BULUŞLARIN GERÇEK SAHİBLERİ :
1) Suyun kaldırma gücü: ARŞİMED değil
HZ.NUH dur. (2 bin sene önce)
2) Kan dolaşımı: WİLLİAM HARVEY değil İBNİ NEFS bulmuştur. (300 sene önce)
3) Yerçekimi kanunu:İSAC NEWTON değil BİRUNİ* bulmuştur. (500 sene önce)
4) Atomun parçalanacağı:
-ALBERT EİNSTEİN değil, CABİR BİN HAYYAN buldu.
(1.100 sene önce)
5) Gözün yapısı ve eser: -PAPAZ KONSTANTİN (Liber Pantegni kitabı)
ALİ BİN ABBAS buldu (Kitabul Melik kitabı). Papaz Konstantin, Ali bin Abbasın kitabını tercüme edip, ben yazdım diye kandırmıştır.
6) İlk mikrobu keşfeden: -LOUİS PASTEUR değil, AKŞEMSEDDİN bulmuştur (500 sene önce)
7) Amerika kıtasını keşfeden:
-KRİSTOF COLOMB değil, PİRİ REİS olmuştur. (Piri Reis çizdiği dünya haritasında Amerika kıtasını da çizmiştir)
8) Differansiyel hesabını: -İSAC NEWTON değil, SABİT BİN KURRA yapmıştır. (800 sene önce)
9) Binom formülü: -İSAC NEWTON değil, ÖMER BİN HAYYAM bulmuştur.
(600 sene önce)
10) Geometri: RENE DECART değil, SABİT BİN KURRA bulmuştur.
(700 sene önce)
11) Dünyanın dönmesini :
-NİKALAUS KOPERNİK değil,
BİRUNİ bulmuştur. (500 sene önce)
12) Dünyanın yuvarlaklığı:
-GALİLEO GALİLE değil,
BİRUNİ bulmuştur. (600 sene önce)
13) Rüzgarın hızı,hava yoğunluğu:
-EVANGELİSTA TORİÇELLİ değil,
ABDURRAHMAN EL HAZİNİ bulmuştur. (500 sene önce)
14) Azamut kadranı (Yıldız ölçer):
-REGİOMONTANUS değil,
CABİR BİN EFLAN bulmuştur.
(300 sene önce)
15) Fosforun bulunuşu: -HENNİG BRAND değil, BEŞİR bulmuştur.
16)* Verem mikrobu: -ROBERT KOCH değil, KAMBUR VESİM bulmuştur.(200 sene önce)
17)* Uzayın Haritası: -JOHANNES KEPLER değil, İBNİ ŞATIRA* çizmiştir. (200 sene önce). Ayrıca Bursa ulu camii minberinde, günümüzle birer bir mutabık uzay haritası henüz ve bilinmeyen galaksiler resmedilmiştir. Yapım tarihi 1400.
18) Güney Kutbu'nun keşfi:
-ROALD AMUNDSEN değil
PİRİ REİS* bulmuştur.
(400 sene önce Dünya haritasında çizmiştir)
19) Paskal üçgeni:
-BLAİSE PASCAL değil,
ÖMER HAYYAM bulmuştur. (600 sene önce)
20) Dünyanın Güneş etrafında 365 günde dönmesi: -KLAUDYOS BATLAMYUS değil, EL BATTANİ bulmuştur.(700 sene sonra).
Batlamyus 260 gün olarak hesap etti,
Battani 365 gün olarak buldu)
21) CEZERİ
Ebû’l İz İsmail İbni Rezzaz El Cezerî, İslam’ın Altın Çağında çalışmalar gerçekleştiren mucit ve mühendistir. Sibernetiğin ilk adımlarını attığı ve ilk robotu yapıp çalıştırdığı bilinen El Cezeri’nin ünlü mimar Leonardo da Vinci’ye ilham kaynağı olduğu tahmin edilir.
22) İBNİ HEYSEM
Görme, optik ve ışık alanında bilime büyük katkılar sağlayan İbn-i Heysem, tarihin en önemli bilim insanlarından biriydi. İbn-i Heysem, baş yapıtı kabul edilen Optikler Kitabı’nın yanı sıra astronomi, felsefe, sayı teorisi ve geometri üzerine eserler yazdı. İlk basit görüntüleme cihazının projesini çizen ve ilk karanlık oda deneyini gerçekleştiren alimdir.
Daha nice önemli buluşlara imza atan İbni Haldun, İbni Batuta, Hazerı fen Ahmet çelebi, Mimar Sinan gibi İSLAM ALİMLERİ iken malesef onları tanımıyoruz.
Üstelik islam medeniyeti, savaşlar sonucu bir çok badireler atlatmış, nice eşi benzeri olmayan ilmi eserler kefere ve fasıklarca imha edilmiştir. İspanyollar Endülüs’ü işgal ettiklerinde Gırnata kütüphanesinin eserlerini dağ gibi yığıp, ateşe vermişlerdir.
Moğol istilası sonrasında Fırat ve Dicle nehirlerine o denli kitap atılmış ki, kitaplardan köprü oluşup üzerinden geçilmiştir.
Müslünanlar kendi yanında olan doğru içanç ve düşünce sisteminin kıymetini bildiklerinde, önceliklerini belirlediklerinde, Allah cc onlara tekrar iktidar verecektir. Günümüz teknolojisi ile bu doğru bakış açısı birleştiğinde belki de galaksiler arası seyahat edecek, ışınlama , tayyi mekan gibi önceleri kerameten elde edilen nimetler adete tekniğe bağlı olarak onlara ihsan edilecektir.
Bunun çaresi kalpten dünyayı talep etmeyi çıkarmaktır. Kainatın sahibi bizim yanımızdadır. Yeter ki müminler, vazgeçilmez olanın Allah cc ve O’nun dini olduğunun farkındalığına muttali olsunlar
Üzülmeyin, gevşemeyin. Eğer müminseniz üstün olanlar sizsiniz.
Ey iman edenler! Siz nefislerinizi düzeltin. Dalalette olan size zarar veremez. Sizin hidayette olmanız şartıyla.
