Evet Sayın AKİT mensupları soruyorum sizlere;
İBB davasında sahte faturalarla ve kaçak dökümden gelen paraları akladığı iddia edilen, etkin pişmanlıktan yararlanan Murat Gülibrahimoğlu’nun şirketinden seçimlerden sadece 2 ay önce hangi sponsorluk için 5 Milyon 700 bin TL aldınız?
Kalemini namus bilen gazeteciler öyle miş,müş diye yalan haber yapmaz.Bak böyle ortaya belge koyar .
30.01.2024 tarihli e-faturada; “Kuzey İstanbul Modern İnşaat A.Ş.” tarafından, “AKİT TV SPONSORLUK HİZMET��” açıklamasıyla, AKİT TV’ye 5 milyon 700 bin TL ödeme yapıldığı açıkça görülüyor.
Madem bu kadar büyük bir sponsorluk anlaşması yapıldı;
Hangi program için? Hangi organizasyon için?Hangi yayın karşılığında?
Kamuoyuna açıklayın.
Devlet arşivlerinde gezinirken tesadüfen karşıma çıkan bir resmi diplomatik belge, Atatürk hakkında atılan iftiralara esaslı bir cevap veriyor... Ne demiş eskiler, yalan bin kapıdan kaçsa da gerçek bir gedik bulup çıkar...
Hatırlarsınız, Murat Bardakçı geçen yıl Atatürk'ün dinsiz olduğunu ileri sürmüş, delil olarak da yabancı gazeteci Grace Ellison'un kitabında geçen cümleyi kullanmıştı. (Görsel 1)
Bendeniz o vakitler bir kitap yazmakla meşguldüm. Atatürk'ün not defterlerini incelerken tesadüf eseri 1925'te alınan notları okumuş Bardakçı'nın meze olduğu iftiraya karşı delil bulmuştum. Atatürk bu notlarda şöyle yazmıştı:
Bir İngiliz gazetesi muhâbiri benimle konuşuyor. Söylemediğim şeyleri yaz��yor ve söylediğim şeyleri aleyhimize tefsîr ediyor. Kendisini men’ etdim. Söz vermişdi. Anladım ki, İstanbul’daki muallem insanlarla beraber âdetâ câsûs. (Görsel 2)
Bendeniz paylaştıktan sonra bu belge epey yayıldı ve konuşuldu. Ellison üzerinden atılan iftiralara dayanak teşkil etti. Sonrasında Bardakçı bu konuyla ilgili bir şey yazmadı diye biliyorum. Yazdıysa da ben göremedim. Neyse...
Şimdilerde yine devlet arşivlerinde gizliliği kaldırılan belgeleri incelerken başka bir tesadüf daha gelip bendenize çarptı.
Efendim, gizliliği 2025 yılında kaldırılan 1934 tarihli bir diplomatik arşiv belgesinde, Mısırlı El Mukattam gazetesi muhabiri Kerim Sabit'in Türkiye'yi ziyaret ettiği ve ülkesine döndükten sonra da gazetede gözlemlerini yazdığı bilgisi mevcut. Bu belgede Atatürk hakkında yer alan izlenimlerini bugün paylaşmıştım. Fakat belgenin dördüncü sayfasında hayli ilginç bir bilgi var ki Atatürk hakkında çokça araştırma yapmış biri olarak bu bilgiyi ilk kez okudum.
Kerim Sabit, Atatürk'ün basınla olan ilişkisini izah ederken yabancı gazetecilere mühim bir şerh düşüyor. (Görsel 3)
Gazi'nin ecnebi gazetecilerle görüşmemelerinin sebebi şudur: Mazide kendileriyle mülakat şerefine nail olan gazetecilerin hepsi değilse de ekserisi söylediklerini tahrif etmiş, yazılarında kötü niyetlerini göstermişlerdir. Bunlardan bazıları da... yalan yanlış şeyler yazmış ve iftiralarda bulunmuşlardır.
