Hristiyan olarak "Hristiyanca" konuşmuyoruz.
Sünniler "Sünnice" ve Aleviler de "Alevice" konuşmuyor.
Saçmalamayı kesin.
Bizi kendi siyasi ajandanızın bir parçası yapamazsınız.
Sözde kürdistan, özde Siyonistan'a tek bir taviz vermeyiz.
Türkiye Türklerindir!
Ne Mutlu Türk'üm diyene!
Taribo West’ten adamcılık itirafı:
"Paolo Maldini ve Alessandro Costacurta'dan daha iyiydim fakat teknik direktörler her zaman onlara güvendi ve bunun sebebini gayet iyi biliyoruz.
Maldini sakatlandığı zaman ilk 11'de ben başladım ve iyi oynadım, övgüler bile aldım fakat bazıları memnun değildi ve tekrar yedek kulübesine çekildim.
Bana Maldini'nin ilk 11'deki yerini kimsenin alamayacağını söylediler.
Bu konuyu Inter'de oynadığım dönemde Massimo Moratti ile konuştum. Kendisi bu olayları doğruladı ve bazı kulüplerde bu durumun normal olduğunu söyledi.
Beni mevzunun dışında bırakmak için çok fazla yalan söylediler, kalbimde sorun olduğunu bile söylediler fakat 4 maç üst üste oynasaydım, hepsinde sahadaki en iyi oyuncu olurdum.
Buna rağmen Milan, sözleşmemi yenilemeyi reddetti."
Çok enteresan geliyor bana burası.
Gazetecilerin futbolcu savunması, ilişkiler vs değil. Nihayetinde ortada bir kriz var ve bunu söylemlerle olabilecek en iyi şekilde yöneten onlarca insan arasında tek bir isim var: Arda Güler.
TFF başkanından teknik adamına, kaptanından diğer yaşını başını almış insanlar içerisinde yaşadığı toplumun reflekslerinden bihaber insanlar arasında sadece gencecik çocuk ne şekilde konuşacağını biliyor ve öfkeyi bir nebze olsun söndürmesini biliyor. Üstelik inisiyatif alıyor, muhattabını canlı yayında yalanlama pahasına!
Hızlıca Arda’yı kaptan yapın. Düzelir çok şey.
Arda zeki futbolcudur. Bu açıklamayı yapma gerekliliğini hissetmiş.
Çünkü Hakan Çalhanoğlu, Merih Demiral ve İrfan Can Kahveci grubunda değilim demek istiyor. Özellikle Hakan ve Merih eleştirilere karşı çıkmıştı.
Yeni yapılanma Kenan, Arda Güler liderliğinde yükselmeli. Sular durulduğunda dur bakalım neler ortaya çıkacak
Emre Özcan, Türkiye’nin ABD'ye karşı aldığı galibiyeti eleştirel bir gözle değerlendirdi:
🔹 “Bu turnuvada 3 maçın 2’sinde ilk dakikalarda yenen goller bizi etkiledi.”
🔹 “Çıkar çıkmaz gol yemek...”
🔹 “Hem 1-0 geride başlıyorsun hem de ana plan, soyunma odasında yapılan konuşmalar bir anda düşüyor.”
🔹 “Takımı tekrar yukarı çıkarmak minimum 10-15 dakika alıyor.”
🔹 “Başlangıç planlarımız zaten bize çok fazla yardım etmedi.”
🔹 “Bu maçta en azından reaksiyon verdik.”
🔹 “Bu maçtan sonra çok merak ediyorum; Montella’ya, oyuncularımıza sorulacak mı?”
🔹 “Veya soru gelmeden, rakibimiz bizden 2-3 kat daha fazla şut attı ama biz biraz şanslıydık diyecekler mi?”
🔹 “Gol beklentileri bizden yukarıdaydı diyecekler mi?”
🔹 “Bence bugün şanslı değildik.”
🔹 “Ama ilk 2 maçtaki anlatıya göre bugün ‘şanslıydık’ denmesi gerekiyor.”