---ALINTIDIR---
"İbni Haldun Kuran sayesinde değil Aristo sayesinde büyük filozof oldu.
Kuran bilim kaynağıysa laboratuvarı bırakıp ilahiyat yapalım.
Bilim adına incir çekirdeği dolduran bir şey ortaya koyan ilahiyatçı var mı?
Müslümanlar bilim alanında hala insanlığın çocukluk evresinde."
Öncelikle Tevbe istiğfar et. İman ehline dünyada bereket kapılarının açılması, kalben ahireti maksat edinmeleri, takva ve istikamet üzere yaşamalarına bağlıdır. Kafirlere dünyanın açılması istidraçtır. Ahireti tamamen yitirmektir.
Sen de mi üç günlük dünya için ahiretini yitirmek istiyorsun. Kaldı ki kafir olduğunda dünyayı kazanacağın da meçhul.
Madem ne yardan ne serden geçmiyorsun, düzgün bir müslüman olacaksın. Hem ahiretim kurtulsun, hem dünyam düzgün olsun istiyorsan dünyadan kalben yüz çevireceksin.
Amacını unutmayacaksın. O ki mümin, günahının cezasını dünya sıkıntıları ile veriyor. Çalışana iş de var aşta. Gözün yükseklerde olmasın yeter.
Öncelikle Tevbe istiğfar et. İman ehline dünyada bereket kapılarının açılması, kalben ahireti maksat edinmeleri, takva ve istikamet üzere yaşamalarına bağlıdır. Kafirlere dünyanın açılması istidraçtır. Ahireti tamamen yitirmektir.
Sen de mi üç günlük dünya için ahiretini yitirmek istiyorsun. Kaldı ki kafir olduğunda dünyayı kazanacağın da meçhul.
Madem ne yardan ne serden geçmiyorsun, düzgün bir müslüman olacaksın. Hem ahiretim kurtulsun, hem dünyam düzgün olsun istiyorsan dünyadan kalben yüz çevireceksin.
Amacını unutmayacaksın. O ki mümin, günahının cezasını dünya sıkıntıları ile veriyor. Çalışana iş de var aşta. Gözün yükseklerde olmasın yeter.
Ben artık gerçekten dini inancımı kaybetmek üzereyim Emek vermeyen biri nasıl olur da benden daha iyi bir hayat sürebilir Bu hangi adalete sığar Konu sadece sınav sonucum da değil hayatımn berbat ve verdiğm emeğn zayi olması Hani emeğimn karşılığı
Şu ayetler hayatla çelişmiyor mu
Bilim, islami doktrinler üzerine inşa edildiği zamanlar, çağlar ötesine ışık tutacak ileri bir seviyedeydi.
Neredeyse, tüm fenlerin kurucuları islam alimleridir.
İntihalci yamyamlar, bir de bize gerici demezler mi?
Bilimi islam alimlerinden arakladılar, kendi küfürleri üzere inşa etme peşindeler. Her tarafları tenakuz ve muhalat içerisinde.
Diamond Tema — Aydınlanma
▪️ Benden önce başkaları elini taşın altına koymuş.
▪️ Bugün ben koyuyorum. Böyle böyle aydınlanacağız.
▪️ Gerici zihniyete meydanı boş bırakmayacağız.
▪️ Daha aydınlık, daha laik bir topluma evrimleşeceğiz.
BULUŞLARIN GERÇEK SAHİBLERİ :
1) Suyun kaldırma gücü: ARŞİMED değil
HZ.NUH dur. (2 bin sene önce)
2) Kan dolaşımı: WİLLİAM HARVEY değil İBNİ NEFS bulmuştur. (300 sene önce)
3) Yerçekimi kanunu:İSAC NEWTON değil BİRUNİ* bulmuştur. (500 sene önce)
4) Atomun parçalanacağı:
-ALBERT EİNSTEİN değil, CABİR BİN HAYYAN buldu.
(1.100 sene önce)
5) Gözün yapısı ve eser: -PAPAZ KONSTANTİN (Liber Pantegni kitabı)
ALİ BİN ABBAS buldu (Kitabul Melik kitabı). Papaz Konstantin, Ali bin Abbasın kitabını tercüme edip, ben yazdım diye kandırmıştır.
6) İlk mikrobu keşfeden: -LOUİS PASTEUR değil, AKŞEMSEDDİN bulmuştur (500 sene önce)
7) Amerika kıtasını keşfeden:
-KRİSTOF COLOMB değil, PİRİ REİS olmuştur. (Piri Reis çizdiği dünya haritasında Amerika kıtasını da çizmiştir)
8) Differansiyel hesabını: -İSAC NEWTON değil, SABİT BİN KURRA yapmıştır. (800 sene önce)
9) Binom formülü: -İSAC NEWTON değil, ÖMER BİN HAYYAM bulmuştur.
(600 sene önce)
10) Geometri: RENE DECART değil, SABİT BİN KURRA bulmuştur.
(700 sene önce)
11) Dünyanın dönmesini :
-NİKALAUS KOPERNİK değil,
BİRUNİ bulmuştur. (500 sene önce)
12) Dünyanın yuvarlaklığı:
-GALİLEO GALİLE değil,
BİRUNİ bulmuştur. (600 sene önce)
13) Rüzgarın hızı,hava yoğunluğu:
-EVANGELİSTA TORİÇELLİ değil,
ABDURRAHMAN EL HAZİNİ bulmuştur. (500 sene önce)
14) Azamut kadranı (Yıldız ölçer):
-REGİOMONTANUS değil,
CABİR BİN EFLAN bulmuştur.
(300 sene önce)
15) Fosforun bulunuşu: -HENNİG BRAND değil, BEŞİR bulmuştur.
16)* Verem mikrobu: -ROBERT KOCH değil, KAMBUR VESİM bulmuştur.(200 sene önce)
17)* Uzayın Haritası: -JOHANNES KEPLER değil, İBNİ ŞATIRA* çizmiştir. (200 sene önce). Ayrıca Bursa ulu camii minberinde, günümüzle birer bir mutabık uzay haritası henüz ve bilinmeyen galaksiler resmedilmiştir. Yapım tarihi 1400.
