Yazarımız Deniz Turan, “Yazık Bu Çocuklara” başlıklı yazısında günümüz çocuklarının karşı karşıya kaldığı sosyal, kültürel ve ahlaki sorunları çarpıcı bir dille ele alıyor.
Teknolojinin gölgesinde büyüyen, değerler dünyasından uzaklaşan ve geleceğe dair kaygılarla kuşatılan çocuklarımızın sessiz çığlığına kulak veren bu yazı; ailelerden eğitimcilere, yöneticilerden toplumun her kesimine önemli mesajlar veriyor.
Çocuklarımızın geleceğini konuşmak, yarınlarımızı konuşmaktır...
📌 Deniz Turan'ın dikkat çeken yazısını okumak için:
https://t.co/Ndf0eqdyp2
Yazarımız Serhat Yıldırım, “Keban Gürleyerek Akıyor” başlıklı yazısında Keban’ın doğal güzelliklerini, bereketini ve bölge insanı için taşıdığı değeri etkileyici bir dille ele alıyor.
Keban’ın sesi, Fırat’ın gücü ve Anadolu’nun kadim ruhu bu satırlarda buluşuyor. Doğanın coşkusunu ve memleket sevdasını hissetmek isteyenler için kaçırılmayacak bir yazı.
🖋️ Serhat Yıldırım'ın kaleminden:
“Keban Gürleyerek Akıyor”
Yazının tamamı için 👇
https://t.co/8NPAYjRegc
Elazığ'da yürütülen 'Yetenek Taraması ve Spora Yönlendirme Programı' kapsamında bugüne kadar 48 bin öğrenci tarandı. Program sayesinde 9 sporcu Türkiye şampiyonu olurken, 10'dan fazla sporcu da milli takıma yükseldi. https://t.co/Piku7yK2tB
Geçim kaynağı olmakla birlikte, iklim ve toprak yapısının uygunluğu sayesinde Arıcak ilçesi Kambertepe köyünde yetiştirilen çileklerde bu yılın ilk ürünleri tarlalardan toplanıyor… https://t.co/Oq3cHE0DFE
Yazarımız Bedri Yücel, kendine has üslubu ve düşündüren satırlarıyla "Bir Garip Bedo" serisinin son yazısı ile okuyucularımızla buluşuyor.
🖋️ Hayatın içinden gözlemler, toplumsal eleştiriler, tebessüm ettiren detaylar ve düşündüren yorumlar...
📌 Gündeme farklı bir pencereden bakmak,
📌 Yaşananları samimi bir dille değerlendirmek,
📌 Biraz gülümseyip biraz da düşünmek isteyenler için yeni bir Bedo yazısı sizleri bekliyor.
Bedri Yücel'in kaleme aldığı "Bir Garip Bedo" başlıklı yazıyı okumak için:
https://t.co/W0453Txhe0
AHMET TOPRAK: “ELAZIĞSPOR’A MALİ BİR YÜK GETİRMEYECEĞİZ”
Seza Çimento Elazığspor Kulübü Başkan Adayı Ahmet Toprak, 17 Haziran'da gerçekleştirilecek olağan kongre öncesinde Kanal Fırat ekranlarında yayınlanan ve yıllardır Elazığspor'un nabzını tutan Maraton programına konuk oldu. Deneyimli gazeteci Coşkun Kamaç’ın sorularını yanıtladı.
"ELAZIĞSPOR'U BORÇLANDIRMADAN TESLİM EDECEĞİZ"
Programın en dikkat çeken açıklaması ise mali disiplin konusunda geldi. Ahmet Toprak, seçilmesi halinde kulübü hiçbir şekilde borç yükü altında bırakmayacağını söyledi.
"Allah göstermesin başarısız olsak bile Elazığspor'a mali yük bırakmayacağız. Bizim dönemimizde yapılacak harcamaların tamamını yönetim karşılayacak. Hem başarısız olup hem de kulübü borçlandırmak kolaydır. Biz bunu yapmayacağız. Şimdiden söz veriyorum; görev süremiz sonunda Elazığspor'u borçsuz teslim edeceğiz."
Samsunlu gazeteci Gürkan Sarıkaya’nın Elazığspor–Kemal Rüzgar görüşmelerine ilişkin paylaştığı rakam, sosyal medyada tartışma oluşturdu.
Samsunlu gazeteci Gürkan Sarıkaya, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Kemal Rüzgar’ın Elazığspor’dan 35 milyon TL yani yaklaşık 650 bin Euro talep ettiğini öne sürdü.