@ukarakullukcu Kral,bir şey anlatmaya çalışmışsın belli ancak olmamış.buralara takılı kalsa,4 ay sonraki maçtan sonra da "aşamamış" diye eleştirecek olan sensin.beyan esastır,niyet okumaya gerek yok.
bonus:en iyi tenisçileri diğerlerinden ayıran özelliklere de bir bakmanı isterim
Uğur Karakullukçu:
"Bizim futbolcularımız 'en çok biz üzüldük' diyorlar. En çok siz üzülmüyorsunuz. Siz 10 gün sonra Alaçatı'da, Çeşme'de tatile çıkacasınız. 100 insanın 99'unun girmeyi hayal bile edemeyeceği yerlere gideceksiniz..."
📲https://t.co/vf9qQ7XDGh
Şenez Erzik de Fenerbahçeliydi. İyi insan ve dürüst yönetici idi TFF Başkanlığı tartışılmaz idi. Onu da Fenerbahçe yönetimi ve o dönemin başkanı Ali Şen istifaya zorladı. Boğaziçi mezunu Şenez Erzik’den, ilk okulu 30 yaşında zorla bitirebilmiş birine TFF Başkanlığını verdiğinizde, Türk Futbolu çöker elbette.
Spor ilginç bir şey. Gecenin yarısı gelen fotoğraf. 1998'e kadar giden bir geçmiş. Beynimde yaşanan enteresan hadiseler. Sporu bilmem ama arkadaşlık bambaşka bir şey. Başarılar Ilir :)
Rasim Ozan Kütahyalı tahliyesini istemiş.
“Eşim hamiledir ve her gün ağlamaktadır. Düşük yapma ihtimalinden korkuyorum” demiş ve 12 yaşındaki iki kızından da endişeliymiş!
Medya kendisiyle ilgili ‘uydurma’ haber yapıyormuş!
Izdırap çekiyormuş!
Bak Ç.Ü.K. Rasim…
Bunları söylerken Kuddisi Okkır’ı düşündün mü?
Ali Tatar’ın intihar etmeden önceki son bakışını nezarethane duvarında gördün mü?
Kaşif Kozinoğlu öldürülürken kahkahalar attığını hatırladın mı?
Murat Özenalp cezaevi avlusunda düşüp beyin kanaması geçirirken yanıbaşında babasının şehit düştüğünü gören küçücük evladı aklına geldi mi?
Yine onuru için intihar eden Gazi Abdülkadir Kırca’nın ismini anımsadın mı?
Bırak bize maval okumayı Rasim! Bu Türk milletinin onurlu evlatlarına en büyük acıları yaşatan medya şarlatanlarının başında geliyorsun. Utanmadan şimdi konuşuyor musun?
Allah evlatlarına sağlıklı ömür versin ama Allah seni de bildiği gibi yapsın!
ROK hukuksuzluğu model haline getiren haysiyet cellatlarından biridir. O kadar çok suç işledi ve cezasız kaldı ki şu anda kendisine yapılan örseleyici muamele (kelepçe takılması, masumiyet karinesi nedeniyle suçlu görülmesinin yanlışlığı vb) kimsenin umurunda değil. Evet, herkesin kanun önünde eşit olması gerektiği ilkesine saygımız sonsuzdur ama herkesi kanun önünde eşit görmeyenlerin, masum insanların çektiği acıya oh diyenlerin böyle bir hakkı olamaz. Kimse demokrat görünmek için içinden başka dışından başka bir tutum takınmamalıdır. Herkes hak ettiğini çekecek!
Bugün, MİLGEM’in babası, Cumhuriyet Donanmasının millîleşme ve nitelik sıçramasının baş mimarı, 20. Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Özden Örnek’in aramızdan ayrılışının 8.yıldönümü.
Amiral Örnek, Cumhuriyet Donanmasına kabiliyet ve vizyon kazandıran, Türk denizcileşmesinin itici gücüdür. Mavi Vatan’a adanmış bir irade, sarsılmaz bir duruş, seçkin bir liderlik örneğiydi. Dürüstlüğü, tevazusu ve stratejik bakışıyla yalnız bir komutan değil, aynı zamanda müstesna bir devlet adamıydı.