18) Güney Kutbu'nun keşfi:
-ROALD AMUNDSEN değil
PİRİ REİS* bulmuştur.
(400 sene önce Dünya haritasında çizmiştir)
19) Paskal üçgeni:
-BLAİSE PASCAL değil,
ÖMER HAYYAM bulmuştur. (600 sene önce)
20) Dünyanın Güneş etrafında 365 günde dönmesi: -KLAUDYOS BATLAMYUS değil, EL BATTANİ bulmuştur.(700 sene sonra).
Batlamyus 260 gün olarak hesap etti,
Battani 365 gün olarak buldu)
21) CEZERİ
Ebû’l İz İsmail İbni Rezzaz El Cezerî, İslam’ın Altın Çağında çalışmalar gerçekleştiren mucit ve mühendistir. Sibernetiğin ilk adımlarını attığı ve ilk robotu yapıp çalıştırdığı bilinen El Cezeri’nin ünlü mimar Leonardo da Vinci’ye ilham kaynağı olduğu tahmin edilir.
22) İBNİ HEYSEM
Görme, optik ve ışık alanında bilime büyük katkılar sağlayan İbn-i Heysem, tarihin en önemli bilim insanlarından biriydi. İbn-i Heysem, baş yapıtı kabul edilen Optikler Kitabı’nın yanı sıra astronomi, felsefe, sayı teorisi ve geometri üzerine eserler yazdı. İlk basit görüntüleme cihazının projesini çizen ve ilk karanlık oda deneyini gerçekleştiren alimdir.
Daha nice önemli buluşlara imza atan İbni Haldun, İbni Batuta, Hazerı fen Ahmet çelebi, Mimar Sinan gibi İSLAM ALİMLERİ iken malesef onları tanımıyoruz.
Üstelik islam medeniyeti, savaşlar sonucu bir çok badireler atlatmış, nice eşi benzeri olmayan ilmi eserler kefere ve fasıklarca imha edilmiştir. İspanyollar Endülüs’ü işgal ettiklerinde Gırnata kütüphanesinin eserlerini dağ gibi yığıp, ateşe vermişlerdir.
Moğol istilası sonrasında Fırat ve Dicle nehirlerine o denli kitap atılmış ki, kitaplardan köprü oluşup üzerinden geçilmiştir.
Müslünanlar kendi yanında olan doğru içanç ve düşünce sisteminin kıymetini bildiklerinde, önceliklerini belirlediklerinde, Allah cc onlara tekrar iktidar verecektir. Günümüz teknolojisi ile bu doğru bakış açısı birleştiğinde belki de galaksiler arası seyahat edecek, ışınlama , tayyi mekan gibi önceleri kerameten elde edilen nimetler adete tekniğe bağlı olarak onlara ihsan edilecektir.
Bunun çaresi kalpten dünyayı talep etmeyi çıkarmaktır. Kainatın sahibi bizim yanımızdadır. Yeter ki müminler, vazgeçilmez olanın Allah cc ve O’nun dini olduğunun farkındalığına muttali olsunlar
Üzülmeyin, gevşemeyin. Eğer müminseniz üstün olanlar sizsiniz.
Ey iman edenler! Siz nefislerinizi düzeltin. Dalalette olan size zarar veremez. Sizin hidayette olmanız şartıyla.
---ALINTIDIR---
"İbni Haldun Kuran sayesinde değil Aristo sayesinde büyük filozof oldu.
Kuran bilim kaynağıysa laboratuvarı bırakıp ilahiyat yapalım.
Bilim adına incir çekirdeği dolduran bir şey ortaya koyan ilahiyatçı var mı?
Müslümanlar bilim alanında hala insanlığın çocukluk evresinde."
BULUŞLARIN GERÇEK SAHİBLERİ :
1) Suyun kaldırma gücü: ARŞİMED değil
HZ.NUH dur. (2 bin sene önce)
2) Kan dolaşımı: WİLLİAM HARVEY değil İBNİ NEFS bulmuştur. (300 sene önce)
3) Yerçekimi kanunu:İSAC NEWTON değil BİRUNİ* bulmuştur. (500 sene önce)
4) Atomun parçalanacağı:
-ALBERT EİNSTEİN değil, CABİR BİN HAYYAN buldu.
(1.100 sene önce)
5) Gözün yapısı ve eser: -PAPAZ KONSTANTİN (Liber Pantegni kitabı)
ALİ BİN ABBAS buldu (Kitabul Melik kitabı). Papaz Konstantin, Ali bin Abbasın kitabını tercüme edip, ben yazdım diye kandırmıştır.
6) İlk mikrobu keşfeden: -LOUİS PASTEUR değil, AKŞEMSEDDİN bulmuştur (500 sene önce)
7) Amerika kıtasını keşfeden:
-KRİSTOF COLOMB değil, PİRİ REİS olmuştur. (Piri Reis çizdiği dünya haritasında Amerika kıtasını da çizmiştir)
8) Differansiyel hesabını: -İSAC NEWTON değil, SABİT BİN KURRA yapmıştır. (800 sene önce)
9) Binom formülü: -İSAC NEWTON değil, ÖMER BİN HAYYAM bulmuştur.
(600 sene önce)
10) Geometri: RENE DECART değil, SABİT BİN KURRA bulmuştur.
(700 sene önce)
11) Dünyanın dönmesini :
-NİKALAUS KOPERNİK değil,
BİRUNİ bulmuştur. (500 sene önce)
12) Dünyanın yuvarlaklığı:
-GALİLEO GALİLE değil,
BİRUNİ bulmuştur. (600 sene önce)
13) Rüzgarın hızı,hava yoğunluğu:
-EVANGELİSTA TORİÇELLİ değil,
ABDURRAHMAN EL HAZİNİ bulmuştur. (500 sene önce)
14) Azamut kadranı (Yıldız ölçer):
-REGİOMONTANUS değil,
CABİR BİN EFLAN bulmuştur.
(300 sene önce)
15) Fosforun bulunuşu: -HENNİG BRAND değil, BEŞİR bulmuştur.
