Merhaba lubunyalar ve dostlar, aşağıda görmüş olduğunuz işletme..
İstanbul LGBTİ+ onur yürüyüşünde mekanda oturan LGBTİ+ları polise ihbar edip işkence ile gözaltına alınmalarına sebep olmuştur.
Kadıköy lubunyalarındır. Bu tür işletmeleri mahallelerimizde barındırmayız!
BOYKOT!
1 Fotoğraf 2 Aysel
Aysel Hanım, konteynerin kapısında elinde eski bir fotoğrafıyla duruyor.
Fotoğraftaki kadın da kendisi. Ancak o fotoğraf, depremden önceki bir hayata ait. Bahçeli, iki katlı müstakil evinde yaşadığı günlerden kalma bir hatıra. O günlerde çekilmiş bir kare şimdi bir çerçevenin içinde, konteynerin dar duvarları arasında saklanıyor.
Depremin ardından yalnızca evler yıkılmadı; insanların yıllar boyunca kurduğu hayatlar da dağıldı. Aysel Hanım’ın bir zamanlar çiçeklerine baktığı, komşularıyla oturduğu, anılarını biriktirdiği ev artık yok. O evin bulunduğu yerde bugün yeni bir apartman yükseliyor.
Bir yanda geçmişin fotoğrafı, diğer yanda bugünün konteyneri.
Aradan geçen üç buçuk yıla rağmen Aysel Hanım hâlâ geçici olması gereken bir yaşam alanında yaşamını sürdürüyor.
Bir yanda yeniden inşa edilen bir şehir, diğer yanda henüz yeniden kurulamayan hayatlar.
Bir yanda yükselen beton, diğer yanda konteynerde geçen dördüncü yaz.
Haziran 2026 | Antakya/Hatay
Birkaç kişi tutuklanmış, onlar da baya polislerin ağzını yüzünü dağıtmış sanırım protestolar sırasında. Yumruklamışlar polisleri v.s. Tutuklanma gerekçeleri polise mukavemet.
ABD'de baya kitlesel gösteriler, eylemler düzenlenmiş o sıralarda. Türkiye'de bırak eylem yapmayı, eylemde gözaltına alınmayı ki hafta öncesinden "önleyici" şekilde gözaltına alınıyor, tutuklanıyorsun. Dünyada eşi benzeri yoktur şu muamelenin.
2024'te ABD'de yapılan NATO zirvesi sürecinde kimse tutuklanmamış. Türkiye'deki tutuklu sayısı 100'ü aştı.
NATO, Türkiye'de ABD'de olduğundan daha güçlü.
Küçük düşürülmenin sınırı yok: Macron sabah koşacak diye Ankaralılar parka gidemeyecek!
◾️Dünyanın en büyük terör örgütü olan NATO’nun liderleri gelecek diye Ankara’yı açık hava hapishanesine çevirmeye kalkan AKP, Macron sabah koşusu yapacak diye Dikmen Vadisi veya Botanik Parkı’nı halka kapatacak.
https://t.co/KEvdpXyvIu
18 bin liraya çalışmak zorunda bırakılan bir öğretmenin direnişinin yanında durmaktan başka bir şey yapmak onursuzluktur. Bu şiddete karşın bu görüntüleri alan gazetecilere bile müdahale ediliyor. Belgelenmesinden neden korkuyorsunuz? Namussuzluğunuzun farkında mısınız? Bu görüntülerin hepsi devran döndüğünde açılmak üzere arşivleniyor.
#SONDAKIKA
Kaçırılan İBB Kültür A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal,
Tuzla'da bir fabrikada elleri kolları bağlı işkence görmüş bir halde bulundu.
BTK kararıyla, çok sayıda LGBTİ+ derneği ve sivil toplum örgütünün X hesapları erişime engellendi:
• 17 Mayıs Derneği
• GALADER
• Genç LGBTİ+ Derneği
• HEVİ LGBTİ+ Derneği
• Lambdaİstanbul
• LİSTAG
• Muamma LGBTİ+
• Pembe Hayat
• SPoD
• Kırmızı Şemsiye Cinsel Sağlık ve İnsan Hakları Derneği
• İnsan Hakları Derneği
• Kadının İnsan Hakları Derneği
• Ankara Feminist Gece Yürüyüşü
• İstanbul Feminist Gece Yürüyüşü
• Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı
• Cinsel Şiddetle Mücadele Derneği
• Barış İçin LGBTİ+ İnisiyatifi
• Kuir Tıp Öğrencileri Ağı
• TİP LGBTİ+ Bürosu
• Antalya Biz LGBTİ+
• Aralık Feminist Kolektif
• Çatlak Zemin
• Kuir Baykuş
• Lavender
• Arya'ya Ne Oldu İnisiyatifi
• Queer Deer
• MEF LGBTİ+
• 7 Tepe 7 Renk
• Pozitif Dayanışma
• Velvele
• TGS Kadın ve LGBTİ Komisyonu
(Cumhuriyet)
İzmir Barosu eski Başkanı ve üyemiz Av. Özkan Yücel’in hayatını kaybettiğini büyük bir üzüntü ile öğrendik.
Derneğimize yönelik tüm saldırılarda ve sevgili Ebru’yu yitirdiğimiz ölüm orucu direnişi sürecinde her daim yanımızda olan değerli başkanımız mücadelemizde yaşayacak.