Sarıkaya paylaşımında, bu rakamın Süper Lig’de dahi birçok futbolcuya verilmediğini ifade ederek, Samsunspor’da forma giyen Holse’nin de bu seviyenin biraz üzerinde kazandığını belirtti.
Söz konusu iddia kısa sürede taraftarlar arasında gündem olurken, transfer görüşmelerine ilişkin resmi bir açıklama yapılmadı.
Türkiye’nin önde gelen ekonomi yazarlarından Vahap Munyar’ın Elazığ ziyareti sonrası kaleme aldığı değerlendirme, şehrin üretim gücünü ve vizyonunu yeniden gündeme taşıdı.
Eğitimden sağlığa, sanayiden istihdama uzanan çalışmalarıyla dikkat çeken Prof. Dr. Yasemin Açık’ın memleketine kazandırdığı yatırım modeli; yalnızca ekonomik başarı değil, Elazığ’dan doğan kalkınma hikâyesi olarak değerlendirildi.
Munyar, Elazığ’da gördüğü tabloyu; üreten, dönüştüren ve bulunduğu coğrafyaya değer katan örnek bir vizyon olarak yorumladı.
https://t.co/lZjU1NW2LH
https://t.co/tgTGxfxTjN Elazığspor’un transfer gündeminde yer aldığı öne sürülen golcü oyuncu Kemal Rüzgar için konuşulan rakamlar sosyal medyada geniş yankı uyandırdı. X’te yapılan yorumlarda taraftarlar ikiye bölünürken, birçok kullanıcı kulübün bütçesi netleşmeden değerlendirme yapılmaması gerektiğini savundu.
Yazarımız Dr. Selda Bulut, Elazığ'da son dönemde yaşanan dikkat çekici yağış artışlarını mercek altına alıyor.
🌧️ Elazığ'da yağış rekorları kırılıyor. Peki bu durum bereketin habercisi mi, yoksa iklim değişikliğinin yeni bir yüzü mü?
📌 Artan yağışların tarıma, su kaynaklarına ve şehir yaşamına etkileri neler?
📌 Uzmanlar bu değişimi nasıl yorumluyor?
📌 Gelecekte bizi nasıl bir iklim tablosu bekliyor?
Dr. Selda Bulut'un kaleme aldığı "Elazığ'da Yağış Rekoru Neyin Habercisi?" başlıklı yazıyı okumak için:
https://t.co/Iz5Fu64lwD
GÜNAYDIN!
Elazığ Barosu Başkanı Av. Melih Efe’nin çevre hakkına ilişkin yaptığı açıklama dikkat çekti.
Açıklamada çevrenin korunmasının yalnızca idarenin değil, toplumun ve hukuk kurumlarının da ortak sorumluluğu olduğu vurgulanırken, çevreyi ilgilendiren süreçlerde sessiz kalınmayacağı ve gelişmelerin takipçisi olunacağı mesajı geç de olsa verildi.
Ancak açıklamanın zamanlaması kamuoyunda farklı değerlendirmeleri de beraberinde getirdi.
Çünkü Gezin Tren İstasyonu, Hazar Gölü havzası ve sulak alan tartışmaları yeni bir gündem değil. Yaklaşık iki aydır kentte çevresel etkiler, koruma statüsü, sulak alan hassasiyeti ve bölgedeki faaliyetlere ilişkin yoğun bir tartışma yaşanıyor. Bu süreçte çeşitli sivil toplum kuruluşları, vatandaşlar ve farklı kesimler açıklamalar yaparken, Elazığ Barosu’nun daha erken ve daha görünür bir duruş sergilememesi eleştiri konusu olmuştu.
Baro’nun bugün yaptığı çevre hakkı vurgusu kamuoyunda geç gelen bir açıklama olarak değerlendirilirken, çevre gibi geri dönüşü zor sonuçlar doğurabilecek konularda daha erken refleks gösterilmesi gerektiği yönündeki eleştiriler de öne çıkıyor.
Özellikle Hazar Gölü ve havzası gibi koruma altında bulunan alanlarla ilgili süreçlerde hukuk kurumlarından beklenenin yalnızca açıklama yapmak değil, sürecin en başından itibaren sahada ve hukuk zemininde aktif şekilde yer almak olduğu yönündeki değerlendirmeler dikkat çekiyor.