16)* Verem mikrobu: -ROBERT KOCH değil, KAMBUR VESİM bulmuştur.(200 sene önce)
17)* Uzayın Haritası: -JOHANNES KEPLER değil, İBNİ ŞATIRA* çizmiştir. (200 sene önce). Ayrıca Bursa ulu camii minberinde, günümüzle birer bir mutabık uzay haritası henüz ve bilinmeyen galaksiler resmedilmiştir. Yapım tarihi 1400.
18) Güney Kutbu'nun keşfi:
-ROALD AMUNDSEN değil
PİRİ REİS* bulmuştur.
(400 sene önce Dünya haritasında çizmiştir)
19) Paskal üçgeni:
-BLAİSE PASCAL değil,
ÖMER HAYYAM bulmuştur. (600 sene önce)
20) Dünyanın Güneş etrafında 365 günde dönmesi: -KLAUDYOS BATLAMYUS değil, EL BATTANİ bulmuştur.(700 sene sonra).
Batlamyus 260 gün olarak hesap etti,
Battani 365 gün olarak buldu)
21) CEZERİ
Ebû’l İz İsmail İbni Rezzaz El Cezerî, İslam’ın Altın Çağında çalışmalar gerçekleştiren mucit ve mühendistir. Sibernetiğin ilk adımlarını attığı ve ilk robotu yapıp çalıştırdığı bilinen El Cezeri’nin ünlü mimar Leonardo da Vinci’ye ilham kaynağı olduğu tahmin edilir.
22) İBNİ HEYSEM
Görme, optik ve ışık alanında bilime büyük katkılar sağlayan İbn-i Heysem, tarihin en önemli bilim insanlarından biriydi. İbn-i Heysem, baş yapıtı kabul edilen Optikler Kitabı’nın yanı sıra astronomi, felsefe, sayı teorisi ve geometri üzerine eserler yazdı. İlk basit görüntüleme cihazının projesini çizen ve ilk karanlık oda deneyini gerçekleştiren alimdir.
Daha nice önemli buluşlara imza atan İbni Haldun, İbni Batuta, Hazerı fen Ahmet çelebi, Mimar Sinan gibi İSLAM ALİMLERİ iken malesef onları tanımıyoruz.
Üstelik islam medeniyeti, savaşlar sonucu bir çok badireler atlatmış, nice eşi benzeri olmayan ilmi eserler kefere ve fasıklarca imha edilmiştir. İspanyollar Endülüs’ü işgal ettiklerinde Gırnata kütüphanesinin eserlerini dağ gibi yığıp, ateşe vermişlerdir.
Moğol istilası sonrasında Fırat ve Dicle nehirlerine o denli kitap atılmış ki, kitaplardan köprü oluşup üzerinden geçilmiştir.
Müslünanlar kendi yanında olan doğru içanç ve düşünce sisteminin kıymetini bildiklerinde, önceliklerini belirlediklerinde, Allah cc onlara tekrar iktidar verecektir. Günümüz teknolojisi ile bu doğru bakış açısı birleştiğinde belki de galaksiler arası seyahat edecek, ışınlama , tayyi mekan gibi önceleri kerameten elde edilen nimetler adete tekniğe bağlı olarak onlara ihsan edilecektir.
Bunun çaresi kalpten dünyayı talep etmeyi çıkarmaktır. Kainatın sahibi bizim yanımızdadır. Yeter ki müminler, vazgeçilmez olanın Allah cc ve O’nun dini olduğunun farkındalığına muttali olsunlar
Üzülmeyin, gevşemeyin. Eğer müminseniz üstün olanlar sizsiniz.
Ey iman edenler! Siz nefislerinizi düzeltin. Dalalette olan size zarar veremez. Sizin hidayette olmanız şartıyla.
---ALINTIDIR---
İslam'ın hak din olduğunu
tekrar tekrar en bariz şekilde görmenin yollarından biri de "İslam olmayan"a bakmaktır.
Akıl ve insafla bakanlar için İslam olmayan bütün inançlar ve davranışlar, İslam olmayan her yaşam biçimi "Ben değil; İslam doğru!" diye haykırmaktadır.
Mehmet Yalçın
BİLİM Mİ, SAFSATA MI?...
Münazara ve ilm-i cedelde fasit tartışma usullerinden biri de muğalata , nam-ı diğer safsatadır. Fasit kıyas türlerinden, ateist ve deistler tarafından bolca tevessül edilen, hasma galebe çalma yollarından biridir. Batıl bir yoldur. Hakikatin karşısında yok olup gider.
Bilakis biz gerçeği batılın başına çarparız ve onun beynini parçalar, böylece batıl yok olup gider. Allah'a yakıştırdığınız vasıflardan ötürü yazıklar olsun size!
(Enbiya Suresi 18)
Münazara ; delillere dayalı, hakkı ispat için yapılan tartışmaya denir. Delil ise, ya katî yada zannidir. Kati delil, ispatlı bilgidir ki tartışmaya açık değildir.
Zanni delil ise, ispat edilmemiş, fakat doğruluğu ağır basan, yine delillerle takviye edilmiş, teorik düzeyde olan bilgidir. Zan yani teorik bilgi, tartışmaya açıktır. Katî (ispatlı) bilgilere zıt olmadığı müddetçe bilgi ve delil değeri taşır. Üzerine hüküm verilir.
Aksi teoriler (içtihatlar) ile çelişmez. Her iki teori de (ispatlı) olmadığından, biliirkişiler tarafından, delile dayanmak şartıyla savunulabilir.
Bu durumda, birbirine muhalif her içtihadın (teorinin), diğerine göre hükmü "şu (kati olmayan delillere dayanarak) benim iddiam doğru, hasmımım iddiası yanlıştır. Fakat, benim içtihadımın hataya, hasmımın içtihadının doğruya ihtimali bakidir, hükmü taşır.
Ancak, gerçekliğe (katî bir bilgiye) zıt olduğu ortaya çıkmışsa, artık savunulamaz. O içtihat (teori) çökmüştür. Savunulması taassuptur. Taassup ise bilgi değil, tarafgirliktir, bağnazlıktır.
