After expressing my gratitude to the trainer, I pick up my protein shake and make my way back home. During the drive, I reflect on the strides I've made and how much I've advanced over a short span of weeks. It's remarkable what steady commitment can accomplish.👉Fish Stew The f
Karatepe Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’ndan herkese selamlar. Merak eden varsa içten bir şekilde söylüyorum, keyfim yerinde. İlerleyen günlerde façayı bozmamak için iyi hissetmiyorken “iyiyim” diyebilirim. O durumda bir yerlere göz kırpma emojisi koyarım.
Birçok açıdan nostaljik bir deneyim oluyor. Yıllar sonra televizyon izliyorum ve alaturka tuvalet kullanıyorum. Üstüne bir de Dünya Kupası eklenince 2002 yılında maça yetişmek için okuldan eve koşan Çocuk Deniz’e döndüm ama şişman Ronaldo’suz aynı keyfi vermiyor. Bu arada reklamlar iyice sıkıntı olmuş. Kantinden AdBlock istemek için dilekçe yazmayı düşündürdü. Sürekli meşrubat içen Boran Kuzum ve Feyyaz’ı görüyorum. Umarım müstakil bir ev alacak kadar iyi bir kaşeye anlaşmışlardır. Yoksa çekilecek çile değil. Nihat Kahveci’ninkini ev de kurtarmaz. “Kuşkaş ne topçuydu be!” Bir de yağcılık gibi olacak ama TRT 2 çok iyiymiş. İlaçlarıma henüz ulaşamamışken Kiarostami’nin Kirazın Tadı antidepresan gibi imdadıma yetişti yine. Yemekler ODTÜ yemekhanesiyle aynı. Dışarıdayken günde 1,5 öğün yiyordum, burada 3 öğün yiyorum vakit geçsin diye. Diş fırçalama işini de günde ikiye çıkardım, yine vakit geçsin diye. Alaturka tuvalet de daha sağlıklı diye duymuştum. Öyle değilse bile buradan çıkana kadar söylemeyin, motive kakalarımın tadı kaçmasın.
Bildiğiniz gibi kendi isteğimle dönüp teslim olmama rağmen ters kelepçe yapmak istediler. Rızam olmadığını söyledim. Zor kullanarak yaptılar. Şanlı direnişim yaklaşık 4 saniye sürdü. Polisler 2 katım n’apayım? Sonra emniyette birisi, “ya aslında sosyal medyaya içerik üretmek için” demiş olmalı ki; restoranda tam yemek yiyecekken “arkadaşlar bir saniye bozmayın” deyip masanın fotoğrafını çeken influencer tatsızlığında, ters kelepçeli videolarım çekildi; önden, arkadan, yandan. Hepsinde bir şekilde kameramanı bulup sırıttığım için uzak-arka açıyı yayınlayabilmişler.
Yapıcı bir eleştiri: Vatan Emniyet binası dökülüyor. Çalışanlar sıcaktan baygınlık geçiriyordu. Osmanlı’dan kalma klimalar var ve onlar da çalıştırılmıyor. Sadece amirlerin odasında son model klima var. Bu memurlar sırf siz istiyorsunuz diye kendilerine hiçbir zararı olmayan ve hatta belki sempati duydukları insanlara kötü polis rolü yapıyorlar. Duygusal yükü ağır olmalı; müstakil ev verseler yapmam. Bari bir klima alın. Yeri gelmişken söylemeden geçemeyeceğim, bu iki günlük kısa mesaim gösterdi ki Behzat Ç. ve Bir Zamanlar Anadolu’da kurmaca değil belgeselmiş, bütün diyaloglar ve karakterler birebir gerçekmiş.
Uçağa binmeden önce internetteki son dakikalarımda gördüğüm son şey “ailesinin gözüne girmek için kendini yakıyor, yazık!” tarzı yüzeysel psikolojik analizlerdi. Annemin Airbnb’de biblo kırdığı için ağıt yakması ve babamın gerçekten iyi bir baba olması dışında bütün anlattıklarım kurmacadır. Şaka yazabilmek için uydurduğum hayali çatışmalardır. Kişi ve kurumlar gerçek değildir. Mizahi bir yaklaşımdır. Pardon, mahkeme diline alıştım; siz bari şaka açıklattırmayın.
Kendimi bildim bileli hiçbir konuda baskı yapmamış, bana dair beklentiye girmemiş, çöp adam bile çizsem duvara asmış can dostlarımdır ikisi de. Her anne-baba kadar korumacı ve kaygılıdırlar. 2023’teki ilk Harbiye gösterimden sonra bile “Psikolog olsan keşke, boş vakitlerinde stand-up yaparsın” seviyesinde klişe; “yurtdışında İngilizce yapsan olmuyor mu?” diyecek kadar oğullarını gözlerinde büyütmüş insanlardır. Hemfikir olmasalar da bütün saçma kararlarımın arkasında durdular, bu gösteride de öyle olduğunu biliyorum, huzurlarınızda ikisini de öpüyorum.
Bu gösteriyi ne bir karşılık umarak ne de bir an bile cesur hissederek yayınladım. 7 yıl boyunca muhteşem bir hayat yaşadım. 25 yaşıma kadar içedönük, ölümüne karamsar, her şeyden şikâyet eden bir insan olarak; hobi seviyesinde yirmi seyirciye stand-up yapsam yeterince mutlu olacakken yüzlerce gösteride binlerce insanla beraber güldüm, yüzlerce yeni arkadaşım oldu, çok kalabalık ve sevgi dolu hissettim. Üstüne ihtiyacımın çok üstünde para kazandım.