Bu belgenin gizliliğ 2025 yılında kaldırılmış. Daha önce akademik bir yayında kullanıldığına rastlamadım. Atatürk'ün 1925 yılındaki notları ile 1934 tarihli belgeyi birlikte okuduğumuzda, son derece tutarlı şu görüşü elde ediyoruz:
Atatürk, yabancı gazeteciler tarafından sık sık iftiraya maruz kaldığı için kendilerine pek güvenmiyor. İki belge arasında 9 yıl olması, meselenin anlık ve dönemlik değil, istikrarlı bir tavır/tutum olduğunu da gösteriyor. Daha önce okuduğum eserlerde Atatürk'ün yabancı gazetecilere karşı genel bir güvensizliği olduğu yönünde bilgi okumadığım için aslında yeni bir şey öğrenmiş oluyoruz.
Sonuç olarak yabancı gazetecilerin Atatürk'e İslam düşmanlığı vb isnatlarda bulunduğu yayınlar, bizzat Atatürk tarafından ve dönemin tanığı tarafından güvenilmez, kötü niyet ve hatta casusluk faaliyeti olarak kabul görmüştür.
Yabancı gazetecilerin yayınları üzerinden Atatürk'e İslam düşmanı isnadında bulunanların, iftiralarını çürüten bu belgelerden bahsetmeleri de haysiyet ve şeref gereğidir.
19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramımız kutlu olsun.
Mustafa Kemal Atatürk'ün başlattığı istiklal mücadelesi ve çizdiği yol hepimizin ülküsü ve emanetidir.
1 Mayıs İşçi ve Emekçi Bayramımız Kutlu Olsun. Çalışanlarımızın emeklerinin ve hizmetlerinin hakkını tam olarak alamadığı bilinen bir gerçektir. Prof. Dr. Haydar Baş Bey'in Milli Ekonomi Modeli tam da bu probleme çözüm sunmaktadır.
Muhterem Hocam Prof Haydar Baş'ın aramızdan ayrılışının 6. senesi
Özlem ve hasret ile anıyoruz.
Fikirleri ve görüşleri dünya siyasetine ve ekonomisine yön veriyor.
Bu vesile ile çekmiş olduğum programı aşağıdaki linkten izleyebilirsiniz.
https://t.co/6y5dWkjOhM
ABD dünyanın en borçlu ülkesidir.
Dolar dünyada kabul gördüğü için halen ayaktadır.
Doları itibarlı kılan ABD'nin silah gücü idi
Awacs,F-35,Uçak Gemileri......yıkılmaz değilmiş.
Bu savaşın gerçek kaybedeni ABD dir.
Dolar rezerv para olma özelliğini hızla kaybediyor
Yenilmez denilen savaş gemileri ,camasirhanedeki yangına yenilmiş
Görülmez denilen F-35 'i de topal sivrisinek düşürdü her halde
Birilerinin taptığı putlar teker teker yıkılıyor
Gönlünü hür ve bağımsız kılanlar başta olmak üzere, milletimizin Ramazan Bayramı kutlu olsun
ABD'ye kendi topraklarında üst vermek caiz
Bu üstlerden kalkan uçakların bomba yağdırması caiz
ABD ve İsrail'in Müslümanları katletmesi caiz
İran'ın kendini savunması haram öyle mi?
Ne Filistin'e, Ne Gazze'ye, Ne Kudüs'e sahip çıktınız
Bari susup oturun da vatan savunması nedir onu seyredin
ABD nin Uçak Gemisi hasar görmüş.
Çamaşırhanede yangın çıkmış.
Ne kirli çamaşırları var,gemiyi yakıyor
Uçakları da havada çarpışıyor, her halde pilotlar geceden kalma
ABD yi Tanrı yerine koyanlar uyanın artık.
Sayın Milli Savunma Bakanı lütfen açıklarımsın ?
Repkon isimli Türk firması
İsrail'e 27 Bin adet 400 Kg 'lık bomba sattı mı?
Sattı ise bununla ilgili görüşünüz nedir ?
Gazze için yürüyen arkadaşlar siz ne diyorsunuz ?
ABD savaş bakanı denen mahluk,
Çocuk kanı içen, insan eti yiyen bu yaratık Hazreti Peygamber Efendimize dil uzattı.
Buna bir kelime dahi olsa cevap verecek siyaset adamımız yok mu?
Her istediğini yapacağını zanneden
Çocukların etini yiyip ,kanını içenler
Şimdi de İran'ı hedef aldılar
İran'ın toprak bütünlüğü bizim içinde çok kıymetli
Gönlüm ve duam bu katillere karşı mazlum Müslümanların yanında.
Allah yar ve yardımcıları olsun.