إن الظن لا يغني من الحق شئا
Muhakkaktır ki ; zan, hakikatten bir şey gidermez. -Yani hakikat ile çarpışacak kuvvette değildir-
(Yunus Suresi 36)
Toparlayacak olursak, katî bilgi tartışmaya kapalı, zanni bilgi ise,
1-katiyete muhalif olmadıkça
2- Bilirkişilerce delil ile doğruluğu ağır basacak şekilde desteklenmek şartıyla makbuldür.
Delille desteklemeyen bir dava ise zan ve teorik düzeyde olmadığından, hiç bir değeri yoktur. Salt aklen mümkün olmak, bir şeyi iddia edebilmek için yeterli değildir. Zira hayal edilebilen, vücudu ilmen takdir edilebilen her şey aklen mümkündür. Fakat var olduğunu iddia edebilmek için katî yada zanni bir müreccih (tercih sebebi) şarttır. Aksi takdirde vehim ve hayalden, hurafeden öte bir şey ifade etmez. Sekiz başlı bir insan olması aklen mümkündür mesela. Fakat böyle bir insanın varlığına dair ne katî, ne zannî hiç bir delil yoktur. Öyleyse iddia edilemez. Meşhur olmaya intikal etse bile...
Akli kıyaslar, mukaddimelerinin (önermelerinin) taşıdığı delil değerine göre beş kısmıdır. Bunlar :
Burhan
Cedel
Hatabe
Şiir
Muğalata (safsatadır)
Bu kıyas türlerinden Burhan;
önermeleri katî deliller olan ve tartışmasız yakin ifade eden tek kıyas türüdür.
Muğalata yada safsata ise;
hiç bir bilgi değeri taşımayan, hasmı manipüle etmek maksadı ile, hakka benzeyen, yalan mukaddimelerden oluşan kıyas türleridir.
Cedel;
katî, zannî yada hurafe olup olmadığından kat'ı nazar edilerek , halk arasında meşhur önermelere dayanan kıyas türleridir. Meşhur olan şey, ille doğru olmak zorunda değildir. Belli bir etnik kimlik üzerinden üstünlük davası gütmek gibi. Belli bir kitle tarafından sahiplenilmiş ve şöhret haddine varmış olabilir. Genelde hasmı ilzam için kullanılır.
Hatabe ;
Halk arasında makbul (doğru kabul edilen) önermeler ile yapılan kıyaslardır. Zarurî bilgi ifade eden kesin aklî delilleri (burhanı) anlamaktan âciz olan halk kitlelerini ikna etmek amacıyla kurulan hatâbî kıyaslar, insanların çoğunluğu veya bir bölümü tarafından kabul edilen hükümlere ve söylediklerinin doğru olduğu düşünülen âlimlerle mürşidlerin sözlerine dayanan öncüllerden oluşur.
Daha çok halkı hem dinî hem dünyevî konularda faydalı işler yapmaya ve zararlı işlerden uzaklaştırmaya teşvik etmek için hatiplerin geliştirdikleri kıyaslardan ibaret kabul edilir.
Şiir ;
Duyguları, nefret yada sevgi cihetiyle tahrik eden, mukaddimeler ile yapılan kıyas türleridir. Sihir gibi bir tesiri olduğu hadisi şerif ile sabittir. Delile dayanıp dayanmaması müsavidir. İspat için değil, ikna için kullanılır.
Nefret aşılanan bir doğru, sevdirilmeye çalışılan bir yanlış da olabilir.
Bu akli kıyas türlerinden sadece "Burhan" tartışmasız, yakîn ifade eder. Geri kalanların her biri, daha çok, hak olsun, batıl olsun, belli bir davayı savunmak, hasma galebe çalmak adına tevessül edilir ki bu dava bazen hiç bir delil değeri teşkil etmeyen, vehim ve hayallerden, bazen de, bilirkişilerce, belli tercih sebebi olacak delillerle zan ve teorik düzeyde delillere dayanabilir. Ancak yakîn (ispat edilmiş, zaruri bilgi) seviyesinde değildir. Dayatılamaz. Karşıt teoriyi çökertecek kuvvette de değildir.
Bir iddianın bilimsel olabilmesi, ya ispatlı (katî bir delile dayanması) yada racih (ispatlı olmasa da, doğru olduğunu tercih ettirecek) zannî (teorik) düzeyde bir delille savunulmasına bağlıdır.
Buna göre :
1- Her hangi bir katî delil karşısında zan ve teori çökmüş olacağından iddia edilmesi bilimsel olamaz. Muğalata ile yutturulmaya çalışılır sadece.
2- Teorik delil, karşıt teoriyi çökertecek kuvvette olmadığı haysiyetle, delile dayanarak iddia edilen karşıt teorinin bilimsel olmadığı iddia edilemez. Edilirse buna bilim değil taassup denilir.
3- Bilimin terakkisi ile, daha evvel teorik düzeyde savunulmuş, bir dava, zamanında savunulduğu haysiyetle bilimsel olmadığı iddia edilemez. Zira zannî de olsa belli (bilimsel) bir delile dayanıyor idi. Aksi takdirde, bilimadamlarının, geçmişte teorik olarak iddia ettiği, fakat günümüzde çökmüş tüm iddialarını, bilimsel olmaktan çıkarıp, onları bilime karşı gelmekle suçlamış olurduk.
Hatta hali hazırda, aynı bilimsel konuda, henüz katî olmaya intikal etmemiş, farklı teoriler ortaya atan her bilim adamının, diğerine göre, bilime karşı olduğunu iddia etmiş olması lazım gelirdi. Ki bunun bilim değil, taassup olduğunu belirtmiştik. Tam aksine, içtihadi (teorik düzeyde) bir bilginin tek doğru yada katî bilgi gibi dayatılması bilimsel olmaktan fersah fersah uzaktır.
Gelelim zurnanın zırt dediği yere...
Müslümanları dogmacılık, sabit fikirli olmakla itham eden kimseleri, insaf ile gözlemlediğimizde, asıl dogmacı, taassup ehli, safsata ile dava güden kimseler olduğunu, şüphe kalmayacak bir biçimde anlayabiliriz.
