@EN BÜYÜK TÜRK ATATÜRK @gümüşhane @kimseye minnet etmez evini sırtında taşır @Atasözü kendi sözü @en iyi para cepteki en iyi düşman mezardaki düşmandır M.Ö
Siz bakmayın Özgür Özel şunu yanlış yaptı bunu yanlış yaptı diye yumuşak sedirinde kıçından ahkam kesenlere. Özgür Özel tek başına müthiş bir demokrasi mücadelesi veriyor. Genel merkezden çıkması bile partiyi korumak için yaptığı bir hamle parti binasına polis yollayan utanmazlara karşı bir CHP lilik gösterisi.
🇹🇷 Harikasın Kuzey harika! 🥇
Kuzey Tunçelli bir kez daha Dünya Şampiyonu!
Romanya’nın Otopeni kentinde düzenlenen Dünya Gençler Yüzme Şampiyonası’nda ülkemizi 1500 metre serbest finalinde temsil eden Fenerbahçeli yüzücümüz Kuzey Tunçelli, 14:48.81’lik derecesiyle altın madalya kazandı.
Sporcumuz Kuzey Tunçelli ve antrenörü Aykut Çelik'i tebrik eder, başarılarının devamını dileriz.
Çok Traji-Komik bir olay oldu, sizinle paylaşayım.
Annemlerin yazlığındayız, torunlarını görsünler diye geldik.
Annem torunu ilkokula başlıyor diye Lokma döktürmek istedi.
Evimiz sahilde, evin önünde lokma döktürdü annem, hem sahildekiler yer dedi.
Sonra lokma dökümü tam biterken Jandarma geldi, şikayet var karakoldan yazılı izin alınması lazım önce dedi.
Ben de meraklı olduğum için şikayet edeni buldum.
Kimmiş biliyor musunuz? Şapur Şupur lokmaları yiyen bir vatandaş. Sıraya girip Kase kase lokma almış, yerken de şikayet etmiş 😂😂😂
Bu ülkedeki FESATLIK dünyanın hiçbir yerinde yok. 🤦♂️🤦♂️🤦♂️ Küçük Dünyanın KÜÇÜK insanı.😂
Ümit Özdağ: “Benim asıl merak ettiğim; bir savcı, suçsuz olduğunu bildiği biri hakkında nasıl 7 yıl hapis cezası isteyebilir?
Sayın savcı, size soruyorum; bu akşam eve gittiğinizde rahat uyuyabilecek misiniz?”
148 gün boyunca, hukuken geçerli hiçbir delile dayanmayan bir dosyada tutuklu kalan Sayın Ümit Özdağ’ın serbest bırakılması, adaletin çok gecikmiş bir tezahürüdür.
Bu süreçte, hukukun sadece tahliye ile değil, beraat kararıyla tecelli etmesini bekliyorduk.
Hukuk; kişiye, düşünceye ya da siyasi kimliğe göre değil, evrensel normlara göre işlemelidir.
Adalet, yalnızca karar anında değil, sürecin her aşamasında hissedilmelidir.
Geçmiş olsun @umitozdag
Yıllardır yoksulluk ve adaletsizlikle büyük bir imtihana tabi tutulan milletimiz, çok acı bir sınav daha veriyor.
19 Mart’ta yapılan sivil darbe girişimi; sırf bir kişisel ihtiras ve koltuk sevdası nedeniyle demokrasiye saygı duymayan bir avuç insan tarafından gerçekleştirildi.
Şafak operasyonlarından iftiralara, gizli tanıklardan fırsatçılara yüce Türk yargısına ağır hasarlar veren uygulamalar yaşandı, yaşanmaya devam ediyor. Bir avuç insanın içine düştükleri durumdan çıkış için yaptıkları işler milletimizi ve yargımızı tahrip etmeye devam ediyor.
Tıpkı 6 Mayıs 2019’da iptal edilen seçimde olduğu gibi, bugün de ortaya atılan iddiaların tamamı asılsız çıkacak.
Aslında 19 Mart darbe girişimi; gençler başta olmak üzere toplumun kurumlara olan inancını bütünüyle kaybetmesine neden olan DİPLOMA İPTALİ ile başladı. Ardından akla hayale gelmeyecek iftiralar ile devam etti.
Bu süreçte yoksulluk daha da derinleşti, umutsuzluk zirve yaptı, enflasyon özellikle gıda enflasyonu daha da tırmandı. Bu yanlışın bedeli tam 50 milyar dolar oldu, kul hakkı yediler bedelini milletimize pervasızca ödettiler, ödetmeye devam ediyorlar.
