Bugün sizlere hem bir tebessümle hem de gözümde bir damla yaşla, hoşça kal değil, görüşmek üzere diyorum.
Her zaman sizin Çarşambalı’nız olarak kalacağım.
Hoşça kal, Samsunspor.
-Rick Van Drongelen
Bu zamana kadar bize yaşattığın tüm mutluluklar için teşekkür ederiz, Dede. Hakkımız varsa helal olsun. Emeklerin ve bize kattığın her şey için teşekkür ederiz.❤️
🇹🇷 Türklere Özel size son mesaj
2017 yılında Space Soldiers ile İstanbul’a geldiğim günden beri içimde hep aynı hayal vardı…
Türk Counter-Strike’ını en üst seviyeye taşımak.
O günden bugüne kadar, yıllar boyunca elimden gelen her şeyi verdim. Bazen kazandık, bazen kaybettik. Bazen çok yaklaştık, bazen çok uzak hissettik. Ama ben hiçbir zaman vazgeçmedim. Çünkü bu sadece benim kariyerim değildi. Bu, benim için bir ülkenin hayaliydi. Bizim hayalimizdi.
Bu yolda çok şey feda ettim. Uykusuz gecelerim oldu. Ailemden, çocuklarımdan, kendimden zaman verdim. Yorulduğum günler oldu, içimde kırıldığım anlar oldu, kimseye göstermediğim savaşlar verdim. Ama her seferinde tekrar ayağa kalktım. Çünkü biliyordum ki arkamda beni seven, bana inanan, benimle birlikte bu hayali taşıyan insanlar vardı.
Siz vardınız.
Belki bazen bunu yeterince söyleyemedim ama bugün buradaysam, bunca yıl boyunca ayakta kaldıysam, pes etmediysem, bunun en büyük sebeplerinden biri sizsiniz. Her mesajınız, her desteğiniz, her “arkandayız” deyişiniz bana güç verdi. En zor anlarda bile yalnız olmadığımı hissettirdiniz.
Ben yıllarca sadece kazanmak için değil, sizi mutlu etmek için de savaştım. Türk bayrağını, Türk CS’ini, bizi destekleyen herkesi en güzel şekilde temsil edebilmek için elimden gelenin fazlasını yapmaya çalıştım. Bazen başardık, bazen olmadı… Ama kalbim her zaman doğru yerdeydi.
Kendime ve aileme zaman ayırmaya ihtiyacım var.
Ama şunu bilmenizi istiyorum: Bu yolculukta bana verdiğiniz sevgi ve destek, hayatım boyunca kalbimde kalacak. Bana inandığınız, beni yalnız bırakmadığınız ve bu hayali benimle birlikte taşıdığınız için hepinize kalbimin en derininden teşekkür ederim.
Siz olmasaydınız, ben bugün burada olmazdım.
Sizi çok seviyorum. ❤️
CHP ile ilgili mutlak butlan kararının yoğun gündemi dolayısıyla en az bu karar kadar vahim olan Bilgi Üniversitesi’nin kapatılması kararı ile ilgili düşüncelerimi bugün paylaşıyorum:
Bugün toplumumuzu bekleyen en büyük tehlike dünyanın zihni anlamda devrimsel dönüşümler geçirdiği bir dönemde statik bilginin ve sloganların egemenliğine mahkûm olunmuş olunmasıdır.
Son yıllarda ülkemizde üniversitelerin bir gece yarısı kararnamesi ile kapatılır hale gelmesi siyasi otoritenin gücünü değil, zaafını ortaya koymaktadır. Düşünce kendisinden korkanı önce insanlığın zihni akışının sonra da tarihin dışına iter.
Üniversiteler de hukuka tabiidir. Ancak, hukuka aykırı bir durum varsa yapılacak şey bellidir: Bu hukuka aykırılığa sebep olan yöneticiler cezalandırılır, kamuoyuna gerekli açıklamalar yapılır, devlet teminatıyla buraya kayıt olmuş öğrencilerin ve burada çalışan akademisyenlerin herhangi bir mağduriyete uğraması engellenir ve üniversite kurum olarak yaşatılır.
Bilgi Üniversitesi’nin bir gece yarısı kararnamesiyle kapatılmasında bunun tam aksi yapılmıştır. Çoğu iktidara yakın aracıları üzerinden yapılan devirlerle önce üniversitenin özü zaafa uğratılmış, sonra bu gerekçeyle kayyım atanmış ve yasal gereklilikler yapılmadan bir gecede faaliyetine son verilmiştir.