Mesela, millet aya çıkıyor, siz hala kadının saçı ile uğraşıyorsunuz iddiası bilimsel olmaktan son derece uzaktır.
Çünkü liberal olduğunu iddia edip, her türlü marjinal giyimi savunanların öncelikle kendileri ile çelişmesidir bu.
Burada bu kadar fakir varken, hacca, umreye gidip para yediriyorsunuz iddiası hakeza. Zira bir fazileti ifa etmek, diğerini terk etmeyi gerektirmez.
Zengin olan hem hacca gidebilir, hem hayır hasenat yapabilir. Yine değiştirilemez, değiştirilmesi teklif bile edilemez kanun maddelerini savunmanın, bilimsel olmadığı gibi, dogmanın, bağnazlığın dik âlası olduğu apaçık ortadadır. Katî delil midir de sorgulanamaz addediliyor. Misalleri çoğaltmak mümkündür. İnkarcıların aymazlıkları, ikircikli tutumları son derece açıktır.
Allah'ın cc varlığı, burhanlarla sabit olduğu halde, Kuran-ı Mecid'in, Peygamberlerin hak olduğu, sadece katî bilgiyle değil, mucize ile teyit edildiği halde, aksine teorilerin, çökmüş olması gerekirken, bir de sanki katî bir delil gibi dayatılmasının rasyonel yada bilimsel olmakla alakası yoktur.
Kuran-ın mucizevi yönü, defaatle ispatlı olduğu halde, delaleti katî olmayan beyanlarının, bazı müfessirler tarafından, zanni olarak yorumlaması, zamanla bu yorumun hata vermesi, Kuran-ı değil, müfessirin teorisini çökertir. Bilim bir konuyu ispat sahasına çıkarıp, zanni olmaktan, yakini olmaya intikal ettirdi ise, bu ispatlanan yakini bilginin, Kuran'a mı, müfessirin tefsirine mi zıt olup olmadığına bakmadan, direkt reddetmek, muğalatadan başkaca bir şey değildir.
Mesela dünyanın düz olduğuna, spermlerin erkeğin bel kemiği ile kadının göğüs kemikleri arasında oluştuğu hakkında, Kuranî bir beyan yoktur. Müfessir yorumdur. Kaldı ki, o müfessirlerin yaşadığı dönemlerde, aynı iddia, bilimadamları tarafından da teorik düzeyde savunuluyor idi. Hatta aksi teori ortaya atan Gelileo'yu idamla yargılayanlar yine bizi dogmacılık ile itham edenlerin ta kendileri idi.
Halbuki, dünyanın düz olduğunu iddia eden müfessirlerimiz, aksini iddia eden müfessirlerimizi idamla yargılamak şöyle dursun, bilakis doğru olma ihtimali karşısında, dinin bir rüknüne zarar gelmeyeceğini belirten, kendi görüşünün zanni olduğunun farkında, karşıt görüşe taassupla değil, objektif bir biçimde yaklaşıyor idiler.
---ALINTIDIR---
"İbni Haldun Kuran sayesinde değil Aristo sayesinde büyük filozof oldu.
Kuran bilim kaynağıysa laboratuvarı bırakıp ilahiyat yapalım.
Bilim adına incir çekirdeği dolduran bir şey ortaya koyan ilahiyatçı var mı?
Müslümanlar bilim alanında hala insanlığın çocukluk evresinde."
Kimliğini tanıtmak için tabiri biraz hatalı bir tabir olmuş. Tercüme hatası yani. Allah kendinde olan bir sıfatı ile tecelli eder , manasında bir metafor (temsilden) ibarettir.
Bu tür temsiller çoktur. Müteşabihat kabilindendir. Ya Allah’a isnadı sahih bir tevil ile tevil edilir ki bu durumda tevil katiyet değil zan ifade eder. Yani mana sahihtir, burada bir katiyet vardır. Ancak ifadeden kasıt , kesin olarak bu tevildir denemez. Zannî olan burasıdır.
Yada baştan anlamını Allah’a havale eder ve teşbihten tenzih eder. Ehli sünnet yolu budur. Cahiller asla tevil etmemelidir. Onlar ya soracak, yada direkt tefvize gidecekler.
BULUŞLARIN GERÇEK SAHİBLERİ :
1) Suyun kaldırma gücü: ARŞİMED değil
HZ.NUH dur. (2 bin sene önce)
2) Kan dolaşımı: WİLLİAM HARVEY değil İBNİ NEFS bulmuştur. (300 sene önce)
3) Yerçekimi kanunu:İSAC NEWTON değil BİRUNİ* bulmuştur. (500 sene önce)
4) Atomun parçalanacağı:
-ALBERT EİNSTEİN değil, CABİR BİN HAYYAN buldu.
(1.100 sene önce)
5) Gözün yapısı ve eser: -PAPAZ KONSTANTİN (Liber Pantegni kitabı)
ALİ BİN ABBAS buldu (Kitabul Melik kitabı). Papaz Konstantin, Ali bin Abbasın kitabını tercüme edip, ben yazdım diye kandırmıştır.
6) İlk mikrobu keşfeden: -LOUİS PASTEUR değil, AKŞEMSEDDİN bulmuştur (500 sene önce)
7) Amerika kıtasını keşfeden:
-KRİSTOF COLOMB değil, PİRİ REİS olmuştur. (Piri Reis çizdiği dünya haritasında Amerika kıtasını da çizmiştir)
8) Differansiyel hesabını: -İSAC NEWTON değil, SABİT BİN KURRA yapmıştır. (800 sene önce)
9) Binom formülü: -İSAC NEWTON değil, ÖMER BİN HAYYAM bulmuştur.
(600 sene önce)
10) Geometri: RENE DECART değil, SABİT BİN KURRA bulmuştur.
(700 sene önce)
11) Dünyanın dönmesini :
-NİKALAUS KOPERNİK değil,
BİRUNİ bulmuştur. (500 sene önce)
12) Dünyanın yuvarlaklığı:
-GALİLEO GALİLE değil,
BİRUNİ bulmuştur. (600 sene önce)
13) Rüzgarın hızı,hava yoğunluğu:
-EVANGELİSTA TORİÇELLİ değil,
ABDURRAHMAN EL HAZİNİ bulmuştur. (500 sene önce)
14) Azamut kadranı (Yıldız ölçer):
-REGİOMONTANUS değil,
CABİR BİN EFLAN bulmuştur.