Elazığ Barosu açıklamasında yer alan “gerekli görülmesi halinde ilgili yargısal ve idari başvuru yollarının kullanılmasına” ifadesi ise eleştirileri daha da artırdı.
Çünkü Elazığ’da tartışılan konu artık yeni değil.
Yaklaşık iki aydır Gezin Tren İstasyonu, Hazar Gölü havzası, sulak alan statüsü ve olası çevresel etkiler konuşuluyor. Sivil toplum açıklama yaptı, vatandaş tepki gösterdi, konu ulusal gündeme taşındı.
Bu nedenle kamuoyunda oluşan değerlendirme şu yönde: Eğer çevre hakkı konusunda bir hassasiyet ortaya konulacaksa, artık “gerekli görülmesi halinde” değil; sürecin doğrudan hukuki zeminde takip edilmesi ve somut refleks gösterilmesi beklenirdi.
Çevre hukukunda beklemek çoğu zaman çözüm değil, gecikme olarak değerlendiriliyor. Çünkü çevresel tartışmalarda mesele ortaya çıktıktan sonra değil, ortaya çıkarken müdahil olmak kamu yararı açısından daha güçlü bir duruş olarak görülüyor.
Öte yandan kamuoyunda tartışmaların odağındaki başlıklardan biri de Gezin Tren İstasyonu ve Hazar Gölü havzasında yürütülen süreç olmaya devam ediyor.
Cengiz Holding’in, Hazar Gölü Sulak Alanı havzası içerisinde yer alan Gezin Tren İstasyonu üzerinden maden faaliyetleri kapsamında tehlikeli bakır konsantresinin konteynerlerle taşınmasına yönelik hazırlıkları sürerken, çevresel etkiler ve koruma statüsüne ilişkin tartışmalar da büyümeye devam ediyor.
Bu nedenle açıklamanın ardından gözler artık yeni açıklamalara değil, Elazığ Barosu’nun atacağı somut adımlara çevrilmiş durumda. #elazığ #elazığhaber
ATLAS İÇİN ADALET GÜNÜ: ELAZIĞLI ABDÜLBAKİ’NİN AİLESİ DE ADLİYEDE…
Türkiye’nin gündemine oturan çocuk cinayetlerinden biri olan 17 yaşındaki Atlas Çağlayan dosyasında yargılama süreci başladı. Güngören’de 14 Ocak tarihinde sokak ortasında bıçaklanarak hayatını kaybeden Atlas Çağlayan’ın ölümüne ilişkin davada gözler Bakırköy Adliyesi’ne çevrildi.
“Çocuğa karşı kasten öldürme” suçlamasıyla yargılanan 15 yaşındaki tutuklu sanık E.Ç. bugün hakim karşısına çıktı.
Duruşma yalnızca Atlas’ın ailesini değil, benzer acıları yaşayan aileleri de bir araya getirdi.
İstanbul’da bir parkta uğradığı saldırıda yaşamını yitiren Elazığlı 15 yaşındaki Abdülbaki Demirel’in ailesi de Atlas Çağlayan davasına destek için Bakırköy Adliyesi’ne geldi.
Abdülbaki Demirel, kamuoyuna yansıyan bilgilere göre İstanbul’da bir parkta çıkan olayda uğradığı bıçaklı saldırı sonucu hayatını kaybetmişti. Acılı aile, çocuklara yönelik şiddetin önlenmesi ve benzer olayların tekrar yaşanmaması için daha caydırıcı düzenlemeler yapılması çağrısında bulunmuştu.
Adliye önünde toplanan aileler, çocuklara yönelik şiddet olaylarında cezaların caydırıcı olması gerektiğini vurgulayarak ortak mesaj verdi:
“Başka çocuklar ölmesin.”
Atlas için adalet talebi yükselirken, Abdülbaki’nin acısı da yeniden hafızalara taşındı… #elazığ #elazığhaber
ELAZIĞLI 15 YAŞINDAKİ ABDÜLBAKİ PARKTA VAHŞİCE ÖLDÜRÜLDÜ…
Elazığlı 15 yaşındaki Abdülbaki Demirel, İstanbul’da bir parkta uğradığı bıçaklı saldırı sonucu hayatını kaybetti. İddialara göre 17 bıçak darbesiyle yaşamdan koparılan Abdülbaki’nin ölümü büyük üzüntü yarattı.
Acılı baba hemşehrimiz Cevdet Demirel, faillerin en ağır cezayı almasını isteyerek yeni yasal düzenleme çağrısında bulundu.