Milletçe bu ortamdan derhal kurtulmak zorundayız. Kul hakkının yenmediği, israfın sona erdirildiği, liyakatli bir sistem ile bunu başarabiliriz. Güçlü insan kaynağımız ve özellikle marifetli gençlerimizle ile yeni bir dönemi başlatabiliriz.
Öyle bir kavşaktayız ki, ya yoksullaşacağız ya zengileşeceğiz.
Bu yol; hak, hukuk, adalet, demokrasi, demokratik parlamenter sistem, güçler ayrılığı ve millet iradesinin en büyük araç olduğu bir yoldur.
Buradan tekrar bilhassa AK Parti’ye, MHP’ye gönül vermiş vatandaşlarımıza sesleniyorum.
Hep birlikte barış ve huzur içinde güzel bir geleceğe yürümeliyiz. Doğruyu bulmaya çalışmaktan başka hiçbir seçeneğimiz kalmadı.
GELİN BU YANLIŞ DÜZENDEN ELBİRLİĞİYLE ACİLEN KURTULALIM.
Bizi eksiltebileceklerini sanıyorlar ama milyon milyon çoğalıyoruz. Samsun’dan başlayan yürüyüşümüz yurdun dört bir yanına yayılacak.
Milletimizi her haftasonu bir ilde, hafta içi İstanbul’da bir ilçede yapılacak mitinglere davet ediyorum.
Zulmedenler gidecek millet kazanacak.
Cumhurbaşkanına ve çevresine sesleniyorum!
Bir avuç kötü niyetli muhteris; ihanetleri ile yine aldatılmanızı mı sağlıyor?
“Turpun büyüğü”, “dananın kuyruğu” diyerek sizi bir kez daha mı boşa düşürüyorlar?
Kumpas, yalan, dolan, fitne, fesat, gizli tanık, iftiracı zorlamaları vs bunların hepsi boş işler.
Yeter sürekli aldatıldığınız! Olan bu yoksullaştırılmış, gariban millete oluyor.
Bakın millet nasıl ağır bir bedel ödüyor:
•45 milyar dolar rezerv birkaç günde eridi.
•1,5 yıllık ekonomik program ve ödenen ağır bedel çöp oldu.
•Emekli, genç, işçi, memur, çiftçi sefil oldu.
•Adalete güven kökünden sarsıldı, sistem çürüdü.
•Gençler başta olmak üzere millet, gelecek umudunu yitirdi.
•Kapı kapı gezip ikna etmeye çalıştığınız uluslararası yatırımcı arkasına bile bakmadan geri dönmemek üzere gitti.
Uyarılarımı yapıyorum, çünkü artık bu ülkenin geleceği adına en kritik dönemeçlerden birindeyiz.
Cumhurbaşkanının çevresinde, makamını ve gücünü değil kendisini gerçekten kalpten seven birileri kalmışsa, kendisini bu aziz milletin ve kadim devletin bekası için uyarsın.
Çok şükür millet uyandı ve uyarılarını meydanlarda yapıyor. Asıl büyük dersi ise sandıkta verecek.
Sandık gelecek, o bir avuç haktan ve hukuktan nasiplenmemiş olanlar milletten cevabını alacak.
“Cumhuriyetimizin yeni yüzyılına milletimizi ayrıştıran ve birliğimizi bozan bu manzara ile değil; içeride terörsüz Türkiye ümidi, dışarıda ise ülkemizin birliğini tehdit eden odaklara karşı mücadele azmi ve gayretiyle girmemiz bir tercih değil açık bir zarurettir.”
Ben, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olduğum andan itibaren, şehri yönetirken, kanala, yalana, talana ve aynı zamanda ranta ve millet aleyhine olan her hususa karşı durduğum için bugün buradayım.
Bugünkü mahkemede yaptığım savunmamı milletim okusun;
https://t.co/S5ZXocmA69
İçişleri Bakanlığı,
Ona bağlı mülkiye müfettişleri,
Utanmıyorsunuz değil mi?
Yüzünüz bu kadar yırtılmış!
👉24 Şubat 2025 tarihli yazınızda İBB’den 14 şirketin ihale evraklarını istiyorsunuz.
👉Bu şirketlerin 6 tanesi 2019 yılından önce de (AK Parti döneminde de) ihale almış.
👉Telaşla bir gün sonra 25 Şubat tarihinde ikinci bir yazı yazıp, 2019 sonrası dosyaları istediğinizi ifade ediyorsunuz.
👉Yani derdiniz yolsuzluk soruşturması değil, iftira imal etmek.
👉Yahu utanmazlığın, vicdansızlığın bu kadarına ne denir?
👉Ama and olsun, sonuna kadar peşinizi bırakmayacağım.