(300 sene önce)
15) Fosforun bulunuşu: -HENNİG BRAND değil, BEŞİR bulmuştur.
16)* Verem mikrobu: -ROBERT KOCH değil, KAMBUR VESİM bulmuştur.(200 sene önce)
17)* Uzayın Haritası: -JOHANNES KEPLER değil, İBNİ ŞATIRA* çizmiştir. (200 sene önce). Ayrıca Bursa ulu camii minberinde, günümüzle birer bir mutabık uzay haritası henüz ve bilinmeyen galaksiler resmedilmiştir. Yapım tarihi 1400.
18) Güney Kutbu'nun keşfi:
-ROALD AMUNDSEN değil
PİRİ REİS* bulmuştur.
(400 sene önce Dünya haritasında çizmiştir)
19) Paskal üçgeni:
-BLAİSE PASCAL değil,
ÖMER HAYYAM bulmuştur. (600 sene önce)
20) Dünyanın Güneş etrafında 365 günde dönmesi: -KLAUDYOS BATLAMYUS değil, EL BATTANİ bulmuştur.(700 sene sonra).
Batlamyus 260 gün olarak hesap etti,
Battani 365 gün olarak buldu)
21) CEZERİ
Ebû’l İz İsmail İbni Rezzaz El Cezerî, İslam’ın Altın Çağında çalışmalar gerçekleştiren mucit ve mühendistir. Sibernetiğin ilk adımlarını attığı ve ilk robotu yapıp çalıştırdığı bilinen El Cezeri’nin ünlü mimar Leonardo da Vinci’ye ilham kaynağı olduğu tahmin edilir.
22) İBNİ HEYSEM
Görme, optik ve ışık alanında bilime büyük katkılar sağlayan İbn-i Heysem, tarihin en önemli bilim insanlarından biriydi. İbn-i Heysem, baş yapıtı kabul edilen Optikler Kitabı’nın yanı sıra astronomi, felsefe, sayı teorisi ve geometri üzerine eserler yazdı. İlk basit görüntüleme cihazının projesini çizen ve ilk karanlık oda deneyini gerçekleştiren alimdir.
Daha nice önemli buluşlara imza atan İbni Haldun, İbni Batuta, Hazerı fen Ahmet çelebi, Mimar Sinan gibi İSLAM ALİMLERİ iken malesef onları tanımıyoruz.
Üstelik islam medeniyeti, savaşlar sonucu bir çok badireler atlatmış, nice eşi benzeri olmayan ilmi eserler kefere ve fasıklarca imha edilmiştir. İspanyollar Endülüs’ü işgal ettiklerinde Gırnata kütüphanesinin eserlerini dağ gibi yığıp, ateşe vermişlerdir.
Moğol istilası sonrasında Fırat ve Dicle nehirlerine o denli kitap atılmış ki, kitaplardan köprü oluşup üzerinden geçilmiştir.
Müslünanlar kendi yanında olan doğru içanç ve düşünce sisteminin kıymetini bildiklerinde, önceliklerini belirlediklerinde, Allah cc onlara tekrar iktidar verecektir. Günümüz teknolojisi ile bu doğru bakış açısı birleştiğinde belki de galaksiler arası seyahat edecek, ışınlama , tayyi mekan gibi önceleri kerameten elde edilen nimetler adete tekniğe bağlı olarak onlara ihsan edilecektir.
Bunun çaresi kalpten dünyayı talep etmeyi çıkarmaktır. Kainatın sahibi bizim yanımızdadır. Yeter ki müminler, vazgeçilmez olanın Allah cc ve O’nun dini olduğunun farkındalığına muttali olsunlar
Üzülmeyin, gevşemeyin. Eğer müminseniz üstün olanlar sizsiniz.
Ey iman edenler! Siz nefislerinizi düzeltin. Dalalette olan size zarar veremez. Sizin hidayette olmanız şartıyla.
---ALINTIDIR---
■ 4. Türden İslâm Delilleri: Hz. Muhammed (sallallâhu aleyhi ve sellem)'in İnsanlara Tesiri ve Başarıları
Fahreddîn Râzî (ö. 606/1210) bu delilden şöyle bahseder:
“İkinci yöntem de şudur: Biz öncelikle hangi inanç ve hangi davranışların doğru olduğunu öğreniriz. Bunu iyice bildikten sonra halkı gerçek dîne çağıran bir insanın sözlerinde onları yanlıştan doğruya çeviren güçlü bir tesir görürsek onun kendisine uyulması gereken doğru sözlü bir peygamber olduğunu anlarız.” [1]
“İkinci yöntem ise burhân-ı limmî türündendir. Daha önce açıkla-dığımız üzere mânevî hastalıklar birçok kişinin nefsinde ağır basmakta-dır. Bu yüzden [onları iyileştirecek] bir doktora ihtiyaç vardır. Biz ise bir adamın [bu hastaları] tedâvî ettiğini ve onun ilaçlarının -imkân nispe-tince- sağlık kazandırdığını müşâhede ettiğimizde bu durum o adamın bu konuda mâhir bir doktor olduğunu ortaya koyar. (…) Müşâhede Hz. Muhammed (aleyhisselâm)'ın bu mânevî hastalıkları tedâvide uzman bir doktor olduğunu göstermektedir. Hatta O’nun rûhu dünyadakilerin tabiatlarını -imkân nispetince- değiştirerek onları bâtıldan hakka, yalandan doğruluğa, bozuk dinlerden doğru inançlara çevirmeye kâdirdir.” [2]
📖 [1] Fahreddîn er Râzî, El Metâlibu’l Âliye mine’l ‘İlmi’l İlâhî, thk. Ahmed Hicâzî es Sekkâ, Beyrut: Dâru’l Kitâbi’l ‘Arabî, 1987, 8. Cilt, s. 103
📖 [2] Fahreddîn er Râzî, a.g.e. s. 123-124
Bu delil, Hz. Peygamber’in hem kendi döneminde hem de sonraki yüzyıllarda insanları benzeri görülmemiş şekilde dönüştürmesi, toplumlarda büyük tesirler bırakması, O’nun dâvetinin büyük başarılara ulaşması olgusundan yola çıkar.
