Kahraman vazgeçmeyendir. ‘Ruhumuzun ruhu’ Halid dede bu çağın soylularından, insan güzellerinden biriydi. Mütebessim çehresi ve saf iyilik olan yüreğiyle, barbarları çıldırtıyordu. Bütün çiçekleri ezseler de baharın gelişini yok edemeyecekler.
O insan güzeline rahmet olsun!
Toplumsal yılgınlığın en önemli sebebi; iyilerin layığınca ödüllendirilmemesi, kötülerin hak ettiklerince cezalandırılmamasıdır.
Can mukaddestir. Silkinmeliyiz.
Cana kıyanların en ağır cezalarla cezalandırılmasını, gün yüzü görememelerini dilerim.
'Genç ruhlara', diyordu Nurettin Topçu, 'iyiliğin kolay bir şey olduğu anlatılmalıdır. Onlara, iyiliği sudan, güneşten, rüzgârdan ve bir yapraktan öğrenebilecekleri inancı verilmelidir'.
Kötülüğün ufkumuzu daraltan o inatçı sisi, belki böyle azar azar dağıtılabilir.
Kuyudaki Yusufların kız kardeşi olduğunu onu kurtaracak kervanlardan ümidini kestiğinde anlamıştı.
Narin hüzün madenindeki son pırlanta,
Bir kez gözümüzü
Bin kez gönlümüzü alarak gitti.
Dünyanın hiçbir şeyi
Garipliğin her şeyiydi Narin..
Bitirdiler.
Yaşarken de yetimmiş,
Evi varken yuvasız,
Aslında varken de kayıpmış
Bir taneyken bile sayılmazmış Narin.
….
Bir kişiyi en çok kıran kandırılma hissidir;
en ağır gelense uğruna gemileri yaktığı amaç için kullanıldığını öğrenmesidir.
Kandırılma ve kullanılma hissi incitir;
ümidi törpüler;
yaşama sevincini köreltir;
Sonuç bir 'acziyet' sarmalıdır;
içinde hepimizin nefes alıp verdiği...
Nârin; ince, nâzik, zarif demektir.
Dilimize Farsçadan girse de aslında Moğolcadır.
Öyle bir kelime ki nârin; yalnızca güzel kelimelerle yan yana kullanılır, güzel cümlelerde bulunur.
Bu güzelliği, kötü cümlelerde kullandıran karanlığa lanet olsun.
Keşke bir göç yolunda alsaydık selamını
Annenin eteğini çiçeklere bansaydın .
Keşke okumasaydı garip kuşlar selânı
Seni öldürenleri zalim diye ansaydın …
…..
İşte böyle bir Dünya,
Bu çocuğun zalimini
Onun salıncak ipiyle …
Asacaksın !!
Asacaksın !!
Dünya'da olup bitene bakınca şöyle diyesi geliyor insanın:
"Dünya'daki tüm özgürlük şarkıları sofistike bir faşizmi gizlemek için bestelenmiş;
tüm kardeşlik türküleri de birbirine karşı, hem de bulaşıcı, derin bir nefreti örtmek için yakılmış."
‘Çöl büyür, vay haline içinde çöl saklayanın!’ demişti Nietzsche. Çöl nihilizmdir, bütün değerlerin değersizleştirilmesidir. İnsan hayatının kutsallıktan arındırılmasıdır. Varlığın kıymetten düşürülmesidir. Ruhun yalnızlığı ve kimsesizliğidir.
Çöl büyüyor.
"Hepimiz karanlık bir denizde yalnız gemileriz. Diğer gemilerin ışıklarını görürüz; ulaşamadığımız ama varlıkları ve benzer durumları bize teselli veren gemiler. Ama eğer yapabilirsek, penceresiz hücremizden çıktığımızda, aynı yalnızlık korkusuyla malul olan diğerlerinin farkına varırız. Yalnızlık duygumuz yerini diğerlerine karşı şefkate bırakır ve biz de artık o kadar korkmamaya başlarız.”
- Irvin Yalom, Varoluşçu Psikoterapi
Türkiye kocaman bir unutma bahçesi. Yaraları hafızasında tutmuyor, geçmişin örselenmelerini bugün bilgiye ve ferasete çevirmekte zorlanıyor. Bunda belki de tarihsel olarak çok fazla acıyla baş etmek zorunda kalmış olmanın payı vardır.
6 Şubat 2023 unutulmasın. Yitirdiğimiz canlarımıza Allahtan rahmet, dirilerimize basiret ve feraset dilerim.