Dün duruşma için adliyedeydim,çok değil 2 küsür yıl önce oğlum ve gelinim o adliyenin salonlarında duruşmaya giriyordu ikisi de Kahramanmaraş barosuna kayıtlı avukatlardı. Depremden bir önceki gün,ofis mobilyası seçiyorduk. Oğlum ve gelinim sonunda kendi ofislerini açmak üzere bir yer kiralamışlardı. Torunum Asude 6aylık olmuştu, Bebeklerin tam sevilecek tatlı zamanları.. Hani insanların hayatında bir evre vardır, tüm güzel şeyler art arda gelir ya, öyle bir dönemden geçiyorduk.Çok mutluydu benim çocuklarım,belki de en mutlu günlerimizdi.
Sonra deprem oldu, açgözlüler yüzünden kaybettim yavrularımı, hem de ne kaybediş; 8gün enkaz altında kaldılar,öpmeye kıyamadıklarımı siyah torbalarla 13şubat’ta gece karanlığında toprağa verdim. Yaşadıklarımın etkisinden vedalaşamadım bile onlarla,topraklarına dokunamadım, sadece bir söz verdim; “Sizi benden ve hayattan koparanlar gerekli cezayı alancaya kadar; adaletiniz sağlanıncaya kadar mücadeleye edeceğim”diye.
6Şubat depremlerinden bu yana işte bu adalet mücadelesine devam ediyorum. İyi insanlar beni güçlü bulurken, kötü insanlar benim adalet mücadelemin arkasında bir şey arıyor. “Para için,şöhret için “ diye iğrenç yakıştırmalar yapanlar bile var!
Şu yukarda bahsettiğim süreçte bir çok anormal şey var; evlatlarımı açgözlülerin hırsları yüzünden kaybetmem, deprem öncesi yapılan şikayetlerin dikkate alınmaması, deprem sonrası çelişkili bilirkişi raporları ,sanıkların göz göre göre firar etmesi..Liste böyle uzar gider. Tüm bunların içinde en normal olansa benim evlatlarım için adalet istemem ve bunun için mücadele etmem.Kötü insanlar ,size söylüyorum ; ne söylerseniz söyleyin, ne yaparsanız yapın hiçbir zaman beni adalet mücadelemden vazgeçiremeyeceksiniz çünkü ben evlatlarıma söz verdim!
“Normal doğum “ diyorsunuz, siz bizim çocuklarımıza normal bir yaşam garanti edebiliyor musunuz?Torunum Asude 8 gün enkaz altında kaldı,enkazdan çıkardığımızda annesinin kollarındaydı.minik bedeninde darbe yoktu,açlıktan mı susuzluktan mı yoksa soğuktan donarak mı son nefesini verdi bilmiyorum.Asude’’yi Annesinden ayırdık ,bezini bile çıkaramadan siyah bir torbaya koyup defnettik. Bırakın normal bir yaşamı, normal bir ölüm , normal bir defin bile yaşayamadık biz. 2 yıldır suçlu bizmiş gibi mahkemeleri dolduruyoruz,kolon kesenler firari sanki biz yargılanıyoruz.Normal bir yası bile çok gördünüz bizlere.
Umarım hiç bir zaman bilmek zorunda kalmazsınız bir şarkının sizde bırakacağı hasarı.
Gözdem ve Taham… Belki de en eğlendiğim anlardan biriydi sizin düğününüz, en güzel anlardandı sizin dans edişiniz.