Gencecik insanlar üniversiteleri korumak için, birçok konuda aynı düşünmedikleri belediye başkanlarına haksızlık yapıldı diye başlarına bu kadar bela alırken, “politik mizah” yaptığını iddia eden biri olarak en zararsız cümleleri bile ‘ama bunu yanlış anlarlar mı?’, ‘burayı manipüle edip sana saldırırlar mı?’ kaygılarıyla silmekten, etrafından dolanmaktan sıkıldım. O kadar sıkıldım ki, sıkıntım hayli yüksek olan korkumu aştı.
Gözaltı gecesi uyuşturucu testi sonrası götürüldüğüm hastanede beni görünce heyecanla el sallayan yetmiş yaşında teyze ise, kişisel sıkıntımı hayalimin ötesinde bir memnuniyete dönüştürdü. “Halk beni anlamadı ve başıma işler geldi” diye beklerken, “Halk beni anladı ve başıma işler geldi” oldu. WIN-WIN.
Temel seviyede Türkçe bilen, gösteriyi sahiplenen ve dayanışma gösteren herkese sevgiler. Gündemi salıyorum, kararlıyım bu sefer Moby Dick’i bitireceğim. Size dışarıda kolaylıklar.
Sayın Dursun Aydın Özbek Başkanımıza ve Yönetim Kuruluna;
4 sezonu üstüste şampiyon tamamlayan takımımız sezonu açıyor.
Mevcut teknik heyetimiz ve kadromuz geride bıraktığımız 4 sezonda büyük ve önemli başarılara imza attı.
Özellikle 5 sene üst üste şampiyonluk ve Avrupa’daki hedefimiz için mevcut iskeleti korumak kadar değişim, yenilenme ve güçlendirme de yaz transfer sezonlarının olmazsa olmazıdır.
23 Mayıs'ta dördüncü kez Başkan seçilen Sayın Dursun Aydın Özbek ve yönetim kurulunun bugüne kadar transferde herhangi bir somut adım atmaması her transfer dönemi olduğu gibi bu transfer döneminde de bir stratejinin değil belirsizliğin olduğu izlenimini veriyor.
Tüm bunların yanında futbolun yönetiminde yetki karmaşası ve savaşı yaşanıyor haberlerinin yaptırılması da bu belirsizliği destekliyor.
Gerçek şu ki; yabancı kuralı varken yerli alternatifler tükeniyor. Bir gün çok pahalı, diğer gün kiralık oyuncu isimleri verilerek taraftarın kafası karıştırılıyor ve sezon başlamadan taraftarın motivasyonu yıpratılıyor. Her gün sosyal medya üstünden algı savaşları yürütülüyor.
5 sene üstüste şampiyon olmamamız için herşeyin yapılacağı bir ligde ve Avrupa'da son 16'dan daha yukarı hedefe yürümek için yarın çok geç olabilir.
Geçen kış transfer dönemi yaz dönemine bütçe ayırmak için para harcanmadı haberleri ortadayken, takım daha sahada şampiyonluk turu atarken "Bizim bu sene 500 milyon euro bütçemiz olacak" röportajı verilirken, takımdan kiralık oyuncularımız ayrılmışken, as takımın ve yedek kulübesinin bariz ihtiyaçları ortadayken Temmuz ayına kadar en ufak bir aksiyon alınmaması geçtiğimiz transfer dönemlerinde yaşatılan sancılı ayları hatırlatıyor.
Son 4 sezonun şampiyonu olan, her yıl Avrupa’dan ciddi gelir elde eden, mağazacılıkta rekor kıran, kombineler ve localardan önemli kazanç sağlayan bir kulübün, son iki transfer dönemini bonservis ödemekten kaçınıp kiralık oyuncularla kapatması akıl kârı değil.
Başkan Dursun Özbek, Galatasaray’ın sahip olduğu güçlü ekonomik kaynağın Şampiyonlar Ligi’nde ve ligde sürdürülebilir başarı için neden kullanılmadığını taraftara şeffaf bir şekilde açıklamalıdır.
Galatasaray taraftarı Avrupa’da başarı, Ligde ise hedef 27 için gerekli ihtiyaçların cimrilik yapılmadan giderilmesini istiyor.
📅 TARİHTE BUGÜN | 12.05.2012
🏆 18. şampiyonluğumuzu ilan ederek, zaferimizi Kadıköy'de kaldırdığımız kupayla taçlandırdığımız unutulmaz gecenin üzerinden 14 yıl geçti. 💛❤️
#KadıköyHatırası
Galatasaray’ın 26. şampiyonluğu camiamıza hayırlı olsun. Dört senelik istikrar ve başarı, bugün yepyeni bir zaferle taçlanmıştır. Daha büyüklerinin yolda olduğuna ve Galatasaray bayrağının her zaman zirvede kalacağına inanıyorum.
Sayın Başkan Dursun Özbek başta olmak üzere, bu büyük başarıda emeği geçen herkesi tebrik ediyorum, kulübümüzün bir Divan üyesi olarak her birine teşekkürlerimi sunuyorum.
Galatasaray’ın dört sezonluk ilk şampiyonluk serisinin kilit oyuncularından, bugünün şampiyon hocası Okan Hoca’yı, değerli ekibini, futbolcularımızı ve kulüp emekçilerimizi canıgönülden kutluyorum, dört sene üst üste şampiyonluk kulübümüze yine çok yakıştı.
Galatasaray taraftarı, bu mutluluğu sonuna kadar yaşamalı, şampiyonluğu doyasıya kutlamalıdır…
Galatasaray’ın yeni hedefi, yarın sabahtan itibaren kendi rekorunu daha da geliştirmek adına çalışmak olmalıdır çünkü Galatasaray, tarihinden güç alarak her zaman ileri bakar ve Galatasaray gibi büyük kulüplerin var olma amacı budur.
💛❤️