Sual edersin “nicesin” deyü, hâle tahammülün yok ise,
Lafzın kalır lisânda, gönle vusûlün yok ise;
Nice “iyiyim” derler ki sînesi deryâ-yı elem,
Bir “iyiyim” sözünün ardın göresin yok ise.
“Kibirli kimseye dikkat et; onun hiç huzuru yoktur. Nereye giderse gitsin, derdi çoktur. Hakk’a giden yol gönlündedir, fakat kibirli kimse onu göremez. Çünkü o kendi ülkesinde kendi kendisine yabancıdır.” (Yunus Emre, Risâletü’n-Nushıyye)
“Bencil insan kendini yalnız hisseder, etrafında olan biten her şey onun için yabancıdır ve birer tehdittir. Tüm istekleri, kendi endişelerinin yarattığı kuyuda boğulur.” (Tolstoy)
Bitlis'in Düzköy Erikli Köyü İlköğretim Okulunda görev yapan sınıf öğretmeni Yasemin Tekin, sosyal bilgiler öğretmeni olan eşi Bayram Tekin ve 3 yaşındaki kızları Betül Tekin, 25 Ekim 1993'te PKK'lı teröristler tarafından şehit edildi.
Köy okulunun lojmanında akşam yemeğini yerken sofra başında şehit edildiler!
Betül şehit edildiğinde ellerinin arasında ekmek kırıntıları vardı!
Anne Yasemin, şehit edildiğinde 8 aylık hamileydi!
Kurşunlar karnını delik deşik etmiş, doğmamış bebeği bile parçalanarak şehit olmuştu!
Baba ise tüm bunları gördükten sonra şehit edildi.
DUA EDİYORUM AMA NEDEN KABUL OLUNMUYOR?
“Dua ediyorum ama neden kabul olunmuyor?” diye düşündünüz mü hiç? Bence herkes, dile getirmese de, böyle bir şeyi içinden geçirmiştir. Gerçekten öyle midir?
#DiyanetDijital
📌Almanya’da doktorluk yapan hanımefendinin anlattıkları ilginç:
📌”Almanya'da, Avrupa'nın en gelişmiş sağlık sistemlerinden birine sahip ülkelerden birinde hava şu an kırk derece ve ben yoğun bakımdayım.
📌Ne bizim çalıştığımız odalarda klima var, ne hasta odalarında klima var. Yani şu anda sadece hastalıklarla değil aynı zamanda sıcakla da savaşıyoruz.
📌Hastalar ter içinde, ateşi yükselenler var. Zaten çok kritik olan hastalar bir de bu sıcakla baş etmek zorundalar şu an.
Allah’ım…
Bu mübarek Âşûrâ günü hürmetine, Hazret-i Mûsâ’ya denizi yol eylediğin gibi, önünde engeller duran kullarına da ummadıkları yerden çıkış yolları ihsan eyle.
Hazret-i İbrahim’e ateşi serin ve selâmet kıldığın gibi, gönüllerimizi yakan imtihanları da rahmetine tebdîl eyle.
Hazret-i Yûnus’u karanlıklar içinden kurtardığın gibi, bizi de içimize çöken darlıklardan, korkularımızdan ve çaresizliklerimizden halâs eyle.
Hazret-i Eyyûb’a şifâ ihsan ettiğin gibi, bedenlerimize afiyet, gönüllerimize sekînet, ruhlarımıza inşirah nasip eyle.
Hazret-i Yûsuf’u kuyudan izzete çıkardığın gibi, bizi de düştüğümüz her darlıktan hayırlısıyla çıkar; sabrımızı mahcup, duamızı cevapsız bırakma.
Gönlü mahzun olanlara ferahlık, hastalara şifâ, borçlulara edâ, yolunu gözleyenlere hayırlı haberler, evlât hasreti çekenlere sürûr, rızık bekleyenlere genişlik, mazlumlara nusret, keder ehline tesellî ihsan eyle.
Bizleri nefsimizin eline bırakma. Kalplerimizi dinin üzere sabit kıl. Ümidimizi yalnız Sana bağlayan kullarından eyle.
Ve bizlere de, her Âşûrâ’nın fısıldadığı o büyük hakikati yaşamayı nasip eyle:
En çetin çıkmazların da, Senin katında bir “Ol!” vakti vardır.
Âmin yâ Rabbelâlemîn.