Ben İrem . Kerem’in İremi . Yaşadıklarına ah vah diyip kendi hayatınıza şükrettiğiniz bir kaç yüz insandan sadece biriyim . 6 Şubat’ta Ali Babaoğlu ve Hacı Mehmet Ersoy’un ölüm tuzağına düşen anne babamı ve kardeşimi evimizde kaybettim. 2 yıldır her gün adalet diye yalvardım. Ama katiller hala arsızca keyfine bakıyor ve nefes alıyor . Bildiğim bilmediğim ne varsa aldığım her nefesi onların katillerinden hesap sormak için harcadım . Keremi 12 Şubat’ta (6.gün) annemi 14 Şubat’ta (8.gün) buldum . Bu fotoğraf sabaha karş�� bulduğumuz annemi defnettikten sonra ; tekrar Kerem’in mezar yerini bulabilecek miyiz diye gittiğimizde çekilmiş . Mezar yerini tespit için . Babamı enkazda kaldırılmadık , bakılmadık tek bir taş bırakmayana kadar aradım . Ama bulamadım. Sevgili AFAD bulduğu cansız bedeninin teşhis edilemeyecek durumda olduğuna kanaat getirmiş ve yana yakıla aradığım babamı ben varken ve onun cansız bedeni için bile dünyayı yakabilecekken “KİMSESİZLER MEZARLIĞI”na defnetmişler. Ben İrem . 6 Şubat’ta öldüm . Ama kimse ne ölümü bulabilir ne de eski İrem’i . Ne sizden biri ne gidenlerden biri olabildim . Ben bu dünyanın arafında kaldım . #deprem #6subat2023 #DepremiUnutmaUnutturma #6Subat2Yıl #palmiyesitesi #palmiyesitesiiçinadalet
Otele gidersin yangın çıkar, ev alırsın depremde göçer, çalıştığın fabrikada patlama olur, sokakta yürürken elektirik çarpar, sapığın biri yolda bıçak saplar, içki alırsın sahte çıkar, kumpir yersin virüs bulaşır. Tam bir ucuz ölümler ülkesi. #Bolu
Şu tatlılığa bakın. Bu kız çocuğun büyüyünce hiçbir oyuncağını değil, en çok annesinin diktiği bu güzelim kitabı ve hikayeyi hatırlayacağına eminim. Annemin diktiği çok sevdiğim bez bebeğimi hatırlıyorum.💖🥹
Sağda güreşçimiz Buse Çavuşoğlu bronz madalya alırken solda boksçumuz Busenaz Çakıroğlu altın madalya için finale çıkıyor! Hem de Filenin Sultanları’nın yarı finale çıktığı gün! Ey kahraman Türk Kadını, sen yerde sürünmeye değil, omuzlar üzerinde göklere yükselmeye layıksın🇹🇷❤️🥲
🥊FİNALDEYİZ FİNALDE!!!🥊
🇹🇷Milli boksörümüz Buse Naz Çakıroğlu, kadınlar 50 kilo yarı final maçında 🇵🇭Filipinler'den Aira Villagas'ı mağlup etti ve finale çıktı.
🥇ALTIN MADALYA İÇİN SON 1! TEŞEKKÜLER BUSE NAZ ÇAKIROĞLU!!!👏👏👏
Yaklaşık 6 milyar kilometre gibi rekor bir uzaklıktan, Voyager I aracından kaydedilmiş dünyanın fotoğrafı üzerine, Carl Sagan' ın herkesin dinlemesi gereken o müthiş düşünceleri.
Biz ,evladını çeşitli aç gözlü insanlar yüzünden kaybeden, anneler olarak; bize verilecek tek anneler günü hediyesi ADALETTİR ! Aslında hediye de değil bu Türkiye Cumhuriyeti’nin bize ve evlatlarımıza borcudur! #deprem#ezgiapartmanı#annelergünü
Memlekette “belirli bir kesimin hayatı hariç” iyi giden, mutlu eden, yüz güldüren hiçbir şey yok. Her gün kan, gözyaşı, keder, öfke, ölüm. En ilkel toplumlarda bile göremezsiniz şu kadar kötülüğü…
Küçükken ne kadar sesli ağlardık,
Biri gelip bizi teselli etsin diye.
Şimdi ise sessizce ağlıyoruz,
Kimse bizi duymasın diye.
Güçlü görünmek,
güçlü olabilmekten çok daha ağır.