Farklı takrirleri olsa da asıl dayanak noktası “Hz. Muhammed Mustafa'nın şartlarında birisinin kendi başına yapamayacağı kadar etkili bir dâvetin” gerçekleşmiş olmasıdır.
...
📌 O (Rasûlullâh Aleyhisselâm) MAKAM VEYA MAL SEBEBİYLE DEĞİŞEN BİRİSİ DEĞİLDİ
Ebu’l-Mu’în en-Nesefî (ö. 508/1115) Temhîd’de şöyle demiştir:
“Sonra bu üstün ahlâkî özellikler yıllar geçmesine ve çeşitli durumların değişmesine rağmen O’nda bulunmaya devam etmiştir. Bu özelliklerden birisi değişikliğe uğramamış, ömrü boyunca bunların zıddı meydana gelmemiştir. Bu da [O’ndaki] söz konusu ahlâkın zorlamaya dayalı olmadığını göstermektedir. (…) O’nun ömür boyu her durumda bu hâl üzere olması da bu hâllerin O’na Allâh Teâlâ tarafından verildiğinin bir delilidir.”
📖 Hüsâmeddîn es-Sığnâkî, Et-Tesdîd fî Şerhi’t-Temhîd li'n-Nesefî, thk. Ali Tarık Ziyâd Yılmaz, 2. Baskı, Beyrut: Dâru’r-Reyâhîn; İstanbul: İSAM Yayınları, 2021, 2. Cild, s. 56
📌"ZANNÎ BİR DELİL" YANLIŞLANIRSA ANA MUCİZE İDDİASI NE OLUR?
İmâm Gazâlî (ö. 505/1111) şöyle demiştir:
“Eğer peygamberliğin mânâsını anlayıp Kur'ân ve hadisleri iyice incelersen Hazreti Muhammed’in [gerçekten Allâh tarafından gönderilmiş olduğunu ve] peygamberlik derecelerinin zirvesinde olduğunu zorunlu olarak bilirsin.
Bu bilgini, Peygamberimiz'in (…) söylediklerini doğrudan [yaşayıp kendin] tecrübe ederek de desteklemelisin. (…)
Peygamberliğin hak olduğuna dâir kesin bilgiyi sadece âsânın yılana dönüşmesi [veya] ayın ikiye yarılmasından değil de bu [çok delilli kümülatif] yolla aramalısın. Çünkü sadece [hissî] mucizelere bakıp da onlara sayılamayacak çokluktaki [diğer] delilleri eklemezsen (…) [hissî mucizelere] şüphe vermeye yönelik kurgulanan bazı sözler sebebiyle imânın kaybolabilir.
Dolayısıyla bu gibi harikulâde olaylar, senin gözünde [İslâm'ın hak din olduğuna dair] sayısız delil ve karînelerden sadece bir tanesi olmalıdır. Böylece kaynağını [parmakla gösterecek derecede] tam olarak belirleyemediğin zorunlu bir bilgi elde edersin.
Bu durum, [yalan üzere kurgu yapması imkânsız olacak sayıda] bir topluluk tarafından kendisine mütevâtir bir haber verilen kişinin durumuna benzer. O kişinin, söz konusu kesin bilgiyi belirli bir şahıstan aldığını söylemesi mümkün değildir. Hattâ [bu kesin kanaatin tam olarak] nereden geldiğini de bilmeyebilir. (…) [O yüzden bu kanaatine sebep olan] o kişileri de tek tek belirleyemez.
İşte ilme [ve delillere] dayalı güçlü iman budur.”
📖 Ebû Hâmid el-Gazâlî, El-Munkizu mine'd-Dalâl, Cidde: Dâru'l-Minhâc, 2015, s. 114-116
---
Aklî ve aslî delillere ek olarak sayısız diğer delilleri ekleyip kümülatif bir yöntemle ana mucize iddiasını güçlendirmek gerekir.
Bu (akla yaklaştırmak gerekirse) bir masaya yüzlerce ayak eklenmesi gibi ortak bir güç oluşturur ve artık ayaklardan birisinin sallanması (yani bazı delillerle şüphe ve itiraz gelmesi) ana kanaati zedelemez.
İSLÂM'IN HAK DİN OLDUĞUNUN DELİLLERİ
HZ. MUHAMMED MUSTAFA'NIN ZÂHİREN "SIFIR" NOKTASINDAN "DEZAVANTAJLI" BAŞLAMIŞ OLMASI
Ebu’l-Mu’în en-Nesefî (ö. 508/1115) “Tebsıratü’l-Edille” isimli eserinde şöyle demiştir:
“O (Muhammed Mustafa) sallallâhu aleyhi ve sellem zâhiren zayıflık ve fakirlik içerisinde olmasına, yardımcılarının azlığına rağmen yeryüzündeki herkesle mücâdeleye girişti; kral ve diktatörlere, maddî güç ve imkân sahiplerine meydan okudu.
(…) Sonra o inkârcılar bedenlerinin gücüne, sayılarının çokluğuna ve düşmanlıklarının şiddetiyle birlikte sahip oldukları imkânları, silahları, âletleri tüm güçleriyle sonuna kadar O’nun nûrunu söndürmek ve etkisini bitirmek için kullanmalarına rağmen bu sadece ve sadece O’na tâbî olanların sayısını ve gücünü arttırıp dâvetin yayılmasına sebep oldu.
(…) Bu durum O’nun hâlinin ilâhî yardıma dayandığını gösteren delillerin başında gelmektedir.”
📖 Ebu'l-Mu'în en-Nesefî, Tebsıratü'l-Edille, thk. Prof. Dr. Muhammed el Enver Hâmid Îsâ, Kâhire: El-Mektebetü'l-Ezheriyye Li't Turâs, 2011, 2. Cilt, s. 722;
Mehmet Yalçın