Bir çocuk daha hayattan koparıldı…
İstanbul’da yaşanan çocuk şiddeti vakası Türkiye’yi yasa boğdu. Elazığlı 15 yaşındaki Abdülbaki Demirel, İstanbul’un Büyükçekmece ilçesinde akranları olduğu belirtilen iki kişi tarafından uğradığı bıçaklı saldırıda hayatını kaybetti.
Bir parkta çocuk sesleri değil, siren sesleri yükseldi… Henüz 15 yaşında olan Abdülbaki Demirel, iddiaya göre yaşı kendisinden büyük iki kişi tarafından saldırıya uğradı. Ağır yaralanan genç, kaldırıldığı hastanede doktorların tüm müdahalelerine rağmen kurtarılamadı.
Olay, 10 Mayıs günü saat 20.00 sıralarında Büyükçekmece Muratçeşme Mahallesi Şehit Sadık Bezer Parkı’nda meydana geldi. İddiaya göre iki grup arasında henüz bilinmeyen nedenle başlayan tartışma kısa sürede bıçaklı kavgaya dönüştü. Yaşanan olayda Abdülbaki Demirel ile Savaş I. yaralandı.
İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Hastaneye kaldırılan Abdülbaki Demirel yaşam mücadelesini kaybederken, diğer yaralının tedavisinin sürdüğü öğrenildi.
Polis ekiplerinin güvenlik kamerası incelemeleri sonucu olayla bağlantılı oldukları belirtilen E.B. (16) ile M.A.D. (17) yakalandı. Şüpheliler çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.
GÜVENLİK KAMERALARI DEHŞETİ KAYDETTİ
Olay anına ilişkin ortaya çıkan güvenlik kamerası görüntülerinde yaşanan arbede ve Abdülbaki’nin bıçaklandığı anların yer aldığı belirtildi. Görüntüler kamuoyunda büyük tepki oluşturdu.
BABA DEMİREL İSYAN ETTİ
Acılı baba Cevdet Demirel, yaşadıkları acının tarif edilemez olduğunu belirterek sorumluların en ağır cezayı almasını istedi.
Baba Demirel açıklamasında, oğlunun olay sırasında kavgayı ayırmaya çalıştığını, ardından kaçarken saldırıya uğradığını öne sürerek şu ifadeleri kullandı:
“Oğlum kaçmaya çalışmış. Arkadan kovalayıp defalarca bıçaklamışlar. Bu canilik. Başka aileler aynı acıyı yaşamasın. Yeni düzenlemeler yapılmalı. Çocuklar artık güvende değil.”
Demirel ayrıca olay sonrası tehdit edildiğini de iddia ederek, kendisine “Şikayetini geri almazsan seni katlederiz” şeklinde mesajlar gönderildiğini söyledi.
Yaşanan olay, çocuklar arasında artan şiddet ve akran zorbalığı tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı. Bir evlat daha çocuk yaşta toprağa verildi; geriye ise cevabı zor sorular kaldı: Çocuklar neden bu kadar öfkeli ve onları kim koruyacak? #elazığ #elazığhaber #haberler
BİR GARİP GİTTİ: ELAZIĞ’IN “MÜDÜR” DİYE TANIDIĞI SABİT HAYATINI KAYBETTİ
Elazığ’da yıllardır birçok kişinin “Müdür” lakabıyla tanıdığı Sabit’in hayatını kaybettiği haberi kentte derin üzüntü oluşturdu.
Edinilen bilgilere göre Sabit’in bıçaklı saldırı sonucu yaşamını yitirdiği öne sürüldü. Resmî makamlardan olayla ilgili henüz bir açıklama yapılmazken, kendisini tanıyan vatandaşlar peş peşe taziye mesajları paylaşmaya başladı.
Özellikle eski otogarda yıllarca görülen ancak zamanla Elazığ’ın birçok kesimi tarafından tanınan Sabit, çoğu kişinin yalnızca “Müdür” diye seslendiği bir isimdi. Ne makamı vardı ne de gösterişli bir hayatı…
Hayatını büyük ölçüde insanların yardımlarıyla sürdürüyor, geçmişte otobüslerin temizliğini yaparak günlük geçimini sağlamaya çalışıyordu. Esnafın verdiği bir çay, uzatılan bir yemek, edilen bir selam onun hayatındaki küçük ama değerli desteklerdi.