6 yaşındaki H.K.G’yi, 29 yaşındaki mürit Kadir İstekli ile evlendirdiler. Tarikat dışına çıkarılmayan çocuk 7 yaşından itibaren cinsel istimara maruz bırakıldı. Çocuğa yıllarca bunun oyun olduğunu söylediler. H.K.G. bunu bütün kız çocuklarının yaşadığını zannediyordu. 14 yaşında annesinin götürdüğü doktor istismarı fark etti, polise haber verdi. Tarikat kemik yaşı testine 22 yaşındaki kadını soktu. Sapıklar kurtarıldı. 17 yaşında götürüldüğü
psikiyatrist ‘Sana 7 yaşından beri tecavüz etmiş’ dedi. H.K.G. Kadir İstekli’yi konuşturup istismarı itiraf ettirdi ve konuşmayı kaydetti. Bu kayıtla savcılığa suç duyurusunda bulundu. İki yıl dava açılmadı. Sapıklar medreselerde çocukların yanındaydı. H.K.G.’yi çok tehdit ettiler, şikayetini geri almaya zorladılar. Ama bir adım geri atmadı. Davasında direndi. Bizim haberimizden sonra kadın örgütlerinin, baroların mücadelesiyle davada baba Yusuf Ziya Gümüşel 19 yıl, Kadir İstekli 30 yıl hapis cezası aldı. Yeni Şafak, Akit, Cübbeli Ahmet bu sapıkları savunup H.K.G.’ye iftiralar attı. Suçlu bulunan Yusuf Ziya Gümüşel serbest bırakıldı.
Şimdi sapıklar ve onları savunanlar kutlama yapıyor. Yazıklar olsun.
Bir geçmiş olsun bile dilemediler!
“Kaymakam bey buraya gelmek istemeyip bizi makamlarına çağırdılar. Bize grevin yasal olmadığını söylediler. Günlerdir maaşlar, İşkur ödenmeyenleri, reddedilenler konuşuluyor. Bir geçmiş olsun bile dilemediler!”
Cumhurbaşkanı, vali, kaymakam ne derse desin. Biz onurumuz için direniyoruz, kaybetmeyeceğiz!
#KiremitçiyeHuzurYok
Patron işçiyi öldürebiliyor, kurşun sıkabiliyor. İstemezse maaşını da ödemiyor. Polis ise 2 gündür hakkını arayan işçiye, öğretmene saldıyor.
Sermaye devleti bütün çıplaklığı ile gözümüzün önünde duruyor.
"Korkaklar izliyor, cesurlar Trakya havzasında tarih yazıyor."
Memleketin dört bir yanında haksızlığa uğrayan işçi kardeşlerimiz, korkmayın bir adım öne çıkın!
#SONDAKIKA
Atanamıyorum dediği için Gözaltına alınan kızını kurtarmak isteyen 78 yaşında ki Anne,
polis tarafından işkence ile gözaltına alınmaya çalışıldı.
#guvenpark
Yerin 1200 metre altında açlık grevindeki işçilerden, patronun iletişim hatlarını kestirmesi nedeniyle haber alınamıyor.
Direnişe katılan işçilerin çocukları da babalarından haber alamıyor.
Ya cenazemizi alacaksınız, ya hakkımızı vereceksiniz!
1200 metre yer altında açlık grevindeki maden işçisi sesleniyor:
“Yer üstünde çözüm bulamadık. Buradan ancak bizim cenazemiz çıkar. Açız, sadece suyla duruyoruz.”
Aylardır maaşlarını alamayan, coplanan, gözaltına alınan, sesleri duyulmasın diye iletişimleri kesilen madenciler artık yaşamları pahasına direniyor.
#KiremitçiyeHuzurYok
Bir müvekkil hamileliğinin 4.ayında terk edilmişti. Evleri erkeğin çalıştığı iş yerinin lojmanıydı. Erkek işten de ayrılmış, kadın ortada kalmış. Doğum yapabilmek için bir yakınından kendisini sgklı göstermesini istedi, erkekse babasının yanında kayıt dışı çalışmaya başladı +
Nafaka alan kadınlar hikâyelerini BirGün'e anlattı:
📍Ayşe: Bin lira nafaka. Ödemiyor. Yoksul olduğum için ödemesi gereken nafakayı, tahsil edebilmem için yine para harcamam gerekiyor yani. Her ödemediğinde yeniden mahkeme. Böyle böyle yıldırıyor.
📍Deniz: Oğlum 1.5 yaşında tip1 diyabet tanısı aldı. Ben geceler boyunca saat başı alarm kurup oğlumun yaşamını korumaya çalışırken, eşim ne maddi ne de manevi sorumluluk aldı. Bugün ise hâlâ ‘Çocuğu aldıysan maddi manevi bakmasını da becereceksin’ sözlerine maruz kalıyorum. Eski eşim bana şöyle dedi: Yeni düzenlemelerle yakında hiç nafaka vermeyeceğim. Çocuğuna para gelsin istiyorsan aldatılmayı kabul edip susacak, evinde oturacaktın.
📍Elif: Evlendiğimde eşim tarafından yurt dışında yaşamaya zorlandım. Dil bilmiyordum. Onun ve ailesinin her türlü şiddetine çocuğuma hamile olduğum için katlanmak zorunda kaldım. Çocuğum küçük olduğu için ona kendim bakmak zorundayım. Kreşe para ödeyecek gücüm yok. Hem çocuğa bakıp hem çalışabilmem mümkün değil. Babasının çocuğa bile hiçbir maddi desteği yok. Yurt dışında olmanın avantajını kullanarak nafaka ödemiyor.