"Arkadaşlar, efendiler ve ey millet, iyi biliniz ki, Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler, meczuplar memleketi olamaz."
(Mustafa Kemal Atatürk, 1925)
Tarikatlar kapatılsın
“Sigara satışında T.C. kimlik numarasıyla yaş doğrulamasını da içeren düzenlemeyi önümüzdeki birkaç hafta içinde Meclis’e sunacağız.”
Sağlık Bakanımız Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, TRT HABER canlı yayınında değerlendirmelerde bulundu.
FETÖ beslemesi köşe yazarları ve yorumcuları, yeniden Ulusalcıları hedef almaya başladı. Ağababanız “Ulusalcı dalgayı aşarız” demişti altında kaldı…
FETÖ geçmişinizi gizlemeye çalışıyordunuz ama sobelendiniz.
Hukuk önünde hesap vereceksiniz.
@yirmiucderece Sevgili editör/ler uzun zamandır video paylaşımlarınızda olayın nerede gerçekleştiğini yazmıyorsunuz. Mesele daha fazla izlenme ve para mı? Lütfen bir özen gösterin…
MANSUR BEY BU KONULARDA ÇOK HASSASTIR, GERÇEK BİR KARDEŞLİK HUKUKUMUZ VAR"
Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel:
Benim haberim var. Mansur Bey bir takım yatırımlar, projeler ve belli konularla ilgili randevu talep etmek istediğini bana söylemişti.
Son görüşmemizde de 'Böyle bir şey olacak, bilginiz olsun' demişti. Mansur Bey bu konularda çok hassastır, çok nettir. 'Randevu talep ettim, verilmesi durumunda gideceğim' diyerek talepten ve ziyaretten önce bana bilgi vermişti. Kendisiyle gerçek bir arkadaşlık, kardeşlik hukukuna sahibiz.
Son görüşmemizde 'Haberiniz olmadan gerçekleşir, bir aksaklık olur' düşüncesiyle bu temasın olabileceğini belirtmişti.
Benim haberim var, o konuda bir sıkıntı yok; Mansur Bey'den de hiçbir şüphem olmaz. Bu; Ankara'nın menfaatleri için önceden planlanan, bizim de haberimiz ve onayımızla gerçekleşen bir görüşmedir.
@buketaydin
Sayın Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu, bu ülkenin yetiştirdiği kıymetli bir münevver, saygın bir akademisyendir. Dışişleri Bakanlığı ve Başbakanlık görevleriyle ülkemize çok değerli hizmet ve katkılarda bulunmuş Sayın Davutoğlu’na, bundan tam 5 yıl önce kamuoyuna yansımış sözleri nedeniyle bugün soruşturma açılması, ifade özgürlüğüne ve demokratik siyasetin alanına yapılmış açık bir müdahaledir.
Sayın Davutoğlu’nun hakkında başlatılan soruşturmayı önce basından öğrenmiş olması da hukuken kabul edilebilir değildir.
Siyasetçilerin görevi konuşmak, eleştirmek, yanlış gördükleri konularda iktidarın uygulamalarıyla ilgili hesap sormaktır. İktidarlar eleştirilere siyaset içinde cevap verir; kürsüde cevap verir, milletin önünde cevap verir. Demokrasi böyle işler, böyle işlemelidir.
Türkiye’nin ihtiyacı, siyasi eleştirilerin soruşturmalarla karşılandığı değil; farklı fikirlerin özgürce ifade edildiği, yargının siyasi hesaplaşmalardan uzak ve bağımsız olduğu bir hukuk devletidir.
Sayın Davutoğlu’na başlatılan soruşturma sebebiyle kendisine desteğim ve dayanışmam tamdır. Eleştiriye tahammül eden, hesap vermekten kaçmayan ve hukukun üstünlüğüne saygı gösteren bir ülke yönetimi için mücadeleye devam edeceğiz.
Suriye’de kalıcı barış ve istikrar yolunda atılan adımları memnuniyetle karşılıyorum.
SDG’nin silahlı yapılarının Suriye devletine entegrasyonu yönündeki gelişmeler, yalnızca Suriye’nin geleceği açısından değil, bölgemizin huzuru ve güvenliği açısından da büyük önem taşımaktadır.
Suriye Kürtlerinin kimliklerinin, temel hak ve özgürlüklerinin güvence altında olduğu; bütün etnik ve inanç gruplarının eşit yurttaşlık temelinde bir arada yaşayabildiği, demokratik ve toprak bütünlüğünü koruyan bir Suriye hem Türkiye’nin hem de bölge halklarının çıkarınadır.
Bu gelişmeler Türkiye açısından da önemli bir fırsat sunmaktadır.
Kürt meselesini silahın ve çatışmanın gölgesinden tamamen çıkararak demokratik siyasetin, hukukun ve Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin çatısı altında çözmek zorundayız.
Türkiye’de yürütülen sürecin silahların tamamen bırakılması, terörün sona ermesi, demokrasimizin güçlenmesi ve Türklerle Kürtler arasındaki tarihsel kardeşliğin daha da sağlamlaşmasıyla sonuçlanmasını yürekten diliyorum.
Türkiye’nin kendi iç barışını güçlendirmesi, yalnızca ülkemiz için değil, Orta Doğu’nun barış ve istikrarı açısından da çok önemli bir güvence olacaktır.
Yıllar önce bu anlayışla Ortadoğu Barış ve İş birliği Teşkilatı’nı, yani OBİT’i, önermiştim.
Türkiye, İran, Irak ve Suriye’nin öncülüğünde kurulacak, zaman içerisinde bölgenin diğer ülkelerini de kapsayacak bir barış ve iş birliği yapılanmasının Orta Doğu’nun geleceği açısından tarihî bir ihtiyaç olduğunu bugün de düşünüyorum.
Çünkü Orta Doğu’nun kaderini başka ülkelerin çıkar hesapları değil, bu coğrafyada yaşayan halkların ortak iradesi belirlemelidir.
Türkiye kendi içinde barışı, demokrasiyi ve kardeşliği güçlendirdiği ölçüde bölgesinde de barışın öncüsü olabilir.
Suriye’de kalıcı istikrarın sağlanması, Filistin’de kanın ve gözyaşının dinmesi, İran’a yönelik saldırıların sona ermesi ve bölgemizin yeni savaşların değil, diplomasinin, iş birliğinin ve ortak refahın coğrafyası hâline gelmesi mümkündür.
Bunun yolu daha fazla çatışmadan değil, daha fazla diyalogdan, diplomasiden ve bölgesel iş birliğinden geçmektedir.
Vakit kaybetmemeliyiz.
Türkiye, Orta Doğu’da savaşların tarafı değil, barışın kurucu gücü olmalıdır.
Türklerin, Kürtlerin ve Arapların ortak geleceği barıştadır.
Yaşasın halkların kardeşliği!
Bijî biratiya gelan!
عاشت أخوّة الشعوب!
ultrAslan tribün lideri Sebahattin Şirin’den dikkat çeken protesto:
Zafer işareti yapan Şirin, “Sayın Öcalan’a özgürlük” diye bağırarak hem “Terörsüz Türkiye” kapsamında hazırlanan çerçeve yasaya hem de gözaltına alınmasına tepki gösterdi
https://t.co/lk8Zg1JVOQ