Onu tanıyanların anlattığına göre Sabit; sessizdi, kendi hâlindeydi, kimseye zararı yoktu. Belki çoğu zaman kalabalıkların içinde görünmezdi ama Elazığ onu tanıyordu. Çünkü bazı insanlar kartvizitleriyle değil, bıraktıkları izlerle hatırlanır.
Kimi ona “Müdür” dedi, kimi selam verdi, kimi bir ekmeğini paylaştı…
Şimdi ise eski otogarın, sokakların ve onu tanıyan insanların hafızasında sessiz bir boşluk kaldı.
Bazı insanlar alkışlarla uğurlanır…
Bazıları ise ardında yalnızca bir cümle bırakır:
“Bir garipti ama bizim garibimizdi.”
Allah rahmet eylesin. Mekânı cennet olsun…
#elazığ #elazığhaber #haberler
MEZUNİYET BALOSU YERİNE İYİLİK HİKÂYESİ: ÜLKÜ HİRA’YA ANLAMLI DESTEK
Elazığ Hilalkent İlkokulu 4/B sınıfı öğrencileri, mezuniyetlerini kutlamak için balo düzenlemek yerine anlamlı bir davranışa imza attı. Öğrenciler, eğlence için ayırdıkları bütçeyi ihtiyaç sahibi bir arkadaşlarının yüzünü güldürmek için kullandı.
Okulda yürütülen “Bir Adımı(mı)z Olsun” projesi kapsamında harekete geçen öğrenciler, spina bifida hastası olan Ülkü Hira’ya destek olmak amacıyla kendi aralarında para topladı.
Toplanan destekle Ülkü Hira için akülü araba alınırken, öğrenciler hazırladıkları hediyeleri de teslim etti. Duygu dolu buluşmada minikler, kendi kalemlerinden çıkan mektupları tek tek okuyarak arkadaşlarına yalnız olmadığını hissettirdi.
Ortaya çıkan tablo, mezuniyetin yalnızca kutlama değil; paylaşma, dayanışma ve iyilikle de anlam kazanabileceğini gösterdi.
Öğretmenlerin rehberliğinde gerçekleştirilen bu anlamlı çalışma, küçük yaşta oluşan dayanışma kültürünün en güzel örneklerinden biri olarak takdir topladı.
Elazığ Hilalkent İlkokulu 4/B sınıfı öğrencileri, attıkları bu adımla en güzel mezuniyet hatırasını bir arkadaşlarının mutluluğunda buldu.
Kaynak: Öğretmensitemiz
Yazarımız Veysel Arpaca, “Harput Silikon Vadisi” başlıklı yazısında Harput’un köklü tarihini, kültürel mirasını ve teknolojik dönüşüm vizyonunu dikkat çekici bir bakış açısıyla ele alıyor.
Geçmişin medeniyet birikimiyle geleceğin teknoloji dünyasını buluşturan bu ufuk açıcı yazıda; Harput’un sahip olduğu potansiyelin, gençlerin üretkenliği ve yenilikçi fikirleriyle nasıl bir cazibe merkezine dönüşebileceği sorgulanıyor.
Tarih ile teknolojinin kesiştiği bu özel değerlendirmeyi kaçırmayın.
https://t.co/w5KdCExnP3
Elazığspor’umuz, 2026-2027 sezonunda Beyaz Grup’ta mücadele edecek.
Takımımız; Aliağa FK, Muşspor, Gebzespor ve Şanlıurfaspor gibi iddialı ekiplerle aynı grupta yer alacak.
https://t.co/2PnolyYAE9 TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Üyesi, TBMM AK Parti Grup Yönetim Kurulu Üyesi ve AK Parti Elazığ Milletvekili Ejder Açıkkapı, iş insanı Rahmi Koç’un bir açılış programında anlattığı fıkra nedeniyle kamuoyunda oluşan tartışmalara ilişkin değerlendirmelerde bulundu…
@ejderacikkapi
📖 Türk düşünce ve tasavvuf tarihinin derin izlerini keşfetmeye hazır mısınız?
Yazarımız Prof. Dr. Türker EROĞLU, "Türk Tarikatı: Melâmîlik" başlıklı yazısında Melâmîliğin ortaya çıkışını, temel anlayışını ve Türk kültüründeki yerini değerlendiriyor.
Tasavvufun gösterişten uzak, samimiyeti ve iç muhasebeyi esas alan bu önemli geleneğini daha yakından tanımak isteyenler için dikkat çekici bir analiz.
🔗 Yazının tamamını okumak için:
https://t.co/GUwNJ2w5f5