Bu kararı alan iktidar birçok yanlışı aynı anda işlemektedir:
1. Gerekçeleri şeffaf bir şekilde kamuoyu ile paylaşılmayan böylesi bir kararın kendisi şaibe doğurmuştur.
2. Öğrencilerin geleceğini belirleyecek final sınavına hazırlandıkları günlerde alınan böyle bir karar idari bir tasarruf değil, öğrencilere ve velilerine yapılan bir zulümdür.
3. YÖK’ün bir üniversiteyi sınav kılavuzuna koyması o üniversiteye verilen bir devlet teminatıdır. Bu teminat ile üniversitelere kaydolan öğrencilerin haklarını korumak devletin asli görevidir; bu görevin ihmali devletin ciddiyetini ortadan kaldırır, devlete olan güveni sarsar ve bir devlet zaafı haline gelir.
4. Yine TBMM kararıyla ve devletin teminatı altında açılan bir üniversitede görev yapan öğretim üyelerinin ve çalışanlarının bir gecede belirsizliğe sürüklenmesi akademik çalışma şartları açısından izah edilemeyecek bir durumdur.
5. Bu örneklerin diğer üniversitelerde oluşturduğu baskı akademik iklimi yok eder ve üniversiteleri geleceği belirsiz kırılgan yapılara dönüştürür.
6. Bilgi Üniversitesi’nin hami üniversitesi konumundaki Mimar Sinan Üniversitesi’nin kapatılan Bilgi Üniversitesi’nden öğrenci sayısı itibarıyla çok daha küçük olması Mimar Sinan Üniversitesi’nin de yapısını ve özgünlüğünü olumsuz yönde etkiler.
7. Bu üniversitelere kaydolan yabancı öğrencilerin karşı karşıya kaldığı mağduriyetler üniversitelerimizin uluslararası itibarını yok eder, nitelikli öğrencilerin ve akademisyenlerin gelmesine engel olur.
Bu bağlamda ilgili yetkililer aşağıdaki soruları cevaplandırmak zorundadırlar:
- YÖK tarafından atanan kayyımlar tarafından yönetilen İstanbul Bilgi Üniversitesi'nin kapatılmasını gerektiren hangi hukuki şartlar ortaya çıkmıştır?
- Kayyım yöneticiler, YÖK ve garantör üniversite olan Mimar Sinan Üniversitesi yönetimi arasında kapatma kararını Cumhurbaşkanlığına bildiren yazışmalar yapılmış mıdır?
- Kapatmayı gerektiren hukuki gerekçeler nelerdir?
- 20.000'e yakın öğrencinin final haftası öncesinde yaşadığı travmanın sorumluları kimlerdir?
- Mali sürdürülebilirliğinde sorun olmayan bir üniversitenin kapatılmasıyla ortaya çıkacak kamu zararına ilişkin bir hukuki değerlendirme yapılmış mıdır?
Sayın Cumhurbaşkanına ve YÖK yetkililerine Türk üniversitelerine güveni sarsan, düşünceyi boğan, kurumların sürekliliğini yok eden bu tür adımlardan kaçınmaları çağrısında bulunuyorum.
📢 Kapatılan Bilgi Üniversitesi Rektörü Ege Yazgan öğrencilere açıklama yaptı
📌 "Hakkınızın korunması için çalışıyoruz"
📌 "YÖK Başkanı da ilk olarak bu konuyla ilgileniyor"
📌 "Bilgi Üniversitesi’ni yaşatmak için çalışacağımıza söz veriyoruz"
📷 @canoztrk09
👋 "Gitme dur daha şimdiden deliler gibi özledim..."
🔴⚪ Samsunspor taraftarları, kaptan Zeki Yavru ve takımdan ayrılacak isimlere alkışlarla veda etti.
#SAMvGÖZ#beINSPORTS
Dün akşam oynanan ve tüm futbol kamuoyu tarafından şaşkınlıkla izlenen karşılaşmada; bütün otoritelerin hemfikir olduğu şekilde, verilmeyen penaltımız nedeniyle açıkça gasp edilen 1 puanımızın hesabının, geçmişte yaptığı açıklamalara istinaden, Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Sayın İbrahim Ethem Hacıosmanoğlu tarafından adil ve adaletli futbol adına gecikmeksizin sorulmasını ve gerekli adımların atılmasını bekliyoruz.