÇİK’İN CANI PAZARLIK KONUSU DEĞİLDİR!
@MDervisogluTR@iyiparti
#MekkeAnlaşması #TürkAskeri #Mehmetçik #TBMM #Anayasa #HukukDevleti #MilliGüvenlik #MilliMenfaat #Yemen #SuudiArabistan