Türk deniz gücünü yerli imkânlarla Mavi Vatan’ın ötesine taşıma kararlılığının bedelini, 2007 sonrası FETÖ ve işbirlikçilerinin kurduğu kumpaslarla, 3,5 yıl özgürlüğünden mahrum bırakılarak ve ardından yakalandığı amansız hastalıkla ödedi. Fakat mirası dimdik ayaktadır.
MİLGEM’in Ada sınıfı korvetleri ve İstif sınıfının ilk gemisi TCG İstanbul bugün görevdedir. İsmini verdiği ve projelerini başlattığı Atmaca füzeleri ve Akya torpidoları suüstü gemilerimiz ile denizaltılarımızda görev başındadır.
Amiral Örnek Atatürk’ün “Denizcilik Türk’ün büyük ülküsü olmalıdır” direktifinin kararlı uygulayıcısıydı.
Bugün fiziken aramızda değil; ancak düşünceleri, eserleri ve mirasıyla yaşamaya devam ediyor.
Başta Amiral Özden Örnek olmak üzere, kumpas süreçlerinde ağır bedeller ödeyen tüm denizcilerimizi rahmetle anıyor, aziz hatıraları önünde saygıyla eğiliyorum.
Onun adı yalnızca Cumhuriyet Donanmasının değil, bin yıllık Türk denizcilik tarihinin şeref hanesine yazılmıştır. Çünkü Mavi Vatan, uğruna bedel ödeyen evlatlarını asla unutmaz.
Yüksel Yıldırım: "Yarı İngilizce, yarı Türkçe düşünüyorum. Türkçe karşılıklarını bulamayınca farklı kelime kullanıyorum. O da yanlış anlaşılıyor. Fenerbahçe maçında, 'saçma bir gol yedik' demek isterken 'Aptalca bir gol yedik' dedim. Türkçe, fakir bir dil olduğu için 'aptalca' dedim." (HT Spor)
23 yaşında playoff'ta sadece 2 maç kötü oynadığı için. Bizden olana daha fazla yüklenelim kafasını hiç anlamıyorum.
Yunanistan'da Giannis'e NBA kariyeri üzerinden böyle bir şey yapıldığını hiç görmedim.
Alperen 23 yaşında ve bugüne kadar önüne sunulan bütün liderlik testlerinden geçti. Çok değil, henüz 6 ay önce Türkiye'yi EuroBasket'te finale götürdü.
Hal böyleyken kötü kurgulanmış, berbat koça sahip bir takıma göre Alperen yerden yere vuruluyor kaç gündür.
⚠️ Emrah Safa Gürkan, dobra konuştu:
“Okulların alt yapıları yok, spor-kültür faaliyetleri çok zor oluyor.
Sabun var mı, yok mu o problem var. İyi beslenebiliyor mu, bunları konuşuyoruz.
Belli ki çocukların büyük kısmı bunalımda. Bu bunalımın okul dışı nedenleri de olabilir.
Öğretmenler az paraya çalışıyor. Onlar da sıkıntıda.
Çok sık sınav sistemi değişiyor. PISA sonuçlarında nerede olduğumuz ortada.
Bu kadar çok para harcanan şey sonuç vermiyor.
Bir de bunun üzerine 11-12 yaşında çocuğuku emanet ediyorum, geri gelmiyor. Bunun sorumluluğunu kim alacak?
Video oyunları mı alacak bu sorumluluğu? Incel’ler mi alacak? Diziler mi alacak?
Ben devletle bir sözleşme yapmışım. 12 yaşında çocuğu yolluyorum, geri gelmiyor. Sonra bir video görüyorum, çocuk ölmüş.
Bunun siyasi bir sorumluluğu yok mu?
Devletle sözleşme yapıyorum, hiçbir şey almıyorum hep bir şey veriyorum.
Türkiye’de siyasetin bunu konuşması lazım bundan sonra. Bu endişeyle bir insan yaşamak zorunda kalmamalı.
Yolluyorum, geri gelmiyor. Bunun bir açıklaması olmayacak mı?”